ASAYİŞ - 04 Ocak 2026 Pazar 17:51

Kırklareli’nde ’durgun sulardan geçiş eğitimi’ yapıldı

A
A
A
Kırklareli’nde ’durgun sulardan geçiş eğitimi’ yapıldı

Kırklareli’ndeki Orgeneral Muhittin Önür Göleti’nde ’durgun sulardan geçiş eğitimi’ yapıldı.


Milli Savunma Bakanlığı Orgeneral Muhittin Önür Göletindeki eğitimin görüntülerini paylaştı. 54’ncı Mekanize Piyade Zırhlı Tugay Komutanlığınca gerçekleştirilen durgun sulardan geçiş eğitim göz doldurdu. Eğitimde, Türk yapımı olan "Samur" karadan ilerleyip, suya girerek kısa süre seyyar köprü haline geldi. Bu seyyar köprüler kısa sürede tank ve tekerlekli askeri araçların karşı kıyıya geçişini sağladı.



Kırklareli’nde ’durgun sulardan geçiş eğitimi’ yapıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Türkiye ile Kırgızistan arasında siyasi, ekonomik ve diplomatik ilişkiler görüşmesi Kırgızistan Meclisi Eski Başkanı ve Milletvekili Dastanbek Cumabekov, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu’yu Cumhurbaşkanlığındaki makamında ziyaret ederek siyasi, ekonomik ve diplomatik ilişkiler hakkında görüşme gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu ve Kırgızistan Meclisi Eski Başkanı Dastanbek Cumabekov arasında yapılan görüşmede, Türkiye ile Kırgızistan arasındaki tarihi, kültürel ve kardeşlik bağları başta olmak üzere, iki ülke arasındaki siyasi, ekonomik ve diplomatik ilişkiler ele alındı. Türk dünyasında iş birliğinin güçlendirilmesi, karşılıklı temasların artırılması ve bölgesel gelişmeler hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Ziyarete ilişkin açıklamada bulunan Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Yalçın Topçu, Türkiye ile Kırgızistan arasındaki ilişkilerin köklü bir tarihi zemine dayandığını vurgulayarak, iki ülke arasındaki dostluk ve iş birliğinin her alanda daha da ileriye taşınmasının önemine dikkat çekti. Ak Parti 26. ve 27. dönem Ordu Milletvekili ve Yerli Düşünce Derneği Başkanı Metin Gündoğdu’da ise ziyarete ilişkin açıklamasında, Türk dünyasının birlik ve dayanışmasının bölgesel barış ve istikrar açısından büyük değer taşıdığını ifade etti. Kırgızistan Milletvekili ve Meclis Eski Başkanı Dastanbek Cumabekov ise Türkiye’nin Türk dünyasındaki öncü rolüne vurgu yaparak, Türkiye ve Kırgızistan ilişkilerinin güçlenmesinden duyduğu memnuniyeti ve iki kardeş ülke arasındaki temasların artarak devam etmesinin, ikili ilişkilere ve Türk dünyasının ortak geleceğine katkı sağlayacağını belirtti.
Antalya Engelli bireylerin yaşadığı problemler ve çözüm önerileri masaya yatırıldı TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu tarafından düzenlenen "Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Bölge İstişare Toplantısı", Antalya’da gerçekleştirildi. Engelli bireylerin toplumsal hayata katılımlarının güçlendirilmesi, karşılaştıkları sorunların tespit edilmesi ve bu sorunlara kalıcı çözümler üretilmesi amacıyla; Antalya, Burdur, Konya, Karaman ve Isparta illerinden kamu temsilcileri ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla "Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Bölge İstişare Toplantısı" düzenlendi. "Komisyon çalışmaları uygulanabilir bir rehber olacak" Toplantıda yaptığı konuşmada engellilik konusunun şehirden şehre farklılık gösterdiğini belirten TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı Muharrem Kasapoğlu, "Bir şehirde erişilebilirlik öncelik olurken, başka bir şehirde sağlık hizmetlerine erişim, eğitimde uyarlamalar ya da istihdam daha önemli hâle gelebiliyor. Türkiye, engellilik alanında güçlü bir mevzuata sahip. Ancak sorun bazen kaldırımda, bazen kapıda, bazen dijital hizmetlerde ya da alışkanlıklarda karşımıza çıkıyor. Bu nedenle engeli bireyin üzerinde değil, sistem ve uygulama üzerinde konuşmalıyız. 3 Temmuz’dan bu yana faaliyet gösteren komisyonumuz, bugüne kadar yaklaşık bin 300 rapor, öneri ve bilgi notu topladı. Yüzlerce sivil toplum kuruluşu ve binlerce vatandaşla birebir görüşmeler yaptı. Komisyon çalışmalarının sonunda hazırlanacak rapor, kamu kurumları ve yerel yönetimler için uygulanabilir, ölçülebilir ve denetlenebilir bir rehber olacak" ifadelerine yer verdi. Konuşmasının devamında engelli bireylerin yardım bekleyen bir kitle olarak görülmemesi gerektiğini ifade eden Muharrem Kasapoğlu, "Engelli bireyler bu ülkenin eşit haklara sahip vatandaşlarıdır. Engelliler için işleyen bir sistem, herkes için sorunsuz işler" dedi. "Atacağımız her adımda özel gereksinimli bireylerimizi düşünmek zorundayız" Bir toplumun medeniyet seviyesinin, özel gereksinime ihtiyaç duyan bireylere gösterdiği ihtimamla ölçüldüğünü belirten Vali Hulusi Şahin, "Bizim de toplum olarak engelli bireylerimize hak ettikleri değeri vermemiz, medeniyetimizin köklülüğüyle övünebilmemiz açısından son derece önemli. Engelli bireylerimiz hiçbir zaman topluma yük olma niyetinde değiller. Tam tersine, kendilerine fırsat verildiğinde yük alacak ciddiyette ve çalışkanlıkta insanlar. Bizler, kamu hizmetlerini yürütmekle sorumlu kurumlarda görev yapıyoruz. Bu hizmetleri sunarken, engelli bireylerimizin bu hizmetlerden nasıl istifade edeceğini mutlaka masanın üzerine koymamız gerekiyor. Bina tasarlarken, AVM yaparken, kaldırımı düzenlerken; kısacası her alanda bunu düşünmek zorundayız. Bu konuda mevzuatımız da son derece açık ve bizlere önemli sorumluluklar yüklüyor. Biz de bu sorumlulukları yerine getirmek için çaba gösteriyoruz. Ancak bunun için hepimizin emek vermesi, toplumun da bu anlayışa alışması gerekiyor. Mevcut sorunların çözümü için hep birlikte çalışmak durumundayız" sözlerini kaydetti. Toplantıda, kamu kurum ve kuruluş yetkilileri ile STK temsilcileri tarafından engelli bireylerin yaşadığı sorunlara yönelik değerlendirmelerde bulunularak çözüm önerileri paylaşıldı. Mimar Sinan Kongre Merkezi Konferans Salonu’nda düzenlenen toplantıya; Antalya Valisi Hulusi Şahin, İzmir Milletvekili Mehmet Muharrem Kasapoğlu, Ankara Milletvekili Jülide Sarıeroğlu, Erzurum Milletvekili Fatma Öncü, Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Konya Milletvekili Latif Selvi, Şanlıurfa Milletvekili Mehmet Ali Cevheri, Antalya Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Büşra Özdemir, Vali Yardımcısı Erol Tanrıkulu, Kepez Kaymakamı Suat Dervişoğlu, kamu kurum ve kuruluş yetkilileri ile STK temsilcileri katıldı.
Düzce Prof. Dr. Yıldız "Erken tanı hayat kurtarır, bulaşmayı önler" DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Pınar Yıldız, Dünyada en fazla ölüme yol açan ilk 10 enfeksiyon hastalığından biri olduğunu söyledi. Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Pınar Yıldız, "Verem Eğitim ve Farkındalık Haftası" dolayısıyla bilgilendirmede bulundu. Veremin (tüberküloz) bir bakteriden kaynaklı olduğunu bildiren Pınar Yıldız, bulaşıcı bir enfeksiyon hastalığı olduğunu ifade etti. Hastalığın en sık akciğerleri tuttuğunu ve bu forma akciğer tüberkülozu denildiğini dile getiren Yıldız, "Ancak sadece akciğerlerle sınırlı değildir; lenf bezleri, beyin zarı, kemikler, böbrekler gibi pek çok organda da hastalık yapabilir. Hastalık, özellikle bağışıklık sistemi zayıflamış kişilerde daha kolay ortaya çıkar ve tedavi edilmediğinde ağır sonuçlara yol açabilir. Erken tanı ve düzenli tedavi ile tamamen iyileşebilen bir hastalıktır" şeklinde konuştu. "Dünyada en fazla ölüme yol açan ilk 10 enfeksiyon hastalığından biri" Veremin, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada hala en fazla ölüme yol açan ilk 10 enfeksiyon hastalığından biri olduğuna dikkat çeken Yıldız "Her yıl milyonlarca yeni vaka bildirilmektedir. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde daha yaygındır. Türkiye’de ise çok güçlü bir verem savaş disiplini bulunmaktadır. Düzenli taramalar, ücretsiz ilaç temini ve takip sayesinde vaka sayıları yıllar içinde belirgin şekilde azalmıştır. Ancak tüberküloz tamamen yok olmuş değildir; kontrol altında tutulması için farkındalığın sürmesi gereklidir" ifadelerine yer verdi. "Erken tanı hastanın iyileşmesi ve bulaşmanın engellenmesi için kritik önemdedir" Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Pınar Yıldız, veremin en sık görülen belirtilerini şu şekilde sıraladı; "2 haftadan uzun süren öksürük, balgam çıkarma, bazen kanlı balgam, göğüs ağrısı, ateş, gece terlemesi, iştahsızlık ve kilo kaybı, halsizlik ve çabuk yorulma. Bu belirtilerden özellikle öksürük ve gece terlemesi uzun sürüyorsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Erken tanı hem hastanın iyileşmesi hem de bulaşmanın engellenmesi için kritik önemdedir." Veremin, hava yolu ile bulaştığını belirten Pınar Yıldız, "Akciğer tüberkülozu olan kişi öksürdüğünde, konuştuğunda veya hapşırdığında havaya saçılan damlacıklar solunduğunda bulaşma meydana gelebilir. Bulaş riskini azaltmak için; aktif tüberküloz hastaları tedavinin ilk döneminde maske takmalıdır. Yaşanılan ortam sık sık havalandırılmalıdır. Kalabalık ve kapalı ortamlarda uzun süre bulunmaktan kaçınılmalıdır. Hastaların tedavisi düzenli şekilde sürdürülmelidir. Öksürürken ağız ve burun mendil ya da dirsek içi ile kapatılmalıdır" dedi. "Tedavinin yarım bırakılması çok ciddi sonuçlar doğurabilir" Veremin tedavi edilebilir bir hastalık olduğunun altını çizen Yıldız, "Tedavi genellikle en az 6 ay süreyle verilen birden fazla ilacın birlikte kullanılmasıyla yapılır. İlaçlar ücretsizdir ve hastalar düzenli olarak takip edilir. Tedaviye başlandıktan kısa süre sonra bulaştırıcılık büyük ölçüde azalır. Ancak bakterinin tamamen yok edilmesi zaman aldığı için ilaçların kesintisiz ve düzenli kullanılması son derece önemlidir" şeklinde konuştu. Tedavinin yarım bırakılmasının çok ciddi sonuçlar doğurabileceğine işaret eden Prof. Dr. Pınar Yıldız, "Hastalık tekrarlar. Daha ağır ve uzun süren bir seyir kazanır. İlaçlara direnç gelişebilir. Bu durumda tedavi çok daha zor, uzun ve pahalı olur. Toplumda bulaşma riski artar. Bu nedenle hasta kendini iyi hissetse bile ilaçlar doktor kontrolü olmadan asla bırakılmamalıdır" ifadelerine yer verdi. "Verem hakkındaki yanlış bilgiler toplum sağlığını tehdit ediyor" Veremden korunmada BCG aşısının, özellikle çocuklarda görülen menenjit ve yaygın tüberküloz gibi ağır hastalık formlarına karşı koruyucu olduğunu belirten Yıldız, aşının Türkiye’de uzun yıllardır çocukluk çağında rutin olarak uygulandığını kaydetti. Aşının erişkinlerde akciğer tüberkülozunu tamamen engellemese de hastalığın ağır seyretmesini belirgin şekilde azalttığını da sözlerine ekleyen Yıldız, toplumda veremle ilgili doğru bilinen yanlışları değinerek, veremin artık yalnızca geçmişte kalan bir hastalık olmadığını, günümüzde hâlâ görülebildiğini ancak kontrol altına alınabildiğini ifade etti. Veremin yalnızca kötü beslenen kişilerde görüldüğü düşüncesinin de yanlış olduğuna dikkat çeken Pınar Yıldız, bağışıklık sistemini zayıflatan her durumun riski artırabileceğini, ancak herkesin bu hastalığa yakalanabileceğini belirtti. Tedavi sürecinin kısa tutulmasının yeterli olduğu yönündeki algının da doğru olmadığını dile getiren Yıldız, verem tedavisinin mutlaka en az altı ay ve hekim tarafından belirlenen süre boyunca kesintisiz sürdürülmesi gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca veremin bulaşıcı olmadığı yönündeki yaygın kanaatin de gerçeği yansıtmadığını söyleyen Yıldız, özellikle akciğer tüberkülozunun bulaşıcı olduğunu, diğer bazı verem türlerinin ise bulaşıcı olmayabileceğini sözlerine ekledi. "Erken başvuru hayat kurtarır, bulaşmayı önler" Verem Eğitim ve Propaganda Haftasının toplumun tüberküloz konusunda bilinçlendirilmesini, erken tanı ve tedavinin öneminin vurgulanmasını hedefleyen bir farkındalık haftası olduğunu belirten Pınar Yıldız, "Amaç; hastalığı saklamak yerine fark edip tedavi etmek, bulaşmayı önlemek ve sağlığı korumaktır. Uzun süren öksürüğü asla ihmal etmeyin. Erken başvuru hayat kurtarır, bulaşmayı önler. Tüberküloz tedavi edilebilir bir hastalıktır. İlaçlarınızı düzenli kullanın, yarım bırakmayın. Sağlıklı yaşam, temiz hava ve düzenli kontroller çok önemlidir. Ve en önemlisi: Veremden korkmayalım, geç kalmaktan korkalım" şeklinde açıklamasını sonlandırdı.