ASAYİŞ - 07 Ocak 2026 Çarşamba 17:18

Pınarhisar’da korkutan kaza: İlkokul öğrencisi hastaneye kaldırıldı

A
A
A
Pınarhisar’da korkutan kaza: İlkokul öğrencisi hastaneye kaldırıldı

Kırklareli’nin Pınarhisar ilçesinde öğle arası eve gitmek için okuldan ayrılan ilkokul öğrencisi, kaldırımda oynadığı sırada yoldan geçen araca çarparak yaralandı. Hastaneye kaldırılan küçük çocuğun sağlık durumunun iyi olduğu ve kontrol amaçlı gözetim altında tutulduğu öğrenildi.


Edinilen bilgiye göre olay, Pınarhisar ilçesi Cumhuriyet İlkokulu önünde meydana geldi. 1/A sınıfı öğrencisi A.Y.Ö., öğle arası tatili için okuldan ayrılıp eve doğru yola çıktı. Kaldırımda zıplayarak ilerlediği sırada dengesini kaybeden küçük çocuk, o sırada yoldan geçmekte olan F.A. idaresindeki araca yandan çarptı.



Öğretmeni yanından ayrılmadı


Kazayı gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine kısa sürede sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı öğrenci, sınıf öğretmeni B.Z.Ç. eşliğinde ambulansla hastaneye kaldırıldı. Öğretmeninin, öğrencisinin durumuyla yakından ilgilenerek hastane sürecinde bir an olsun yanından ayrılmadığı bildirildi.



Sağlık durumu iyiye gidiyor


Hastanede ilk müdahaleyi gerçekleştiren küçük çocuğun beyin travması geçirdiği ancak bilincinin açık olduğu belirtildi. A.Y.Ö., ileri tetkik ve tedavi amacıyla Kırklareli Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne sevk edildi.


Alınan son bilgilere göre küçük çocuğun genel sağlık durumunun iyi olduğu ve tedbir amaçlı gözetim altında tutulduğu öğrenildi.


Emniyet Müdürlüğü yetkililerinden alınan bilgiye göre, kazanın öğrencinin kaldırımda hoplayıp zıplarken yolda seyir halindeki araca yandan çarpması sonucu meydana geldiği teyit edildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ABD’nin Ankara Büyükelçisi Barrack: "SDG’ye ve sahadaki tüm silahlı unsurlara acil bir çağrıda bulunuyoruz, çatışmalara ara verin" ABD’nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack, "Suriye hükümeti liderliğine, SDG’ye, Kürt yönetimindeki bölgelerdeki yerel otoritelere ve sahadaki tüm silahlı unsurlara acil bir çağrıda bulunuyoruz; çatışmalara ara verin, tansiyonu derhal düşürün ve gerilimin azaltılmasına yönelik bir taahhütte bulunun" dedi. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Barrack sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımında, "Amerika Birleşik Devletleri, Halep’in Eşrefiye ve Şeyh Maksud mahallelerinde yaşanan gelişmeleri derin bir endişeyle yakından takip etmektedir. Tüm tarafları azami itidal göstermeye, sivil hayatın ve mülkiyetin korunmasını her türlü mülahazanın üzerinde tutmaya davet ediyoruz. Geçtiğimiz on üç ay boyunca Suriye, onlarca yıl süren yıkıcı çatışmaların ardından istikrar, ulusal uzlaşı ve yeniden inşa yolunda tarihi adımlar atmıştır. Bu hafta İsrailli temsilcilerle gerçekleştirilen dönüm noktası niteliğindeki görüşmeler, daha geniş kapsamlı bölgesel barışa doğru atılmış kritik bir adımı teşkil etmekte olup, Suriye’nin yarım asrı aşkın süredir ülkeyi etkisi altına alan şiddet, acı ve zulüm döngüsünü kırma konusundaki kararlı iradesini ortaya koymaktadır. Bu ölçekteki derin dönüşümlerin kısa sürede gerçekleşmesi mümkün değildir. Uzun süreli çatışmaların açtığı derin yaraların sarılması zaman almakta; kalıcı ilerleme ise sabır, hoşgörü ve Suriye toplumunun tüm kesimleri arasında samimi ve karşılıklı anlayışı zorunlu kılmaktadır" ifadelerini kullandı. 10 Mart 2025’te imzalanan mutabakatın hala ulaşılabilir bir hedef olduğunu söyleyen Barrack, "Bununla birlikte, Sünni, Kürt, Dürzi, Hristiyan, Alevi ve diğer tüm topluluklar dahil olmak üzere, hiçbir istisna olmaksızın her vatandaş için tam kapsayıcılık ve eşit hakları güvence altına alan bir Suriye vizyonuna olan bağlılığımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Yalnızca geçtiğimiz hafta, SDG ile Suriye hükümeti arasında 10 Mart 2025 tarihinde imzalanan entegrasyon anlaşmasının başarıyla sonuçlandırılmasının eşiğine gelinmişti. Bu mutabakat, güvenlik koordinasyonu, ortak yönetişim ve ulusal birlik açısından kayda değer bir ilerleme sağlayacaktır. Söz konusu hedef halen ulaşılabilir durumdadır. Müttefiklerimiz ve sorumluluk sahibi bölgesel ortaklarımızla birlikte, gerilimin düşürülmesine yönelik çabaları kolaylaştırmaya ve Suriye ile halkına bölünme yerine diyaloğu tercih edebilecekleri yeni bir fırsat sunmaya hazırız" açıklamasında bulundu. SDG’ye ve bölgedeki yerel otoritelere çatışmayı bırakmaları çağrısında bulunan Barrack, şunları kaydetti: "Bu çerçevede, Suriye hükümeti liderliğine, SDG’ye, Kürt yönetimindeki bölgelerdeki yerel otoritelere ve sahadaki tüm silahlı unsurlara acil bir çağrıda bulunuyoruz; çatışmalara ara verin, tansiyonu derhal düşürün ve gerilimin azaltılmasına yönelik bir taahhütte bulunun. Fikir ve yapıcı önerilerin değişimini, silahların ve ateşin değişiminin önüne koyalım. Halep’in ve Suriye’nin tamamının geleceği, şiddetle değil, barışçıl yollarla şekillenmeli ve Suriye halkına ait olmalıdır. Bu kritik dönemeçte, bölgenin, geçtiğimiz yıl kaydedilen kayda değer ilerlemeyi baltalamayı ve Donald Trump’un Orta Doğu barış girişimlerinin kalıcı mirasını zayıflatmayı amaçlayan, istikrarı bozucu dış unsurlar ve onların vekillerine karşı birlik içinde durması gerekmektedir. Bu unsurların hedefi yeniden istikrarsızlıktır; bizim hedefimiz ise karşılıklı saygı ve ortak refaha dayalı kalıcı barıştır. Suriye’nin yeni dönemi, çatışmanın değil iş birliğinin dönemidir. Bu hedefe birlikte ulaşacağız."
İstanbul MKT Karadeniz Görev Grubu’nun komutası Türkiye’ye geçti Türkiye’nin öncülüğünde başlatılan "Üçlü Girişim" kapsamında, Karadeniz’deki mayın tehdidine karşı oluşturulan Mayın Karşı Tedbirler (MKT) Karadeniz Görev Grubu’nun komutası Türkiye’ye geçti. Karadeniz’de seyrüsefer güvenliğinin sağlanması amacıyla Türkiye, Romanya ve Bulgaristan tarafından hayata geçirilen MKT Karadeniz Görev Grubu’nun 8’inci aktivasyon dönemi İstanbul’da başladı. Türkiye’nin ev sahipliğinde düzenlenen "MCM Black Sea Komite Toplantısı ve Devir Teslim Töreni" kapsamında, üç ülkenin Deniz Kuvvetleri Komutanları toplandı. Beşiktaş Deniz Müzesi’nin tarihi atmosferinde gerçekleştirilen toplantıda, Karadeniz’deki mayın tehlikesine karşı yürütülecek faaliyetler, görev grubunun icra edeceği operasyonlar ve bölgesel deniz güvenliğine ilişkin başlıklar ele alındı. 11 Ocak 2024 tarihinde imzalanan mutabakat muhtırası ile kurulan MKT Karadeniz Görev Grubu’nun komutası, 8 Ocak-8 Temmuz 2026 tarihleri arasında Türkiye tarafından yürütülecek. "Bu bölgede güvenlik ve seyir emniyeti, bölgesel ve küresel refah, barış ve istikrar açısından vazgeçilmezdir" Basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu, "Karadeniz ve Türk Boğazları, uluslararası deniz ulaştırması için hayati bir koridor olmasının yanında, büyük jeostratejik öneme sahip bir bölgedir. Bu bölgede güvenlik ve seyir emniyeti, bölgesel ve küresel refah, barış ve istikrar açısından vazgeçilmezdir. Karadeniz’de en uzun kıyı şeridine sahip olan Türkiye, Karadeniz’in barış ve güvenliğine her zaman büyük önem atfetmiş ve bölgede istikrarın sürdürülmesi için büyük gayret göstermiştir. Karadeniz’in güvenliğine yönelik çabalarımız, Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile tesis edilmiş rejimin sürdürülmesine, kıyıdaş devletler arasındaki iş birliğini teşvik eden Bölgesel Sahiplik İlkesine, Karadeniz’de gerginliğin artırılmamasına ve İttifak yükümlülüklerimiz kapsamında NATO faaliyetlerine katkıda bulunmaya dayanmaktadır" dedi. "Bu aktivasyonlar ile Görev Grubu’ndaki mayın avlama gemileri arasında, karşılıklı anlayış, iş birliği ve ortak çalışabilirlik geliştirilecektir" Görev Grubu’ndaki mayın avlama gemileri arasında, karşılıklı anlayış, iş birliği ve ortak çalışabilirliğinin geliştirileceğini ifade eden Tatlıoğlu, "Karadeniz’de sürüklenen mayın tehdidinin ortaya çıkmasından bu yana, Türkiye, Bulgaristan ve Romanya ile yakın iş birliği içerisinde seyir emniyetine katkıda bulunmak maksadıyla, su üstü ve hava unsurları ile yoğun keşif ve gözetleme faaliyetleri yürütmekte, tespit edilen mayınların yanı sıra kontrolsüz İDA’lar, İHA’lar ve buluntu mühimmatları tesirsiz hale getirmektedir. Devam eden milli çabalarımıza ek olarak, Bölgesel Sahiplik perspektifimiz doğrultusunda, Karadeniz’deki sürüklenen mayın tehdidine karşı, kıyıdaş müttefiklerimiz Bulgaristan ve Romanya ile birlikte Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu 2024 yılında kurulmuştur. Türk Deniz Kuvvetleri, 2024’teki ilk komuta döneminden sonra, bugünden itibaren 2026 yılının ilk altı ayı boyunca, Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu’nun komutasını ikinci kez üstlenmektedir. Komuta süresince Görev Grubu, üç aktivasyon dönemi gerçekleştirecek ve Batı Karadeniz’deki harekat sahasında sürüklenen mayınlara karşı gözetleme faaliyetlerine önemli katkılar sağlayacaktır. Bu aktivasyonlar ile Görev Grubu’ndaki mayın avlama gemileri arasında, karşılıklı anlayış, iş birliği ve ortak çalışabilirlik geliştirilecektir. Görev Grubumuz, limanda ve denizde eğitimler icra edecek, SEA SHIELD ve EUROASIAN-PARTNERSHIP MCM DIVE Tatbikatlarına katılacak, ihtiyaç duyulan yer ve zamanda gereken reaksiyonu göstermek için harekata hazırlık seviyesini ve etkinliğini en üst düzeyde idame edecektir" diye konuştu. "Görev Grubumuz, Karadeniz’de sürüklenen mayın tehdidinin azaltılmasına katkı sağlamaya devam edecektir" Görev Grubunun, Karadeniz’de sürüklenen mayınlardan kaynaklanan tehdidinin azaltılmasına katkı sağlamaya devam edeceğine değinen Oramiral Tatlıoğlu, "Bugün komuta devir teslim törenini icra ettiğimiz Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu, Karadeniz’e kıyıdaş devletlerin bölgesel deniz güvenliğine ve iş birliğine yönelik taahhütlerinin ve yetkinliklerinin en son örneğidir. Görev Grubumuz, Karadeniz’de sürüklenen mayınlardan kaynaklanan tehdidinin azaltılmasına katkı sağlamaya devam edecektir. Karadeniz Mayın Karşı Tedbirleri Görev Grubu, her aktivasyonda daha da geliştirdiği birlikte çalışabilirlik yetenekleri ile Karadeniz’de savaş sonrası mayın temizleme harekâtına sorunsuz geçişi kolaylaştıracak ve bu harekatın planlanması ve yürütülmesi için kuvvet çarpanı işlevi görecektir. Sözlerime son verirken, Romanya Deniz Kuvvetleri tarafından icra edilen komuta dönemindeki büyük başarılarından dolayı Tümamiral Cojocaru ve görev alan personeline teşekkür ediyor, Görev Grubumuzun yeni Komutanı Tuğamiral Erken liderliğinde faaliyetlerin başarıyla devam edeceğine inancımın tam olduğunu belirtmek istiyorum" ifadelerini kullandı.