YEREL HABERLER - 16 Kasım 2016 Çarşamba 15:28

Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci:

A
A
A
Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci:

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Hak-İş Konfederasyonu tarafından düzenlenen ’Yeni Anayasa ve Perspektifinde Sendikal Haklar! seminerine katılan Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, başkanlık sistemine geçilmesinin bu ülke için ekmek ve su kadar zaruri bir ihtiyaç olduğunu söyledi.
Seminere Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Hukuk Müşaviri Faruk Bilir, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Türkiye İşkur Genel Müdür Yardımcısı Abdurrahim Şenocak, İşkur 1. Hukuk Müşaviri Ramazan Tekin, sendika temsilcileri ve üyeleri katıldı. Seminerde konuşan Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci şöyle konuştu;
“15 Temmuz sürecini hep birlikte yaşadık, Allah bir daha milletimize böyle bir ihaneti yaşatmasın. 15 Temmuz’da şunu gördük. Çok büyük bir milletimiz var. Çok güçlü bir milletimiz var. Mesele vatan olduğunda, mesele bayrak olduğunda, mesele milli iradesi olduğunda canını hiçe sayarak her görüşte insanın nasıl tek yumruk olabileceğini 15 Temmuz’da öncelikle kendimize ve ondan sonra da tüm dünyaya göstermiş olduk. Milletimizle ne kadar iftihar etsek azdır. 15 Temmuzda şunu da gördük devletimizin de bir takım eksiklikleri olduğunu gördük. Sistem olarak devlet yapılanmamızın tekrar gözden geçirilmesi tekrar dizayn edilmesi ihtiyacını da gördük. 40 yıl boyunca bir ihanet şebekesinin hazırlandığını ve devletin mekanizmalarının buna ideal ölçülerde tedbir almadığını da gördük. Sistem noktasında devletin tekrar yapılandırılması noktasında önemli adımları atma zorunluluğumuz var. Özellikle bulunduğumuz coğrafyada yaşadığımız sıkıntıları gördüğümüzde Suriye’de, Irak’ta yaşananları gördüğümüzde dünyanın hızla gerilimini gördüğümüz dönemde Türkiye’nin güçlü bir irade ile yönetilmesi ihtiyacını da masa ya net bir şekilde koymamız lazım.”
15 Temmuz’un unutulmaması gerektiğini ifade eden Belediye Başkanı Bahçeci, “Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın o güçlü iradesi olmasaydı o hainler belki amaçlarını gerçekleştirecekti. Halk sokağa çıkmasaydı ’hiçbir yere gitmiyorum buradayım demeseydi’, millete o güveni vermeseydi, o zaman bu hainler belki de amaçlarına ve emellerine ulaşmış olacaktı. Türkiye’nin sistem olarak güçlü bir şekilde yönetilmesi lazım. Başkanlık sistemine geçmemiz bu ülke için ekmek ve su kadar zaruri bir ihtiyaçtır. Bunu yaparken 80 döneminin askeri yönetimi ile yapılmış Anayasa’nın da tekrar Türkiye’nin ihtiyaçlarına göre sivil bir anayasa çalışan emekçinin hakkını da gözeterek ve bütün özgürlüklerde güvenlik dengesi gözeterek tekrar düzenlenmesi lazım. Bizim kırmızı çizgimiz vatan sevgimizdir. Suriyelileri hepimiz görüyoruz. Kırşehir’de de var. Kamplara gidiyoruz görüyoruz. Vatanı olmayanın namusu olmaz. Vatanı olmayanın işi olmaz. Vatanı olmayanın evi barkı olmaz. Geleceği olmaz. Vatanı olmayanın hiçbir şeyi olmaz. 15 Temmuz’da bizim vatanımıza kast ettiler. Allah korusun o hainler başarılı olsalardı bugün Türkiye bunları konuşabilir miydik. Bizim kırmızı çizgimiz vatan sevgisi. Devletimizle, milletimizle vatana ihanet edenleri bünyesinde Allah’ın izni ile söküp atacak. Türkiye hızlı bir şekilde sistem değişikliğine gidecek. Şunu bilin ki Türkiye emin ellerde. Türkiye, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakanımız Binali Yıldırım tarafından bu zor süreçlerde en iyi şekilde yönetiliyor ve idare ediliyor. Bizi yönetenlere hepimizin sahip çıkması lazım. Bir tane Türkiye var. Hepimiz aynı gemi içerisindeyiz. Görüşümüz ne olursa olsun. Meşrebimiz ne olursa olsun inancımız ne olursa olsun hepimiz aynı geminiz içindeyiz” dedi.
Konuşmaların ardından seminere katılım sağlayan sendika temsilcileri ve üyelerine yeni Anayasa ve perspektifinde sendikal haklar hakkında bilgiler verildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.