GENEL - 08 Şubat 2018 Perşembe 13:56

Seyfe Gölü Ekoloji Dernek Başkanı Ömer Çetiner:

A
A
A
Seyfe Gölü Ekoloji Dernek Başkanı Ömer Çetiner:

Seyfe Gölü Ekoloji Dernek Başkanı Ömer Çetiner, "Seyfe Gölünde yağışlara bağlı doluluk oranı bizi mutlu etmiyor" dedi.

Seyfe Gölü Ekoloji Dernek Başkanı Ömer Çetiner, "Seyfe Gölünde yağışlara bağlı doluluk oranı bizi mutlu etmiyor" dedi.


Kırşehir’in Mucur ilçesinde bulunan Seyfe Gölünün yağış oranına bağlı su oranı seviyesinin yükselmesi ve azalmasının gölde kuruma etkisi açtığını belirten Seyfe Gölü Ekoloji Dernek Başkanı Ömer Çetiner, "Kuş Cenneti’nde şu anda az da olsa su var. Sadece yağışlara bağlı bir su oranının olması bizi mutlu etmiyor. Yağışlar da giderek azalmaya başladı. Yaz aylarında havaların da ısınmaya başlamasıyla buharlaşmanın da etkisiyle gölümüz kuruma noktasına geliyor"dedi.


Mevsimi olmamasına rağmen gölde flamingoların olduğunu belirten Çetiner, "Mevsimi olmamasına rağmen gölümüzde flamingoları görme şansımız oldu. Ortam güzel olunca şartlar nasıl olursa olsun kuşlar Seyfe Gölü’nden vazgeçmiyor. Göldeki su seviyesinin mevsim normallerine gelebilmesi için Seyfe, Horla ve Malya pınarlarından su girişi olması lazım. Özellikle Seyfe Pınarından giriş çok önemli. Çünkü, oradan su girişi olursa orada oluşan balıklar ve sazlıklar kuşların barınmalarına, yuva yapmalarına ve korunmalarına vesile oluyor. Flamingolar, Seyfe sığ bir göl olduğu için burayı tercih ediyorlar. Gölden ziyade sulak alan. En derin yeri en dolu halinde bir metreye bile ulaşmayan bir yerimiz. Şu anda doluluk oranımız yüzde 60 civarında. Normal şartlarda gölümüzün bu aylarda tamamen dolması hatta taşma noktasına gelmesi lazımdı. Oradaki kanalın geçmiş yıllarda açılma sebebi belirli bir doluluğa ulaştıktan sonra göle su girişine engel olmak içindi. Maalesef şu anda göle su girişi olmadığı için o kanal da bir önem arz etmiyor. Yağışlar az olursa yaz aylarında su hiç olmuyor" diye konuştu.


Çetiner, sözlerini şu şekilde tamamladı:


"ÇATAK Projesini geliştirilerek gerekirse ekilen yörede ekilen ürün yelpazesinin geliştirilmesi, verilecek teşviklerle de bölgede kullanılan su miktarını minimum seviyeye çekilmesini arzu ediyoruz. Seyfe Gölü Kuş Cenneti, Ramsar Sözleşmesine girmiş nadir sulak alanlarımızdan bir tanesi. Bu konuda çalışmalar devam ediyor. Hiç bir şey yapılmıyor demek yanlış olur ama doğa bir anda düzelmiyor. Yöre halkı gölde su varken faydalarını, yokken de zararlarını gördü. Çünkü, gölde su varken yörede don ve kuraklık oluyordu. Su azaldığı zaman don ve kuraklığı vatandaşlarımız yaşıyor. Şu anda gölde belli bir su seviyemiz var. Mevsimi olmamasına rağmen bazı kuşları görebiliyoruz. Önümüzdeki haftalarda kuşlarımız buraya akın edecektir. En büyük korkumuz, yağışlar devam etmezse sıcak hava ile oluşacak buharlaşma sonucunda gölün kuruma noktasına gelmesi. Seyfe Gölü, kuşların Türkiye’deki iki göç yolundan birinin üzerinde. Buradan geçen kuşlar göl güzelse burada konaklayıp besinlerini alıp dinleniyorlar. Müsait değilse yollarına devam ediyorlar. Gölde ortamı güzelleştiremezsek canlılara karşı da bir suç işlemiş oluyoruz. Onların ihtiyaçlarına cevap vermemiş oluyoruz."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ’Depremle Unutmadıklarımız: Voleybolun Unutulmaz Evlatları’ projesi hayata geçiyor Voleybolun Unutulmazları Derneği (VUD) tarafından hayata geçirilen proje kapsamında, depremde vefat eden voleybolcu çocuklar ve voleybol camiasının kıymetli üyelerinin hikayeleri özel bir ansiklopedide buluşacak. Voleybolun Unutulmazları Derneği tarafından, Samandağ Belediyesi ve AXA Sigorta desteğiyle hayata geçirilen ’Depremle Unutmadıklarımız: Voleybolun Unutulmaz Evlatları’ projesi, 6 Şubat 2023 depreminde yaşamını yitiren voleybolcu çocuklar ve voleybol camiasının kıymetli üyelerinin anısını yaşatmayı amaçlıyor. Tüm ülkeyi sarsan deprem felaketinde Hatay, Adıyaman, Kahramanmaraş ve Malatya’da; geleceğe umutla hazırlanan genç voleybolcuların da bulunduğu sporcu, antrenör, hakem ve kulüp yöneticilerinden oluşan 56 voleybol emekçisi hayatını kaybetti. Voleybolun unutulmaz evlatları için bir vefa projesi Bu büyük acının ardından bir araya gelen eski milli voleybolcular tarafından kurulan Voleybolun Unutulmazları Derneği, kaybedilen isimleri ve yarım kalan hikayeleri gelecek nesillere aktarmak amacıyla kapsamlı sosyal sorumluluk projeleri geliştirdi. Bu çalışmaların en yeni halkası ise ’Voleybolun Unutulmaz Evlatları Depremle Unutmadıklarımız Anıt Parkı’ oldu. Samandağ’da Anıt Park açılacak Projenin ilk ayağı, 16 Mayıs 2026 tarihinde Samandağ’da hayata geçirilecek. Depremde hayatını kaybeden voleybolcu çocuklar ve voleybol emekçilerinin anısına açılacak parkta bu voleybolcuların isimlerini taşıyan anlamlı bir anıt duvar, voleybol sahaları, yine voleybol sevgisini simgeleyen bir heykel, sosyal alanlar, yürüyüş parkurları ve çocuk parkı yer alacak. Açılışta ve anma gününde depremde yaşamını yitiren genç sporcuların aileleriyle bir araya gelinecek, plaket ve ansiklopediler kendilerine armağan edilecek. Yaşayan sosyal ve sportif bir mekan olması planlanan parkta genç voleybolcular, VUD üyesi eski milli sporcularla birlikte o sahalarda ilk smaçlarını vuracak. Projenin ilerleyen süreçte Malatya, Adıyaman ve Kahramanmaraş’ta devam etmesi planlanıyor. Yarım kalan hikayeler ansiklopedide yaşayacak Projenin yayın ayağında ise tamamen gönüllü bir ekip tarafından hazırlanan 352 sayfalık ’Voleybolun Unutulmaz Evlatları’ ansiklopedisi bulunuyor. Eserde, depremde yaşamını yitiren voleybolcu çocuklar ve voleybol emekçilerinin aileleriyle iletişime geçilerek; hayat hikayeleri, anıları, hayalleri ve fotoğrafları bir araya getirildi. Her sayfa, yarım kalan hayatlara ve unutulmaması gereken anılara ışık tutuyor. Gülnur Özfer Görgün: "Unutmamak ve Unutturmamak Bizim Elimizde" Projenin nasıl ortaya çıktığını anlatan Voleybolun Unutulmazları Derneği Kurucusu Gülnur Özfer Görgün, "Deprem sonrası voleybol ailemizden gelen kayıp haberleri hepimizi derinden sarstı. O gençlerin isimlerini, hikayelerini ve anılarını yaşatmak zorunda olduğumuzu hissettik. ’Depremle Unutmadıklarımız: Voleybolun Unutulmaz Evlatları’ projesini de tam bu duyguyla hayata geçirdik. Bu çalışma yalnızca bir anma değil; vefa, dayanışma ve kolektif hafızayı geleceğe taşıma sorumluluğudur. Kaybettiklerimizi geri getiremeyiz ama onları unutmamak ve unutturmamak bizim elimizde. Bu proje, voleybol ailemizin yitirdiği evlatlarına bir vefa borcudur. Bu anlamlı projede yanımızda olan, katkıda bulunan, destek veren tüm kişi ve kurumlara teşekkür ederiz" diye konuştu.