GENEL - 29 Kasım 2018 Perşembe 14:53

Belediye Başkanı Bahçeci: "Kırşehir, ortak paydamızdır"

A
A
A
Belediye  Başkanı Bahçeci: "Kırşehir, ortak paydamızdır"

Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, 2009 yılı itibariyle Kırşehir Belediyesi’nin 138 bin kişiye hizmet ettiğini söyledi.

Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, 2009 yılı itibariyle Kırşehir Belediyesi’nin 138 bin kişiye hizmet ettiğini söyledi.


Kırşehir Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, "Bu şehir hepimizin, bu şehre taş taş üzerine konduysa bu geleceğe konmuş bir taştır. Kimin koyduğundan ziyade konan taşların güzelliğini yaşamak gerekir. Farklı düşünceler olabilir ama bizim ortak paydamız Kırşehir" dedi.


2009 yılından itibaren Kırşehir’de kent merkezinde değil tüm mahallelerinde yaşayan 138 bin kişiye hitap eden Belediye haline gelindiğini anlatan Belediye Başkanı Yaşar Bahçeci, "Birçok güzellikleri hep beraber ortaya çıkardık. Milletimizin emanetine sahip çıkmak için gece gündüz çalışıyoruz. Bu güzellikler, ilk günden bugüne kadar milletimizin kararlarıyla emanet ettikleri yetki verdikleri ekibimiz sayesindedir" diye konuştu.


Alt yapı çalışması olmadan üst yapının faydasız olduğunu belirten Belediye Başkanı Bahçeci, açıklamasında; "Kırşehir Merkezde ve 14 mahallesinde yıllardır bekleyen ve çözülemeyen birçok sorunu çözüme kavuşturduk. Öncelikle altyapıya önem verdik. Eğer bir şehirde altyapı yoksa üstte ne yapsanız faydası yoktur. Önce altyapı sonrasında üste ne yapsanız yakışır. Günlük veya anlık çözümler bizi çok uzağa götürmez düşüncesi ile altyapıya çok fazla önem verdik. Şehir merkezinde altyapı içme suyu kanalizasyon ve yağmur suyu çalışmaları bitti. Böylece şehrin hayat damarlarını çağın gereklerine göre yeniden inşa ettik. Alt yapıya 100 trilyon harcayarak, Kırşehir’imizin 50 yıllık alt yapın sorununu çözerek şehrimizi 2071 yılı hedeflerine hazır hale getirmiş olduk.


Bu şehir hepimizin, bu şehre taş taş üzerine konduysa bu geleceğe konmuş bir taştır. Kimin koyduğundan ziyade konan taşların güzelliğini yaşamak gerekir. Sonuçta ortak paydamız Kırşehir. Farklı düşünceler olabilir ama bizim ortak paydamız Kırşehir. Tabii ki tercihlerimiz olacak, başka önceliklerimiz olacak ama hiçbir zaman kardeş olduğumuzu, aynı şehirde yaşadığımızı unutmadan birlik ve beraberlik içinde şehrimize hizmet etmeye devam edeceğiz. Dünya durdukça belediyemiz dursun ve güzel hizmetlerin altına hep birlikte imza atalım. Birlikte başaralım birlikte Kırşehir’imizi daha güzele götürelim"diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.