- 06 Nisan 2021 Salı 23:09

3 farklı rapor işinden etti, ’nitelikli dolandırıcılık’ suçundan hakkında işlem başlatıldı

A
A
A
3 farklı rapor işinden etti, ’nitelikli dolandırıcılık’ suçundan hakkında işlem başlatıldı

Kırşehir, Kayseri ve Ankara’da düzenlenen 3 farklı raporun işinden ettiği Gökhan Özdemir hakkında ’nitelikli dolandırıcılık’ suçundan da inceleme başlatıldı.

Kırşehir, Kayseri ve Ankara’da düzenlenen 3 farklı raporun işinden ettiği Gökhan Özdemir hakkında ’nitelikli dolandırıcılık’ suçundan da inceleme başlatıldı.


13.03.2012 tarihinde kullandığı yüzde 41 özür oranı raporu ile Kırşehir Hüsnü Özyeğin Okulunda işe başlayan Özdemir’in işine, maarif müfettişleri incelemesi sonrası ‘memurluğa alınma şartlarını taşımadığının sonradan anlaşılması’ hükmü ile son verildi.



"Memurun hatası benim hatam yok"


Özdemir, 2010 yılında askerlik şubesinden çürük raporu aldığını, 2012 yılında da engelli raporu almak için başvuruda bulunduğunu belirtti. Özdemir, “Kırşehir Eğitim Araştırma Hastanesinde yüzde 14 rapor aldım. Rapora itiraz ederek Kayseri Eğitim Araştırma Hastanesinden yüzde 41 özür oranı raporu aldım. Aldığım rapora ise Kırşehir itirazda bulundu. Yeniden Ankara’ya sevk oldum. Burada ise özür durumum yüzde 33 oranına indirildi” dedi.


2016 yılında EKPSS’ye başvuru yapan Özdemir, “İşe başlarken 3 raporu da sundum gerekli birimlere yüzde 41 oranındaki raporum kabul edildi. Geldiğimiz süreçte hakkımda şikayet olduğu belirtildi. Araştırıldım, raporlarım ortaya çıkınca işten çıkarıldım” diye konuştu.



Aile oğullarının durumu karşısında şaşkın


Oğlunun yaşadığı durum karşısında şaşkın olduğunu anlatan anne Vizdan Özdemir, “Raporun üçü de verilmişti. Yüzde 41 olan rapor işleme konulmuş bu durum ailece bizi üzüyor. Eşimin de engelli raporu var” ifadelerini kullandı.



Nitelikli dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunuldu


Hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan suç duyurusunda bulunulan Gökhan Özdemir’in durumu hakkında Milli Eğitim Müdürlüğü kaynakları ise yaptıkları açıklamada, “Gökhan Özdemir, Kırşehir Eğitim Araştırma Hastanesinden yüzde 14, Kayseri Eğitim Araştırma Hastanesinden yüzde 41, hakem hastane olan Ankara Dış Kapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesinden yüzde 33 oranında sağlık kurulu raporu almıştır. 26.03.2012 tarihinde alınan yüzde 33 oranındaki raporun kullanılması gerekirken 13.03.2012 tarihinde alınan yüzde 41 oranındaki rapor kullanılarak devlet memurluğuna başlamıştır.


Özdemir’in geçerli olan raporu yüzde 33 oranında belirtilen hakem hastane raporudur. 657 sayılı devlet memuru kanunları gereğince 29.09.2016 tarihi itibari ile kendisine ödenen maaş, ücret ve benzeri her türlü kazancın yasal faizi ile alınması işe girerken kullandığı belge nedeniyle de Cumhuriyet Savcılığına ‘Nitelikli Dolandırıcılık’ suçundan suç duyurusunda bulunulması teklifi getirildi" denildi.


Öte yandan Özdemir’in avukatı Ali Erdem Gündoğan da raporların sahte olmadığını, özür oranının belirlenmesinde ise müvekkilinin dahlinin olmadığını savunuyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Doç. Dr. Mustafa Otrar: "Çocuklarımız hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler" Kastamonu’da, düzenlenen "Akran Nezaketi" panelinde konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Mustafa Otrar, "Çocuklarımız sadece okulda değil, hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler. Ailedeki davranışlarımız, öğretmenlerimizin tutumu, birbirimize olan yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir" dedi. Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından akran zorbalığıyla mücadelede güzel ahlak ve nezaket kültürünü merkeze alan "Akran Nezaketi" paneli düzenlendi. Panel, Kastamonu Valiliği koordinesinde gerçekleştirilen panel, Halk Eğitim Merkezi’nde gerçekleştirildi. "Yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir" Panelde konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim ve Rehberlik Hizmetleri Genel Müdürü Doç. Dr. Mustafa Otrar, "İnsan eşref-i mahlukattır ve buna yakışır bir dil, bir hal ve bir duruş sergilemek zorundayız. Çocuklarımız sadece okulda değil, hayatın her alanında gördükleriyle yetişirler. Ailedeki davranışlarımız, öğretmenlerimizin tutumu, birbirimize olan yaklaşımımız onların karakterini şekillendirir. Biz birbirimizin haliyle halleniriz. Bu yüzden nezaket, bizim için sadece bir kavram değil, bir yaşam biçimi, bir iklimdir. Bu iklimi güçlendirmek için hep birlikte gayret etmeye devam edeceğiz" dedi. İyiliğin öneminden bahseden Otrar, "Biz, birbirimize iyi olalım, çocuklarımız birbirlerine iyi olsunlar. Zira insanlar sadece okulda değil, nerede ne yapıyorsak, nerede nasıl hal ile halleniyorsak, birbirimizden gördüklerimizden bunu yapıyoruz. Elbette okuduğumuz kitapların burada bir etkisi vardır ama annemizin babamıza hitabı, babamızın annemize nezaketi, okulda öğretmenimizin öğretmenine olan nezaketi, öğretmenimizin arkadaşlarımıza olan nezaketi, onlardan görgü üzerine edindiğimiz şeyler" diye konuştu. "Eğitim, sadece bilgi aktarımı değil" Panelde konuşan Kastamonu Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ise, "Eğitim dediğimizde sadece bilgi aktarımı değil, aynı zamanda bireylerin vicdanının geliştirilmesi, karakter inşa edilmesi ve değer kazandırılması da akademik bilgi kadar önemlidir. Türkiye Yüzyılı vizyonu hedeflerinde öğrencilerimizin hem akademik yönden gelişmeleri hem de değerlerine sahip olarak bu değerleri geleceğe taşımaları ve birbirleriyle olan iletişimlerini etkin şekilde kurabilmeleri adına kıymetli hocalarımızın görüşlerinden faydalanmak üzere bu paneli düzenlemiş bulunmaktayız. Bu panelle birlikte bakış açılarımızın değişeceğine, öğrencilerimizin akranlarına karşı yaklaşımlarının farklılaşacağına ve sürekli değişen dünyada yeni paradigmaların okullarımıza nasıl yansıtılacağının da farklı bir boyut kazanacağına inanıyoruz" dedi. Açılış konuşmalarının ardından İstanbul Aydın Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Belma Tuğrul, Üsküdar Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Tayfun Doğan, İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilüfer Pembecioğlu ve Davranış Bilimi Uzmanı Dr. İlhamı Fındıkçı tarafından akran zorbalığı ve nezaket konuları hakkında önemli bilgiler verildi. Panele, Kastamonu Valisi Meftun Dallı, akademisyenler, kamu kurumlarının temsilcileri, STK temsilcileri, okul müdürleri ve öğretmenler ile çok sayıda davetli katıldı.
Antalya Foseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki çocuk operasyonla kurtarıldı Antalya’da oyun oynarken apartmanın açık unutulan fosseptik çukuruna düşen 10 yaşındaki oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne görevlilere "Çıkarın artık ne olur" diyerek gözyaşı döktü. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk, AFAD ve itfaiye ekiplerince kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı.Olay, saat 15.00 sıralarında Kepez İlçesi Yeni Mahallesi 2440 Sokak üzerindeki bir apartmanın bahçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, okuldan dönen 10 yaşındaki Ömer Yılmaz, oturdukları apartmanın bahçesinde oynamaya başladı. Bir süre sonra çocuk bahçede üzeri açık unutulan 5 metrelik foseptik çukuruna düştü. Küçük çocuğun yardım çığlıklarını duyan annesi ve komşuları 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradı.Ekipler seferber olduİhbarla adrese Antalya Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı kurtarma ekibinin yanı sıra Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD), sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Adrese gelen ekipler ilk olarak merdiven yardımıyla küçük çocuğun yanına inerek sağlık durumunu kontrol etti. Bacağında ve vücudunda kırıklar olduğu tespit edilen küçük çocuk ip yardımıyla sedyeye sabitlendi. Bu sırada çukura düşen oğlunun kurtarılmasını endişeli gözlerle izleyen anne Şahinet Yılmaz’ı yakınları ve komşuları sakinleştirdi."Ne olur çıkarın artık"Geçen her dakikada oğlunun sağlık durumundan daha da endişelenen anne görevlilere "Kaç saat oldu, çıkarın artık yeter. Göreyim oğlumu" diyerek gözyaşı döktü. AFAD ve itfaiye ekiplerinin yaklaşık 45 dakikalık çalışmasının ardından küçük çocuk düştüğü kuyudan çıkartılarak ambulansla hastaneye kaldırıldı. Küçük çocuğun düştüğü kuyunun üzeri ise vatandaşlarca tahta ve suntalarla kapatıldı.