POLİTİKA - 09 Mart 2024 Cumartesi 20:28

AK Parti’li Elitaş: "Ölüm bizi ayırıncaya kadar millet de isterse Cumhurbaşkanımızla devam etmek isteriz"

A
A
A
AK Parti’li Elitaş: "Ölüm bizi ayırıncaya kadar millet de isterse Cumhurbaşkanımızla devam etmek isteriz"

Kırşehir’de parti teşkilatını ziyaret eden AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ’Bu seçim Final Seçimim’ sözlerini değerlendirdi. Elitaş, "Millet isterse ki ’Tayyip Erdoğan devam etsin’ diye o konuda siyaset üzerine baskı yaparsa siyaset kurumu da bu konuyla ilgili bir kanaat oluşturursa biz liderimizle ölüm bizi ayırıncaya kadar devam etmek isteriz" dedi.


AK Parti Seçim Bürosunda partililerine hitap eden AK Parti Genel Başkan Vekili Mustafa Elitaş, "Siyasetten nasıl devam edileceği konusu halkın gönüllerinin işidir. Biz birlikte 23 yıldır beraber çalıştığımız, yol arkadaşı olmaktan gurur duyduğumuz bir ustadan öğrendiğimiz siyaseti vatandaşla kucaklaşan vatandaşın gönlüne girmeyi olağanüstü şekilde bilen belki dünya tarihinde olmayan her girdiği seçimi kazanan bir liderle beraber olmak bizim için çok büyük bir şeref. Cumhuriyet tarihi, Cumhurbaşkanımızın başarılarını herhalde altın harflerle yazacak. Şu anda; Cumhurbaşkanımızın 2028 Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde Anayasa gereği 3’üncü kere aday olması mümkün değil. Ama millet isterse ki ’Tayyip Erdoğan devam etsin’ diye o konuda siyaset üzerine baskı yaparsa siyaset kurumu da bu konuyla ilgili bir kanaat oluşturursa biz liderimizle ölüm bizi ayırıncaya kadar devam etmek isteriz" dedi.



"Siyaset nezaket işidir"


Siyasetin vefa ve nezaket işi olduğunu açıklayan Elitaş, "Siyaset nezaket işidir. Siyaset, sadakat işidir. Siyaset vefa işidir. 15 Temmuz 2016 hain darbe girişiminden sonra Türkiye’de çok şey değişti. Türkiye üzerine hesap yapanlar, Türkiye’nin büyümesini, gelişmesini, kalkınmasının bulunduğu coğrafyada önce bölge lideri, dünya ülkesi olmak için yapılan gayretlerin önüne engel olmaya çalışanlar FETÖ kılıklı büyük devletler destekli 15 Temmuz hain darbe girişimini ortaya çıkardılar. 7 Ağustos Yenikapı toplantısından sonra Türkiye’de bir ülke ve karşı bir ittifak oluştu. Liderimiz, genel başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’la birlikte ülkücü hareketin lideri Doktor Devlet Bahçeli’nin bir araya geldiği 8 yıla yakın bir zamandır bir kardeş, bir vatan sevdalısı iki liderin birlikteliği Türkiye’ye örnek olduğu gibi dünyaya da örnek oldu. O günden bu tarafa hiçbir yaşam içinde bulunmadan hiçbir koltuk sevdasında gayret göstermeden iki liderin sadece Türkiye meselesinin büyütüldüğü sadece Türkiye’nin menfaati nedir? Onunla birlikte hareket ettiğinin dünyaya örnek gösterilecek bir yol arkadaşlığını, bir dava arkadaşlığının göstergesidir" diye konuştu.



"Mustafa amca Tayyip dedeyi ara"


Kırşehir ziyaretlerine AK Parti seçim bürosu ziyaretiyle başlayan Elitaş, ortaokul öğrencisi Emir Kayra Ata adlı öğrencinin ’Beni Tayyip dedeyle görüştür’ talebine kayıtsız kalmadı. Bir süre telefonla ulaşmaya çalıştığı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Şanlıurfa’da olduğunu açıklayan Elitaş, çocuğa, "Kırşehir’e bir dahaki gelişimde seni Tayyip dedeyle canlı bağlayıp görüştürelim" sözü verdi. Elitaş, programına esnaf ziyaretiyle devam etti.



AK Parti’li Elitaş: "Ölüm bizi ayırıncaya kadar millet de isterse Cumhurbaşkanımızla devam etmek isteriz"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanık: "Demir sopayla saldırdı, korkutmak için bıçağı savurdum" Zonguldak’ta aralarında çıkan tartışma sonucu eşinin dayısını bıçaklayarak öldüren sanığın yargılanmasına başlandı. Sanık, maktulün demir sopayla kendisine saldırdığını iddia ederek, "Öldürme kastım yoktu. Bıçağı görür de kaçar diye düşündüm" dedi. Olay, 19 Aralık 2025 tarihinde akşam saatlerinde Zonguldak Valiliği önünde meydana geldi. Serkan Akdal (44) ile yeğeninin eşi olan Murat D. (44) arasında çıkan tartışma kavgaya dönüştü. Olayda Murat D.’nin bıçak darbeleriyle ağır yaralanan Serkan Akdal, kaldırıldığı hastanede yaşamını yitirdi. Olay sonrası kaçan ve kısa sürede yakalanan şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık Murat D., maktul Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal, olay anında maktulün yanında bulunan yaşı küçük yeğenleri B.A. (14) ile SEGBİS ile katılan Y.T.’nin (14) yanı sıra tanıklar ve taraf avukatları katıldı. Mahkemedeki savunmasında cinayeti kasten işlemediğini ve maktulün kendisine hakaretler ettiğini savunan sanık Murat D., "Olaydan 1 ay önce beraber sohbet etme amaçlı oturduk. Alkolün etkisiyle bana küfür etti. Eşime sesli mesajlar attı. Eşimin kendisinin öz yeğeni olduğunu, küfür etmemesi gerektiğini söyledim. Aradan 20-25 gün geçti olay günü kendisini gördüm. Bana yine küfürler etmeye başladı. ’Seninle görüşeceğiz oğlum’ diyerek bana sataştı. Oradan ayrıldım. Az ileride arkadaşımla karşılaştık, sahil kısmına gelerek alkol aldık. Telefonumda Serkan’ın çağrısını gördüm. Telefonuna geri döndüm, ’Sorun ne?’ dedim, yine küfür etti. Kendi öz yeğenine mi küfür ediyorsun dedim. Amacım eşimin kendisinin yeğeni olduğunu hatırlatırsam belki küfür etmeyi bırakırdı. Ancak küfürler etmeye devam etti" dedi. "Demir sopayla vurdu, rastgele savurdum" Telefon görüşmesinin ardından maktulün yanına geldiğini belirten Murat D., "Bana ’Bekle seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Sahilden ayrılıp tam rampayı çıkarken tekrar arandım. Beni aradığında ’geldim oğlum seni öldürmeye geliyorum’ dedi. Endişe duydum. Cebimdeki bıçağı çıkardım. Bıçağı görünce korkar kaçar diye düşündüm. Kafamı bir kaldırdım. Aramızda 2-3 metre mesafe vardı. Kendisine ’Serkan gelme’ bağırarak diye ellerimi kaldırdım. Demir sopayla bana saldırdı. Sağ omuzuma demir sopayla vurdu. O refleksle ban uzaklaşması için bıçağı rastgele savurdum. Öldürme kastım yoktu. Son ana kadar canımı kurtarmak için müdahalede bulundum. Hamle yaptım. Aksi bir kastım olsaydı eylemime devam ederdim. Maktulün fazla yara almadığını düşündüğüm için için taksiye binerek eve gitmek istedim.Eşime kapıda merdivende olanları anlattım. Polise teslim olacağımı söyledim. O sıra kendimden geçmişim" şeklinde konuştu. "Geçmişte yaşadıklarımın üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu" Olayda kullandığı bıçağın akıbetini bilmediğini, olayın şokuyla kendini kaybettiğini söyleyen Murat D., "Daha sonra Fener’de kafayı dağıtıp amacım karakola gitmekti. Bıçağı ne yaptım bilmiyorum. Epilepsi hastasıyım. Polis arabalarını gördüm. Beni aradıklarını düşündüm. Polislerin yanına gidip orada onlara olayı anlattım. Ben geçmişte yaşadıklarımın pişmanlığını üzüntüsünü yaşarken bu olay bana kambur oldu. Serkan’ın ailesinin acılarını paylaşıyorum. Öldürme niyetim de yoktu. Bıçağı görürde cayar gider diye düşündüm. Olaydan büyük üzüntü duyuyorum" dedi. Telefondaki kişiye "Benim keyfimi bozma" demiş Serkan Akdal’ın annesi Şirvan Akdal ise sanıktan şikayetçi olduğunu söyleyerek "Olay günü ise oğlumu telefonla aradım. Oğlum da yeğenleriyle kavurma yediğini yarım saat sonra eve geleceklerini söyledi. Ancak eve gelmedi. Saat 21.00 sıralarında da aralarında olay olduğunu öğrendim. Hastanede oğlumun ölüm haberini aldım. Şikayetçiyim" dedi. SEGBİS ile duruşmaya katılan Y.T. ise dayısı Serkan Akdal ile yemek yedikleri sırada telefonunun çaldığını ve dayısının telefonun ucundaki kişiye "Benim keyfimi bozma, sen kimi öldürüyorsun" diye tepki gösterdiğini anlattı. Y.T., "Dayım ’Kendinizi savunun. Bana bir şey olmadan kimseye bir şey yapmayın’ dedi. Murat ile karşılaştılar. Bıçağı görünce dayım üstüne gitti. Dayım bıçaklanınca karşı kaldırıma geçti. Ardından Murat D., diğer kuzenim olan B.A.’ya bıçak salladı. Sonra bıraktık dayıma koştuk. Sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu. Duruşmada diğer tanık Selim N.’nin yanı sıra Murat D.’nin eşi Zehra D. ve Serkan Akdal’ın yaşı küçük oğlu S.A. (16) da ifade verdi. Duruşmada ses kayıtları dinlendi. Olaya ilişkin kamera görüntüleri izlendi. KGYS kameralarına yansıyan görüntülerde Murat D.’nin önden yürüdüğü, arkadaşı Selim N.’nin ise arkasından ilerlediği; sanığın bir süre sonra durarak bıçağını düzelttiği görüldü. Serkan Akdal’ın üstüne gittiği Murat D.’nin bıçağı havaya kaldırdığı görüntülere yansıdı. Murat D.’nın demir sopa ile omzuna darbe aldığı, yaşanan boğuşma esnasında Akdal’ın bıçaklandığı kamera görüntülerinde yer aldı. Mahkeme başkanı sanığın tutukluluk halinin devamına karar verirken Cumhuriyet Savcısı’nın mütalaasını hazırlaması için duruşma ileri bir tarihe ertelendi.