YEREL HABERLER - 15 Kasım 2012 Perşembe 15:29

GENÇ GESİAD`DAN GTO`YA ZİYARET

A
A
A
GENÇ GESİAD`DAN GTO`YA ZİYARET

Genç Gebze Sanayici ve İşadamları Derneği (GESİAD) Yönetim Kurulu üyeleri, Gebze Ticaret Odası (GTO) Yönetim Kurulu üyelerini ziyaret etti.
Yönetim Kurulu Başkanlığı`nı Lokman Çiçek`in yaptığı Genç GESİAD Yönetimi, GTO Yönetim Kurulu üyelerini ziyaret etti. Sivil toplum kuruluşlarında görev almanın gönül işi olduğunu söyleyen GTO Yönetim Kurulu Başkanı Nail Çiler, ``Her yıl 750 bine yakın gencimiz yüksekokul ya da üniversitelerden mezun oluyor. Aktif işgücüne katılmaya çalışıyor. Sizler de aktif işgücüne katkıda bulunuyorsunuz. Hizmet işi gönül işidir. Bugünkü işadamlarımızın birçoğu gibi bizler de bu tür yapılanmaların içinden geldik. Tabi ki gençlerin bu şekilde görev yapması memnuniyet verici. Sivil Toplum Kuruluşlarının (STK) çoğalması bir ülkenin zenginliğini gösterir. Biz sizlerle iletişim halinde olmak zorundayız. Gençler bir ülkenin geleceği. Her sektörde ortak projeler üretebilir, fikir birliği, iş birliği yapabiliriz`` dedi.
GTO Yönetim Kurulu üyelerinin tecrübelerinden yararlanmak istediklerini belirten Genç GESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Lokman Çiçek, ``Genç GESİAD, GESİAD`ın gençlik yapılanması olup, amacımız GESİAD`da genç iş adamlarının aktif olarak görev yapması. Genç GESİAD bizim için tıpkı bir okul gibi. Her türlü ticari, sosyal ve kültürel faaliyetlerde bulunuyoruz. Yurt dışı iş gezilerimiz oldu. Bu sene de 3-4 tane yurt dışı programımız var. Bunların dışında söyleşi programlarımız ve sosyal projelerimiz oluyor. Söyleşi programlarımızla sanayi, ticaret ve siyaset hayatının önde gelen isimlerini davet ederek, tecrübelerinden yararlanıyoruz`` dedi.
Genç GESİAD olarak yetmiş üyelerinin olduğunu vurgulayan Çiçek, ``Üniversite mezunu olup, ticarete yeni atılmış, yeni firması olan arkadaşlarımızın aramıza girmesini istiyoruz. Genç GESİAD bizim için ciddi bir avantaj. Geçler olarak sizlere göre daha şanslıyız. GESİAD gibi çok değerli bir yapıda görev alabiliyoruz. O yüzden sizlerin önüne geçmemiz lazım. Şartlarımız, avantajlarımız çok fazla. Bunu değerlendirebilmek için, büyüklerimize göre daha fazla çalışmaya gayret gösteriyoruz. Kendimizi yetiştirmeye çalışıyoruz. Geleceğin iş adamları olarak şimdiden kaynaşıyoruz. Genç GESİAD olarak GTO Yönetiminden destek bekliyor, bizim yaş grubuna uyan işadamlarını yönlendirmenizi istiyoruz`` diye konuştu.
Genç GESİAD Yönetim Kurulu Üyelerini çalışmalarından dolayı kutlayan GTO Yönetim Kurulu üyeleri, tecrübelerini paylaşmaya her zaman hazır olduklarını belirterek, gençlerin bu tür yapılanmalarda görev almasından duydukları memnuniyeti dile getirdiler.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla Valisi Akbıyık, Köyceğiz’de incelemelerde bulundu Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık Köyceğiz’de bir dizi incelemelerde bulunarak vatandaşları ziyaret etti. Vali Akbıyık, ilk olarak Tekirdağ’ın Marmaraereğlisi ilçesi Yeniçiftlik Mahallesi’ndeki evinde vefat eden Jandarma Uzman Çavuş Kamil Keskin’in Köyceğiz Toparlar Mahallesi’ndeki baba evine taziye ziyaretinde bulundu. Ardından Vali Akbıyık, il genelinde etkili olan aşırı yağışlardan Köyceğiz’de etkilenen bölgelerde incelemelerde bulunmak amacıyla Kavakarası Mahallesi’ne geçti. Burada aşırı yağışlar nedeniyle zarar gören seraları inceledi. İncelemelerin ardından açıklamalarda bulunan Vali Dr. İdris Akbıyık, yaşanan olumsuzluktan etkilenen üreticilere geçmiş olsun dileklerini ileterek, devletin tüm imkanlarıyla vatandaşların yanında olduğunu ifade etti. Daha sonra Vali Akbıyık, Köyceğiz Mahalle Muhtarı Arıkan Daşkın ve mahalle sakinleriyle bir araya geldi. Köyceğiz mahallesi sakinleriyle hasbihal eden Vali Akbıyık, vatandaşların ihtiyaç talep ve önerilerini dinledi. Akabinde Vali Akbıyık, Köyceğiz Kaymakamı Mert Kumcu ile birlikte Köyceğiz Gölü kıyısında faaliyet gösteren esnafları ziyaret etti. Aşırı yağışlar nedeniyle zarar gören işyerlerinde incelemelerde bulunan Vali Akbıyık, esnaflarla hasbihal ederek hayırlı işler ve bereketli bol kazanç temennisinde bulundu. Heyet, yenilenen Köyceğiz Su Sporları ve Kamp Eğitim Merkezi’ne geçti. Köyceğiz Su Sporları ve Kamp Eğitim Merkezi Tesis Amiri Gözde Aydemir’den bilgi alan Vali Akbıyık, yenilenen eğitim merkezinde incelemelerde bulunurken, antrenman yapan sporculara başarılar diledi. Vali Dr. İdris Akbıyık son olarak Köyceğiz Kaymakamlığını ziyaret etti. Köyceğiz Kaymakamı Mert Kumcu’dan İlçede yapılan çalışmalar hakkında bilgi alan Vali Akbıyık, yapılması planlanan altyapı ve üstyapı projeleri hakkında istişarelerde bulundu. Vali Akbıyık, öğrencilerle düzenlenen iftar programından sonra ilçeden ayrıldı.
Bolu Oğlunun acısına yüreği dayanamayan anne son yolculuğuna uğurlandı Bolu’da evinde asılı halde cansız bedeni bulunan 16 yaşındaki çocuğun annesi, oğlunun kabri başında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Gözyaşlarıyla son yolculuğuna uğurlanan kadın oğlunun mezarının yanıbaşına defnedildi. Bolu’da 14 Şubat’ta kendisini doğalgaz borusuna asarak intihar eden 16 yaşındaki Efe Kerem Konuk, ailesi tarafından evde ölü olarak bulundu. Efe Kerem’in cenazesi, sevenlerinin gözyaşları arasında Kılıçarslan Mezarlığı’nda toprağa verildi. Evladının intiharı ile yıkılan anne Mine Konuk, oğlunun Kılıçarslan Mezarlığı’ndaki kabrini ziyaret ettiği esnada fenalaştı. Oğlunun mezarı başında fenalaşan acılı anne, kalp krizi geçirdi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekiplerinin ilk müdahalesini yaptığı Mine Konuk, Bolu’daki tedavisinin ardından durumunun ciddiyeti nedeniyle Ankara’ya sevk edildi. Ankara’daki hastanede yoğun bakım ünitesine alınan anne Mine Konuk’tan acı haber geldi. Evlat acısına yüreği daha fazla dayanamayan talihsiz kadın, doktorların tüm müdahalelerine rağmen günlerdir sürdürdüğü yaşam mücadelesini kaybederek hayatını kaybetti. Oğlunun yanına defnedildi Hayatını kaybeden anne Mine Konuk, Kalıcı Konutlar Camiinde öğleyin kılınan cenaze namazının ardından, oğlu Kerem Konuk’un mezarının yanına gözyaşlarıyla defnedildi. Cenaze namazına Bolu Valisi Abdulaziz Aydın, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş katılım sağladı.
Mardin 28 Şubatta başörtüsü yasağı nedeni ile Kıbrıs’a gidip üniversite okudu, bugün üniversitede ders veriyor 28 Şubat sürecinde uygulanan başörtüsü yasağı nedeniyle üniversite eğitimini Kuzey Kıbrıs’ta sürdürmek zorunda kalan öğretim üyesi Deniz Işıker Bedir, yıllar sonra Türkiye’de üniversite kürsüsünde ders vermenin mutluluğunu yaşıyor. O dönem disiplin cezası aldığını, sınavlara başörtülü girmenin yasaklandığını belirten akademisyen Bedir, sürecin milyonlarca kadını psikolojik ve sosyal açıdan etkilediğini söyledi. Mardin Artuklu Üniversitesi Psikoloji Bölümü doktor öğretim üyesi Deniz Işıker Bedir, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını İHA muhabirine anlattı. Başörtüsü yasağıyla ilk olarak ortaokulun sonu ile lise yıllarının başında karşılaştığını belirten Bedir, imam hatip lisesinde eğitim gördüğü dönemde de Türkiye’nin birçok yerinde başörtüsü yasağının uygulandığını ifade etti. Milli güvenlik derslerinde başörtülü olarak derse ve sınavlara girmenin yasak olduğunu dile getiren Bedir, yasağa karşı çıkan öğrencilerin disiplin cezalarıyla karşı karşıya kaldığını, kendisinin de bu süreçte disiplin cezası aldığını söyledi. "Birçok kadın kampüse başını açarak ya da perukla girmek zorunda kaldı" Üniversite sınavı ve üniversite döneminde de yasakların devam ettiğini aktaran Bedir, ’’Üniversitelerde de birçok kadın kapıdan içeri girerken ya başını açmak zorunda kalıyordu ya da peruk takarak farklı şekillerde içeri giriyordu. Ben bunu yaşamadım çünkü başörtüsü yasağı olmayan Kıbrıs’ta bir üniversiteye gittim. Özellikle bunu tercih ettim. Ancak Türkiye’ye kongre ya da kütüphane araştırması için geldiğimizde yine aynı uygulamalarla karşılaşıyorduk. Bu süreç kitlesel olarak milyonlarca insanı, milyonlarca kadını etkiledi" dedi. 28 Şubat sürecinin yalnızca başörtüsü yasağıyla sınırlı olmadığını dile getiren Bedir, ’’Ara verdiğim bir dönem de oldu. 28 Şubat sadece başörtüsü yasağıyla sınırlı değildi, katsayı problemi de vardı. Meslek liseleri katsayı sorunu yaşıyor, puanları kırılıyordu. Dolayısıyla istediğim üniversiteyi ve bölümü kazanabilmek için bir süre ara vermek durumunda kaldım. Daha doğrusu kazanamadım. Çünkü Türkiye’de bir üniversiteyi kazanabilmek için derece yapmanız gerekiyordu ve buna rağmen istediğiniz bölümü kazanmak her zaman mümkün olmuyordu. Bu süreç sadece bana değil birçok kadına psikolojik olarak da ağır geldi. Özellikle kadınlara vurgu yapıyorum çünkü başörtüsü yasağı çok kitlesel bir uygulamaydı. Birçok insanda korku, kaygı, depresif belirtiler, uyku bozuklukları, yeme bozuklukları ve sosyal fobi gibi birçok şey yaşattı. Ben de bunları yaşadım, kendimde tespit ettiğim sorunlardı" diye konuştu. "Dört kız kardeş aynı süreci yaşadı" Dört kız kardeş olduklarını ve hepsinin aynı süreci deneyimlediğini belirten Bedir, ’’Ailemiz bu konuda destekleyiciydi. Ablalarımdan biri yurt dışına gitti, bir kısmı okulu bıraktı, ben ise Kıbrıs’ta okudum. Ailem beni destekledi. Ancak özellikle akademik çalışmalarımdan ve "28 Şubat’ın Psikolojik Etkileri" kitabından da hareketle şunu söyleyebilirim ki birçok kadın destekleyici bir tavırla karşılaşmadı, ailesiyle çatışmalar yaşamak zorunda kaldı. Aile bunu kabul etse bile çok büyük bir üzüntü ve çok ciddi kayıplar vardı ortada. Yani dolayısıyla aile kısmına bakacak olursak gerçekten zorlayıcı deneyimler yaşadıklarını söyleyebiliriz" şeklinde konuştu. Her 28 Şubat döneminde o günlerin acısının yeniden hatırlandığını dile getiren Bedir, "Her 28 Şubat geldiğinde o dönemi yaşayan birçok insan aynı acıyı yaşıyor. Ancak bugün öğrencilerimle çok rahat bir şekilde ders yapabiliyorum. İdeolojik bir ayrışma yok, onların bana karşı bir tavrı yok. Bu çok mutluluk verici. Her ideolojiden, her fikirden, her dini görüşten insanın bir arada bulunabilmesi ve böyle bir sorun yaşanmaması gerçekten çok kıymetli. Bu süreç elbette birçok şeyi değiştirdi. Kişisel olarak baktığımda ise beni daha güçlü hale getirdiğini söyleyebilirim. Ama üzen yoran yılların kaybına neden olan tarafları da var. Fakat 28 Şubat aynı zamanda bir mücadele. Dolayısıyla arzularıyla eksiler ile bizi değiştirdiğini ve dönüştürdüğünü söyleyebilirim" dedi.
Mardin 28 Şubatta başörtüsü yasağı nedeni ile Kıbrıs’a gidip üniversite okudu, bugün üniversitede ders veriyor 28 Şubat sürecinde uygulanan başörtüsü yasağı nedeniyle üniversite eğitimini Kuzey Kıbrıs’ta sürdürmek zorunda kalan öğretim üyesi Deniz Işıker Bedir, yıllar sonra Türkiye’de üniversite kürsüsünde ders vermenin mutluluğunu yaşıyor. O dönem disiplin cezası aldığını, sınavlara başörtülü girmenin yasaklandığını belirten akademisyen Bedir, sürecin milyonlarca kadını psikolojik ve sosyal açıdan etkilediğini söyledi. Mardin Artuklu Üniversitesi Psikoloji Bölümü doktor öğretim üyesi Deniz Işıker Bedir, 28 Şubat sürecinde yaşadıklarını İHA muhabirine anlattı. Başörtüsü yasağıyla ilk olarak ortaokulun sonu ile lise yıllarının başında karşılaştığını belirten Bedir, imam hatip lisesinde eğitim gördüğü dönemde de Türkiye’nin birçok yerinde başörtüsü yasağının uygulandığını ifade etti. Milli güvenlik derslerinde başörtülü olarak derse ve sınavlara girmenin yasak olduğunu dile getiren Bedir, yasağa karşı çıkan öğrencilerin disiplin cezalarıyla karşı karşıya kaldığını, kendisinin de bu süreçte disiplin cezası aldığını söyledi. "Birçok kadın kampüse başını açarak ya da perukla girmek zorunda kaldı" Üniversite sınavı ve üniversite döneminde de yasakların devam ettiğini aktaran Bedir, ’’Üniversitelerde de birçok kadın kapıdan içeri girerken ya başını açmak zorunda kalıyordu ya da peruk takarak farklı şekillerde içeri giriyordu. Ben bunu yaşamadım çünkü başörtüsü yasağı olmayan Kıbrıs’ta bir üniversiteye gittim. Özellikle bunu tercih ettim. Ancak Türkiye’ye kongre ya da kütüphane araştırması için geldiğimizde yine aynı uygulamalarla karşılaşıyorduk. Bu süreç kitlesel olarak milyonlarca insanı, milyonlarca kadını etkiledi" dedi. 28 Şubat sürecinin yalnızca başörtüsü yasağıyla sınırlı olmadığını dile getiren Bedir, ’’Ara verdiğim bir dönem de oldu. 28 Şubat sadece başörtüsü yasağıyla sınırlı değildi, katsayı problemi de vardı. Meslek liseleri katsayı sorunu yaşıyor, puanları kırılıyordu. Dolayısıyla istediğim üniversiteyi ve bölümü kazanabilmek için bir süre ara vermek durumunda kaldım. Daha doğrusu kazanamadım. Çünkü Türkiye’de bir üniversiteyi kazanabilmek için derece yapmanız gerekiyordu ve buna rağmen istediğiniz bölümü kazanmak her zaman mümkün olmuyordu. Bu süreç sadece bana değil birçok kadına psikolojik olarak da ağır geldi. Özellikle kadınlara vurgu yapıyorum çünkü başörtüsü yasağı çok kitlesel bir uygulamaydı. Birçok insanda korku, kaygı, depresif belirtiler, uyku bozuklukları, yeme bozuklukları ve sosyal fobi gibi birçok şey yaşattı. Ben de bunları yaşadım, kendimde tespit ettiğim sorunlardı" diye konuştu. "Dört kız kardeş aynı süreci yaşadı" Dört kız kardeş olduklarını ve hepsinin aynı süreci deneyimlediğini belirten Bedir, ’’Ailemiz bu konuda destekleyiciydi. Ablalarımdan biri yurt dışına gitti, bir kısmı okulu bıraktı, ben ise Kıbrıs’ta okudum. Ailem beni destekledi. Ancak özellikle akademik çalışmalarımdan ve "28 Şubat’ın Psikolojik Etkileri" kitabından da hareketle şunu söyleyebilirim ki birçok kadın destekleyici bir tavırla karşılaşmadı, ailesiyle çatışmalar yaşamak zorunda kaldı. Bazen ailesiyle çatışmalar yaşamak zorunda kaldı. Aile bunu kabul etse bile çok büyük bir üzüntü ve çok ciddi kayıplar vardı ortada. Yani dolayısıyla aile kısmına bakacak olursak gerçekten zorlayıcı deneyimler yaşadıklarını söyleyebiliriz" şeklinde konuştu. Her 28 Şubat döneminde o günlerin acısının yeniden hatırlandığını dile getiren Bedir, "Her 28 Şubat geldiğinde o dönemi yaşayan birçok insan aynı acıyı yaşıyor. Ancak bugün öğrencilerimle çok rahat bir şekilde ders yapabiliyorum. İdeolojik bir ayrışma yok, onların bana karşı bir tavrı yok. Bu çok mutluluk verici. Her ideolojiden, her fikirden, her dini görüşten insanın bir arada bulunabilmesi ve böyle bir sorun yaşanmaması gerçekten çok kıymetli. Bu süreç elbette birçok şeyi değiştirdi. Kişisel olarak baktığımda ise beni daha güçlü hale getirdiğini söyleyebilirim. Ama üzen yoran yılların kaybına neden olan tarafları da var. Fakat 28 Şubat aynı zamanda bir mücadele. Dolayısıyla arzularıyla eksiler ile bizi değiştirdiğini ve dönüştürdüğünü söyleyebilirim" dedi.