GENEL - 16 Mart 2023 Perşembe 12:09

Deprem bölgesine giden Rektör Elmas anlattı: "Akılalmaz yanlışlar olmuş"

A
A
A
Deprem bölgesine giden Rektör Elmas anlattı: "Akılalmaz yanlışlar olmuş"

Deprem bölgesinde incelemelerde bulunan KOSTÜ Rektörü ve aynı zamanda AFAD Deprem Danışma Kurul Üyeliği de yapmış olan Prof.

Deprem bölgesinde incelemelerde bulunan KOSTÜ Rektörü ve aynı zamanda AFAD Deprem Danışma Kurul Üyeliği de yapmış olan Prof. Dr. Muzaffer Elmas, "Biraz üzülerek söylüyorum, temel mühendislik bilgisinin dahi yeteceği hususlarda akılalmaz yanlışlar olmuş. Özellikle uygulamada beton dökümü ve diğer hususlarda vahim hatalar olduğu gözükmekte" dedi.


Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi’nde düzenlenen konferansta Rektör Prof. Dr. Muzaffer Elmas, deprem bölgesinde edindiği gözlemleri aktardı. Uzmanlık alanı inşaat mühendisliği olan ve birçok depremde görev yapan Rektör Elmas, depreme dayanıklı bina yapmanın basit olduğunu fakat yapılardaki eksikliklerin büyük yıkımlara sebep olduğunu vurguladı. Elmas, bölgedeki gözlemlerini slaytlar ve fotoğraflar üzerinden de katılımcılara sundu.



"Akılalmaz yanlışlar olmuş"


AFAD Deprem Danışma Kurul Üyeliği de yapmış olan KOSTÜ Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas, "Hem Türkiye Bilimler Akademisi olarak hem de KOSTÜ olarak deprem bölgesine 4 günlük bir inceleme ziyaretinde bulunduk. Elazığ’dan başlayıp Malatya, Kahramanmaraş, Adıyaman, Nurdağı, Kırıkhan, Hatay Antakya bölgelerinin tamamını dolaşma fırsatımız oldu. Tabii burada olan afet, hem art arda iki depremin oluşu hem de meydana getirdiği yıkım bakımından dünyada az rastlanan türden bir afet. Bunu net olarak ifade edelim çünkü aynı anda iki depremin oluşu deprem kayıtlarında gözükmekte. 9 saat sonra tekrar aynı büyüklükte ama etkisi daha fazla olan bir deprem oldu. Bunların hepsi bir araya geldiğinde özellikle alüvyon zeminler, ova zeminler, düz zeminlerdeki zemin hareketleri oldukça farklı davranış göstererek tüm yapıları neredeyse yok etmiş. Bunun nedenlerini tek bir parametreye bağlamak mümkün değil. Sebepleri çok boyutlu olarak incelenip ortaya konulmalı. Fakat şunu da gördük ki üniversite binalarının çoğu sağlam. Zaten üniversite binalarının çoğu da bu tür maksatlarla kullanılmış. Hem AFAD’a destek amacıyla hem yemek dağıtma gibi maksatlarla kullanılmış. Bu da şunu gösterdi, bilhassa sağlam zeminlere yapılan binalarda çok fazla sorun olmadığı net olarak önümüze çıkmış. Biraz üzülerek söylüyorum, temel mühendislik bilgisinin dahi yeteceği hususlarda akılalmaz yanlışlar olmuş. Özellikle uygulamada beton dökümü ve diğer hususlarda vahim hatalar olduğu gözükmekte" dedi.



"Kültürel olarak şuurumuz zayıf"


Depremzedeler için çadır ve konteyner kent çalışmalarının sürdüğüne dikkat çeken Muzaffer Elmas, "Mevcut yıkılan yerlerin temizlenmesi, yeni düzenin kurulması biraz zaman alacak gibi gözüküyor. Çünkü bunların kısa sürede toparlanması büyük çaba istiyor, toparlanacağına inanıyoruz. Şunları da tespit ettik, mesela 20-30 sene önce karar verilmiş ‘Buralarda yapılar olacak, buralarda olmayacak’ diye. Sonra biz onları değiştirerek gelmişiz. Hep birlikte yapmışız bunu. Oraları imara açmışız, kat yüksekliklerini çok cesurca yükseltmişiz, bu sonuca da gelmişiz. Bütün depremleri bizzat gidip yerinde gören biri olarak söylüyorum, yönetmelikleri çok fazla değiştiriyoruz, kanunları yapıyoruz. Aslında bizim kanunlarımız, yönetmeliklerimiz yeterli ve çağın ihtiyaçlarına göre yenileniyor. Fakat bunun uygulamasında ve sonuçlarına bakmakta kültürel olarak şuurumuz zayıf. Sağlıklı yapsaydık bunları yaşamayacaktık. O bakımdan inşallah bu bizim için, ülkemiz için bir milat olur. Büyük ekseriyeti deprem bölgesinde olan ülkemizde yönetmeliklere göre bina yaparak ilerleyen yıllarda torunlarımıza, çocuklarımıza daha güvenli bir ülke bırakmış oluruz. Bunu hiç aklımızdan çıkarmamamız gerekir" diye konuştu.



"Betonun dökümü hatta sulanmasının en önemli aşamalarını da çok güvensiz, şuursuz yapıyoruz"


Depreme dayanıklı binalar yapmanın aslında kolay olduğunu vurgulayan Rektör Elmas, “Depreme dayanıklı bina yapmak aslında basit bir iş. Fakat biz çeşitli mülahazalarla bunu delmeye çalışıyoruz. Deniyor ki, her iki istikamette bina alanının yüzde 1 yahut 1 buçuğu kadar betonarme perde olduğunda binaların depreme karşı dayanıklılığı oldukça artıyor. Bu aslında çok basit. Kendi evinde oturanlar da bunu görebilir. Baksınlar mesela ev 100 metrekareyse 1 metrekare her istikamette perde varsa, 5-6 katlıysa depreme karşı güvenlikten bahsetmek mümkün olabilir. Bunu ilk etap için söylüyorum tabii ki. Eğer bu yoksa yapacağınız tetkikler, incelemeler, betonlar, numune almalarınız, değerlendirmeleriniz çok bir işe yaramaz. O yüzden binayı güvende tutacak iki istikamette ana taşıyıcıyı yapıp zemini de iyi seçtiğimizde bunu kolayca halledebiliriz. Yani birinci yıkım sebebi bu olmuş, biz bunları yapmadan veya doğrultularını iki yönde koymadan bu sonucu hazırlamışız. İkincisi de kısa kolonlar çok tehlikeli. Yani, bir kolonun alacağı kesme kuvvetini 7-8 katına kadar çıkaran bir uygulama bu. Yasaklanmalı dediğimiz asmolen döşemeyi de sağlıklı olarak yapamıyoruz. Yapıyorsak da önlemini almamız lazım. Zemin katları 5-6 metre yüksek yapıp üzerine ağır kütleleri koyduğumuzda bunlar da çok tehlikeli. Bir de betonun dökümü hatta sulanmasının en önemli aşamalarını da çok güvensiz, şuursuz yapıyoruz. Bu basit şeyler bir araya geldiğinde bu sonuçlar doğuyor. Bunlar olduğu zaman bu sonuçların ortaya çıkması sürpriz değil" ifadelerini kullandı.



"Türkiye’deki mevcut yapı stoğunu sismik izolatörlerle bir noktaya getirmenin mantıklı olduğunu düşünmüyorum"


Rektör Elmas, sözlerini şöyle noktaladı:


"Şu anda Türkiye’deki mevcut yapı stoğunu sismik izolatörlerle bir noktaya getirmenin çok mantıklı olduğunu düşünmüyorum. Mevcut yapı stoklarımızın kendi ana taşıyıcıları olmadan bunları kullanmak veya sismik izolatörlerin yanında elyaflarla sararak güçlendirmek elbette birer tedbir ama siz binanızı iyi projelendirmediğiniz zaman, yeterli yatay taşıyıcıyı sağlamadığınız zaman onların bir faydası olduğunu düşünmüyorum. Onlar sağlam ve her şeyi düzgün binalarda olabilir. O yüzden tekrar söylüyorum, bu basit bir husus ama biz bunu karmaşık bir hale getiriyoruz ve hiçbirimiz de işin içinden çıkamıyoruz. Bunları basitleştirerek ilerleyelim. Hem deprem yönetmeliğimiz hem mevcut binalarımızın depreme dayanıklılık raporlarını veren şu andaki yönetmeliklerimizin de sadeleşmesi gerektiğini düşünüyorum"



Akgün: "Suçlu hepimiziz"


Kocaeli İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Ali Akgün ise "Deprem aslında doğal bir olay. Rüzgarın esmesi gibi, yıldırımın düşmesi gibi bir şey. Fakat biz yapılarımızı depreme daha dayanıklı, daha hazır yapmadığımız için bu iş felaketle sonuçlanıyor. Suçlu hepimiziz. İnsan olarak hepimizin şuurlandırılması lazım. Öncelikle çok ucuzu arayıp bedavanın peşinde gezersek işte ucuz etin yahnisi bu şekilde oluyor" şeklinde konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Çayırlı’da 133 çiftçiye 10 ton yonca tohumu desteği Çayırlı ilçesinde 133 çiftçiye 10 ton yonca tohumu desteği sağlandı. DAP Bölge Kalkınma İdaresi Başkanlığı destekleriyle yürütülen "Çayırlı’da Kaba Yem Açığının Azaltılması Projesi" kapsamında düzenlenen programda üreticilere toplam 10 bin kilogram yonca tohumu dağıtıldı. Tohum teslim törenine Çayırlı Kaymakamı İsmail Battal, Tarım ve Orman İl Müdürü Alper Koçaker, Belediye Başkan Vekili Fatih Balcıoğlu, Ziraat Odası Başkanı Cihangir Polat ve üreticiler katıldı. Törende konuşan Koçaker, Erzincan’da yem bitkileri ekiliş alanlarının her yıl arttığını belirterek, bu artışın hayvancılık sektörüne önemli katkı sunduğunu ifade etti. Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından Erzincan’ın Et ve Süt Bölgesi kapsamına alınmasının da üreticilere sağlanan destekleri artırdığını vurguladı. Hayvancılıkta kaba yem ihtiyacının karşılanmasında yem bitkilerinin kritik rol oynadığını dile getiren Koçaker, bu tür projelerin üretim maliyetlerini düşürerek sektörü güçlendirdiğini kaydetti. Kaymakam Battal ise Çayırlı’nın hem bitkisel hem de hayvansal üretimde önemli bir merkez olduğunu belirterek, tarımsal faaliyetlerin yoğun şekilde sürdürüldüğünü ve verilen desteklerin üreticiler açısından büyük önem taşıdığını söyledi. Konuşmaların ardından 133 çiftçiye toplam 10 ton yonca tohumu teslim edildi.
Erzincan Erzincan Vefa Spor zirvede: Namağlup şampiyonluk geldi 2025-2026 voleybol sezonu kapsamında düzenlenen Kulüpler Altyapılar Genç Kızlar Grup Müsabakaları tamamlandı. 15-17 Nisan tarihlerinde Merkez Spor Salonu’nda gerçekleştirilen organizasyonda 4 takım, 56 sporcu ve 8 antrenör mücadele etti. Üç gün süren karşılaşmalarda takımlar, üst tura çıkabilmek için sahada kıyasıya rekabet etti. Turnuvaya galibiyetle başlayan Erzincan Vefa Spor, ilk maçında Gümüşhane GSİM’i 3-1 mağlup etti. Aynı gün oynanan diğer karşılaşmada ise Erzurum Palandöken, Artvin Spor’u 3-0 yendi. İkinci gün müsabakalarında Erzincan temsilcisi, Erzurum Palandöken’i 3-0 mağlup ederek çıkışını sürdürdü. Günün diğer maçında Artvin Spor, Gümüşhane GSİM’i 3-0 yenerek ilk galibiyetini aldı. Final gününde Gümüşhane GSİM, Erzurum Palandöken’i 3-0 mağlup ederken, turnuvanın en kritik mücadelesinde Artvin Spor ile Erzincan Vefa Spor karşı karşıya geldi. Erzincan temsilcisi sahadan 3-0 galip ayrılarak turnuvayı namağlup tamamladı. Bu sonuçlarla Erzincan Vefa Spor, 3’te 3 yaparak 9 puanla grubunu lider tamamladı ve şampiyonluğa ulaştı. Elde edilen başarıyla Erzincan temsilcisi, kulüp tarihinde ilk kez Türkiye Şampiyonası’na katılma hakkı kazandı. Kulüp Başkanı Oktay Gül, şampiyonaya iyi hazırlandıklarını belirterek, teknik ekip ve sporcuları tebrik etti. Gül, 16 finallerinde de başarı hedeflediklerini ifade etti.
İstanbul Ataşehir Belediyesi’ne yapılan yolsuzluk operasyonunda gözaltına alınan 5 kişi sağlık kontrolünden geçirildi İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonda, aralarında Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ve yardımcılarının da bulunduğu 18 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan 5 kişi sağlık kontrolünden geçirildi. İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı, Ataşehir Belediyesi’ndeki ihale, imar ve iskân işlemlerinde "rüşvet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve ihaleye fesat karıştırma" suçlarının işlendiği iddiaları üzerine yürüttüğü soruşturmada düğmeye bastı. 17 Nisan tarihinde 45 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda 18 şüpheli gözaltına alınırken, çok sayıda dijital materyale el konuldu. Operasyon kapsamında gözaltına alınan isimler arasında Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Belediye Başkan Yardımcıları Oğuz Kaya ve Orhan Aydoğdu, Mali İşler Müdürü Mürteza Kutluk, Özel Kalem Müdürü Alpay Arslan ile yapı, ruhsat ve imar birimlerinden sorumlu müdürler Aysun Gökçen, Basri Onur Dedetaş, Nimet Karademir, Gülbin Ergünay ve Ezgi Nur Yılmaz yer aldı. Ayrıca belediye çalışanları, mimarlar ve rüşvet çarkına dahil olduğu iddia edilen firma sahiplerinin de gözaltına alınanlar arasında olduğu öğrenildi. 18 kişiden 5’i sağlık kontrolünden geçirilmek üzere Bayrampaşa Devlet Hastanesi’ne getirildi. Gözaltına alınan isimlerden bazıları sağlık kontrolünden geçirildi Öte yandan gözaltına alınan 18 kişiden Özel Kalem Müdürü Alpay Arslan, Zabıta Müdürü Mehmet Yılmaz, Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın kayınbiraderi Ruhsat ve Denetim Müdürü Basri Dedetaş’ın da aralarında bulunduğu 5 kişi sağlık kontrolü için Bayrampaşa Devlet Hastanesi’ne getirildi. Sağlık kontrolünün ardından şüpheliler İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Başsavcılıktan açıklama Operasyonun ardından İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi: "İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 2025/256622 sayılı soruşturma kapsamında; Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, Belediye Başkan Yardımcıları Birkan Birol Yıldız, Orhan Aydoğdu ve Oğuz Kaya ile ilgili birim amirleri ve personellerinin ihale, imar ve iskan işlemlerine ilişkin rüşvet aldıkları yönündeki ihbarlar üzerine şüpheliler hakkında soruşturma başlatılmıştır. Soruşturma sürecinde; şüphelilere ait MASAK raporları ve HTS kayıtları temin edilmiş, iskan ve yapı ruhsatı işlemlerinde rüşvet karşılığı işlem yapıldığına dair bulgulara ulaşılmıştır. Yapılan incelemelerde; Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında milyon dolarları bulan rüşvetler alındığı, alınan rüşvetlerin belediye içerisindeki konum ve yetkiye göre paylaştırıldığı tespit edilmiştir. Elde edilen deliller doğrultusunda 17 Nisan 2026 tarihinde eş zamanlı arama, el koyma ve gözaltı işlemi gerçekleştirilmiş olup, toplamda 18 şüpheli şahıs yakalanarak gözaltına alınmıştır. 2 firari şahsın ise yakalama çalışması devam etmektedir. Kamuoyuna saygıyla duyurulur." Soruşturmanın detaylandırılarak sürdüğü bildirildi.