GÜNDEM - 25 Şubat 2026 Çarşamba 16:47

12 ilçenin atık bertaraf ihalesi 307 milyon TL teklifle tamamlandı

A
A
A
12 ilçenin atık bertaraf ihalesi 307 milyon TL teklifle tamamlandı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi encümen toplantısında 12 ilçeden oluşan atık bertaraf ihalesi 307 milyon 508 bin 250 TL teklif verilerek yapıldı. Toplu taşımada kural ihlali yapan 100 şoföre ise toplam 295 bin 300 TL idari para cezası onaylandı.



Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin her hafta gerçekleştirdiği encümen toplantısında 109 gündem maddesi görüşülerek karara bağlandı. Ulaşım dairesi, imar ve şehircilik dairesi, kentsel dönüşüm dairesi, emlak ve istimlak dairesi ile sağlık ve sosyal hizmetler dairesinden gelen kararların görüşüldüğü toplantıya Genel Sekreter Dr. Hayri Baraçlı başkanlık yaptı.



12 ilçenin atığı için ihale yapıldı


Hava, yeraltı suyu ve toprak kirliliğinin önlenmesi adına çalışmalarını sürdüren Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, encümen toplantısında 12 ilçenin atık bertaraf ihalesini gerçekleştirdi. Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığınca gündeme sunulan Kocaeli genelinde 7 milyon 321 bin 625 ton belediye atığının 10 yıl süreyle bertarafına yönelik ihale kapalı teklif artırma usulü ile yapıldı. Belediye atıklarının bertarafı için ihaleye katılan istekli 307 milyon 508 bin 250 TL teklif sundu.



100 şoföre 295 bin 300 TL ceza


Encümende, toplu taşımada vatandaşın huzurunu bozacak davranışlarda bulunan şoförlere de ceza yağdı. Ulaşım Dairesi Başkanlığı Toplu Taşıma Şube Müdürlüğü’nce encümene sunulan evraklarda 100 şoföre kesilen 295 bin 300 TL idari para cezası onaylandı. Otobüs şoförlerinin sefer saatine uymadığı, rotasyona uygun çalışmadığı, güzergahını tamamlamadığı, belde harici yolcu taşıdığı, sefer sırasında sigara içtiği, yolcuya kötü muamelede bulunduğu, duraklarda bekleyen yolcuyu almadığı ve tehlikeli araç kullandığı tespit edilirken, taksi şoförlerinin ise müşteriyi istediği yere götürmediği, taksimetreye uymadığı ve durak adını kullanarak şahsi reklam yaptığı belirlendi.



12 ilçenin atık bertaraf ihalesi 307 milyon TL teklifle tamamlandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Güner’den ‘Kızamık’ açıklaması: "Problemimiz yok, takipteyiz" Son günlerde dünyada kızamık hastalığı konuşulurken İstanbul’daki son duruma ilişkin konuşan İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, "Aşılama oranlarımız yüzde 90’ların üzerinde. Şu an kızamık ve ya bulaşıcı hastalıklarla ilgili riskimiz yok, birebir takip ediyoruz. Kızamık şüpheli vakalarımız bazen oluyor, hepsi aşısız çocuklar. Avrupa kızamıktan kavrulurken bizim bunu başarmamızın tek nedeni; aşılama programımız. Aşılamayı yapmazsanız eninde sonunda vaka artışıyla karşılaşabiliriz, şu anda kızamıkla ilgili problemimiz yok" dedi. İstanbul İl Sağlık Müdürü Doç. Dr. Abdullah Emre Güner, megakentin sağlık sistemine ilişkin açıklamalarda bulundu. Birçok ülkede yüksek ateş, döküntü ve boğaz ağrısı gibi belirtilerle kendini gösteren kızamıkla ilgili hareketlilik yaşandığı ifade edilirken Doç. Dr. Güner, İstanbul’daki son durumu İhlas Haber Ajansı muhabirine anlattı. İstanbul’da devam eden sağlık yatırımlarına ilişkin de konuşan Doç. Dr. Güner, beklenen büyük İstanbul depremine yönelik megakentteki sürece yönelik bilgi verdi. "Geçtiğimiz sene 4 milyon 232 bin aşı uygulandı" ‘Türkiye’nin en iyi yaptığı şeylerden biridir; aşı’ diyerek sözlerine başlayan Doç. Dr. Güner, "5 bine yakın aile hekimimizle bin 114 aile sağlığı merkezimizle tüm Türkiye’deki sayıları 30 bini bulan aile hekimiyle her türlü noktada aşılamayı gerek aile hekimliğinde gerek evde, köyde, mezrada yapabilir durumdayız. Geçtiğimiz sene 4 milyon 232 bin aşı uygulandı. Bazı noktalarda bilimsellikten uzak açıklamalarla bazen karşılaşıyoruz. Bunlara aşı kararsızlığı diyoruz çünkü aşıyı reddetmeniz gibi bir şeyin bilimle yan yana gelme şansı olmaz. Bugün kızamık regüle edilmiş, Avrupa kızamıktan kavrulurken, bulaşıcı hastalıklarla ilgili problemler olurken bizim bunu başarmamızın tek nedeni; aşılama programımız. Aşıyı birebir takip etmemiz gerekiyor. Bununla beraber topuk kanı, yenidoğan taramalarımız. Kalıtsal hastalıkları birebir takip ederiz, İstanbul’da da özel bir uygulamamız var. Herhangi bir risk olduğunda çocuk endokrin doktoruyla ilgili randevu almanıza gerek kalmıyor. İstanbul Valiliğimizin projesiyle beraber de yapay zekaya dönüştürülmüş bir sistematik var" dedi. "İstanbul’da 18 hastane yatırımı devam etmekte" İstanbul’un sağlık alt yapısına yönelik bilgiler veren Doç. Dr. Güner, "2002 yılından itibaren sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlayan bir Sağlıkta Dönüşüm Projesi var. Yapılarımızı ana noktada depremde dayanması hatta sağlık hizmetine devam edeceği şekilde planlamaya çalışıyoruz. 2025 yılında 52 tane sadece aile sağlığı merkezi, 2 hastanemizi açtık. Yakın zamanda Esenyurt Hastanemizi açacağız. 18 tane hastane yatırımı devam etmekte, Türkiye’nin en büyük hastanesi şu an Sancaktepe’de şehir hastanesi olarak yapılıyor. İstanbul’un batı yakasında Çam ve Sakura Şehir Hastanesi vardı, doğu yakasında Sancaktepe Şehir Hastanesi’ni yapıyoruz, onunla beraber Beykoz Devlet Hastanesi. E-5 hattı dediğimiz, güney hattımızda yenilenmeyi takip eden hastaneler var. Yeni yaptığımız hastanelerden Silivri, Büyükçekmece, Beylikdüzü, Avcılar’da yeni bir hastane yapıyoruz. Bakırköy’deki hem Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi hem Mazhar Osman Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi beraber bin 600 yataklı olarak yerinde yeniden yapılacak, şu anda projesi çiziliyor. Okmeydanı ve Göztepe’nin 2’nci safhaları, aynı blokların ikizleri yapılacak. Süreyyapaşa’da büyük bir sağlık kompleksi yapılacak. Fatih Sultan Mehmet Devlet Hastanemiz yerinde; Kozyatağında bin 453 yataklı yapıyoruz. Şu anda çalışmaları başladı, temel kazıları devam ediyor. Numune ve Siyami Ersek hastanelerimiz; yerinde, Abdülhamid Han Hastanesi ile birleşerek yaklaşık bin yataklı çok güzel bir eğitim ve araştırma hastanesi olacak. Sağlıklı kalmayı, yaşamayı insanlara teşvik etmemiz lazım" dedi. "Türkiye’nin bir planı var, İstanbul’un her ilçesi illerle eşleştirilmiş durumda" Beklenen büyük İstanbul depremine karşı sağlık sistemi ve çalışanlara yönelik çalışmalar gerçekleştirdiklerini aktaran Doç. Dr. Güner, izolatörlü hastanelerle sağlık hizmetinin aksamadan devam edeceğine dikkat çekti. İstanbul’un sağlık alt yapısının her geçen gün daha iyiye gittiğini belirten Güner, "Türkiye’nin bir sağlık planı var. İstanbul’un her ilçesi bir illerle eşleştirilmiş durumda. Deprem olduğu anda kimin nerede, hangi ameliyathanede, poliklinikte çalışacağı belli. Refleks sistematiğinde gelecekler, belirlendiği hastanede Numune, Kartal Lütfi Kırdar gibi izolatörlü hastanemize gelip çalışacaklar. Deprem tatbikatları yapıyoruz" şeklinde konuştu. "Kızamıkla ilgili problemimiz yok, birebir takip ediyoruz" Son dönemde gündeme gelen kızamık hastalığına ilişkin konuşan Güner, "Aşılama oranlarımız yüzde 90’ların üzerinde. Pandemide hepimiz aşı nedir, nasıl kapsar, nasıl korur öğrendik. Şu an kızamık ve ya bulaşıcı hastalıklarla ilgili bir riskimiz yok, birebir takip ediyoruz. Bir filyasyon sistematiğinin olduğunu tüm dünyaya gösterdik. Kızamıklı bir çocuk varsa çocuk nereye gitmiş, nerede okumuş, sınıfında kaç kişi var, aşılamayla ilgili problemleri var mı, bire bir takip ediyoruz. Kızamık şüpheli vakalarımız bazen oluyor, bunların hepsi aşısız çocuklar. Avrupa‘nın sıkıntı yaşamasının nedeni ne; birinci basamak sağlık hizmetini oturtamadığı için aşılamayla ilgili problemleri var. Bu sistematik eğer devam ederse her 4-5 senede bir salgınla, vaka artışıyla Avrupa karşılaşacak. Biz eğer aşılamamızı yüksek tutmazsak çocuklarımızı aşıya götürmezsek sağda solda duyduğumuz haberlerle aşıyla ilgili kararsızlık yaşayacaksak bizim de Avrupalıdan bir farkımız yok. Kızamıkla ilgili problem yaşamamamızın nedeni; aşılama kuvvetimiz. Koruyucu sağlık hizmetleriyle ilgili Avrupa’nın büyük problemleri var. Dünya Sağlık Örgütü’nün birebir takip ettiği bir şey bu; kızamık eliminasyon programı, tüm dünyada takip ediliyor. Şu anda çocuk felci hastalığı yok, çiçek hastalığı hiç yok, bunların başarısı aşılamayla ilgili. Aşılamayı yapmazsanız şu anda kızamık virüsü aktif bir virüs olduğundan dolayı eninde sonunda vaka, vakanın artışıyla karşılaşabiliriz ama şükür olsun aşılamamız yüksek. Şu anda kızamıkla ilgili problemimiz yok" dedi. (HK-RU