GÜNDEM - 17 Ağustos 2025 Pazar 00:14

17 Ağustos’un acısı 26 yıl sonra da hafızalarda

A
A
A
17 Ağustos’un acısı 26 yıl sonra da hafızalarda

17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nin üzerinden 26 yıl geçerken, acılar tazeliğini koruyor. Merkez üssü Gölcük’te düzenlenen anma programında deprem şehitleri dualarla yad edilirken, kentsel dönüşüm ve afet hazırlığının önemi vurgulandı. Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, Türkiye’nin dört bir yanında riskli yapıların yenilendiğini 3.3 milyon konutun dönüştürüldüğünü ve 12 milyon kişinin güvenli yuvalarına kavuştuğunu dile getirdi.



17 Ağustos 1999 tarihinde saat 03.02’de 45 saniye süren Kocaeli merkezli depremin üstünden 26 yıl geçti. 18 bin 373 kişi hayatını kaybederken, 48 bin 901 kişi yaralandı, yüzlerce kişi de sakat kaldı. Merkez üssü Gölcük’te deprem şehitlerini anmak ve deprem gerçeğine dikkat çekmek için program düzenlendi. Programda Kavaklı Sahili’nde kurulan stantta vatandaşlar bilgilendirildi. Kuran-ı Kerim tilaveti ve dualar ile başlayan programdan konuşan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, kaybedilen canların geri gelmeyeceğini vurgulayarak, "Yıkılan binalar gayretle tekrar yapılabiliyor ancak kaybettiğimiz canlar bir daha geri gelmiyor. 26 yılda çok şey yapıldı, kentsel dönüşüm devam ediyor. Hükümet konağı ve yeni devlet hastanemiz tamamlanıyor. Depremde hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımıza rahmet diliyorum. Allah bir daha ülkemize böyle acılar yaşatmasın" dedi.



"150 bin bağımsız birimin dönüştürülmesi gerekiyor"


Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, deprem bilincinin sadece afet sonrası değil, öncesinde de hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı. Büyükakın, "Deprem öldürmez, binalar öldürür. Bunu bilmeyen yok, ama uygulamada eksiklikler var. Deprem anını ve sonrasını yönetebiliyoruz, ancak öncesiyle ilgili yeterince yol alınamadı. Bazen duygusal, bazen maddi sebeplerle dönüşüm gecikiyor. Kocaeli’de toplam 315 bin bina var. Bunların 161 bini 1999 öncesi yapıldı ve acil olarak 150 bin bağımsız birimin dönüştürülmesi gerekiyor. Her birine yaklaşık 3 milyon TL’den hesaplayınca toplamda 450 milyar TL’lik bir kaynak gerekiyor. Büyükşehir belediyesi bütçesiyle tek başına bu mümkün değil, bu nedenle planlı, ölçülü ve akıllı bir yaklaşım şart. Kentimizde 15 ayrı noktada kentsel dönüşüm sürüyor, bakanlık ve belediye işbirliğiyle yeni 8 bin konutun dönüşümü için anlaşmalar sağlandı. İmar düzenlemeleriyle vatandaşların kendi inşaatlarını yapmasının önü açılırsa süreç hızlanacak. Bazı insanlar binalarına duygusal bağ kuruyor, hatta ‘Ömrüm burada geçti, taşınmak istemiyorum’ diyor. Ancak depremde binalar yıkıldığında huzur da, güven de yok oluyor. Burada fedakarlık yapmak, devlet, belediye ve vatandaş olarak el birliğiyle hareket etmek zorundayız. Teknik kapasitemiz yeter, insan kaynağımız hazır; yeter ki irademizi ortaya koyalım" ifadelerini kullandı.



"3.3 milyon konutu dönüştürdük, 12 milyon vatandaşımız güvenli yuvalarına kavuştu"


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Çevre ve Şehircilik Politikaları Başkanı Sevilay Tuncer, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin yıl dönümünde yaptığı konuşmada, "1999’dan bu yana tam 26 yıl geçti. O gece saat 03.02’de sadece binalarımız değil, hayatlarımız da sarsıldı. 17 bin 480 vatandaşımızı kaybettik, on binlerce kişi yaralandı. Tüm ülkemiz derin bir acı yaşadı. O gün yitirdiğimiz vatandaşlarımızı rahmetle, geride kalanlara sabır diliyorum. Türkiye’nin dört bir yanında riskli yapıları yeniliyoruz. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde riskli yapıları yenileyerek 3.3 milyon konutu dönüştürdük, 12 milyon vatandaşımız güvenli yuvalarına kavuştu. Kocaeli’de kentsel dönüşüm, altyapı ve kadın yatırımlarıyla pek çok proje hayata geçti. 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremler, afetlere hazırlığın sürekli bir süreç olduğunu bir kez daha gösterdi. Devletimiz, bakanlıklar, belediyeler, sivil toplum kuruluşları ve gönüllüler el ele vererek bir yıl içinde 450 bin konut ve köy evi inşa edip teslim etti" ifadelerini kullandı.



"Akıllı şehir teknolojileri, afet erken uyarı sistemleri, millet bahçeleri ve toplanma alanlarıyla güvenliği sağlıyoruz"


Tuncer, afetlere karşı hazırlığın önemine vurgu yaparak, "Afetleri önleyemeyiz, ama yıkımları azaltabiliriz. Depremler, seller, yangınlar ve iklim değişikliğinin etkileri artık daha sık karşımıza çıkıyor. Bu nedenle şehirlerimizi afete dirençli, iklim dostu, kimlikli ve yaşanabilir hale getirmek önceliğimizdir. Kocaeli ve Gölcük’te akıllı şehir teknolojileri, afet erken uyarı sistemleri, millet bahçeleri ve toplanma alanlarıyla güvenliği sağlıyoruz. Afetlere karşı en güçlü kalkan, önceden hazırlanmış ve uygulanabilir risk azaltma planlarıdır. Her il ve ilçemizde bu planlar güncel ve gerçekçi olmalıdır. Geçmişte olduğu gibi bugün ve yarın da milletimizin yanında olacağız. Rabbim bu millete bir daha 17 Ağustos ve 6 Şubat’taki gibi acılar yaşatmasın. Tüm afet şehitlerimize Allah’tan rahmet, milletimize birlik ve güven dolu yarınlar diliyorum" dedi.



"Türkiye genelinde il risk azaltma planları hazırlandı"


İçişleri Bakan Yardımcısı Münir Karaloğlu, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin ve 6 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Türkiye’nin afet yönetiminde önemli adımlar attığını vurguladı. Karaloğlu, "17 Ağustos’ta sadece binalar değil, hayatlarımız da yıkıldı. Binlerce canımızı kaybettik; anneler evlatsız, evlatlar öksüz kaldı. Bu acıları asla unutmayacağız. O dönemde afet yönetimi farklı bakanlık ve genel müdürlükler arasında dağınık yürütülüyordu. 2009 yılında AFAD kurulmuş ve bütünleşik afet yönetim sistemi hayata geçirilmiştir. Artık afet yönetimi sadece kriz anını yönetmek değil; riskleri önceden tespit edip azaltmak da sistemin önceliği oldu. Türkiye genelinde il risk azaltma planları hazırlandı, hangi kurum hangi riski ne zaman çözmekle sorumlu, net olarak belirlendi" ifadelerini kullandı.



"Yıl sonunda 453 bin konut ve iş yerini hak sahiplerine teslim etmiş olacağız"


Karaloğlu, AFAD’ın etkinliğini artırmak için hem kamu hem de sivil toplum işbirliğine önem verdiklerini belirtti: "Artık sadece kamu değil, sivil toplum kuruluşlarının da ağır ve orta sınıf arama kurtarma ekipleri var. Hedefimiz, 100 bin arama kurtarma ekibini kamu ve sivil toplum eliyle oluşturmak. 6 Şubat depremlerinde coğrafya ve yıkım büyüklüğüne rağmen bu ekipler hızla müdahale etti. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, yıl sonunda 453 bin konut ve iş yerini hak sahiplerine teslim etmiş olacağız. Dünyada bu kadar kısa sürede bu kadar konutun tamamlanması örnek teşkil ediyor. Bu başarı milletimizin ve devletimizin ortak iradesidir" şeklinde konuştu.


Son olarak Karaloğlu, vatandaşları AFAD gönüllüsü olmaya davet ederek, "E-devlet üzerinden AFAD gönüllüsü olabilirsiniz. İlk eğitim online, ardından yüz yüze eğitim alınarak tüm afetlerde destekçi olabilirsiniz. Şu anda yüz binin üzerinde gönüllümüz var ve bunu artırmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.



"2 bine yakın gönüllümüzün yanı sıra akredite 3 ekibimiz bulunuyor"


Kocaeli İl Afet ve Acil Durum Müdürü (AFAD) Mehmet Emin Koçan, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi ve sonrasında yaşanan afetlerde hayatını kaybeden vatandaşlara rahmet dileyerek sözlerine başladı. Koçan, "26 yıl geçti ancak yaşanan acılar unutulmaz. Bu süre zarfında çok önemli mesafeler kat ettik. Gönüllü ekibimiz ve akredite ekiplerimizle afetlere her zaman hazırız." dedi.


Koçan, Gölcük Arama Kurtarma Derneği bünyesindeki ekiplerden de söz ederek, "2 bine yakın gönüllümüzün yanı sıra akredite 3 ekibimiz bulunuyor. Türkiye’de ikinci, Kocaeli’nde ilk kadın akredite ekibi olarak afetlere hazırlık çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Toplum olarak afetlere karşı birlik, beraberlik ve dayanışma içinde olmalıyız. Eğitim, bilgi, beceri ve kararlılık ne kadar yüksek olursa, kayıplar o kadar azalır. Ayrıca doğamıza, ormanlarımıza ve su kaynaklarımıza sahip çıkmak, geleceğimize sahip çıkmaktır. Suyu israf etmemeli, temiz su kaynaklarını korumalıyız" dedi.


Program sonunda GESOTİM Kadın Arama Kurtarma Timi; yeminlerini ederek sertifikalarını aldı. Programa konuşmacıların yanı sıra Japon Deprem Bilim Uzmanı Yoshinori Moriwaki, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, milletvekilleri, protokol ve çok sayıda vatandaş katıldı.



17 Ağustos’un acısı 26 yıl sonra da hafızalarda

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Iğdır’da hırsızlar bu kez yayladaki evleri hedef aldı Iğdır’ın Tuzluca ilçesine bağlı Unbulak Yaylası’nda ilkbahar ayının başlamasıyla yaylaya çıkan vatandaşlar, evlerinin cam korkuluklarının kırılarak içeri girildiğini, çok sayıda ev eşyasının çalındığını belirterek duruma tepki gösterdi. Iğdır’ın Tuzluca ilçesine bağlı Unbulak Yaylası’nda yaşayan vatandaşlar, yayla sezonunun başlamasıyla çıktıkları bölgede kötü manzarayla karşılaştı. Kış aylarında hayvanlarıyla birlikte Iğdır merkeze inen vatandaşlar, havaların ısınması ve yolların açılmasıyla yeniden yaylaya döndü. Yayladaki birçok evin cam korkuluklarının kırıldığını gören vatandaşlar, hırsızların camları açarak evlere girdiklerini söyledi. Evlerde bulunan kap, kaçak ve çeşitli eşyaların çalındığını belirten yayla sakinleri, bazı evlerde ise ciddi maddi hasar oluştuğunu ifade etti. Yaşanan olaylara tepki gösteren vatandaşlar, yaylada güvenlik önlemlerinin artırılmasını isteyerek sorumluların bir an önce bulunmasını talep etti. Bölgedeki bazı evlerin uzun süre kullanılmamasının hırsızlara fırsat verdiğini söyleyen vatandaşlar, her yıl benzer olayların yaşandığını söyledi. Evinin camları ve kapıları kırılan Musa İşge, yaşadıkları mağduriyeti anlatarak, "Gelip evimizin camlarının korumalıklarını kırmışlar. Alt taraftan açıp içeri girmişler. Kaşık, bardak ve bazı eşyalarımızı götürmüşler. Dolapları açmışlar, camları kırmışlar. İçerideki camlara bile zarar vermişler. Biz yazın yaylaya gelip hayvanlarımıza bakıyoruz, sezon sonunda tekrar Iğdır’a dönüyoruz. Evlerimiz kış boyunca kapalı kalıyor. Kim olduğu belli olmayan kişiler gelip evlere girerek insanları mağdur ediyor. Zaten hepimiz fakir fukara insanlarız. Birkaç bardak, tabak, çaydanlık ve tüpümüz vardı, hepsini çalıp götürmüşler. Yazık değil mi, günah değil mi? İnsanları perişan ediyorlar" dedi.
İstanbul A.V.O.D. Gıda’nın patronları gözaltına alındı "Yatırımcıyı yanıltmaya yönelik işlemler" ve "KAP açıklamaları" gerekçesiyle haklarında başlatılan soruşturma kapsamında A.V.O.D. Gıda’nın patronları Nazım T. ve Burak K. gözaltına alındı. SPK, A.V.O.D. Gıda adlı şirketin patronları Nazım T. ve Burak K. hakkında, "yatırımcıyı yanıltmaya yönelik işlemler ve KAP açıklamaları" nedeniyle dört gün önce suç duyurusunda bulunmuştu. ’Küçük yatırımcının alın teri üzerinden haksız kazanç sağlandığı’ iddiaları üzerine yapılan suç duyurusunu değerlendiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri geniş çaplı çalışma yaptı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen çalışmalarda, SPK tarafından hazırlanan raporun incelenmesi neticesinde, firma yetkilisi konumundaki Burak K. ve Nazım T. isimli kişilerin, pay piyasasında gerçekleştirdikleri işlemlerle piyasa dolandırıcılığı niteliğinde eylemlerde bulunduklarının tespit edildiği ileri sürüldü. Bu kapsamda Sermaye Piyasası Kanunu’nun 107/2 maddesi kapsamında suç teşkil eden faaliyetler sonucu yaklaşık 15 milyon liralık haksız kazanç sağladıklarının tespit edildiği iddia edildi. Soruşturmaya ilişkin bugün İstanbul ve İzmir’de yapılan operasyonda şirketin patronları Burak K. İzmir’de, Nazım T. ise İstanbul’da yakalanarak gözaltına alındı.
Muğla Muğla’da çiftçiler günü buluşması Muğla Büyükşehir Belediyesi, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla kentin emektar üreticilerini ağırladı. Kahvaltı organizasyonunda çiftçilerin sorunları, kırsaldan kente göç ve tarımsal iş birlikleri masaya yatırıldı. Gonca Köksal Aras: "Kırsal boşalıyor" Programda söz alan Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras, köylerdeki nüfus kaybına ve altyapı eksikliklerine dikkat çekti. Köylerin günden güne boşaldığını belirten Köksal Aras, şu ifadeleri kullandı: "Genç nüfus şehirlere göç ediyor, üretim yaşlılarımızın omuzlarında kalıyor. Büyükşehir yasasıyla beraber beldelerdeki imkanlar kısıtlandı; okul ve sağlık ocakları kapanma noktasına geldi. Muğla, Allah’ın her türlü güzelliği bahşettiği, yüzde 60-70’i orman olan, su kaynakları zengin bir cennet. Ancak kırsal boşaldıkça bu kıymetli topraklar talana açık hale geliyor. Bu durumu tersine çevirmek zorundayız" Ahmet Aras: "Bizim görevimiz çiftçinin işini kolaylaştırmaktır" Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, belediyelerin temel görevinin halkın ve üreticinin önündeki engelleri kaldırmak olduğunu vurguladı. Görevi devraldıkları günden bu yana süregelen tarımsal vizyonun güçlenerek devam edeceğini belirten Aras, "Belediye her işi bizzat kendi yapan değil, halkın işini kolaylaştırandır. Çiftçinin, esnafın, şoförün derdi varsa yanında olmalıyız. Vatandaşın kazancını artırmak bizim asli görevimizdir. Muğla’da belediye ve tarım kesimi arasındaki uyum Türkiye’ye örnektir. Borsamız, Ticaret Odamız ve Üniversitemiz ile kurduğumuz iş birlikleri meyvelerini veriyor. Duyusal Analiz Laboratuvarı, Toprak Analiz Laboratuvarı ve Apiterapi Merkezi gibi projeler, birlikteliğin en somut örnekleridir. Bugün belediyelerin içinde olmadığı hiçbir alan yok; her noktada desteğimizi hissettirmeye devam edeceğiz" dedi. Başkan Aras, Tarımsal Hizmetler Dairesi’nin çalışmaları ve paydaş kurumlarla kurulan iyi iletişimin Muğla’yı tarımda bir marka haline getirdiğini belirtti. İlçe belediyelerinin de tarıma verdiği desteğin artmasıyla Muğla’nın üretim gücünün korunacağının altı çizildi.
Rize Recep Uçar: "Ligi 8. sırada bitirmemiz için Beşiktaş maçı bizim için çok önemli" Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, ligi 8. sırada bitirmek istediklerini belirterek, "Beşiktaş maçı o anlamda bizim için çok önemli. Kazanabildiğimiz takdirde de çok istediğimiz ligi 8. sırada bitirmeyi başaracağız" dedi. Trendyol Süper Lig ekiplerinden Çaykur Rizespor, ligin 34. haftasında sahasında oynayacağı Beşiktaş maçının hazırlıklarını yaptığı idmanla sürdürdü. Antrenman öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çaykur Rizespor Teknik Direktörü Recep Uçar, takımın kazanma arzusu ve motivasyonunun devam ettiğini dile getirerek, "Artık ligin son haftası. Bizim de 19 haftayı tamamladığımız, 20. maça çıkacağımız bir süreç. Şükürler olsun, başladığımız konuma baktığımızda şu an itibarıyla son haftalara daha aşağılardan uzak, daha yukarı hedefler koyarak girdiğimiz bir hafta. Haftalardır vurgusunu yaptığım, ligi 3 puanlı sistemde 8. bitirme isteğimiz, arzumuz ve hala motivasyonumuz devam ediyor. Beşiktaş maçı o anlamda bizim için çok önemli. Kazanabildiğimiz takdirde de çok istediğimiz ligi 8. sırada bitirmeyi başaracağız. Bu seneki hedefler bazında da en azından kafamızda planladığımız hedeflere yaklaştığımız bir süreç olacak. Bu süreçte çok iyi oynadığımız maçlar da oldu ama zaman zaman geçen hafta olduğu gibi oyun anlamında da skor anlamında da bizim adımıza tatmin olmadığımız, üzüldüğümüz anlar oldu. Ama acısıyla tatlısıyla bu seneyi kapatıyoruz" diye konuştu. Ligi 8. sırada bitirmek istediklerini ancak Beşiktaş maçının da zorlu geçeceğinin farkında olduklarını ifade eden Uçar, "Arzu ettiğimiz; son maçı kazanıp 3 puan alıp ligi 8. sırada bitirmek. Bitirebilirsek de dediğim gibi bu bizi mutlu edecek. Umarım hep beraber başarırız. Beşiktaş takımı ligin en iyi kadrolarından birisi. Her takımın inişleri çıkışları oluyor, bütün takımlar yaşıyor bunu. Ama ne olursa olsun Beşiktaş, Beşiktaş’tır. Oynayan her oyuncusu değerli, bizim takımın her oyuncusunun olduğu gibi. Hafta sonu o anlamda çok zorlu bir maç bekliyor. Son haftalarda evimizde iyi sonuçlar aldık, son 5 maçımızı kazandık. Gönül istiyor ki 6. maçı da kazanıp ligi mutlu, güzel bir şekilde kapatabilmek. Umarım da başarırız" şeklinde konuştu.
Sivas Sivas ile Giresun’un arasında yer alan 64 km’lik baraj dolup taştı Sivas’ın en büyük baraj göllerinden Kılıçkaya’da doluluk oranı yüzde 100’ün üstüne çıktı, göl kenarındaki tesisler sular altında kaldı. Sivas’ın Suşehri ilçesi ve Giresun’un Şebinkarahisar ilçesi sınırları içerisinde yer alan 64 kilometrekare genişlikteki Kılıçkaya baraj gölünde doluluk oranı yüzde 100’ün üstüne çıktı. Elektrik üretimi ve tarımsal sulamada kullanılan baraj gölünün taşması ile göl kenarındaki tesisler sular altında kaldı. Geçtiğimiz yıllarda kuraklık nedeniyle ineklere otlak olan göl zemininden geriye iz kalmadı. Gölün dolup taşmasına, kış aylarında yağan yoğun karlar ve aralıksız eden yağışlar neden oldu. Bir haftada taştı Bir hafta önce piknik yaptığı alanın şimdi sular altında kaldığını belirten Adem Yılmaz, "Bu sene sürekli yağmur yağdı. Cumartesi günü söğüt ağaçları altında piknik yaptık, bugün sular altında kaldı. Kılıçkaya barajında genç ve yaşlılar burada piknik yapıp eğleniyorlar. Bu sene kış boyu kar, yağmur çok yağdı, baraj tamamen doldu" dedi. Uyarı levhaları dikildi Köylere ve sosyal tesislere hizmet veren yolun bir kısmı su altında kalınca Suşehri Özel İdare ekipleri yan yol çalışması yaptı ve jandarma ekipleri uyarı levhaları dikti. Gölün taşmasıyla tarım arazilerinin zarar görmemesi için önümüzdeki günlerde savaklardan Kelkit çayına su bırakılması bekleniyor. 7 milyon metreküp hacme sahip Kelkit çayı üzerinde 1990 yılında hizmete alınan Kılıçkaya Barajının toplam kapasitesi 7 milyon metreküp olarak belirtiliyor. Akarsu yatağından yüksekliği ise 134 metre. Normal su göl hacmi 1400 hektar metreküp. Normal su kotunda göl alanı ise 64 kilometrekare. Barajdan yıllık 332 GWh’lık elektrik enerjisi üretiliyor.