GÜNDEM - 22 Nisan 2025 Salı 10:55

26 yıldır yolda: "Buraya gelmem 26 yılımı aldı"

A
A
A
26 yıldır yolda: "Buraya gelmem 26 yılımı aldı"

İngiliz gezgin Karl Bushby, 1998’de Şili’den başlattığı ve yalnızca yürüyerek sürdürdüğü dünya turunun son yılına girdi. 26 yıldır hiçbir ulaşım aracı kullanmadan yürüyen Bushby, Kolombiya-Panama sınırındaki tehlikeli Darien Boşluğu’nu, buzlarla kaplı Bering Boğazı’nı ve Hazar Denizi’ni yüzerek aşmayı başardı. Şu anda Kocaeli’de olan gezgin, evine ulaşmak için önündeki son büyük engel olan İstanbul Boğazı’nı geçmek için izin bekliyor.

Edinilen bilgiye göre, 1998 yılında, Güney Amerika’nın en güney noktası olan Şili’den İngiltere’deki evine yürüyerek gitmek için yola çıkan Karl Bushby, bu dev macerasında 55 yaşına geldi. 26 yılda bin bir coğrafi ve bürokratik zorluğu aşan Bushby, rotasını hiç bozmadan yalnızca yürüyerek ve yüzerek ilerledi. Ormanlar, çöller, okyanuslar ve savaş bölgeleri gibi zorlu alanlardan geçen Bushby, şimdiye kadar yaklaşık 47 bin kilometre katetti.

26 yıldır yolda:

"Güney Amerika’nın en güney ucundan buraya gelmem 26 yılımı aldı"

Yaşadığı süreci anlatan Karl Bushby, "Güney Amerika’nın güney ucundan Birleşik Krallık’a doğru yürüyorum. Bu yolculuk, sanırım ’dünyayı yürüyerek dolaşmak’ olarak adlandırılabilir. Herhangi bir ulaşım aracı kullanmadan yürüyorum. Uçak, tekne gibi araçları bile okyanusları geçmek için kullanmıyorum, şehirler arası ulaşımda da hiçbir araç kullanamıyorum. Güney Amerika’nın en güney ucundan buraya gelmem 26 yılımı aldı. Bunun yaklaşık 13 yılı yürüyerek geçti, geri kalanı ise çeşitli sorunları aşmakla geçti, pandemiler, vize yasakları, finansal krizler gibi. Ayrıca çok karmaşık bölümleri planlamak gerekiyordu, örneğin Bering Boğazı’nı ya da Orta ve Güney Amerika arasında kalan Darien Boşluğu’nu geçmek gibi. Hazar Denizi’ni yüzerek geçmek zorunda kaldık. Tüm bunlar çok zaman alıyor ama şimdiye kadar, bütün bu süreç sonunda, rotayı hiç bozmadan, sadece yürüdüm veya yüzdüm. Şu anda İstanbul’un hemen yakınlarına kadar geldim. Tüm bu 26 yıllık yolculuk boyunca tek bir ulaşım aracı bile kullanmadım" dedi.

26 yıldır yolda:

İstanbul Boğazını geçmek istiyor

Yaklaşık 47 bin kilometreyi geçtiğini söyleyen Karl Bushby, "Bu da yaklaşık olarak 90 bin 560 küsur gün ediyor sanırım. Bu yolculuk gerçekten büyük bir meydan okumaydı. Dünyadaki en büyük hayallerden birini gerçekleştirdik. Gezegenin en uzak noktasından Birleşik Krallık’a, hiçbir ulaşım aracı kullanmadan geri dönüyorum. Bu tamamen kesintisiz bir yolculuktu, ya yürüyerek ya da bazen nehirleri veya nadiren denizleri yüzerek geçtim, bu planın bir parçasıydı. Şu anda İstanbul’a sadece birkaç gün mesafedeyiz. Köprüyü kullanmak ya da Boğazı yüzerek geçmek için izin gerekiyor. Bu yolculuğu aynı tarzda, yani ulaşım aracı kullanmadan, sürdürebilmem için bu gerekli. İstanbul’a vardığımızda, burada bağlantı kurduğumuz arkadaşlarımız ve temaslarımızla bu konuda çalışacağız. Umarım bir çözüm bulabiliriz" diye konuştu.

26 yıldır yolda:

"Türkiye’de çok güzel karşılandık"

Türkiye’ye gelmeden önce yolda birçok gezginle karşılaştığını belirten Bushby, "Gezginler bana, Türkiye’nin ziyaret edeceğim en güzel ülkelerden biri olacağını söylediler çünkü insanların çok misafirperver olduğunu, yürümekte zorlanacağımı çünkü sürekli eve davet edilip, ikramlarla karşılaşacağımı söylediler. Gerçekten de öyle oldu. Türkiye’de çok güzel karşılandık. Büyük bir misafirperverlik gördük. Burada beni ağırlayan dostum da dahil olmak üzere herkes bana çok sıcak davrandı. Genel olarak, son 26 yılda dünyayı dolaşırken gördüm ki tüm ülkeler aslında aynı. Bazıları biraz daha sıcak karşılıyor olabilir ama genel olarak insanlar olağanüstüydü. Yolda tanıştığım insanların hepsi harikaydı. Herkes sadece yardımcı olmak, beni gideceğim yere ulaştırmak istiyordu. Bu da yolda öğrendiğimiz inanılmaz bir ders oldu" şeklinde konuştu.

"İngiltere o kadar çok değişti ki eve döndüğümde tanıyamayacağım"

Yolculuğu sırasında ailesinden de uzak kaldığını ifade eden Karl Bushby, "Ailem, annem, babam beni görmek için birkaç kez geldiler. Onlarla zaman zaman buluştum. Ama evden uzakta kalmak tabii ki zor bir şey. Üstelik İngiltere o kadar çok değişti ki, eve döndüğümde tanıyamayacağım. Sanırım yola çıktığımda Başbakan Tony Blair’di. O zamandan bu yana 5, hatta 7 başbakan değişti. Gerçekten uzun zaman oldu" ifadelerini kullandı.

Dünyada ilki yaşadı

26 yıldır yolda:

Bushby, sıradaki en büyük zorluğun İstanbul Boğazını geçmek olduğunu vurgulayarak, sözlerine şöyle devam etti:

"Bu yolculuğu tamamen yürüyerek yaptık. Yürüyerek ya da yüzerek. Kıtaları birbirine bağlayan bu boşluklar var. İlk büyük boşluk Kolombiya ile Panama arasındaydı, 200 millik yoğun ormanlık bir alan. O zamanlar orası adeta bir savaş alanıydı. Savaşın ön cephesi gibiydi. Gerçekten zorlu ve korkutucu bir bölümdü. Ama geçmek zorundaydık ve başardık. Sonraki büyük geçiş Bering Boğazıydı. O zamana kadar kimse Amerika’dan Rusya’ya kadar bu boğazı yürüyerek geçmemişti. Fransız-Amerikalı bir adam olan Dimitri Kiefer’le ortaklık kurduk ve 2006 yılında bunu başardık. Bu tarihte bir ilk oldu. Alaska’dan Rusya’ya yürüyerek yapılan ilk onaylı geçiş. Bu bizi Asya’ya soktu. Daha sonra İran’dan geçemediğimiz, Rusya’ya da geri dönemediğimiz bir dönemde başka bir engelle karşılaştık. Bu yüzden Hazar Denizi’ni yüzerek geçmek zorunda kaldık. Bu 300 kilometrelik yüzme mesafesi. Ben aslında yüzücü değilim. Neyse ki Azerbaycan hükümeti ve sahil güvenliği bize yardım etti, küçük bir ekip oluşturduk ve Hazar Denizi’ni yüzerek geçip Bakü’ye ulaştık. Son birkaç ayda Bakü’den buraya kadar yürüdüm" diye konuştu.

"Boğazı geçtikten sonra evime sadece 1 yıl kalmış olacak"

İstanbul Boğazını geçmek için talepte bulunduğunu ancak belirten Bushby, "Boğazda 1,5 kilometrelik bir geçiş var. Ya yüzerek ya da köprüyü kullanarak geçmek zorundayım. Bu beni uzun zamandır bulunduğum Asya’dan alıp yolculuğun son aşaması olan Avrupa’ya sokacak. Sonra Fransa’daki Manş Tüneli’ne varacağım. Oradan da Avrupa’dan İngiltere’ye, bu yolculuğun son kısmını da ulaşım aracı kullanmadan tamamlayarak döneceğim. Boğazı geçtikten sonra evime sadece 1 yıl kalmış olacak. Avrupa boyunca kalan yolculuğun tahmini süresi bu. 26 yıl geçti, sadece 1 yılım kaldı ve neredeyse ulaştık" şeklinde konuştu.

Fehime Kartal - Osman Ayaydın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.