ASAYİŞ - 18 Aralık 2025 Perşembe 10:26

7 kişinin can verdiği olayda kan donduran kaçış planı

A
A
A

Kocaeli'nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği parfüm fabrikası yangınına ilişkin hazırlanan iddianamede, şüphelilerin kaçırılmasına yönelik planlara yer verildi.

Şüpheli Ali Osman A.'nın firma sahiplerini saklayan kişiye, "Canlarını sıkmasınlar, rahat olsunlar. Onları çok sağlam şekilde karşıya geçireceğiz. Maddi imkanımız ve gücümüz var. En kötü ihtimalle avukatları devreye sokacağız, suçu babaları üstlenecek. Onlara bir şey olmayacak. Bu konuşmalarımı yeğenlerime ilet" dediği iddia edildi.

Olay, 8 Kasım'da Dilovası Mimar Sinan Mahallesi'ndeki Ravive Kozmetik isimli iş yerinde meydana geldi. Patlamanın ardından çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ve Cansu Esatoğlu (16) yaşamını yitirdi.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan 11 şüpheliden şirket sahibi Kurtuluş Oransal, şirket yetkilileri İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör, "Olası kastla öldürme" suçlamasıyla, Ali Osman A. ve Onay Y., "Suçluyu kayırma" suçlamasıyla tutuklandı. Şüphelilerden H.E., G.B., Ö.A. ve Güven Demirbaş, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Soruşturma sürecinde tutuklanan firma sahibi Kurtuluş Oransal ise cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybetti. Olayın ardından ihmali olduğu değerlendirilen SGK ve İŞKUR yetkilileri açığa alındı.

Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 91 sayfalık iddianamede, İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında "Olası kastla öldürme" suçundan 7'şer kez müebbet, "Nitelikli mala zarar verme" suçundan ise 3'er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istendi.

8 sanığın "Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" suçundan 22 yıl 6'şar aya kadar, 4 sanığın "Suçluyu kayırma" suçundan 5'er yıla kadar hapisle cezalandırılması talep edilen iddianamede, ayrıca Ümit Ç., Ünal A., Muhammet D., Seyfullah Ç., Güven D., Caner Özgür Y., Özcan Y., Özkan Y. hakkında "Bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma", Ali Osman A., Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B'ın ise "Suçluyu kayırma" yönünden haklarında dava açılması istendi.

"Sigortası olmayanları denetimde eve gönderdiler"

İddianamede ifadesi yer alan işçilerden Keriman Miskin, 4 yıldır çalıştığı iş yerinde hiçbir eğitim almadığını ve koruyucu kıyafet verilmediğini belirterek, "İşletmede resmi bir sorumlu yoktu. Sigorta denetimine sadece bir kez gelindi. Bu denetimde de iş yeri sahibi Kurtuluş Oransal, yalnızca sigortası olanların kalmasını söyleyerek, benim gibi sigortası olmayan tüm çalışanları evine gönderdi. Maaşlarımız elden veriliyordu" dedi.

Yaralı kurtulan işçi Ayten Aras, patlama anında ölen Nisa Taşdemir ve Esma Dikan'ın krem dolumu yaptıklarını söyledi. Aras, "Bize koruyucu elbise verilmedi, evden geldiğimiz kıyafetlerle çalışıyorduk. Kurtuluş Oransal 4 yıldır sigorta vaadinde bulundu ama yapmadı. Günlük 800 TL yevmiye ile çalışıyorduk" ifadelerini kullandı.

Olay günü tesiste bulunan 16 yaşındaki Z.H. ise "Olay günü ikinci katta, iş yerinin ortasında bulunan tankerde parfüm karışımı yapılıyordu. Kimyevi maddeleri karıştıran bir alet vardı. Biz parfüm kutusu kapatırken bir anda patlama yaşandı" diye konuştu.

Acılı aileler: "Cenazeleri DNA testiyle teşhis edebildik"

Yangında çocuklarını ve eşlerini kaybeden ailelerin ifadeleri ise yürekleri dağladı. 17 yaşındaki kızı Nisa'yı kaybeden baba Vedat Taşdemir, "Kızım paketleme personeli olarak girdi ancak imalat işinde de çalıştırıldığını öğrendim. İmalat yapıldığını bilseydim kızımı asla göndermezdim. Kızımın vefat ettiğini, oğlumdan alınan DNA örnekleri sonucu öğrenebildik" dedi.

Eşini kaybeden Aytekin Gikan, yangın söndürüldükten sonra içeride cesetler olduğunu öğrendiğini, hastaneleri aradığını ancak eşini bulamadığını, vefat ettiğini sonradan anladığını belirtti. Hanım Gülek'in eşi Metin Gülek ve Cansu Esatoğlu'nun babası İbrahim Esatoğlu da yakınlarının cansız bedenlerini ancak İstanbul Adli Tıp Kurumu'nda yapılan DNA eşleşmeleri neticesinde teşhis edebildiklerini ifade etti.

"İlkokul öğrencilerini bile çalıştırdıklarını biliyorduk"

Tanık İ.A., mahalleli olarak iş yerinden yayılan kimyasal koku nedeniyle şikayetçi olduklarını belirterek, "Yaşı küçük çocukları, paraya ihtiyacı olan kadınları sigortasız çalıştırıyorlardı. İlkokul öğrencilerini bile çalıştırdıklarını biliyorduk. Gerekli kurumlara şikayet edilmesine rağmen nasıl üretim yaptıklarını anlamadık" şeklinde ifade verdi.

"Kurtuluş Oransal bana, 'Yangından haberim var, yoldayım' dedi"

İş yeri çalışanı H.E. ise ifadesinde, olayın ardından Kurtuluş Oransal'ı arayıp yangını bildirdiğini, kendisinin nerede olduğunu sorduğunu ve acilen gelmesi gerektiğini söylediğini ifade etti. Bunun üzerine Oransal'ın "haberim var" dediğini, yolda olduğunu söylediğini, konuşma bittikten 5-10 dakika kadar sonra Kurtuluş Oransal'ın kendisini arayarak içeride kimsenin kalıp kalmadığını sorduğunu, tam sayıyı bilmediğini ancak içeride kalan en az üç kişi olduğunu söylediğini kaydetti.

"2025 yılının ağustos ve eylül aylarında kuruma sadece 8 personelin çalıştığı bildirildi"

Mali müşavir M.Ç. de, firmanın kuruluş ve işleyiş sürecine dair bilgiler verdi. M.Ç., Ravive Kozmetik'in resmi sahiplerinin İsmail ve Altan Ali Oransal olduğunu, baba Kurtuluş Oransal'ın ise kağıt üzerinde yetkisi bulunmadığını söyledi. Kurtuluş Oransal'ı 2010 yılında Düzce'de çalıştığı fabrikadan "usta makinacı" olarak tanıdığını belirten M.Ç., Dilovası'ndaki tesiste çalışan işçilerin sigorta işlemlerinin gayriresmi yöntemlerle iletildiğini anlattı. Tanık M.Ç., "İşçilerin kimlik numaralarını İsmail Oransal WhatsApp veya mail yoluyla gönderiyordu. Sigorta girişlerini bu bilgilere göre yapıyordum. 2025 yılının ağustos ve eylül aylarında kuruma sadece 8 personelin çalıştığı bildirildi" dedi.
Fabrikanın Dilovası'nda faaliyete geçtiği günden bu yana iş sağlığı ve güvenliği hizmeti almadığını belirten M.Ç., "Normal şartlarda işverenin anlaştığı İSG firmasına düzenli ödeme yapması gerekir ancak bana bu firmadan herhangi bir hizmet faturası gelmedi. Fabrikanın açıldığı ve üretime başladığı tarihten itibaren iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili herhangi bir bildiri veya fatura tarafıma ulaşmadı" ifadelerini kullandı.

"Çocuklarım, babalarını kendilerini uzak tutmak için bu iş yerini açtı"

Kurtuluş Oransal'ın eski eşi A.A. ise şirketin kuruluş amacına dair iddialarda bulundu. Kurtuluş Oransal'ın borçlu ve sorumsuz bir yapısı olduğunu öne süren A.A., çocuklarının babalarını kendilerinden uzak tutmak ve "sokakta kalmaması" için bu iş yerini açtıklarını anlattı. Çocukları İsmail ve Altay'ın bu şirketin işleri ile hiç uğraşmadıklarını ve takip etmediklerini aktardı. A.A., patlamanın meydana geldiği iş yerine alınacak personeli Kurtuluş Oransal'ın kendisinin seçtiğini, iş yerinde üretilen ürünler ile yine Kurtuluş Oransal'ın ilgilendiğini, Kurtuluş Oransal'ın daha önce kozmetik sektöründe çalıştığı için burada bir çevre edindiğini ve kendisine pazar oluşturduğunu, iş yerinin tamamen Kurtuluş Oransal'ın kontrolü altında iş yapıldığını beyan etti.

"Laptobu bana getirir misin? Ben birkaç gün bu işlerle uğraşacağım, avukatlarla ilgileneceğim"

İddianamede ifadesine yer verilen LYKKE Kozmetik ortaklarından şüpheli Gökberk Güngör de olay günü yaşananları ve İsmail Oransal'ın bilgisayarını aldırmasını anlattı. Aleyna Oransal'ın şirkette yüzde 50 ortaklığı bulunduğunu belirten Güngör, olay günü Aleyna'nın kendisini aradığını belirterek, gayet sakin bir ses tonuyla 'Fabrikada yangın çıkmış' diyerek görüşmeyi sonlandırdığını söyledi. Bu görüşmeden yaklaşık yarım saat sonra İsmail Oransal'ın kendisini arayarak, "İş yerimdeki laptobu bana getirir misin? Ben birkaç gün bu işlerle uğraşacağım, avukatlarla ilgileneceğim. Sen benim odada, masanın üstünde bulunan laptobu alıp evime getir" dediğini aktardı. Güngör, bu talep üzerine laptobu alarak Oransal'a teslim ettiğini kaydetti.

"Suçu babaları üstlenecek, onları yurt dışına kaçıracağız"

İddianamenin en çarpıcı bölümlerinden birini ise şüphelilerin kaçış planına dair detaylar oluşturdu. Şüpheli Onay Y. ifadesinde, Ali Osman A'nın kendisini arayarak, "Olanları duydun mu? Benim yeğenler bir olaya karışmışlar" dediğini ve onları misafir edip edemeyeceğini sorduğunu belirtti.
Bu görüşme üzerine Ömer A. isimli kişiyi arayarak 1 haftalık ev ayarlamasını istediğini anlatan Y., daha sonra Tekirdağ'da İsmail Oransal, Altay Ali Oransal ve Abdurrahman Bayat ile buluştuğunu söyledi. Eve girdikten sonra televizyonda "Kocaeli'de patlama" başlıklı haberleri gördüğünü ifade eden Y., bunun üzerine Ali Osman A'yı görüntülü aradığını kaydetti.

Y., Ali Osman A'nın görüşme sırasında kendisine şunları söylediğini iddia etti:

"Canlarını sıkmasınlar, rahat olsunlar. Onları çok sağlam bir şekilde karşıya geçireceğiz. Maddi imkanımız ve gücümüz var. En kötü ihtimalle biz avukatları devreye sokacağız, suçu babaları üstlenecek. Onlara bir şey olmayacak. Bu konuşmalarımı yeğenlerime ilet."

Mert Gürenç-Adil Özdemir

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Depremin izlerinin silindiği kentte, 1540 takım, robot yarışmasında derece yapmak için mücadele verecek Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek olan ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışmasına 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım başvuru yaptı. Depremzede öğrencilerin yeteneklerini ve teknolojiye olan ilgilerini ortaya çıkaracak yarışmaya olan ilginin yoğun olduğunu ifade eden Vali Mustafa Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde 2’nci ‘Hataybot’ robot yarışması düzenlenecek. Teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışmaya katılmak isteyen 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım, başvuru yaptı. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Antakya ilçesinde bulunan M2 Steam Merkezi’ni ziyaret ederek yarışmaya hazırlanan öğrencilerle bir araya geldi. Yarışma hakkında bilgi aktaran Vali Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Hatay Robot Yarışması’na 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurduğunu belirten Vali Masatlı, "M2 bilim merkezinde teknolojiye ilgi duyan yetenekli çocuklarımızın burada hem hedeflerinin gerçekleşmesi hem de kendini yeteneklerinin geliştirilmesi bakımından önemli bir kurumumuz. Geçen yıl ilk defa asrın felaketinin ardından ihya ve inşa çalışmalarının dışında özellikle teknolojiyle ilgilenen gençlerimizin ve çocuklarımızın bu meraklarını ve becerilerini sahaya dökmelerini, geliştirmelerini ve yeni çözümlemeler ortaya koymaları bakımından Hatay Robot yarışmasını düzenlemiştik. Düzenlediğimiz robot yarışması il ölçeğinde bir ilktir, bu bakımdan ne kadar gurur duysak azdır. Geçen yıl büyük emeklerle başarılı bir şekilde robot yarışmamız tamamlanmıştı. Bu yıl yine Valiliğimiz koordinasyonunda ve Hatay Büyükşehir Belediyemizin katkısıyla Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün yürütümünde 2’nci Hatay Robot yarışmasını düzenleyeceğiz. Geçtiğimiz yıl 1566 öğrenci ve öğretmenden oluşan 552 takım ile başladığımız bu yolculuk, bu yıl 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurusu ile çok daha büyük, çok daha güçlü bir seviyeye ulaşmıştır. Bu yıl başvuru sayılarımızda görülen tablo sıradan rakamsal bir artışı göstermemektedir. Bu artış; asırların felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremler sonrasında Hatay’ımızın yalnızca yaralarını sarmadığını; aynı zamanda geleceğini de kararlılıkla kurduğunu göstermektedir. Ayrıca, Hatay’ımızın üreten, gelişen, kendine inanan ve geleceğe umutla yürüyen ruhunu da göstermektedir" dedi. Yarışmaya katılacakları için heyecanlı olduklarını dile getiren öğrenciler, derece yapmak için mücadele edeceklerini söylediler.
Erzurum Erzurum coğrafi işaretli ürün sıralamasında üçüncülüğü Hatay’a kaptırdı Erzurum, sahip olduğu 61 "Coğrafi İşaretli Ürün" ile Türkiye sıralamasında uzun süredir koruduğu üçüncülüğü 64 adet ürüne sahip olan Hatay’a kaptırdı. Coğrafi İşaretli Ürün; farkı ve ünü yöresinden kaynaklanan, kalitesi tescil ve denetimle korunan değerleri anlamına geliyor. Ülkemizde şehirlerin coğrafi işaret almak için yaptığı ve son yıllarda adet yarışa dönen başvurular, titiz bir inceleme sonucu Türk Patent Kurumu tarafından karara bağlanıyor. Gaziantep 107, Konya 89, Hatay 64, Erzurum 61, Diyarbakır 59, Afyonkarahisar 56, Malatya 52 ve Şanlıurfa 50 adet coğrafi işaretli ürünle, şu anda listenin üst sıralarında rekabet halinde bulunuyor. Böylece Erzurum, uzun yıllardır sürdürdüğü üçüncülüğü de Hatay’a vermiş oldu. Erzurum lezzet ve gelenekte yarışıyor Erzurum, sahip olduğu binlerce yıllık kültürel mirasını, coğrafi işaretli ürünlerle taçlandırmaya devam ediyor. Son tescillerle birlikte coğrafi işaretli ürün sayısını 61’e çıkaran Erzurum, bu alanda Türkiye genelinde ilk sıralardaki yerini muhafaza ederken, "lezzet ve gelenek" merkezi olduğunu bir kez daha kanıtladı. Erzurum’daki STK ve kamu kurumlarını yoğun çalışmaları meyvelerini veriyor. Dünyaca ünlü Oltu Cağ Kebabı, Erzurum Civil Peyniri ve İspir Fasulyesi gibi lokomotif ürünlerin yanına; Erzurum Pastası (Babaanne Pastası), Erzurum Patates Boranisi ve Kuru Kayısı Kaysefesi gibi yeni tescilli ürünler de eklendi. Yöresel değerler ekonomiye kazandırılıyor Konuyla ilgili yapılan değerlendirmelerde, coğrafi işaret tescilinin sadece bir belge olmadığı, aynı zamanda ürünlerin taklitlerinden korunması ve yerel ekonomiye katma değer sağlanması açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı. Erzurum’un tescilli ürünleri, artık sadece yerel pazarlarda değil, e-ticaret platformları ve ihracat kanallarıyla dünya vitrinine çıkmaya başladı. Oltu taşı ve ehram: el sanatlarının gururu Gastronominin yanı sıra el sanatlarında da marka şehir olan Erzurum’da; Oltu Taşı, Ehram Dokuma ve Erzurum Gümüş Burması gibi ürünler, şehrin kültürel kimliğini koruyan en önemli tescilli değerler arasında yer alıyor. Özellikle Oltu Taşı’nın korunması adına yapılan denetimler, ürünün kalitesinin sürdürülebilirliğini sağlıyor. Türkiye Sıralamasında 4. Basamakta 61 tescilli ürünle Türkiye’de en çok coğrafi işarete sahip 4. ili konumunda olan Erzurum, gastronomi turizminde de çıtayı yukarı taşıdı. Yetkililer, hali hazırda askıda ve inceleme aşamasında olan yeni ürünlerle birlikte bu sayının kısa sürede daha da artacağını belirterek, "Erzurum’un her ilçesi ayrı bir değer taşıyor. Amacımız bu zenginliği dünya markası haline getirmek" mesajını verdi. İşte tescil için bekleyen 25 ürünün listesi Türk Patent Kurumu’nda Erzurum’un zengin mutfak kültürüne ve yöresel ürünlerine ait tescil bekleyen liste ise şöyle; Erzurum Enişte Tatlısı/Yemeği, Hınıs Fasulye Şekeri, Erzurum Bakırı, Erzurum Fasulye Kavurması, Erzurum Yumurtalı Patates Salatası, Erzurum Patatesli Mercimek Yemeği, Çat Balı, Uzundere Haris Erik Dolması, Erzurum Kahvaltısı, Erzurum Sarma Kadayıfı, Erzurum Ramazan Pides,i Erzurum Etli Pazı Dolması, Erzurum Göğermiş Peynirli Pide, Erzurum Paça Çorbas,ı Erzurum Sinisi, Erzurum Tava Ketesi, Erzurum Olur Kekikli Mahallesi Kandirif Peyniri / Erzurum Kandirif Peyniri, Hınıs Domas Peyniri, Hınıs Kekik Balı, Hasankale Dövme Kebap, Hasankale Etli Ekmek, Hasankale Güveci, Pasinler Köfte, Narman Yeşil Mercimeği ve Erzurum İspir Gobdini.
Çorum Çorum Belediyesi’nden yaz öncesi vektörle yoğun mücadele Çorum Belediyesi ekipleri, yaz dönemi öncesinde sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışması yürütüyor. Çorum Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, yaz aylarında artış gösteren sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. İnsan sağlığını korumaya yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında Vektörle Mücadele Ekipleri, özellikle üreme alanlarında etkin bir mücadele gerçekleştiriyor. Ekipler, önceden tespit edilen gübre döküm sahaları ile su birikintilerinin bulunduğu bölgelerde çalışmalarını yoğunlaştırarak, vektör canlıların çoğalmasını kaynağında önlemeyi hedefliyor. Havaların ısınmasıyla birlikte artabilecek risklere karşı erken harekete geçen ekipler, fiziksel müdahalelerin yanı sıra larva mücadelesine de ağırlık veriyor. Çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çorum Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan, yaz dönemi öncesinde gerekli tüm önlemlerin alındığını belirterek, "Vektörle mücadelede en etkili yöntem, sorunu kaynağında çözmektir. Bu doğrultuda ekiplerimiz, geçtiğimiz haftadan itibaren gübre döküm alanları ve su birikintilerinin bulunduğu riskli bölgelerde çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Havalar ısınmadan önce larva mücadelesine hız vererek yaz aylarına hazırlık yaptık. Yaz dönemi öncesinde tüm önlemlerimizi aldık ve etkin bir şekilde mücadelemize devam ediyoruz" dedi. Sivrisinek ve karasinek üreme alanlarının belediyeye ait coğrafi bilgi sistemine işlendiğini belirten Candan, bu alanların yıl boyunca düzenli olarak takip edildiğini ifade etti. Özellikle larva oluşumunun yoğun olduğu hayvan gübresi döküm sahalarında çalışmaların artırıldığını vurgulayan Candan, "Amacımız, halk sağlığını tehdit edebilecek unsurları en aza indirerek vatandaşlarımızın sağlıklı ve huzurlu bir yaz geçirmesini sağlamaktır" diye konuştu.