KÜLTÜR SANAT - 24 Ağustos 2025 Pazar 09:46

930 yıllık çınar asırlara meydan okuyor

A
A
A
930 yıllık çınar asırlara meydan okuyor

Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde görkemli yapısıyla ilgi çeken 930 yıllık çınar ağacı, adeta zamana meydan okuyor. Dev çınar, geçmişte gölgesinde panayırların kurulup at yarışlarının yapıldığı bir merkezken, bugün modern zamanların düğünlerine, cemiyetlerine ve sosyal organizasyonlarına ev sahipliği yapıyor.


Kocaeli Üniversitesi Derbent Turizm Fakültesi’nin bahçesinde yer alan ve bölgenin yaşayan hafızası olan çınar ağacı, hem yöre halkı hem de ziyaretçiler tarafından ilgi görüyor. Gövde çevresi 10 metreyi aşan ve "anıt ağaç" olarak tescillenen dev çınar, geçmişte kervanların dinlenme noktası, panayırların ve at yarışlarının merkeziyken, bugün gölgesinde kurulan meydanda düğünlere ve sosyal etkinliklere ev sahipliği yapıyor.



"İyi ki bizim bölgemizde"


Derbent Mahallesi Muhtarı Erdal Baş, çınarın hem manevi hem de tarihi açıdan önemli olduğunu belirterek, "930 yıllık bir çınarımız var, iyi ki bizim bölgemizde, gurur duyuyoruz. Derbent, Türklerin Anadolu’ya geldikten sonra kervanların güvenliğini, ticaret yapanların güvenliğini sağlamak amacıyla kurulan bir topluluktur. Bu anlamda tarihimiz de eskidir. Eski bir nahiyeyiz. Şu an tabii yeni kanunlara göre mahalleye dönmüş vaziyetteyiz" dedi.



Tarihi çınara bebek gibi bakılıyor


Erdal Baş, 930 yıllık çınarın uzun süredir koruma altında olduğunu belirterek, şunları söyledi:


"Anıtlar Kurulu tarafından bakımı ve temizliği yapılıyor. Yaklaşık 40 yıldır ağaç koruma altına alınmış durumda. Vatandaşlarımız da manevi bir koruma sağlıyor, asla zarar vermiyorlar. Şu an en iyi şekilde bakılıyor ağaca. Her yıl en az iki kez Kocaeli Büyükşehir Belediyemiz, Kartepe Belediyemiz ve Anıtlar Kurulu tarafından bakımları, sulamaları yapılıyor. Yani ağacımızın her şeyiyle ilgileniliyor"



Panayırların, at yarışlarının merkeziydi


Çınarın sadece bir ağaç olmadığını, aynı zamanda bölgenin sosyal ve kültürel yaşamının da merkezi olduğunu vurgulayan Muhtar Baş, "Ben bu ağacın 45 yılına tanık oldum. Çocukken köyler burada toplanırdı, panayırlar kurulurdu. Büyük at yarışları yapılır, birincilik kupaları verilirdi. Hatta çınarın kovuğunda köfteler pişirilir, yağmurdan korunulurdu. Yaklaşık 300-400 kişiyi gölgesinde barındırabilecek büyüklükteydi. Bu hatıralarımızı hiç unutmuyoruz" diye konuştu.



"Her gelen bu ağaca hayranlıkla bakıyor"


Derbent Mahallesi Muhtarlık Azası Serhat Bayrak ise tarihi çınarın hem mahalle halkı hem de ziyaretçiler için büyük bir değer taşıdığını belirterek, "Biz yaklaşık 100 yıla yakındır burada ikamet ediyoruz. Burası turizm fakültesinin içinde bulunan, geçmişten bu yana büyümüş bir ağaç. Büyük bir tarihi var. Gelen misafirler dikkatle bakıyor, önem veriyor, fotoğraf çekiyor. Burası güzel bir meydan. Çevre mahallelerden ve dışarıdan gelen misafirler burada cemiyetler ve organizasyonlar yapıyor. Turizm fakültesi olduğu için sık sık dışarıdan öğrenciler ve aileleri de buraya geliyor, eminim ağacı görüyorlardır. Herkes bu ağaca hayranlıkla bakıyor diyebiliriz" ifadelerini kullandı.



930 yıllık çınar asırlara meydan okuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.