ASAYİŞ - 13 Aralık 2024 Cuma 10:47

Acılı annenin yürek yakan feryadı: Duruşmada sinir krizi geçirdi

A
A
A
Acılı annenin yürek yakan feryadı: Duruşmada sinir krizi geçirdi

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde iki gencin hayatını kaybettiği trafik kazasının sanıkları ilk kez hakim karşısına çıktı. Acılı aile, sanıklardan şikayetçi olurken, Muhammed Ali Kraan’ın annesi duruşmada sinir krizi geçirerek bayıldı. Duruşma sonrasında konuşan anne, "Oğlumu yarı aç, yarı tok büyüttüm, mühendis ettim. Bu bir kaza değil, cinayet. O benim babam, kardeşim, çocuğum, her şeyimdi. Yalvarıyorum, bu katilleri serbest bırakmayın" dedi.


Kaza, 20 Haziran’da Ömer Türkçakal Bulvarı’nda meydana geldi. Gökhan K. (33) idaresindeki 41 GK 691 plakalı cip, Sıla A. (20) idaresindeki 41 ACR 774 plakalı otomobil ile çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle savrulan cip, kaldırımda yürüyen Muhammed Ali Kraan (24) ile Ayber Erkut’a (21) çarparak takla attı. Olay yerine gelen sağlık ekipleri yaptıkları kontrolde 2 gencin hayatını kaybettiğini belirledi. 2 gence çarpan cip sürücüsü Gökhan K. ve kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen Sıla A. ile İsmail O. (38) isimli sürücüler tutuklandı. Kısa bir süre tutuklu bulunan sürücüler serbest bırakılırken, avukatların yaptığı itiraz üzerine İsmail O. yeniden tutuklanarak cezaevine gönderildi. Hakkında yakalama kararı bulunan Gökhan K. ise 4 ay sonra yakalanarak cezaevine gönderildi.


Kazada hayatını kaybeden Muhammed Ali Kraan’ın Kocaeli Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünden bu yıl mezun olduğu ve özel bir firmada işe başladığı; Ayber Erkut’un ise yurt dışında 2 yıl tıp eğitimi aldığı ancak bu yıl ülkesine geri dönerek üniversite sınavına hazırlandığı öğrenildi.



İsmail O. ve Sıla A’nın asli kusurlu, Gökhan K’nin ise tali kusurlu


"Taksirle birden fazla kişinin ölümüne sebep olma" suçundan açılan dava Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşmaya tutuklu sanıklar Gökhan K., İsmail O., tutuksuz sanık Sıla A., ölen gençlerin anne-babaları ve taraf avukatları katıldı. Ölen gençlerin akraba ve arkadaşları da mahkemeye seyirci olarak katıldı.


Duruşmada okunan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nin hazırladığı raporda İsmail O. ve Sıla A’nın asli kusurlu, Gökhan K’nin ise tali kusurlu olduğu bildirildi.



"Yayalara çarptığımı hatırlamıyorum"


Savunması için söz hakkı verilen Gökhan K., "Gitmekte olduğum yol 2 şeritliydi. Ben sol şeritte gidiyordum. Aynı şeritte gitmekte olan ve sonradan adını öğrendiğim Sıla, aracıyla sağ tarafa geçerek bana yol verdi. Ben de sol taraftan devam etmek istedim. Tam onu geçmeme ramak kala Sıla’nın aracı benim aracıma doğru birden yaklaştı. O esnada aracımın sağ arka kısmına çarparak kazaya sebebiyet verdi. Direksiyon hakimiyetimi kaybettim ve aracım yan yattı. Yayalara çarptığımı hatırlamıyorum. Nizami hız sınırı saate 80 kilometreydi, ben zaten 70-75 kilometre hızla gidiyordum. Sıla’nın aracı ile aramda takip mesafesi 50-60 metre mesafedeydi" dedi.



"Fren sesi hiç duymadım"


Üniversite öğrencisi olduğunu söyleyen tutuksuz sanık Sıla A. "41 ACR 774 araçla seyir halindeydim. Sol şeritte kendi yolumda ilerliyordum. 65-70 kilometre hızla gidiyordum. Arkamda Gökhan Bey’in sürdüğü araba vardı. Yakın mesafeden sürüyordu. Bana sürekli selektör yakıyordu, 100-200 metre kadar yol istedi. Ben de bulduğum ilk boşlukta aracımı hızlandırıp sağ tarafa çektim. İsmail Bey’in aracı aniden önümde durdu, ben de ona çarpmamak için direksiyonu sola kırdığım esnada Gökhan Bey’in aracı ile çarpıştık. Araç, arka sağ kısmı ile aracıma çarptı. Sonrasında Gökhan Bey’in aracı kontrolden çıktı, duvara ve yayalara çarptı. Sanık Gökhan saate ne kadar hızla gidiyordu bilmiyorum ama benim hızımdan fazlaydı. Fren sesi hiç duymadım" diye konuştu.



"41 ACR 774 plakalı turuncu otomobil adeta önümü keserek durdu"


Olay sebebiyle üzgün olduğunu söyleyerek aileye başsağlığı dileyen İsmail O. ise "81 ACC 964 plakalı aracımla ailemle seyir halindeydim. Bağlantı yoluna bağlanacağım için hızımı iyice azalttım. Yol iyice genişti. Beyaz bir araç önümdeydi, bunun üzerine hızımı yine düşürdüm ve kontrolleri yaptıktan sonra yola bağlandım. Bir süre sonra büyük ses duydum. 41 ACR 774 plakalı turuncu otomobil adeta önümü keserek durdu. Sonrasında Gökhan Bey’in kullandığı cip kaldırıma doğru sürüklendi, yayalara çarpma anını görmedim. Yayalara çarpan araç kaldırımdan çıktı ve sürüklendi. Hemen araçtan inerek ambulans ve itfaiyenin aranması konusunda yardımcı oldum. Turuncu otomobilin yanına gittiğimde sanık Sıla’yı gördüm, panik içindeydi. Eşimi çağırarak kadını sakinleştirdik. Kendisi de kazanın ne şekilde olduğunu bilmediğini söylüyordu. Ben ana yola bağlanmadan önce gerekli tüm dikkati ve kontrolleri sağladım. Suçlamaları kabul etmiyorum, ancak böyle bir olay yaşandığı için üzüntü içindeyim" ifadelerini kullandı.



"Kazadan sonra hiçbir sanık gelip bizimle ilgilenmedi, başsağlığı bile dilemedi"


Sanıklardan şikayetçi olan Bülent Erkut, "Ayber’in babasıyım. Kazada 21.00’da olmuş, ancak benim 00.00’da haberim oldu. Tüm sanıkların şikayetçiyim. Hepsi yalan söylüyor. Benim 1.90 boyundaki oğlum öldü. Kazadan sonra hiçbir sanık gelip bizimle ilgilenmedi, başsağlığı bile dilemedi" dedi.


Ayber’in annesi Fatma Şennur Erkut da sanıklardan şikayetçi oldu.



"Sanıkların kural tanımazlığı sebebiyle kaza olmuştur"


Sanıkların en ağır cezayı almasını ve tutuksuz sanığın da tutuklanmasını talep eden Erkut ailesinin avukatı, "Ayber müvekkillerimin tek çocuklarıdır. Ayber, arkadaşı Ali ile beraber yürümekte iken, huzurdaki sanıkların kural tanımazlığı sebebiyle kaza olmuştur. Gökhan’ın nizami hız sınırını aştığı ifadelerinde de bellidir. Sanık sılanın aracına hafif dokunması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek kazaya sebebiyet vermiş olması, hız sınırının aştığının göstergesidir" diye konuştu.



"Oğlumu yarı aç yarı tok büyüttüm, mühendis ettim"


Gözyaşları içinde adalet istediğini söyleyen Muhammed Ali Kraan’ın annesi Tezcan Tezgel, "Yangınımı Allah görüyor siz de görün. Tek çocuğumdu. Oğlumu yarı aç yarı tok büyüttüm, mühendis ettim. Bu kaza değil cinayet. O benim babamdı, kardeşimdi, çocuğumdu, her şeyimdi. Yalvarıyorum bu katilleri bırakmayın" diyerek sinir krizi geçirdi. Salonda bayılan anne görevliler ve aile tarafından salondan çıkarıldı.



Kazaya ilişkin üst kuruldan rapor talep edildi


Mahkeme heyeti, Trafik Bilirkişi Raporu ile Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan rapor arasında çelişki bulunması nedeniyle, kazaya karışanların kural ihlalleri ve kusur durumlarının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespiti için Adli Tıp Kurumu Üst Kurulu’ndan yeni bir rapor hazırlanmasını talep etti. Tutuklu iki sanığın tutukluluk halinin devamına karar verilerek duruşma ertelendi.



"Tek çocuğumdu, onu da elimden aldılar"


Karanın ardından aile, Sıla A’nın tutuksuz yargılanmasına tepki göstererek gözyaşlarına boğuldu. Duruşma sonrasında İhlas Haber Ajansı (İHA) Muhabirine açıklamalarda bulunan acılı anne Tezcan Tezgel, "Oğlum Kocaeli Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünü bitirmişti. Dava sonucunda yine bir sanık serbest bırakıldı, tutuklanmadı. Türkiye’de birine düşmansan arabayla vur 2 ay yat çık. Ben bu adalet sisteminden davacıyım. Benim oğlumu öldüren Gökhan 4 aydır sokaklarda geziyordu, daha yeni tutuklandı. Dilerim Allah’tan ciğerleri yansın. Tek çocuğumdu, onu da elimden aldılar. Pırlanta gibiydi, yeni mezun olmuştu. İşe gireli 12 gün olmuştu. Kaldırımda yürüyordu, eve geliyordu, oğluma yemek yapmıştım. Telefon ettim kapalıydı. Koca cip, oğlumu duvara vurup paramparça etti. Bütün kemikleri kırıldı" dedi.



Acılı annenin yürek yakan feryadı: Duruşmada sinir krizi geçirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Mahmut Nedim Akülke: "Afyonkarahisar, Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline ev sahipliği yapacak" Türkiye Motosiklet Federasyonu Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, Afyonkarahisar’da 9. kez yapılacak MXGP Dünya Motokros Şampiyonası’nın yanı sırada organizasyon Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline de ev sahipliği yapacağını söyledi. 9. MXGP Dünya Motokros Şampiyonası ve NG Afyon MotoFest 2-6 Eylül tarihlerinde arasında Afyonkarahisar’da düzenlenecek. Yapılacak organizasyonlarla ilgili Türkiye Motosiklet Federasyonu Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, İhlas Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu. Türkiye’de bir dünya şampiyonasının üst üste 9 kez düzenlenmesinin ilk olduğunu vurgulayan Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, bundan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi. Akülke, "Dokuz yıl bir organizasyonu devam ettirmek Türkiye şartlarında gerçekten çok zor bir iş. Ama buradan tüm kamu kurum ve kuruluşlarına, geçmiş dönemden bugüne görev yapan tüm valilerimize, tüm belediye başkanlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Gerçekten ve Afyonkarahisar halkına çok teşekkür ediyoruz. Sahip çıktıkları bir işi devam ettirdiler. Biz bu işe başlarken acaba 3-5 yıl yapabilir miyiz, götürebilir miyiz derken 9 yıla geldi. İnanıyorum ki artık bu dokuzlar, on dokuzlar, yirmi dokuzlar, otuz dokuzlar biz olalım-olmayalım artık devam edecek. Çünkü devam da etmeli. Özellikle spor turizminin geleceğidir mottosuyla çıktığımız bir yolda bu kadar önemli bir organizasyonun 3 bin kişiyle 4 bin kişiyle başladığımız bu organizasyonun 500 yüz bin kişilere yerinde izleyici olarak bulunması çok önemli" değerlendirmesinde bulundu. "Bu organizasyon inşallah uzun yıllar Türkiye’nin gururu olmaya devam eder" Organizasyonun yıllardır devam etmesine katkı sağlayan Gençlik ve Spor Bakanlığı’na teşekkür eden Akülke, "Bunun yanı sıra beş yıl üst üste himayesine alarak bu organizasyonun büyümesinde büyük katkı sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Aslında teşekkür edecek o kadar çok insan var ki. Çünkü dokuz yıl hakikaten çok önemli bir süreç. Aslında belki herkesin atladığı, bizim de gündeme getirmediğimiz bu şampiyona spor turizmi olarak, ekonomi olarak, tanıtım olarak hem Afyonkarahisar’a hem Türkiye’ye çok büyük katkılar yapıyor ama sportif olarak da ve gençler olarak da çok büyük katkıları var arka planda. Bugün özellikle çocuk sporcu sayımız yüz ellilere dayandı. Şampiyonların burada görülmesi çocuklarımız açısından, gençlerimiz açısından büyük bir motivasyon aracı oldu. Akademi olarak da 5 yaşından 12 yaşına kadar olan çocuklarımızın eğitiminde çok büyük katkı sağladı. Bunun yanı sıra eş zamanda yapılan NG Afyon MotoFest de aslında gençlerimizin şu andaki en büyük belası bağımlılığa karşı mücadelede de bence en önemli organizasyonlardan bir tane. Çünkü burada kontrollü olarak kültürü, sanatı, sporu ve yaklaşık 100’e yakın farklı spor etkinliğini de yapabilme şansı var. Aileleriyle beraber bu etkinliği yapabiliyor. Tabi bu da bizim için çok önemli. İnşallah bu organizasyon uzun yıllar devam eder. Türkiye’nin de gururu olmaya devam eder" ifadelerini kullandı. "Afyonkarahisar, Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline ev sahipliği yapacak" MXGP Dünya Motokros Şampiyonası’nın her geçen yıl birçok açıdan önemli bir gelişim gösterdiğini belirten Akülke, "Motofest gerçekten burada dokuzuncu kez kapılarını açacak. Her sene büyüyor. 500 binlere dayandı sayı olarak. Sadece sanatçı olarak bu sene ikisinde başlayıp altısında bitecek. 2-6 Eylül tarihlerinde Türkiye’nin birbirinden farklı 13 tane starı yer alacak. Biraz evvel de dediğim gibi 100’e yakın farklı spor etkinlikleri olacak. Kültürel etkinlikler olacak, sanat etkinlikleri olacak festival kapsamında. Sponsor ve katılımcı firmaların etkinlikleri olacak, test sürüşleri olacak. Yani motosiklet eğitimleri ve söyleşileri içinde gerçekleşecek. Aslında Türkiye’nin festival anlamında da Afyonkarahisar, Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline de ev sahipliği yapacak 2026 yılında. Ben buradan sizlerin aracılığıyla tüm Türkiye’ye, özellikle Afyonkarahisar’a ve çevre illere 2-6 Eylül tarihlerini ajandalarına yazmalarını istiyorum. 2-6 Eylül tarihinde kimseye randevu vermeyin. Herkesi Afyonkarahisar’a, Dünya Motokros Şampiyonası’na bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Afyon Türkiye, Avrupa Gençler ve BMU Motokros Şampiyonaları heyecanı başladı Balkan Motosiklet Birliği Motokros Şampiyonası ve Türkiye Avrupa Gençler Motokros Şampiyonası, Afyonkarahisar’da antrenman ve sıralama turlarıyla başladı. Organizasyona 6 ülkeden 150 sporcu katılıyor. Afyonkarahisar Motor Sporları Merkezi’nde düzenlenen Türkiye Motokros Şampiyonası’nın ikinci ayağı, Avrupa Gençler Motokros Şampiyonası’nın ilk ayağı ve Balkan Motosiklet Birliği Motokros Şampiyonası’nın ikinci ayak yarışları öncesinde idari ve teknik kontroller ile jüri toplantısı gerçekleştirildi. Pistteki hazırlıkların tamamlanmasının ardından üç şampiyonada antrenman ve sıralama turları başladı. Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen yarışlara; Türkiye, Yunanistan, Bulgaristan, Kuzey Makedonya, Romanya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden 20’si yabancı toplam 150 sporcu katılıyor. "Sporcular çok mutlu, dünyanın en iyi parkurunda yarışıyorlar" Türkiye Motosiklet Federasyonu (TMF) Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke şampiyonayla ilgili yaptığı açıklamada, "Bu hafta sonu yapılan yarışlarda katılım rekoru kırdık, 150’ye yakın yerli ve yabancı sporcumuz var. 6 farklı ülkeden sporcularımız ve misafirlerimiz var. Bu organizasyon artık geleneksel bir hale geldi. Çok mutluyuz ve padok alanı hıncahınç dolu. Sporcular çok mutlu, dünyanın en iyi parkurunda yarışıyorlar. Burada yarışmak artık sporcular için bir ayrıcalık. Herkesi hafta sonu bu büyük şölene bekliyoruz" dedi.
Kayseri Erciyes, tarihin en uzun sezonunu yaşadı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; 18 Aralık 2025’te başlayan ve 15 Mayıs 2026’da sona eren Erciyes kayak sezonunun, 3 milyon 300 bin ziyaretçiyle tüm zamanların rekorunu kırdığını açıkladı. İngiltere’den Japonya’ya kadar dünyanın birçok ülkesinden turist ağırlayan Erciyes, tarihinin en uzun sezonunu yaşadı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Erciyes Kayak Merkezi’nde 2025-2026 kayak sezonunun ziyaretçi sayısı ve sezon süresi bakımından tarihi bir başarıyla tamamlandığını açıkladı. Başkan Büyükkılıç, 18 Aralık 2025 tarihinde başlayan sezonun 15 Mayıs 2026 itibarıyla sona erdiğini belirterek, Erciyes’in bu yaklaşık 150 günlük süreçte 3 milyon 300 bin ziyaretçiye ev sahipliği yaptığını ifade etti. Böylece Erciyes, 2011 yılından bu yana sürdürdüğü ziyaretçi rekorlarını bu sezon da geliştirerek tarihinin en yoğun ve en uzun kayak sezonunu yaşamış oldu. Toplam 112 kilometre uzunluğunda 41 farklı piste sahip olan Erciyes Kayak Merkezi’nin; Develi, Tekir, Hisarcık ve Hacılar olmak üzere dört ana giriş kapısıyla yerli ve yabancı ziyaretçilere geniş imkân sunduğunu kaydeden Büyükkılıç, merkezin Türkiye’nin en önemli kış turizmi destinasyonlarından biri haline geldiğini vurguladı. Başkan Büyükkılıç açıklamasında, "Erciyes artık sadece Türkiye’nin değil, dünyanın sayılı kayak merkezlerinden biri konumuna geldi. Her yıl artan yerli ve yabancı turist sayısı, yaptığımız yatırımların ve uluslararası tanıtım çalışmalarımızın ne kadar doğru olduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı. Daha önce 2014-2015 sezonunu 3 Mayıs’ta, 2018-2019 sezonunu ise 5 Mayıs’ta kapatan Erciyes’in, bu yıl 15 Mayıs’a kadar hizmet vererek kendi sezon rekorunu da geride bıraktığını belirten Büyükkılıç, kar kalitesi ve modern tesis altyapısının Erciyes’i uluslararası ölçekte öne çıkardığını dile getirdi. Kış sezonu boyunca düzenlenen ulusal ve uluslararası organizasyonların Kayseri’nin tanıtımına önemli katkı sunduğunu ifade eden Başkan Büyükkılıç, Erciyes Kökbörü Oyunları, Geleneksel Kızak Türkiye Şampiyonası, Erciyes Kar Voleybolu Turnuvası, Uluslararası Dağ Kayağı Türkiye Şampiyonası, Mount Open Sprint Cup, 5. Diplomatik Kayak Yarışı, Erciyes Kış Festivali ve Berkin Usta Sezonu Alp Disiplini Eleme Yarışları gibi etkinliklerin büyük ilgi gördüğünü, bu organizasyonların aynı zamanda Kayseri’nin 2029 Dünya Spor Başkenti sürecine güç kattığını vurguladı. Büyükkılıç, Erciyes Kayak Merkezi’nin Türk Kayak Merkezleri Birliği’nin Türkiye’de gerçekleştirdiği ilk organizasyona ev sahipliği yaparak önemli bir role imza attığını kaydederek, böylelikle 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti ünvanını taşıyacak olan Kayseri’nin tanıtımına da katkı sağladığını söyledi. 2025-2026 sezonunda Polonya ve Çek Cumhuriyeti’nden düzenli charter uçuşlarının gerçekleştirildiğini belirten Başkan Büyükkılıç, Almanya, İtalya, Amerika, İngiltere, Japonya, Güney Kore, Malezya, Fransa, Portekiz ve Endonezya başta olmak üzere birçok ülkeden turistin Erciyes’i tercih ettiğini kaydetti. Büyükkılıç, Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçilerin de Erciyes’e yoğun ilgi gösterdiğini belirterek, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana, Mersin, Nevşehir, Konya, Aksaray, Niğde ve Gaziantep başta olmak üzere çok sayıda şehirden misafirin sezon boyunca Kayseri’de ağırlandığını sözlerine ekledi.
Erzurum İletişim öğrencileri sektör temsilcileriyle buluştu Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü tarafından geleneksel hale getirilen "Paydaşlar Buluşması 4" etkinliği, Ata Teknokent Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Üniversite-sektör iş birliğini güçlendirmek, öğrencilerin uygulamalı eğitim süreçlerine katkı sunmak ve reklam kampanyası uygulamalarında destek veren paydaş kurumları bir araya getirmek amacıyla düzenlenen etkinlik, yoğun katılım ve renkli görüntülerle gerçekleştirildi. Program kapsamında Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrencilerinin hazırladığı reklam kampanyası uygulamalarına ilişkin stantlar açıldı. Öğrenciler, dönem boyunca yürüttükleri çalışmalarını sektör temsilcileri, kurum uzmanları, akademisyenler ve katılımcılarla paylaşma imkânı buldu. Hazırlanan stantlar katılımcılar tarafından ilgiyle incelenirken, öğrenciler de projelerini tanıtarak uygulamalı deneyim kazanma fırsatı elde etti. Etkinlikte konuşan Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Derya Öcal, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü olarak öğrencilerin yalnızca teorik bilgiyle değil, sahaya dönük uygulamalarla da yetişmesini önemsediklerini belirtti. Öcal, üniversite-sektör iş birliğinin iletişim alanında eğitim gören gençler için önemli bir kazanım olduğunu ifade ederek, öğrencilerin gerçek kurumlar, gerçek hedef kitleler ve gerçek iletişim süreçleriyle temas kurmasının mesleki gelişimlerine büyük katkı sunduğunu söyledi. Reklam kampanyası uygulamalarının öğrencilerin farklı düşüncelerini ortaya koymalarına, ekip çalışması becerilerini geliştirmelerine ve iletişim disiplininin sahadaki karşılığını görmelerine imkân sağladığını vurgulayan Öcal, bu sürece destek veren tüm paydaş kurumlara teşekkür etti. Prof. Dr. Öcal, paydaşlarla kurulan iş birliğinin yalnızca bir etkinlik günüyle sınırlı kalmadığını, öğrencilerin meslek hayatına hazırlanmasında kalıcı bir deneyim alanı oluşturduğunu dile getirdi. Gençlerin iletişim sektöründe daha donanımlı, üretken ve bilinçli bireyler olarak yer almaları için bu tür buluşmaların büyük önem taşıdığını kaydeden Öcal, etkinliğin hazırlanmasında emeği geçen öğrencilere, akademisyenlere ve katkı sunan kurum temsilcilerine teşekkür etti. Programda, reklam kampanyası uygulamalarına değer katan ve destek veren firma ve kurum temsilcilerine protokol üyeleri tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi. Etkinlik, pasta kesimi ve müzik dinletisiyle devam etti. Katılımcıların ilgiyle takip ettiği "Paydaşlar Buluşması 4", öğrenciler, akademisyenler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturarak üniversite-sektör iş birliğinin güçlendirilmesine katkı sundu. Renkli görüntülere sahne olan program, öğrencilerin mesleki deneyim kazanması ve paydaş kurumlarla güçlü iletişim ağları kurması açısından önemli bir buluşma olarak değerlendirildi. Programa; Çaykur Bölge Müdürü Yakup Öztürk, Anadolu Ajansı Bölge Müdürü Yunus Okur, Erzurum Halkıma Vakfı Başkanı Erdal Güzel, Erzurum Yeni Medya Derneği Başkanı Gamze İspirli, kamu kurum temsilcileri, gazeteciler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.