GÜNDEM - 11 Kasım 2025 Salı 14:37

Dilara’nın dedesi konuştu: "Hastaneden çıkar çıkmaz mezarlığa gitti"

A
A
A

Kocaeli'nin Gebze ilçesinde 29 Ekim'de yıkılan 7 katlı binanın enkazından yaralı olarak kurtarılan 18 yaşındaki Dilara Bilir'in dedesi Naim Bilir konuştu.

Dilara'nın dün hastaneden taburcu edildikten sonra ailesinin mezarlarını ziyaret ettiğini söyleyen Bilir, "Dilara'nın psikolojisi tam yerine oturmuş değil. Geçen sene üniversite sınavına girmişti. Bu sene de yeniden sınavlara hazırlık amacındaydı. Okumak istiyordu, ders çalışacaktı. Bu olay sebebiyle her şey yarım kaldı. Devam edecek mi, yoksa başka bir şey mi yapacak orasını bilemiyoruz. Yaşadığım sürece arkasındayım" dedi.

Mevlana Mahallesi'nde 29 Ekim'de meydana gelen olayda, 7 katlı Arslan apartmanı yıkılmış, binada kiracı olarak yaşayan Bilir ailesinden anne Emine Bilir (37), baba Levent Bilir (44) ile çocukları Muhammet Emir (12) ve Hayrunnisa Nur Bilir (14) hayatını kaybetmişti. Ailenin en büyük çocuğu Dilara Bilir (18) ise ekiplerin yoğun çalışması sonucu enkaz altından yaralı olarak çıkarılmış ve ambulansla Gebze Fatih Devlet Hastanesi'ne kaldırılmıştı.

Yoğun bakımda 8 gün tedavi gören Bilir, hastanede geçirdiği 13 günün ardından dün taburcu oldu. Dilara, hastaneden çıkar çıkmaz ilk olarak anne, baba ve kardeşlerinin mezarına giderek dua etti. Dilara ardından babaannesinin evine yerleşti.

"Dilara hastaneden çıktıktan sonra kabristanı ziyaret etti"

Dilara ile ilgili bilgi veren dede Naim Bilir, "Dilara dün hastaneden çıktı. Oradan kabristanı ziyaret etti, daha sonra akşam bize geldi. Nasip olursa bundan sonraki ömrünü bizimle beraber devam ettirecek. Psikolojisi inşallah düzelecek. Şimdi amcaları, kuzenleri onu eğlendirmeye çalışıyorlar, hissettirmemeye çalıştırıyorlar. Allah izin verirse böylece bu travmayı atlatacağız. Ailesinin öldüğünü öğrendiğinde hastanedeydi. Nasıl öğrendiğini de biz bilmiyoruz. Doktor kontrolündeydi. Herhalde psikolog da vardı zannedersem yanında. Dilara ile travmayı atlattıktan sonra konuşacağız. Ne yapmak istiyorsun, okumak mı istiyorsun ya da başka bir şey mi yapmak istiyorsun diye konuştuktan sonra karar vereceğiz. Her şey onun isteğine göre olacak. Bizimle yaşamaya devam edecek" dedi.

"Dilara'nın psikolojisi tam yerine oturmuş değil"

Dilara'nın dizinde bir yarasının olduğunu söyleyen Bilir, "Dilara'nın psikolojisi tam yerine oturmuş değil. Şimdi eğlendirmeye çalışıyorlar, yaşananları aklına getirmek istemiyorlar. Psikolojisi düzelttikten sonra karar verecek. Bizim ne düşündüğümüz pek önemli değil. Onun ne düşündüğü önemli. Tabii ki biz onun sonuna kadar arkasındayız. Destekleyeceğiz, ne yapmak istiyorsa onu destekleyeceğiz" diye konuştu.

"Bu olay sebebiyle her şey yarım kaldı"

Geçen sene Dilara'nın üniversite sınavına girdiğini de ifade eden Bilir, "Bu sene de yeniden sınavlara hazırlık amacındaydı. Bundan sonra ne karar verecek onu da bilmiyoruz. Okumak istiyordu, ders çalışacaktı. Bu olay sebebiyle her şey yarım kaldı. Devam edecek mi, yoksa başka bir şey mi yapacak orasını bilemiyoruz. Yaşadığım sürece arkasındayım, Allah'ın izniyle Dilara bizimle yaşamaya devam edecek" ifadelerini kullandı.

Fehime Kartal - Cihan Atik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Minik Ebrar’ın ölümüne ilişkin davada, sanıklara 5 ve 6 yıl hapis cezası İzmir’in Menderes ilçesinde nakliye asansöründen düşen koltuğun altında kalarak hayatını kaybeden 9 yaşındaki Ebrar Aktaş’ın ölümüne ilişkin davada sanıklara 5 yıl ile 6 yıl 3 ay arasında değişen hapis cezaları verildi. Mahkeme heyeti, tutuklu iki sanık ile firma sahibini suçlu bulurken bir sanığın beraatine hükmetti. Menderes ilçesi Cüneytbey Mahallesi’nde 20 Eylül 2025 tarihinde bir evin taşınması sırasında asansördeki koltuk bahçede bulunan Ebrar Aktaş’ın (9) üzerine düştü. Ağır yaralanan ve kaldırıldığı hastanede yaşamını yitiren çocuğun ölümüne ilişkin hazırlanan iddianamede, sanıkların şiddetli rüzgar nedeniyle koltuğun düşebileceğini öngörmelerine rağmen gerekli önlemi almadıkları ve ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçunu işledikleri belirtildi. Olaya ilişkin Menderes 4’üncü Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada söz verilen sanıklardan M.G., böyle bir kazanın yaşanmasını istemediğini, taşıma işlerinde araçlara bile zarar gelmemesi için önlem aldığını, kendisinin de ailesi olduğunu ve bir çocuğun zarar görmesini isteyemeyeceğini belirterek beraatini talep etti. Diğer sanıklar E.G. ile Y.G. de beraatlerini istedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, E.G.’yi ’Bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezasına çarptırdı. Diğer sanıklar M.G. ve Y.G.’ye ise aynı suçtan 5’er yıl hapis cezası verildi. Tutuksuz yargılanan Suriye uyruklu A.H.M. hakkında ise beraat kararı çıktı.
Aydın ADÜ’de Girişimsel Radyoloji Ünitesi hizmete açıldı Yüksek teknolojiyle yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi’nin hizmete alınmasıyla ADÜ Hastanesi’nde tanı ve tedavi süreçlerinde hız ve etkinliğin artırılması hedefleniyor. Aydın Adnan Menderes Üniversitesi (ADÜ) Hastanesi’nde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi düzenlenen törenle hizmete açıldı. ADÜ Rektörü Bülent Kent’in katılımıyla gerçekleştirilen törende, yenilenen ünitenin tanı ve tedavi sürecini hızlandıracağına dikkat çekildi. Beraberindeki heyetle başhekimliği ziyaret eden Rektör Kent, hastanenin mevcut durumu ve yürütülen çalışmalar hakkında bilgi alırken, Radyoloji Anabilim Dalı bünyesinde yenilenen Girişimsel Radyoloji Ünitesi ile birlikte yeni alınan anjiyografi cihazının açılışını gerçekleştirdi. Gelişmiş teknolojiyle donatılan ünitenin, tanı ve tedavi süreçlerinde etkinliği artırarak hastalara daha hızlı ve konforlu hizmet sunulmasının hedeflendiğini ifade eden eden Rektör Bülent Kent, üniversite hastanelerinin sağlık hizmetinin yanı sıra eğitim ve araştırma alanında da önemli bir rol üstlendiğini belirtip, yapılan yatırımların da bu çok yönlü yapıyı güçlendirdiğini ifade etti. Başhekim Mücahit Avcil ise girişimsel radyolojinin modern tıptaki stratejik önemine dikkat çekerek, minimal invaziv yöntemlerin hastalara daha düşük risk, daha kısa hastanede kalış süresi ve daha hızlı iyileşme imkanı sunduğunu vurguladı. Yenilenen ünitenin özellikle damar hastalıkları, onkolojik girişimler ve ileri düzey radyolojik işlemler açısından önemli bir altyapı sağlayacağını belirten Avcil, yatırımın hem hasta hizmetine hem de eğitim ve bilimsel çalışmalara katkı sunacağını kaydetti.
Balıkesir Başkan Akın: "Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir" Eskişehir’de düzenlenen "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" panelinde konuşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Balıkesir’de ‘biz’ anlayışıyla hareket ettiklerini belirtirken "Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, Eskişehir Grande Art Otelde düzenlenen Türkiye Kent Konseyleri Birliği Dönem Başkanlığı Devir Teslim Töreni ve Türkiye Kent Konseyleri Ulusal Toplantısı’na katıldı. "Türkiye’de Belediyelerde Katılımcı Yönetişim" konulu panele konuşmacı olarak katılan Akın, Balıkesir’deki Kent Konseylerimizle tam bir uyum içerisinde çalışma yürüttüklerini belirtirken "Her yaş ve ilgi grubunun Balıkesir’imizin kalkınması noktasında fikir sunması için Emekli Meclisi, Çevre Meclisi ve Çocuk Meclisi gibi organları da ekleyerek Kent Konseyimizdeki meclis sayısını yediye çıkardık. Balıkesir, Kuvayımilliye’nin başşehridir. İlk kurşunun ve son kurşunun atıldığı şehirdir. Kent Konseyimizin aldığı kararlara güveniyoruz. Kent Konseylerimizle istişareli bir şekilde hareket edildiği zaman çok güzel sonuçlar ortaya çıkıyor" diye konuştu. "Ben değil biz diyoruz" Yönetim anlayışında ben değil biz anlayışının hâkim olduğunu belirten Akın, "Balıkesir’imizde 20 büyük ilçemiz var. Sadece iki ilçemizde kent konseyi kurulmadı. Onlar da kurulduktan sonra kent konseyleri başkanlarıyla her ay toplantı yapacağım. İlçe belediye başkanlarımızı da davet edeceğiz. Başkanlarımız ve kent konseylerimiz, bizler için her zaman birer yol arkadaşıdır. Emanete sahip çıkmayı kendisine şiar edinmiş Atatürk’ün evlatları olarak Cumhuriyet’e ve Balıkesir’e sahip çıkıyoruz. Bizler, Balıkesir’de iş birlikli yönetim modeliyle Kent Konseyimizden gelen taleplerin tamamını çözüme kavuşturduk. Çünkü biz şunu biliyoruz: Kent konseyleri, demokrasinin yereldeki en güçlü temsilidir. Kent konseyleri, belediye başkanlarının en büyük yardımcısıdır. Bu yapılar, şehirde ortak aklı güçlendiren ve yönetimi daha kapsayıcı hale getiren temel mekanizmalardır. Bizler de bu kurumların sadece destekçisi değil, aynı zamanda gönüllüsü olacağız. Kent Konseyimize gelen tüm taleplerin başımızın üzerinde yeri vardır. Halkın sesi, bizim yol haritamızdır. Bu sesi duymakla kalmıyor, karar süreçlerine doğrudan yansıtan bir anlayışla hareket ediyoruz. Kent konseylerimizin bu gönüllü ve özverili çalışmalarından dolayı her birine ayrı ayrı minnettarım" şeklinde konuştu.