ASAYİŞ - 19 Mart 2026 Perşembe 11:34

Dilencinin üzerinden çıkan para say say bitmedi

A
A
A
Dilencinin üzerinden çıkan para say say bitmedi

Kocaeli'de bayram öncesi sokaklarda duygu sömürüsü yapan ve şehir dışından mevsimlik gelen dilenciler zabıta ekiplerini görünce ailecek arkalarına bile bakmadan kaçtı. Bir dilencinin üzerinden 18 bin TL ele geçiren ekipler, 1 yıl içinde 165 kişiye işlem yaptı, 85 bin lira ele geçirdi. Bazı dilencilerin evi ve arabası olduğu da tespit edildi.

Özelliklle Ramazan ayında vatandaşların dini duygularını istismar eden dilencilere yönelik Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı ekipleri operasyon düzenledi. Özellikle ana caddelerde dilenen şahıslar zabıtayı görünce arkalarına bile bakmadan kaçtı. Bir dilencinin üzerinden yaklaşık 18 bin TL ele geçirildi. Ekiplerin masa üzerine koyduğu para say say bitmedi.

Arabayı tanıyorlar

Şehir dışından mevsimlik işçi gibi gelen dilenciler, zabıta araçlarını da tanıyarak kaçıyor. Yakalanan bazı şahısların yapılan incelemelerinde evi ve arabası olduğu belirlenirken son bir yıl içinde 165 kişi hakkında işlem yapıldı. 165 kişinin üzerinden ise 85 bin TL ele geçirildi. Ekipler sokakta bu kişilere para vermenin, onları ve çocukları bu hayata daha fazla mahkum ettiğini ifade ederken, ihtiyaç sahiplerinin belediye ve sosyal hizmetler tarafından korunduğunu hatırlattı.

"Mübarek günler, istismara açık zamanlar"

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Zabıta Dairesi Başkanlığı, Zabıta Şube Müdürlüğü merkez amiri Gökhan Öztürk, "Ramazan ayı geldiğinde, özellikle bu mübarek günler öncesinde duygu sömürüsü yapan şahısların sayısında ciddi artışlar oluyor. Biz, Kabahatler Kanunu'nun 30. maddesine dayanarak bu kişileri bulundukları bölgelerden alıp merkeze götürüyoruz. Yine mevzuata uygun şekilde üzerlerindeki paralara el koyarak kamuya geçiriyoruz ve 33. madde kapsamında cezai işlem uyguluyoruz. Mübarek günler, istismara açık zamanlar. Bu nedenle vatandaşlarımıza özellikle şunu söylemek istiyoruz:
"Bu kişiler, verilen paralarla besleniyor. Lütfen para vermeyin. Çünkü bu durum, onları ve çocuklarını bu hayata daha fazla mahkum ediyor. İhtiyaç sahibi kişileri hızlı şekilde tespit ederek barınma evlerine yerleştiriyoruz ve gerekli tüm destekleri sağlıyoruz. Bu sebeple vatandaşlarımızın bu tür durumlara prim vermemelerini özellikle rica ediyoruz. Son bir yıl içerisinde yaklaşık 165 duygu sömürüsü yapan şahıs hakkında işlem yaptık ve üzerlerindeki paralara el koyduk. Bu kişilerden toplamda yaklaşık 85 bin lira para çıktı. Normal zamanlarda İzmit merkezde günlük 3-4 kişiye işlem yapılırken, Ramazan ayında bu sayı ciddi şekilde artıyor" dedi.

"Elde ettikleri gelir asgari ücreti aşıyor"

Dilenciliği kendine meslek edinen kişilerin üstünde ciddi miktarda para ele geçirildiğini ifade eden Öztürk, "Üzerlerinden çıkan paralar tahmin edilemeyecek kadar yüksek rakamlara ulaşabiliyor. Hatta bazı şahısların evi ve ciddi mal varlıkları olduğu tespit ediliyor. Bu işi adeta meslek haline getiren kişiler var ve elde ettikleri gelir asgari ücreti aşıyor. Vatandaşlarımızdan ricamız, bu tür durumları bize ihbar etmeleridir. Gerçekten ihtiyaç sahibi olan kişilere biz ulaşır, barınma ve diğer ihtiyaçlarını karşılarız. Bir kişinin üstünden 18 bin TL ele geçirildi. İzmit'te aynı kişilerle defalarca karşılaştığımız oluyor. Bu işi meslek haline getiren kişilerin kimlik bilgileri ve kayıtları bizde mevcut" ifadelerini kullandı.

"İşimizi yaparken darp edilen veya sözlü hakarete uğrayan personelimiz oluyor"

Sahada yaşadıkları zorlukları anlatan Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Zabıta Komiseri Aydın Turan, "Sahada en zorlandığımız anlar görevimizi yaparken bazı vatandaşların tepkileriyle karşılaşmamız oluyor. Kanuni görevimizi yerine getirirken zaman zaman engellemelerle karşılaşıyoruz. Bu durumlarda darp edilen veya sözlü hakarete uğrayan personelimiz de oluyor. Genel olarak bu işi yapanlar gerçekten ihtiyaç sahibi kişiler değil, bunu meslek haline getirmiş kişilerdir. Bu durumun önüne geçmek için vatandaşlarımızın daha bilinçli olması gerekiyor. Yardım yapılacaksa, gerçekten ihtiyaç sahibi aileler araştırılarak destek olunmalıdır. Aksi halde sokaklarda bu kişilerin sayısı giderek artmaktadır" şeklinde konuştu.

"Verilen her para, çocukların okuldan uzaklaşıp sokakta çalışmasına sebep oluyor"

Özellikle çocuklar konusunda vatandaşların çok daha dikkatli olması gerektiğini altını çizen Aydın Turan, "Çocukların sokakta dilendirilmesi onların hayatını olumsuz etkiliyor. Verilen her para, çocukların okuldan uzaklaşıp sokakta çalışmasına neden oluyor. Bu da farkında olmadan çocuklara zarar verilmesine yol açıyor. Bu tür durumlarda emniyetin çocuk şubesi ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ile birlikte hareket ediyoruz. Tespit edilen çocuklar ilgili birimlere bildiriliyor ve gerekli işlemler yapılıyor. 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 30. maddesi gereği, reşit kişilere bin 767 TL idari para cezası uygulanmaktadır. Bu kişiler artık ekiplerimizi tanıyor; araçlarımızı gördüklerinde uzaklaşmaya çalışıyorlar" diye konuştu.

"Bazı şahısların yıl içinde 30-35 kez ceza aldığı biliniyor"

Bir minibüs dolusu vatandaşın şehir dışından Kocaeli'ye dilenmek için geldiklerini söyleyen Turan, "Kocaeli, çevre illere yakınlığı nedeniyle şehir dışından gelen dilenciler için de cazip bir yer. İstanbul, Sakarya, Bursa ve Zonguldak gibi illerden günübirlik gelenler oluyor. Hatta minibüslerle gelen gruplarla da karşılaşıyoruz. Bu kişilerle de mücadelemiz sürüyor. Ancak yasal olarak yapabildiğimiz işlem ceza uygulamak, üzerlerindeki paraya el koymak ve bulundukları yerden uzaklaştırmakla sınırlı. Bu nedenle aynı kişiler tekrar aynı eylemi gerçekleştiriyor. Bu durum döngü halinde devam ediyor. Bazı şahısların yıl içinde 30-35 kez ceza aldığı biliniyor. Özellikle annelerin çocuklarını belirli noktalara bırakıp uzaktan takip ettiği durumlarla sıkça karşılaşıyoruz. Çocukları tespit ettiğimizde ailelerine ulaşmak için çeşitli sorular sorarak yerlerini belirlemeye çalışıyoruz. Trafik ışıklarında dilendirilen 6-8 yaş arası çocuklar olduğu ne yazık ki görülüyor" şeklinde konuştu.

Fehime Kartal - Recep Barış Aksu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kayseri Kayseri protokolü bayramlaştı Kayseri Valiliği tarafından düzenlenen programda il protokolü bayramlaştı. Kayseri Valiliği’nde düzenlenen bayramlaşma programında konuşan Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç; "Allah’a şükrederek bir Ramazan ayını daha idrak ettik ve geride bırakma dönemine geldik. Bugün hayırlısıyla son iftarımızı açacağız, yarın inşallah bayramı hep beraber huzur içerisinde idrak edeceğiz. Bu anlayış içerisinde her birinizin ayrı ayrı bayramını tebrik ediyorum. Ramazan Bayramı’nın insanlığın kurtuluşuna vesile olmasını temenni ediyorum" dedi. "Bu şehir, sigorta bir şehir" Kayseri Valisi Gökmen Çiçek ise; "Kayseri’de milli bayramlar, dini bayramlar bir farklı geçiyor. Bu şehir, sigorta bir şehir. Özellikle bu Ramazan ayı bambaşka geçti. Çocukluğumuzda yaşadığımız ’Ne güzel Ramazandı’ dediğimiz Ramazan’a çok benzeyen bir Ramazan ayı geçti Kayseri’de. Camiler çocuk sesleriyle doldu, taştı. İftarlar, sahurlar, insanların birbirlerini davetleri, birlik ve beraberliğin bol olduğu bir Ramazan oldu. Sonunda bayrama kavuştuk. Biz farklı bir şehiriz; milletvekillerimizin hepsi burada, siyasi parti başkanlarımız, belediye başkanlarımız, kaymakamlarımız birlik ve berberlik içerisinde siyasi görüşü ne olursa olsun kenetlenmeyi, sarılmayı bilen bir şehiriz. Dolayısıyla Ramazan Bayramı’nda yine birlik ve beraberlik içerisindeyiz. Dünyanın her yerinde mazlumlara işkenceler çektirildiği bir dünyada yaşıyoruz. İnşallah dünyada mazlumların çektiği acının bitmesine vesile olacak bizim milletimiz olduğunu biliyorum. Gençlerden tüm dünya mazlumları için hazır ve dik durmaları gerektiğini ifade etmek istiyorum" diye konuştu. Vali Çiçek ayrıca bayram tatiline gidecek olan vatandaşlardan hız ve trafik kurallarına uymalarını istedi. Konuşmaların ardından il protokolü bayramlaştı.
Ağrı Ağrı’da öğrenciler Gazze için 650 bin lira bağış topladı Ağrı İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile Türk Kızılay Ağrı Şubesinin Ramazan ayı dolayısıyla yürüttüğü "Gazze’ye Kardeş Eli" yardım kampanyasında öğrencilerin katkılarıyla 650 bin lira bağış toplandı. Kampanya kapsamında Gazze’de kurulan Kızılay aşevinde iftar yemeği verildi. Ramazan ayının ilk günlerinde başlatılan çalışma çerçevesinde kent genelindeki okullara boş zarflar dağıtıldı. Öğrencilerden Gazze’de yaşayan ihtiyaç sahiplerine destek olmaları istendi. Zarfları evlerine götüren öğrenciler, kendi harçlıklarının yanı sıra ailelerinin verdiği fitre ve zekâtları zarflara koyarak kampanyaya katkı sundu. Toplanan bağışları öğretmenlerine teslim eden öğrenciler, Gazze’ye destek vermenin sevincini yaşadı. Okullarda düzenlenen teslim tutanaklarıyla yardımları teslim alan Kızılay ekipleri, toplanan bağışları Gazze için açılan hesaplara aktardı. Türk Kızılay tarafından Gazze’de hizmet veren ve her gün yaklaşık 60 bin kişiye sıcak yemek ulaştıran aşevinde, Ağrı’daki öğrencilerin destekleriyle iftar sofraları kuruldu. Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek, kampanyaya ilişkin yaptığı açıklamada Ramazan ayının paylaşma ve yardımlaşma duygularının yoğun şekilde yaşandığı bir dönem olduğunu ifade etti. Eğitim camiası olarak öğrencilerin sosyal sorumluluk bilinciyle yetişmesine önem verdiklerini belirten Kökrek, bu tür çalışmaların çocukların merhamet, dayanışma ve gönüllülük değerlerini içselleştirmesine katkı sağladığını söyledi. Kampanyanın okullarda güçlü bir sahiplenmeyle yürütüldüğünü vurgulayan Kökrek, emeği geçen yönetici, öğretmen, öğrenci ve velilere teşekkür etti. Türk Kızılay Ağrı Şube Başkanı Orhan Tatlı ise Ramazan süresince kentte çeşitli sosyal destek programları gerçekleştirdiklerini dile getirdi. İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile yapılan istişareler sonucunda Gazze’ye yönelik bir yardım çalışması planladıklarını aktaran Tatlı, maarif camiasının katkılarıyla kampanyanın kısa sürede geniş bir katılım sağladığını belirtti. Öğrenciler, öğretmenler, okul yöneticileri ve velilerin gösterdiği duyarlılıkla 650 bin lira bağış toplandığını ifade eden Tatlı, bu destek sayesinde Gazze’de iftar sofralarının kurulmasına katkı sunulduğunu kaydetti. Kampanya ile öğrencilerin paylaşma ve yardımlaşma duygularını yaşayarak öğrendiği, uzak coğrafyalardaki ihtiyaç sahiplerine destek olmanın mutluluğunu hissettiği bildirildi.
Ordu Ordu’da bayram tedbirleri arttı: Trafikte "sıfır can kaybı" hedefi Ordu’da polis ekipleri tarafından, ‘Trafikte Bir Can Kaybı Bile Fazladır’ mottosu ile trafikte denetim ve bilgilendirme faaliyetleri gerçekleştiriliyor. İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri, Ramazan bayramı öncesi denetimleri arttırdı. Ekipler, trafik kazalarının önüne geçmek, can ve mal güvenliğini sağlanması adına il genelinde çeşitli noktalarda çalışmalar yürütüyor. ‘Trafikte Bir Can Kaybı Bile Fazladır’ mottosu ile yapılan denetim ve bilgilendirme faaliyetlerinde ayrıca, vatandaşların bayramı tebrik edilerek, çocuklara çikolata ikramı yapılıyor. "Amacımız vatandaşlarımızın bayramı huzurlu bir şekilde geçirmesi için elimizden gelen tüm tedbirleri almak" Ordu Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdür Vekili Hüseyin Satan, Ramazan bayramı tedbirleri boyunca il genelinde 98 ekip ve yaklaşık 400 personel ile sahada görev yapacaklarını söyledi. Bu denetimlerin hedefinin vatandaşların huzur içerisinde bayram tatili geçirmeleri olduğunu aktaran Satan, "Vatandaşlarımızın huzur ve sükun içerisinde ‘Trafikte Bir Can Kaybı Bile Fazladır’ mottosu ile yollarda etkin bir denetim yapmak istiyoruz. Buradaki amacımız asla vatandaşlarımıza ceza yazmak değil, bayramı huzurlu bir şekilde geçirmesi için elimizden gelen tüm tedbirleri almaktır. Burada yine il genelinde radar denetimlerimiz, KGYS üzerinden denetimlerimiz, yine dron denetimlerimiz etkili bir şekilde devam edecektir. Vatandaşlarımızla yolda uyarıcı ve eğitim nitelikli uygulamalar yapıyoruz" dedi. Sürücüler ise denetimlerin faydalı olduğunu, can ve mal güvenliği açısından yapılması gerektiğini belirttiler.
İstanbul "Plakam sahte mi?" paniği izdihama neden oldu: Şoförler Odası’na başvurular 5 katına çıktı Son günlerde artan APP plaka denetimleri ve 140 bin TL’ye varan cezalar sürücülerde büyük paniğe neden oldu. Sultanbeyli Şoförler Esnaf Odası Başkanı Serdar Şahinoğlu konuya ilişkin, "Vatandaşlar ’Plakam sahte mi?’ diye bize koşuyor, talepler 5 katına çıktı; şu an hem araçlar plakasız kalıyor hem de sürücüler mağdur oluyor" uyarısında bulundu. Türkiye genelinde APP (Avrupa Press Plaka) kullanımına yönelik başlatılan kapsamlı denetimler ve beraberinde uygulanan ağır cezalar, araç sahipleri arasında paniğe yol açtı. Özellikle 2024 yılı itibarıyla zorunlu hale gelen karekod uygulamasıyla birlikte eski tip mühürlü plaka kullanan vatandaşlar, "plakam sahte mi?" endişesiyle şoförler odalarına akın etmeye başladı. Sultanbeyli Şoförler Esnaf Odası Başkanı Serdar Şahinoğlu, son günlerde yaşanan APP yoğunluğunun nedenlerini ve çözüm yollarını değerlendirdi. "Vatandaşlar karekod yok diye panik yaptılar" Normal şartlarda günde ortalama 150 plaka basımı yaptıklarını ifade eden Şahinoğlu, bu rakamın son günlerde 700’e kadar çıktığını belirtti. Vatandaşların süreci tam olarak anlayamadığını dile getiren Şahinoğlu, şu ifadelere yer verdi: Biz normalde günde 100-150 plaka basan odalarız. Şu an mesaimizi artırdık ve günlük 600-700 plaka basıyoruz. Ancak mevcut talebi karşılamamız mümkün değil; şu an olağanüstü bir durum söz konusu. APP plakalarda 140 bin TL’ye varan cezai işlemler ve araç bağlama durumları söz konusu. Bu duruma maruz kalan çok sayıda vatandaşımız var. Bu mağduriyeti yaşamamak için "Plakam sahte mi?" diye bize başvuranların sayısında da ciddi bir artış oldu. İnsanlar aslında süreci tam olarak anlayamadı; 2024 yılında karekod uygulaması geldi ve 2024 öncesi basılan plakalarda karekod yok, mühür var. Ancak karekodsuz plakası olan vatandaşlar şimdi plaka değişimi için notere yöneliyor." "Birçoğu araçlarını İstanbul’da bırakıp memleketlerine dönmek zorunda kalacak" Mevcut sistemde vatandaşın eski plakasını notere teslim ettikten sonra yeni plaka için odaya geldiğini söyleyen Şahinoğlu, kapasitenin çok üzerinde bir taleple karşılaştıklarını ve özellikle bayram tatili öncesi il dışından gelen vatandaşların araçlarını İstanbul’da bırakıp memleketlerine dönmek zorunda kalabilecekleri uyarısını yaparak, "En büyük sorun da burada başlıyor. Vatandaşlar plaka değişimi için notere gidiyor, eski plakalarını araçlarından söküp notere teslim ediyorlar. Özellikle il dışından gelen vatandaşlarımız eski plakalarını teslim ettikten sonra yeni plakalarını almak için odaya geliyorlar. Vatandaşlarımız burada sıra bekliyor ama bu yoğunlukta işlemlerini tamamlayabilmeleri mümkün görünmüyor. Birçoğu araçlarını İstanbul’da bırakıp memleketlerine dönmek zorunda kalacak. Çünkü plakalarını notere teslim etmiş durumdalar" dedi. "Vatandaşlar yeni plakasını alırken eski plakasını notere değil esnaf odalarına teslim etmeli" "Vatandaşlara belirli süre verilerek plaka değişimini tamamlamaları istenmeli; aksi takdirde yoğunluğun sona ermesi mümkün değil" Bu noktada APP plaka süreciyle ilgili düzenleme gerektiğini ifade eden Şahinoğlu, "Devlet büyüklerimizden sürecin yeniden düzenlenmesini talep ediyoruz. Biz sürecin şu şekilde olması gerektiğini düşünüyoruz: Vatandaşlar yeni plakasını alırken eski plakasını notere değil esnaf odalarına teslim etmeli. Bu şekilde hem araçlar plakasız kalmaz hem de vatandaş mağdur olmaz. Ya da vatandaşlara belirli bir süre verilerek bu süre içinde plaka değişimini tamamlamaları istenmeli; aksi takdirde bu yoğunluğun sona ermesi mümkün değil. Bu şekilde giderse vatandaşın talebi bitmeyecek ve mağduriyet artarak devam edecek. Yetkililerden ve devlet büyüklerimizden bu konuda anlayış ve çözüm bekliyoruz" şeklinde konuştu.