ASAYİŞ - 09 Şubat 2026 Pazartesi 21:06

Dilovası’ndaki patlamanın iddianamesi yeniden hazırlandı

A
A
A
Dilovası’ndaki patlamanın iddianamesi yeniden hazırlandı

Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin kabul edilen yeni iddianamede, sanıkların olay sonrası dijital materyal incelemeleri yer aldı. HTS kayıtlarına göre olay günü ve sonrasında şüphelilerin yoğun telefon trafiğiyle para transferi ve çeklerin tahsili için talimatlar verdiği, "uzun süre haber alınamaması" durumunda ticari evrakın kime teslim edileceğini planladıkları ortaya çıktı.

Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki bir parfüm dolum tesisinde meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetti. Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından kabul edildi. Tutuklu şüpheliler İsmail Oransal, Altay Ali Oransal, Aleyna Oransal, Gökberk Güngör, Ali Osman Altay, Onay Yürüklü, Ünal Aslan, Güven Demirbaş ve tutuksuz sanık Ömer Akat ile soruşturma sürecinde cezaevinde geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitiren Kurtuluş Oransal’ın da aralarında bulunduğu 16 kişi hakkında dava açıldı.

Patlamanın nedeni statik elektrik ve temas arızası

İddianamede yer alan bilirkişi raporunda, patlamanın üretim sırasında etil alkol aktarımı esnasında oluşan statik elektrik boşalması ve ekipmanlardaki elektriksel temas arızasından kaynaklandığı belirtildi. Ex-proof (patlamaya karşı korumalı) ekipman, topraklama ve havalandırma sistemlerinin bulunmamasının alevlerin kısa sürede yayılmasında etkili olduğu vurgulanan raporda, iş yerinde yangın merdiveni, otomatik söndürme sistemi, alarm ve diğer güvenlik önlemlerinin olmadığı kaydedildi. Raporda binanın yapı kullanım izin belgesi olmadan imalathane olarak kullanıldığına, iş güvenliği ve itfaiye uygunluk onayının alınmadığına dikkat çekildi. Bilirkişi heyeti, yangının sabotaj veya kasıtlı bir eylem sonucu değil, teknik yetersizlik ve ihmaller zincirinden kaynaklanan "öngörülebilir ve önlenebilir bir endüstriyel kaza" olduğu kanaatine vardı.

Kusur durumları belirlendi

Bilirkişi raporuna göre, işletmeci Ravive Kozmetik yönetimi ile İsmail Oransal, Altay Ali Oransal ve soruşturma sürecinde vefat eden Kurtuluş Oransal "asli ağır kusurlu" bulundu. Binayı kiraya veren eski mal sahibi Güven Demirbaş "tali ağır kusurlu", yeni malik Özzade Yapı İnşaat Ltd. Şti. "tali orta kusurlu", iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren OSGB firması ve yetkilileri "tali ağır kusurlu", iş güvenliği uzmanı ve iş yeri hekimi ise "tali kusurlu" olarak değerlendirildi. Dilovası Belediyesi’nin denetim gecikmesi nedeniyle "sınırlı idari kusurlu", SEDAŞ’ın ise elektrik kullanımını yeterince denetlememesi sebebiyle "sınırlı teknik kusurlu" olduğu raporda yer aldı. Çalışanlara ise eksik güvenlik şartlarında görev yaptıkları için kusur atfedilmedi. Soruşturma kapsamında yangının çıktığı imalathanenin altındaki depo niteliğindeki yapının geçmişte "imar kirliliğine neden olma" suçundan yargılamaya konu olduğu ortaya çıktı.

İddianamede, bina sahibi Güven Demirbaş hakkında açılan davada belediye denetiminde binanın üzerine izinsiz kolonlar dikildiği ve duvar örüldüğü gerekçesiyle "mahkumiyet" kararı verildiği, yapının mühürlendiği ve Demirbaş’ın ertelenmiş 10 ay hapis cezası aldığı bilgisi yer aldı. Ayrıca belediye encümeni tarafından kaçak yapının yasal hale getirilmemesi nedeniyle yıkım kararı alındığının tespit edildiği kaydedildi. Patlamanın yaşandığı binanın kira sözleşmesinde yapının "sağlam ve kullanıma elverişli" gösterildiği, sözleşmede İsmail Oransal’ın kefil olarak imzasının bulunduğu belirtildi.

Kaçak yapı geçmişi

İddianamede, yangının çıktığı imalathanenin altındaki depo niteliğindeki yapı hakkında daha önce "imar kirliliğine neden olma" suçundan yargılama yapıldığı ortaya çıktı. Soruşturma kapsamında incelenen mahkeme dosyasına göre depo ile ilgili olarak Güven Demirbaş hakkında açılan davada mahkumiyet kararı verildi. Belediye denetiminde binanın üzerine izinsiz kolonlar dikildiği ve duvar örüldüğü tespit edilerek yapı mühürlendi ve savcılığa suç duyurusunda bulunuldu. Açılan davada Demirbaş’a ertelenmiş 10 ay hapis cezası verildiği ve kararın kesinleştiği iddianamede aktarıldı. Ayrıca belediye encümeni tarafından kaçak yapının verilen süre içinde yasal hale getirilmemesi nedeniyle yıkım kararı alındığı, yıkımın diğer yapılarla birlikte ihale yoluyla gerçekleştirileceğinin belirlendiği bildirildi.

Olay günü ve sonrasında yoğun iletişim

İddianamede, şüphelilerden Onay Yürüklü’nün ifadesine dayanılarak, Ali Osman Akat’ın, yeğenleri İsmail ve Altay Ali Oransal’ın saklanmasını sağladığı belirtildi. Şüphelilerin Tekirdağ’da bir evde barındırıldığı, haberleşme ve ihtiyaçlarının karşılandığı iddia edilen dosyada, Ali Osman Akat, Ömer Akat, Onay Yürüklü ve Abdurrahman Bayat hakkında "suçluyu kayırma" suçundan cezalandırma talep edildi.

HTS kayıtları ve dijital materyal incelemelerinde olay günü ve sonrasında şüphelilerin yoğun iletişimde olduğu, para transferleri ve çeklerin tahsiline ilişkin talimatlar içerdiği belirlenen mesajlaşmalar da dosyaya girdi.

"Parayı Aleyna’nın hesabına yatırın"

İddianamede, sanıkların dijital materyalleri üzerinde yapılan incelemelerin sonuçlarına da detaylıca yer verildi. Sanık Gökberk Güngör’ün telefonunda yapılan incelemede, yangının çıktığı 8 Kasım 2025 ve sonrasında diğer sanıklarla yoğun bir iletişim trafiği yürüttüğü belirlendi. Güngör’ün sanık Abdurrahman Bayat ile yaptığı WhatsApp yazışmalarında, sanık İsmail Oransal tarafından hazırlandığı değerlendirilen bir talimat dosyası tespit edildi. Söz konusu dosyada dizüstü bilgisayarların güvenli bir yere gönderilmesi, gelecek paraların sanık Aleyna Oransal’ın hesabına yatırılması, çeklerin tahsil edilmesi ve sanıkların cep telefonlarının emanete bırakılması gibi ifadeler yer aldı. Ayrıca talimatlarda şüphelilerden "15-20 gün haber alınamaması" durumunda eldeki çeklerin "Çetin" isimli şahsa teslim edilmesinin istendiği bilgisi de dosyaya girdi.

İmalatın detayları mesajlarda

Öte yandan soruşturma sürecinde hayatını kaybeden Kurtuluş Oransal ile çalışanların telefonlarında yapılan incelemelerde, imalathanedeki iş akışına dair veriler bulundu. Gökberk Güngör ile Kurtuluş Oransal arasında 20 Ocak 2024 tarihli yazışmada dolum işleminin makineye gerek duyulmadan yapılacağına dair ifadeler yer alırken, diğer mesajlarda denetim süreçleri ve uygun iş kıyafetleriyle ilgili konuşmaların bulunduğu tespit edildi.

"Elektrik tesisatını hediye olarak yaptım"

İddianamede ifadesine yer verilen elektrikçi Ali Ç., iş yerinin elektrik tesisatını herhangi bir proje olmadan Kurtuluş Oransal’ın tarifi üzerine yaptığını söyledi. Fatura kesmediğini ve ücret almadığını belirten Ali Ç., "Kurtuluş Oransal’ın daha önce de işini yapmıştım. Yeni iş yerine taşınması nedeniyle hediye olarak yaptım. Çektiğim pano ve hattın projesi yoktu. Ne dediyse onu yaptım" şeklinde konuştu.

Ali Ç., makine bağlantılarını kendisinin yapmadığını, sadece makinelerin geleceği yere kadar ek hat çektiğini savundu.

Ticari ilişkiler mercek altında

İddianamede, LYKKE Kozmetik ve Ravive Kozmetik arasında ticari ilişki tespit edildiği, 2023 yılında LYKKE Kozmetik’in diğer firmadan 262 bin lira tutarında mal alımı yaptığı, Altay Ali Oransal’ın her iki şirkette de ortak ve yönetici sıfatıyla bulunduğu bilgisine yer verildi.

Mert Gürenç



 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Depremin izlerinin silindiği kentte, 1540 takım, robot yarışmasında derece yapmak için mücadele verecek Hatay’da resmi kurumların iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde gerçekleşecek olan ödüllü ‘Hataybot’ robot yarışmasına 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım başvuru yaptı. Depremzede öğrencilerin yeteneklerini ve teknolojiye olan ilgilerini ortaya çıkaracak yarışmaya olan ilginin yoğun olduğunu ifade eden Vali Mustafa Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Depremin ardından eğitim yuvalarının yeniden inşa edildiği Hatay’da öğrencilerin gelişimleri için yeni projeler hayata geçirilmeye devam ediyor. Hatay Valiliği, Büyükşehir Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde 2-3-4 Nisan tarihlerinde 2’nci ‘Hataybot’ robot yarışması düzenlenecek. Teknoloji ve inovasyonun ön planda olduğu yarışmaya katılmak isteyen 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takım, başvuru yaptı. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, Antakya ilçesinde bulunan M2 Steam Merkezi’ni ziyaret ederek yarışmaya hazırlanan öğrencilerle bir araya geldi. Yarışma hakkında bilgi aktaran Vali Masatlı, öğrencilere çalışmalarında başarılar diledi. Hatay Robot Yarışması’na 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurduğunu belirten Vali Masatlı, "M2 bilim merkezinde teknolojiye ilgi duyan yetenekli çocuklarımızın burada hem hedeflerinin gerçekleşmesi hem de kendini yeteneklerinin geliştirilmesi bakımından önemli bir kurumumuz. Geçen yıl ilk defa asrın felaketinin ardından ihya ve inşa çalışmalarının dışında özellikle teknolojiyle ilgilenen gençlerimizin ve çocuklarımızın bu meraklarını ve becerilerini sahaya dökmelerini, geliştirmelerini ve yeni çözümlemeler ortaya koymaları bakımından Hatay Robot yarışmasını düzenlemiştik. Düzenlediğimiz robot yarışması il ölçeğinde bir ilktir, bu bakımdan ne kadar gurur duysak azdır. Geçen yıl büyük emeklerle başarılı bir şekilde robot yarışmamız tamamlanmıştı. Bu yıl yine Valiliğimiz koordinasyonunda ve Hatay Büyükşehir Belediyemizin katkısıyla Hatay İl Milli Eğitim Müdürlüğümüzün yürütümünde 2’nci Hatay Robot yarışmasını düzenleyeceğiz. Geçtiğimiz yıl 1566 öğrenci ve öğretmenden oluşan 552 takım ile başladığımız bu yolculuk, bu yıl 4 bin 67 öğrenci ve öğretmenden oluşan 1540 takımın başvurusu ile çok daha büyük, çok daha güçlü bir seviyeye ulaşmıştır. Bu yıl başvuru sayılarımızda görülen tablo sıradan rakamsal bir artışı göstermemektedir. Bu artış; asırların felaketi 6 Şubat ve devamındaki depremler sonrasında Hatay’ımızın yalnızca yaralarını sarmadığını; aynı zamanda geleceğini de kararlılıkla kurduğunu göstermektedir. Ayrıca, Hatay’ımızın üreten, gelişen, kendine inanan ve geleceğe umutla yürüyen ruhunu da göstermektedir" dedi. Yarışmaya katılacakları için heyecanlı olduklarını dile getiren öğrenciler, derece yapmak için mücadele edeceklerini söylediler.
Erzurum Erzurum coğrafi işaretli ürün sıralamasında üçüncülüğü Hatay’a kaptırdı Erzurum, sahip olduğu 61 "Coğrafi İşaretli Ürün" ile Türkiye sıralamasında uzun süredir koruduğu üçüncülüğü 64 adet ürüne sahip olan Hatay’a kaptırdı. Coğrafi İşaretli Ürün; farkı ve ünü yöresinden kaynaklanan, kalitesi tescil ve denetimle korunan değerleri anlamına geliyor. Ülkemizde şehirlerin coğrafi işaret almak için yaptığı ve son yıllarda adet yarışa dönen başvurular, titiz bir inceleme sonucu Türk Patent Kurumu tarafından karara bağlanıyor. Gaziantep 107, Konya 89, Hatay 64, Erzurum 61, Diyarbakır 59, Afyonkarahisar 56, Malatya 52 ve Şanlıurfa 50 adet coğrafi işaretli ürünle, şu anda listenin üst sıralarında rekabet halinde bulunuyor. Böylece Erzurum, uzun yıllardır sürdürdüğü üçüncülüğü de Hatay’a vermiş oldu. Erzurum lezzet ve gelenekte yarışıyor Erzurum, sahip olduğu binlerce yıllık kültürel mirasını, coğrafi işaretli ürünlerle taçlandırmaya devam ediyor. Son tescillerle birlikte coğrafi işaretli ürün sayısını 61’e çıkaran Erzurum, bu alanda Türkiye genelinde ilk sıralardaki yerini muhafaza ederken, "lezzet ve gelenek" merkezi olduğunu bir kez daha kanıtladı. Erzurum’daki STK ve kamu kurumlarını yoğun çalışmaları meyvelerini veriyor. Dünyaca ünlü Oltu Cağ Kebabı, Erzurum Civil Peyniri ve İspir Fasulyesi gibi lokomotif ürünlerin yanına; Erzurum Pastası (Babaanne Pastası), Erzurum Patates Boranisi ve Kuru Kayısı Kaysefesi gibi yeni tescilli ürünler de eklendi. Yöresel değerler ekonomiye kazandırılıyor Konuyla ilgili yapılan değerlendirmelerde, coğrafi işaret tescilinin sadece bir belge olmadığı, aynı zamanda ürünlerin taklitlerinden korunması ve yerel ekonomiye katma değer sağlanması açısından hayati önem taşıdığı vurgulandı. Erzurum’un tescilli ürünleri, artık sadece yerel pazarlarda değil, e-ticaret platformları ve ihracat kanallarıyla dünya vitrinine çıkmaya başladı. Oltu taşı ve ehram: el sanatlarının gururu Gastronominin yanı sıra el sanatlarında da marka şehir olan Erzurum’da; Oltu Taşı, Ehram Dokuma ve Erzurum Gümüş Burması gibi ürünler, şehrin kültürel kimliğini koruyan en önemli tescilli değerler arasında yer alıyor. Özellikle Oltu Taşı’nın korunması adına yapılan denetimler, ürünün kalitesinin sürdürülebilirliğini sağlıyor. Türkiye Sıralamasında 4. Basamakta 61 tescilli ürünle Türkiye’de en çok coğrafi işarete sahip 4. ili konumunda olan Erzurum, gastronomi turizminde de çıtayı yukarı taşıdı. Yetkililer, hali hazırda askıda ve inceleme aşamasında olan yeni ürünlerle birlikte bu sayının kısa sürede daha da artacağını belirterek, "Erzurum’un her ilçesi ayrı bir değer taşıyor. Amacımız bu zenginliği dünya markası haline getirmek" mesajını verdi. İşte tescil için bekleyen 25 ürünün listesi Türk Patent Kurumu’nda Erzurum’un zengin mutfak kültürüne ve yöresel ürünlerine ait tescil bekleyen liste ise şöyle; Erzurum Enişte Tatlısı/Yemeği, Hınıs Fasulye Şekeri, Erzurum Bakırı, Erzurum Fasulye Kavurması, Erzurum Yumurtalı Patates Salatası, Erzurum Patatesli Mercimek Yemeği, Çat Balı, Uzundere Haris Erik Dolması, Erzurum Kahvaltısı, Erzurum Sarma Kadayıfı, Erzurum Ramazan Pides,i Erzurum Etli Pazı Dolması, Erzurum Göğermiş Peynirli Pide, Erzurum Paça Çorbas,ı Erzurum Sinisi, Erzurum Tava Ketesi, Erzurum Olur Kekikli Mahallesi Kandirif Peyniri / Erzurum Kandirif Peyniri, Hınıs Domas Peyniri, Hınıs Kekik Balı, Hasankale Dövme Kebap, Hasankale Etli Ekmek, Hasankale Güveci, Pasinler Köfte, Narman Yeşil Mercimeği ve Erzurum İspir Gobdini.
Çorum Çorum Belediyesi’nden yaz öncesi vektörle yoğun mücadele Çorum Belediyesi ekipleri, yaz dönemi öncesinde sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışması yürütüyor. Çorum Belediyesi Temizlik İşleri Müdürlüğü, yaz aylarında artış gösteren sivrisinek ve karasinek popülasyonuna karşı ilaçlama çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. İnsan sağlığını korumaya yönelik yürütülen çalışmalar kapsamında Vektörle Mücadele Ekipleri, özellikle üreme alanlarında etkin bir mücadele gerçekleştiriyor. Ekipler, önceden tespit edilen gübre döküm sahaları ile su birikintilerinin bulunduğu bölgelerde çalışmalarını yoğunlaştırarak, vektör canlıların çoğalmasını kaynağında önlemeyi hedefliyor. Havaların ısınmasıyla birlikte artabilecek risklere karşı erken harekete geçen ekipler, fiziksel müdahalelerin yanı sıra larva mücadelesine de ağırlık veriyor. Çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Çorum Belediye Başkan Yardımcısı Turhan Candan, yaz dönemi öncesinde gerekli tüm önlemlerin alındığını belirterek, "Vektörle mücadelede en etkili yöntem, sorunu kaynağında çözmektir. Bu doğrultuda ekiplerimiz, geçtiğimiz haftadan itibaren gübre döküm alanları ve su birikintilerinin bulunduğu riskli bölgelerde çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Havalar ısınmadan önce larva mücadelesine hız vererek yaz aylarına hazırlık yaptık. Yaz dönemi öncesinde tüm önlemlerimizi aldık ve etkin bir şekilde mücadelemize devam ediyoruz" dedi. Sivrisinek ve karasinek üreme alanlarının belediyeye ait coğrafi bilgi sistemine işlendiğini belirten Candan, bu alanların yıl boyunca düzenli olarak takip edildiğini ifade etti. Özellikle larva oluşumunun yoğun olduğu hayvan gübresi döküm sahalarında çalışmaların artırıldığını vurgulayan Candan, "Amacımız, halk sağlığını tehdit edebilecek unsurları en aza indirerek vatandaşlarımızın sağlıklı ve huzurlu bir yaz geçirmesini sağlamaktır" diye konuştu.