ASAYİŞ - 12 Aralık 2024 Perşembe 19:20

Dur ihtarına uymayan gencin ölümüne sebep olan polise müebbet hapis talebi

A
A
A
Dur ihtarına uymayan gencin ölümüne sebep olan polise müebbet hapis talebi

Kocaeli’de ’dur’ ihtarına uymayarak plakasız motosikletiyle kaçan genci sırtından vurarak ölümüne sebep olan polis memuru ilk kez hakim karşısına çıktı. Şahsı ilk önce GBT sorgusuna aldığını ancak motosikletin plakasız olması sebebiyle kaçtığını söyleyen sanık, "Şahsın peşinden koşarak silahımı çıkardım ve ’Dur’ ikazında bulundum. Koşarken silahı kurmaya çalıştığım esnada tabancam patladı. Hedef gözetmedim" dedi.



Gebze Adliyesi 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmaya tutuklu sanık İbrahim S., maktulün ailesi ve taraf avukatları katıldı. Olaya ilişkin savunma yapan İbrahim S., "Kerem’in ailesine başsağlığı dilerim. Yaşanan kazadan ötürü pişmanım, keşke böyle bir olay yaşanmasaydı. Ailenin beni affetmelerini talep ederim. Böyle bir acıyı yaşattığım için üzgünüm. Olay tarihinde motosikletli ekip timindeydim. Petrol ofisine gitmiştik. Daha sonra ben petrol ofisinin kafeteryasından dışarı çıktım. Biraz dolaştım. Yüzü tanıdık olan motosiklet kullanıcısı olan şahsa ’Dur’ ikazında bulundum. Durdu, GBT sorgulamasını yaptım. Kullandığı motora baktım. Akabinde, ’Bu şahısla ne yapıyorsun?’ şeklinde diyaloğumuz oldu. Ben de bu konuşmamızda Kerem’e, ’Motosiklet kullanıyorsun dikkat et, bu süre zarfında hırsızlık olayları oluyor’ dedim. Yine konuşmamız sırasında motor hırsızlıklarıyla ilgili olarak bir kaç tane çalınan motorların fotoğraf ve videolarını gösterdim. Bu şahıstan bir kaç bilgi aldım" diye konuştu.



"Sol elini beline atar gibi gördüğümde kendimi tehdit altında hissettim"


Ekip arkadaşının kendisine, durdurduğu kişinin aranan motosiklete benzediğini söylediğini dile getirerek, "Ekip arkadaşıma, ’Motosiklet motosiklete benzer’ dedim. Daha sonra Kerem’in kullanmış olduğu motosikletin olduğu tarafa baktığımda motosikletin arka kısmında plakanın olmadığını gördüm. Yanına gitmek için koştum. O sırada kendisi araç yolundan dönüyordu. Benim gittiğim yer ise yayanın geçebileceği kadar dar bir alandaydı. Önüne doğru geçmek üzere koştum ancak kendisi de yakalanmamak için ivmelenmeye başladı. Arkasından koştuğum yer karanlıktı. Sol elini beline atar gibi gördüğümde kendimi tehdit altında hissettim ancak elini beline tam attı mı, yoksa rüzgardan yükselen eşofmanını mı indirmeye çalıştı tam anlayamadım. Bu esnada ben de silahımı kurarak arkasından koşmak istedim. Silahımı kurarken silahım ani bir şekilde ateş aldı. Aramızdaki mesafe açıldı. Gittiği istikamete doğru görüş açımdan ayrılıncaya kadar baktım ve bekledim. Başka bir olay yaşanmasın diye olayın vahametiyle silahımı doldur boşalt yaptım" şeklinde konuştu.



"Şahsın trafik kazası geçirdiğini düşündüm"


Yanına gelen ekip arkadaşlarına motosikletlinin kaçtığını bilgisini verdiğini dile getiren İbrahim S., "Ekip arkadaşım ile motora binip Kerem’in gittiği yöne doğru gittik. Bir müddet sonra telsizden trafik kazası kodu geçti. Olay yerine gittiğimde motosiklet arabanın önünde devrik vaziyetteydi. Ben ilk etapta şahsın trafik kazası geçirdiğini düşündüm. Yanına gidip yaptığım kontrolde sırtında ıslaklık hissettim ve baktığımda sırtında kurşun yarası olduğunu gördüm. Şahsın tansiyonu düşmesin ve hayatta kalsın diye ilk müdahaleyi yaptım. 1-2 dakika sonra olay yerine ambulans geldi. Onlar da ilk müdahaleyi yaparak şahsı hastaneye götürdü. Ben de Gebze Asayiş Büro Amirliğine gittim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, öncelikle beraatimi, mahkumiyetime hükmedilecekse lehime olan hükümlerin uygulanmasını talep ediyorum" ifadelerini kullandı.



"Koşarken silahı kurmaya çalıştığım esnada tabancam bir kez patladı"


Olay esnasında üzerimde resmi üniforması olduğunu söyleyen İbrahim S., "Şahıs beni görür görmez petrolün çıkışına doğru yöneldi. Ben de bu esnada motosikletin arkasında olması gereken plakayı görmedim. Bunun üzerine ben koşmaya başladım. Koşarken ’Dur polis, kaçma’ diye ikazda bulundum. Ben belimden çıkarttığım silahla herhangi bir yere atış yapmadım. Havaya da atış yapmadım. Çünkü belimden çıkarttığım tabancayla atış yapma niyetinde değildim. Koşarken silahı kurmaya çalıştığım esnada tabancam bir kez patladı. Hedef gözetmedim. Kerem’e doğru tutmadım. Aynı düzlemde koştuğum için hedef alma ya da hedef gözetme gibi bir durumum yoktu. Silah patladığında aramızdaki mesafe belki 20 belki 25 metre mesafeydi. Daha önce bu şahsı görmedim, motosikletin plakasız olması sebebiyle çalıntı olabileceğinden şüphelendim. Motosikletin KTM marka bir motosiklet olması ve daha önce hırsızlığa konu motosikletlerle benzer olması sebebiyle şüphelenmiştim. Ben Kerem’in belinde kabarıklık olduğunu görmüştüm. Bu kabarıklık kıyafetin kabarıklığı mı, bir kemer çıkıntısı mı, yoksa bir silah mı olduğunu bilemiyorum ancak mesleki öngörüyle bu kabarıklıktan şüphelendim" dedi.



"Polis memuru görevi gereği verilen silahı kötüye kullanmıştır"


Olaya ilişkin sanıktan şikayetçi olan maktulün kardeşi Sabri Uzun, "Olayı bizzat görmedim ancak olay sırasında kardeşimin üzerinde silah yoktu, plakası da daha önce motosikletinden düşmüş, bu sebeple de karakola müracaatta bulunmuş ancak plakası olmadığı için ’Ceza yazarlar’ diye korktuğu için kaçmış. Hatta olay öncesinde arkadaşına, ’Ben oraya benzinliğe gitmeyeyim, polisler ceza yazarlar’ demiş ancak arkadaşının da ’Bir şey olmaz’ demesi üzerine oraya gitmişti. Polisler de kendisini görünce korkmuş, kaçmaya başlamıştır. Polis memuruna karşı herhangi bir küfürlü bir sözü ya da mukavemeti yoktur. Sadece oradan kaçmıştır. Polis memuru görevi gereği verilen silahı kötüye kullanmıştır. Olay nedeniyle sanıktan şikayetçiyim" diye konuştu.


Maktulün anne ve babası da sanıktan şikayetçi oldu.



Müebbet hapis ve cezasında artırım talep edildi


Cumhuriyet savcısı, mütalaasında sanık İbrahim S’nin "Olası kastla adam öldürme" suçundan müebbet hapis ve görevi gereği olarak elinde bulundurduğu silahı suçun işlenmesi sırasında kullanması sebebiyle verilecek cezanın üçte biri oranında artırılarak ceza verilmesi talep etti.


Taraf avukatlarının yaptığı savunmanın ardından mahkeme heyeti, sanığın tutukluluk halinin devamına ve duruşmanın ertelenmesine karar verdi.



Olay geçmişi


Olay, 13 Eylül tarihinde gece saatlerinde Gebze ilçesi Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 21 yaşındaki Kerem Uzun, plakasız motosikletiyle seyir halindeyken polisin ’Dur’ ihtarına uymadı. Motosikletiyle kaçmaya çalışan Uzun’a polisin tabancasından çıkan kurşun isabet etti. Kurşunun sırtına isabet ettiği Uzun motosikletinden düşerken, ihbar üzerine olay yerine sağlık ekipleri sevk edildi. Hastaneye kaldırılan Uzun, yapılan tüm müdahaleye rağmen hayatını kaybetti. Olaya ilişkin polis memuru İbrahim S. (29) ifadesi sonrası tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Dur ihtarına uymayan gencin ölümüne sebep olan polise müebbet hapis talebi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Mahmut Nedim Akülke: "Afyonkarahisar, Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline ev sahipliği yapacak" Türkiye Motosiklet Federasyonu Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, Afyonkarahisar’da 9. kez yapılacak MXGP Dünya Motokros Şampiyonası’nın yanı sırada organizasyon Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline de ev sahipliği yapacağını söyledi. 9. MXGP Dünya Motokros Şampiyonası ve NG Afyon MotoFest 2-6 Eylül tarihlerinde arasında Afyonkarahisar’da düzenlenecek. Yapılacak organizasyonlarla ilgili Türkiye Motosiklet Federasyonu Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, İhlas Haber Ajansı’na özel açıklamalarda bulundu. Türkiye’de bir dünya şampiyonasının üst üste 9 kez düzenlenmesinin ilk olduğunu vurgulayan Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke, bundan büyük mutluluk duyduklarını dile getirdi. Akülke, "Dokuz yıl bir organizasyonu devam ettirmek Türkiye şartlarında gerçekten çok zor bir iş. Ama buradan tüm kamu kurum ve kuruluşlarına, geçmiş dönemden bugüne görev yapan tüm valilerimize, tüm belediye başkanlarımıza çok teşekkür ediyoruz. Gerçekten ve Afyonkarahisar halkına çok teşekkür ediyoruz. Sahip çıktıkları bir işi devam ettirdiler. Biz bu işe başlarken acaba 3-5 yıl yapabilir miyiz, götürebilir miyiz derken 9 yıla geldi. İnanıyorum ki artık bu dokuzlar, on dokuzlar, yirmi dokuzlar, otuz dokuzlar biz olalım-olmayalım artık devam edecek. Çünkü devam da etmeli. Özellikle spor turizminin geleceğidir mottosuyla çıktığımız bir yolda bu kadar önemli bir organizasyonun 3 bin kişiyle 4 bin kişiyle başladığımız bu organizasyonun 500 yüz bin kişilere yerinde izleyici olarak bulunması çok önemli" değerlendirmesinde bulundu. "Bu organizasyon inşallah uzun yıllar Türkiye’nin gururu olmaya devam eder" Organizasyonun yıllardır devam etmesine katkı sağlayan Gençlik ve Spor Bakanlığı’na teşekkür eden Akülke, "Bunun yanı sıra beş yıl üst üste himayesine alarak bu organizasyonun büyümesinde büyük katkı sağlayan Sayın Cumhurbaşkanımıza çok teşekkür ediyoruz. Aslında teşekkür edecek o kadar çok insan var ki. Çünkü dokuz yıl hakikaten çok önemli bir süreç. Aslında belki herkesin atladığı, bizim de gündeme getirmediğimiz bu şampiyona spor turizmi olarak, ekonomi olarak, tanıtım olarak hem Afyonkarahisar’a hem Türkiye’ye çok büyük katkılar yapıyor ama sportif olarak da ve gençler olarak da çok büyük katkıları var arka planda. Bugün özellikle çocuk sporcu sayımız yüz ellilere dayandı. Şampiyonların burada görülmesi çocuklarımız açısından, gençlerimiz açısından büyük bir motivasyon aracı oldu. Akademi olarak da 5 yaşından 12 yaşına kadar olan çocuklarımızın eğitiminde çok büyük katkı sağladı. Bunun yanı sıra eş zamanda yapılan NG Afyon MotoFest de aslında gençlerimizin şu andaki en büyük belası bağımlılığa karşı mücadelede de bence en önemli organizasyonlardan bir tane. Çünkü burada kontrollü olarak kültürü, sanatı, sporu ve yaklaşık 100’e yakın farklı spor etkinliğini de yapabilme şansı var. Aileleriyle beraber bu etkinliği yapabiliyor. Tabi bu da bizim için çok önemli. İnşallah bu organizasyon uzun yıllar devam eder. Türkiye’nin de gururu olmaya devam eder" ifadelerini kullandı. "Afyonkarahisar, Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline ev sahipliği yapacak" MXGP Dünya Motokros Şampiyonası’nın her geçen yıl birçok açıdan önemli bir gelişim gösterdiğini belirten Akülke, "Motofest gerçekten burada dokuzuncu kez kapılarını açacak. Her sene büyüyor. 500 binlere dayandı sayı olarak. Sadece sanatçı olarak bu sene ikisinde başlayıp altısında bitecek. 2-6 Eylül tarihlerinde Türkiye’nin birbirinden farklı 13 tane starı yer alacak. Biraz evvel de dediğim gibi 100’e yakın farklı spor etkinlikleri olacak. Kültürel etkinlikler olacak, sanat etkinlikleri olacak festival kapsamında. Sponsor ve katılımcı firmaların etkinlikleri olacak, test sürüşleri olacak. Yani motosiklet eğitimleri ve söyleşileri içinde gerçekleşecek. Aslında Türkiye’nin festival anlamında da Afyonkarahisar, Türkiye’nin en büyük motosiklet festivaline de ev sahipliği yapacak 2026 yılında. Ben buradan sizlerin aracılığıyla tüm Türkiye’ye, özellikle Afyonkarahisar’a ve çevre illere 2-6 Eylül tarihlerini ajandalarına yazmalarını istiyorum. 2-6 Eylül tarihinde kimseye randevu vermeyin. Herkesi Afyonkarahisar’a, Dünya Motokros Şampiyonası’na bekliyoruz" şeklinde konuştu.
Afyon Türkiye, Avrupa Gençler ve BMU Motokros Şampiyonaları heyecanı başladı Balkan Motosiklet Birliği Motokros Şampiyonası ve Türkiye Avrupa Gençler Motokros Şampiyonası, Afyonkarahisar’da antrenman ve sıralama turlarıyla başladı. Organizasyona 6 ülkeden 150 sporcu katılıyor. Afyonkarahisar Motor Sporları Merkezi’nde düzenlenen Türkiye Motokros Şampiyonası’nın ikinci ayağı, Avrupa Gençler Motokros Şampiyonası’nın ilk ayağı ve Balkan Motosiklet Birliği Motokros Şampiyonası’nın ikinci ayak yarışları öncesinde idari ve teknik kontroller ile jüri toplantısı gerçekleştirildi. Pistteki hazırlıkların tamamlanmasının ardından üç şampiyonada antrenman ve sıralama turları başladı. Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı etkinlikleri kapsamında düzenlenen yarışlara; Türkiye, Yunanistan, Bulgaristan, Kuzey Makedonya, Romanya ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden 20’si yabancı toplam 150 sporcu katılıyor. "Sporcular çok mutlu, dünyanın en iyi parkurunda yarışıyorlar" Türkiye Motosiklet Federasyonu (TMF) Asbaşkanı Mahmut Nedim Akülke şampiyonayla ilgili yaptığı açıklamada, "Bu hafta sonu yapılan yarışlarda katılım rekoru kırdık, 150’ye yakın yerli ve yabancı sporcumuz var. 6 farklı ülkeden sporcularımız ve misafirlerimiz var. Bu organizasyon artık geleneksel bir hale geldi. Çok mutluyuz ve padok alanı hıncahınç dolu. Sporcular çok mutlu, dünyanın en iyi parkurunda yarışıyorlar. Burada yarışmak artık sporcular için bir ayrıcalık. Herkesi hafta sonu bu büyük şölene bekliyoruz" dedi.
Kayseri Erciyes, tarihin en uzun sezonunu yaşadı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; 18 Aralık 2025’te başlayan ve 15 Mayıs 2026’da sona eren Erciyes kayak sezonunun, 3 milyon 300 bin ziyaretçiyle tüm zamanların rekorunu kırdığını açıkladı. İngiltere’den Japonya’ya kadar dünyanın birçok ülkesinden turist ağırlayan Erciyes, tarihinin en uzun sezonunu yaşadı. Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç; Erciyes Kayak Merkezi’nde 2025-2026 kayak sezonunun ziyaretçi sayısı ve sezon süresi bakımından tarihi bir başarıyla tamamlandığını açıkladı. Başkan Büyükkılıç, 18 Aralık 2025 tarihinde başlayan sezonun 15 Mayıs 2026 itibarıyla sona erdiğini belirterek, Erciyes’in bu yaklaşık 150 günlük süreçte 3 milyon 300 bin ziyaretçiye ev sahipliği yaptığını ifade etti. Böylece Erciyes, 2011 yılından bu yana sürdürdüğü ziyaretçi rekorlarını bu sezon da geliştirerek tarihinin en yoğun ve en uzun kayak sezonunu yaşamış oldu. Toplam 112 kilometre uzunluğunda 41 farklı piste sahip olan Erciyes Kayak Merkezi’nin; Develi, Tekir, Hisarcık ve Hacılar olmak üzere dört ana giriş kapısıyla yerli ve yabancı ziyaretçilere geniş imkân sunduğunu kaydeden Büyükkılıç, merkezin Türkiye’nin en önemli kış turizmi destinasyonlarından biri haline geldiğini vurguladı. Başkan Büyükkılıç açıklamasında, "Erciyes artık sadece Türkiye’nin değil, dünyanın sayılı kayak merkezlerinden biri konumuna geldi. Her yıl artan yerli ve yabancı turist sayısı, yaptığımız yatırımların ve uluslararası tanıtım çalışmalarımızın ne kadar doğru olduğunu gösteriyor" ifadelerini kullandı. Daha önce 2014-2015 sezonunu 3 Mayıs’ta, 2018-2019 sezonunu ise 5 Mayıs’ta kapatan Erciyes’in, bu yıl 15 Mayıs’a kadar hizmet vererek kendi sezon rekorunu da geride bıraktığını belirten Büyükkılıç, kar kalitesi ve modern tesis altyapısının Erciyes’i uluslararası ölçekte öne çıkardığını dile getirdi. Kış sezonu boyunca düzenlenen ulusal ve uluslararası organizasyonların Kayseri’nin tanıtımına önemli katkı sunduğunu ifade eden Başkan Büyükkılıç, Erciyes Kökbörü Oyunları, Geleneksel Kızak Türkiye Şampiyonası, Erciyes Kar Voleybolu Turnuvası, Uluslararası Dağ Kayağı Türkiye Şampiyonası, Mount Open Sprint Cup, 5. Diplomatik Kayak Yarışı, Erciyes Kış Festivali ve Berkin Usta Sezonu Alp Disiplini Eleme Yarışları gibi etkinliklerin büyük ilgi gördüğünü, bu organizasyonların aynı zamanda Kayseri’nin 2029 Dünya Spor Başkenti sürecine güç kattığını vurguladı. Büyükkılıç, Erciyes Kayak Merkezi’nin Türk Kayak Merkezleri Birliği’nin Türkiye’de gerçekleştirdiği ilk organizasyona ev sahipliği yaparak önemli bir role imza attığını kaydederek, böylelikle 2027 Türk Dünyası Kültür Başkenti ünvanını taşıyacak olan Kayseri’nin tanıtımına da katkı sağladığını söyledi. 2025-2026 sezonunda Polonya ve Çek Cumhuriyeti’nden düzenli charter uçuşlarının gerçekleştirildiğini belirten Başkan Büyükkılıç, Almanya, İtalya, Amerika, İngiltere, Japonya, Güney Kore, Malezya, Fransa, Portekiz ve Endonezya başta olmak üzere birçok ülkeden turistin Erciyes’i tercih ettiğini kaydetti. Büyükkılıç, Türkiye’nin dört bir yanından gelen ziyaretçilerin de Erciyes’e yoğun ilgi gösterdiğini belirterek, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Adana, Mersin, Nevşehir, Konya, Aksaray, Niğde ve Gaziantep başta olmak üzere çok sayıda şehirden misafirin sezon boyunca Kayseri’de ağırlandığını sözlerine ekledi.
Erzurum İletişim öğrencileri sektör temsilcileriyle buluştu Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü tarafından geleneksel hale getirilen "Paydaşlar Buluşması 4" etkinliği, Ata Teknokent Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Üniversite-sektör iş birliğini güçlendirmek, öğrencilerin uygulamalı eğitim süreçlerine katkı sunmak ve reklam kampanyası uygulamalarında destek veren paydaş kurumları bir araya getirmek amacıyla düzenlenen etkinlik, yoğun katılım ve renkli görüntülerle gerçekleştirildi. Program kapsamında Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrencilerinin hazırladığı reklam kampanyası uygulamalarına ilişkin stantlar açıldı. Öğrenciler, dönem boyunca yürüttükleri çalışmalarını sektör temsilcileri, kurum uzmanları, akademisyenler ve katılımcılarla paylaşma imkânı buldu. Hazırlanan stantlar katılımcılar tarafından ilgiyle incelenirken, öğrenciler de projelerini tanıtarak uygulamalı deneyim kazanma fırsatı elde etti. Etkinlikte konuşan Atatürk Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Derya Öcal, Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü olarak öğrencilerin yalnızca teorik bilgiyle değil, sahaya dönük uygulamalarla da yetişmesini önemsediklerini belirtti. Öcal, üniversite-sektör iş birliğinin iletişim alanında eğitim gören gençler için önemli bir kazanım olduğunu ifade ederek, öğrencilerin gerçek kurumlar, gerçek hedef kitleler ve gerçek iletişim süreçleriyle temas kurmasının mesleki gelişimlerine büyük katkı sunduğunu söyledi. Reklam kampanyası uygulamalarının öğrencilerin farklı düşüncelerini ortaya koymalarına, ekip çalışması becerilerini geliştirmelerine ve iletişim disiplininin sahadaki karşılığını görmelerine imkân sağladığını vurgulayan Öcal, bu sürece destek veren tüm paydaş kurumlara teşekkür etti. Prof. Dr. Öcal, paydaşlarla kurulan iş birliğinin yalnızca bir etkinlik günüyle sınırlı kalmadığını, öğrencilerin meslek hayatına hazırlanmasında kalıcı bir deneyim alanı oluşturduğunu dile getirdi. Gençlerin iletişim sektöründe daha donanımlı, üretken ve bilinçli bireyler olarak yer almaları için bu tür buluşmaların büyük önem taşıdığını kaydeden Öcal, etkinliğin hazırlanmasında emeği geçen öğrencilere, akademisyenlere ve katkı sunan kurum temsilcilerine teşekkür etti. Programda, reklam kampanyası uygulamalarına değer katan ve destek veren firma ve kurum temsilcilerine protokol üyeleri tarafından teşekkür belgeleri takdim edildi. Etkinlik, pasta kesimi ve müzik dinletisiyle devam etti. Katılımcıların ilgiyle takip ettiği "Paydaşlar Buluşması 4", öğrenciler, akademisyenler, kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ve sektör temsilcilerini aynı çatı altında buluşturarak üniversite-sektör iş birliğinin güçlendirilmesine katkı sundu. Renkli görüntülere sahne olan program, öğrencilerin mesleki deneyim kazanması ve paydaş kurumlarla güçlü iletişim ağları kurması açısından önemli bir buluşma olarak değerlendirildi. Programa; Çaykur Bölge Müdürü Yakup Öztürk, Anadolu Ajansı Bölge Müdürü Yunus Okur, Erzurum Halkıma Vakfı Başkanı Erdal Güzel, Erzurum Yeni Medya Derneği Başkanı Gamze İspirli, kamu kurum temsilcileri, gazeteciler, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katıldı.