ASAYİŞ - 08 Ekim 2025 Çarşamba 19:20

Evladı öldürülen babadan yürek yakan sözler: "Oğlum bayrama gelecekti, geldi ama tabutla geldi"

A
A
A
Evladı öldürülen babadan yürek yakan sözler: "Oğlum bayrama gelecekti, geldi ama tabutla geldi"

Kocaeli’de parkta yaşanan cinayete ilişkin görülen duruşmada maktulün babası, "Oğlum Trabzon’a bayrama gelecekti, geldi ama tabutla geldi" dedi. Tutuklu sanık ise, "Eşimi arıyordu" iddiasında bulunurken, maktul ve abisinin kendisini sıkıştırdığını, korkutmak amacıyla silahını çıkardığını ancak tabancaya yapılan müdahaleyle olayın yaşandığını ileri sürdü.


Olay, 29 Mart tarihinde saat 23.00 sıralarında Kartepe ilçesi Derbent Mahallesi Ahmet Lütfü Arat Caddesi üzerindeki parkta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Hikmet Ş. ile Hasan Hüseyin Osmanoğlu (34) ve ağabeyi Halil İbrahim Osmanoğlu arasında tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi ile çıkan kavgada H.Ş., belinde çıkardığı silahla 3 el ateş etti. Kurşunların hedefi olan Hasan Hüseyin Osmanoğlu göğsünden vurularak ağır yaralandı. Hasan Hüseyin kanlar içinde yerde kalırken, Hikmet Ş. olay yerinden kaçtı. Hastaneye kaldırılan Hasan Hüseyin Osmanoğlu, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.



Yakalanan 3 şüpheliden biri tutuklandı


Olayla ilgili çalışma başlatan polis ekipleri, olayı gerçekleştiren H.Ş. ile Adem A. ve Ertuğrul Ç’yi yakaladı. 3 şüpheli Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğinde tamamlanan işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. A.A. ve E.Ç. çıkarıldıkları mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, Hikmet Ş. ise tutuklanarak cezaevine gönderildi.



"Hüseyin bana, ’Senin peşine adam taktım’ dedi."


Olaya ilişkin ilk duruşma Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başladı. Duruşmaya haksız tahrik altında tasarlayarak kasten öldürme suçundan tutuklu yargılanan Hikmet Ş. ve suçluyu kayırma suçundan tutuksuz yargılanan Adem A. ile Ertuğrul Ç., taraf avukatları aileler ve tanıklar katıldı. Tutuklu sanık Hikmet Ş., "Olay günü ramazanın son günüydü. İftarımızı açtım ve evden çıktım. Sürekli gittiğim kamelyaya oturarak çekirdek yedim. Bir süre sonra 2 kişi geldi. Biri sağıma biri soluma oturdu, beni sıkıştırdılar. Maktul ve abisiydi. Abisi omuzumu tuttu. Silahım belimdeydi. ’Kimsiniz?’ dedim. Sadece sosyal medyadan yüzünü ve ismini bildiğim maktul Hüseyin bana, ’Beni mi takip ediyorsun?’ dedi. ’Hayır. Ben niye seni takip edeyim’ dedim. Hüseyin bana, ’Senin peşine adam taktım’ dedi" diye konuştu.



"Neden eşimi arıyorsun, adam mısın, evli bir kadını arıyorsun?"


Konuşmasını sürdüren Hikmet Ş., "Hüseyin’e, ’Neden eşimi arıyorsun, adam mısın, evli bir kadını arıyorsun?’ dedim. Abisi de bana hak verdi. Hüseyin de bana, ’Ararım sana ne. Ben senin karını kahve içmeye götürdüm, sen kimsin’ dedi. Tartışmaya başladık. ’Adam mısın, delikanlı mısın’ dedim. Tartışmanın hareketlenmesi ile korkutmak amacıyla silahımı çektim. Yere, ayağına doğru silahı doğrulttum ancak abisi tabancayı tuttu ve 3 el ateş aldı. Bunun üzerine Hüseyin yere düştü. Abisi ile boğuşmaya başladık ve yere düştük. Abisi sonradan kaçtı gitti. Hüseyin’in son sözü bana ’Haklısın’ oldu. Ben ambulansı arayacaktım ancak kalabalık bir grup bulunduğumuz yere gelince ben kaçtım. Tren yoluna atladım, orada telefonumu ve aracımın anahtarını düşürdüm. Yolda tesadüfen Ertuğrul’un babasını gördüm. Telefonundan Ertuğrul’u aradım. Adem ile birlikte beni bir dağa bıraktılar. Onların olaydan haberleri yoktu" şeklinde konuştu.



"Olay günü de beni döveceklerini düşündüğüm için, korkutmak amacıyla silah çıkardım"


Maktulü nereden tanıdığı sorusuna sanık Hikmet Ş., "Eşimin sürekli bir numara ile iletişim halinde olduğunu gördüm, numaranın kime ait olduğunu sordum bunun üzerine kadın sığınma evine gitti. Telefoncudan, numaranım maktul Hüseyin’e ait olduğunu öğrendim. Sosyal medya hesabından sadece yüzünü gördüm ve hiç iletişim kurmadım. Eşimin telefon aramasını gördükten 15 gün sonra bu olaylar yaşandı. Ölüm olayından önce birkaç kişinin araçla önünü kesti ben de kaçtım. Kim olduklarını bilmiyorum ancak o olay sebebiyle korkuyla yanıma silah taşımaya başladım. Hatta araç plakamı değiştirdim. Hüseyin olay günü senin peşine adam taktım deyince olayı anladım. Zaten olay günü de beni döveceklerini düşündüğüm için, korkutmak amacıyla silah çıkardım" ifadelerini kullandı.



"Benim olaydan haberim yoktu, durumu emniyette öğrendim"


Olayla ilgisi olmadığını söyleyen tutuksuz sanık Ertuğrul Ç., "Babamın numarasından biri ’Acil gel’ dedi. Babam anjiyo olduğu için korkuyla hemen eve gittim. Eve gittiğimde Hikmet abi kapıdaydı. Adem’i de aldık ve Hikmet’i dediği yere bıraktık. Bir süre sonra kolluk kuvvetleri evimize geldi. Polisleri, hikmetin bıraktığım yere götürdüm ancak orada değildi. Benim olaydan haberim yoktu, durumu emniyette öğrendim" dedi.


Adem A. da olaydan haberi olmadığını söyledi.



"Oğlum Trabzon’a bayrama gelecekti, geldi ama tabutla geldi"


Müşteki olarak dinlenen maktulün babası Ali Rıza Osmanoğlu, "Oğlum Hüseyin, işlettiğimiz yerde pide lahmacun servisi yapıyor. Ben Trabzon’dayken bir gün beni arayarak bir kadın tarafından tehdit edildiğini söyledi. ’Beni alacaksın’ diyormuş. Kadının evine sipariş götürdüğünde verdiği paranın üstüne, ’Seni seviyorum’ yazıyormuş. Uygunsuz şekilde kapıyı açıyormuş. Parayı verirken elini tutuyormuş. Oğlum, kadının kurtulamadığını söyledi. Sanık Hikmet tarafından ölümle tehdit edildiğini söyleyince Kocaeli’ye geldim. Sanık, oğluma, ’Buraları terk et’ demiş. Oğlum da ’Ben neden burayı terk edeyim, sen karına sahip çık’ demiş. Servise gidince sanık sürekli oğlumu takip ediyormuş. Bunların hepsini oğlum Hüseyin bana anlattı. Oğlum konuşmak için olay yerine gitmişler ancak sanık silahla gelmiş. Oğlum Trabzon’a bayrama gelecekti, geldi ama tabutla geldi" diye konuştu.


Anne Hamide Osmanoğlu da oğlu Hüseyin’in böyle işlerle ilgisi olmadığını söyleyerek şikayetçi oldu.



"Sanığın kızı da bana mesaj attı, ’Babamı 2 aydır bu işten vazgeçtirmeye çalışıyoruz’ dedi"


Maktulün eşi Zübeyde Osmanoğlu ise, "Fatma adlı kişi Messenger’dan 11 Mart’ta bana mesaj attı. Fatma, ’Bana yar olmadı, sana da yar olmayacak. Eşin benimle oynadı, yuvamı bozdu. Ben de sizinkini bozacağım’ diyerek mesaj attı. Durumu eşime anlatınca, ’Kadın başıma bela oldu, kendimi kurtaramıyorum. Ben halledeceğim, sen karışma’ dedi. Sanığın kızı da bana mesaj attı, ’Babamı 2 aydır bu işten vazgeçtirmeye çalışıyoruz’ dedi. Olaydan sonra sanığın ailesi sürekli beni aradı ve mesaj attı. ’Senin çocuklarına 18 yaşına kadar bakarız, ev istiyorsan veririz, yeter ki oğlumuzdan şikayetçi olma’ dediler ancak ben sonuna kadar şikayetçiyim" şeklinde konuştu.



"Hikmet, ’Adam mısın?’ diye söylendi ve ateş etmeye başladı"


Tanık olarak dinlenen maktulün abisi Halil İbrahim Osmanoğlu, "Ramazanın 10’unda kardeşim ile görüştük. Hikmet’in kendisini takip ettiğini söyledi. Sanığın eşinin, işlettikleri lahmacun salonundan sürekli sipariş verdiğini, ödediği ücrete, ’Seni seviyorum, seni istiyorum’ diyerek yazılar yazıyormuş. Takıntılı bir olaya dönüşmüş. Hüseyin, aralarında ilişki anlamında hiçbir şey olmadığını söyledi. Arife günü kardeşim, Hikmet’in yine fırının etrafına geldiğini söyledi. Ben de fırına gittim. Hüseyin ile çardak da bulunan Hikmet’in yanına konuşmak için gittik. Selam verdik, oturmak için müsaade istedik ve oturduk. Hüseyin’in abisi olduğumu, olayları konuşmak, çözmek için geldiğimizi söyledim. Hüseyin, Hikmet’in eşinin attığı mesajları anlattı. Hikmet yüzleştirmek isteyince Hüseyin kabul etti. Hikmet, ’Adam mısın?’ diye söylenmeye başladı. 3,4 kere tekrarladı. Hüseyin’e ’Git yanımdan, geç karşıya’ dedi. Hüseyin ikimizin karşısında oldu. Hikmet yine, ’Adam mısın?’ diye söylendi ve ateş etmeye başladı, ben üstüne atladım ama Hüseyin’e zaten mermi gelmişti. 3 el ateş etti. Mermi namlunun ucundaydı, tabanca hazırdı zaten. Sonra beraber yere yığıldık. Sonra gidip dükkandan bıçak aldım, aracın lastiğine sokmak için ancak geldiğimde Hikmet yoktu. Hüseyin’in telefon kartı benim adıma kayıtlı" ifadelerini kullandı.



"Fatma isimli şahsın, verdiği bahşiş üzerine, ’Seni istiyorum, seni seviyorum’ diyerek yazılar yazıyordu"


Tanık olarak dinlenen maktulün iş arkadaşı Gökhan T., "Hüseyin’in takip edildiğini biliyorum. Her akşam aynı saate fırına kadar araç bizi takip ediyordu. Fatma isimli şahsın, verdiği bahşiş üzerine, ’Seni istiyorum, seni seviyorum’ diyerek yazılar yazıyordu. Paralara yazılan bu yazıları Hüseyin bana göstermişti. Sosyal medyadan gelen mesajları da Hüseyin bana gösterdi, seni istiyorum. Mesajı gelmişti. Hüseyin ise istemediğini söylüyordu, sosyal medyadan engelliyordu" dedi.



"Eşimin okuma yazması yok"


Araya giren sanık Hikmet Ş., eşinin okuma yazmasının olmadığını söyleyerek söylenenleri yalanladı. Hikmet Ş., "Çekirdek çitliyordum gelip beni sıkıştırdılar. Maktulün abisi bileğimi tutmasa olay yaşanmayacaktı. Öldürme amacım yoktu. 3 çocuğum var, kimsenin çocuğunu yetim bırakmak istemezdim" diye konuştu.


Sanık avukatı, sanık Hikmet’in, olay günü Ertuğrul’un babasının telefonundan, Fatma’yı arayarak, "Rahat edersin şimdi, adamı vurdum’ dediğini dile getirdi.


Mahkeme heyeti, sanık Hikmet Ş’nin tutukluluk halinin devamına, Fatma Ş’nin tanıklık etmesi için çağrılmasına karar vererek duruşmayı erteledi.



Evladı öldürülen babadan yürek yakan sözler: "Oğlum bayrama gelecekti, geldi ama tabutla geldi"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’nin turizmi canlandırmak için yol haritası belirleniyor Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger başkanlığında gerçekleştirilen Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı’nda, Denizli’nin turizmde hak ettiği noktaya ulaşması için master plan ve güçlü iş birliği vurgusu yapıldı. Denizli’de turizmin geliştirilmesi, çeşitlendirilmesi ve daha etkin tanıtılması amacıyla "Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı", Yavuz Selim Köşger başkanlığında Valilik Makam Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör temsilcileri ve ilgili paydaşların geniş katılımıyla düzenlenen toplantı, ilin turizm potansiyelinin daha verimli kullanılması adına önemli, önemli kararlar alındı. Toplantının açılışında konuşan Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, tüm paydaşların ortak hedef doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Denizli turizmini bulunduğumuz noktadan daha ileri taşımak için eşgüdüm içerisinde çalışmak zorundayız. Tanıtım faaliyetleriyle turist çekmek kadar, gelen ziyaretçilerin beklentilerini karşılamak da büyük önem taşıyor" dedi. Denizli turizminin lokomotifinin Pamukkale olması gerektiğini vurgulayan Vali Köşger, özellikle bölgede yaşanan hijyen ve altyapı sorunlarının ivedilikle çözülmesi gerektiğine dikkat çekti. Karahayıt ile birlikte turizm bölgelerinde planlama ve düzenleme eksikliklerinin giderilmesinin önemine değinen Köşger, imar uygulamaları ve yenileme alanlarıyla ilgili sorunların da çözülmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasında güvenlik konusuna da değinen Vali Köşger, Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda turizm tesislerinin yangın güvenliği raporlarını 31 Mayıs’a kadar tamamlamasının hayati önem taşıdığını belirtti. Kartalkaya’da yaşanan benzeri olayların bir daha yaşanmaması gerektiğini vurgulayan Köşger, belediyeler ve itfaiye teşkilatlarının bu süreçte rehberlik edici bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söyledi. Denizli’nin inanç, termal sağlık, kültür ve gastronomi turizmi açısından önemli değerlere sahip olduğunu ifade eden Vali Köşger, bu potansiyelin planlı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. İlin turizm master planının bulunmadığını dile getiren Köşger, ilgili kurumlara ivedilikle kapsamlı bir plan hazırlanması talimatını verdi. Bu plan sayesinde günübirlik ziyaretlerin ötesine geçilerek, konaklamalı turizmin artırılmasının hedeflendiğini kaydetti. Toplantı kapsamında İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından "Denizli’nin Kültür ve Turizmine Genel Bakış" sunumu yapılırken, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı temsilcileri de "Michelin Yıldızı" sürecine ilişkin bilgilendirmede bulundu. T oplantıya Bülent Nuri Çavuşoğlu, Vali Yardımcısı Nurettin Ateş, Pamukkale Kaymakamı Uğur Bulut, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, akademisyenler ile oda ve dernek temsilcileri katıldı. Toplantı, katılımcıların görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.
Nevşehir Sobesos Antik Kenti kazı statüsü yükseltildi Nevşehir’de bulunan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmaları, Cumhurbaşkanlığı kararlı kazı statüsüne yükseltildi. NEVÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Bilsen Şerife Özdemir başkanlığında yürütülecek olan Sobesos Antik Kenti kazıları, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile NEVÜ iş birliğinde ‘Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı’ statüsüne yükseltildi. Kapadokya bölgesinin önemli arkeolojik alanlarından biri olan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazıların, Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde bilimsel çalışmalarla sürdürüleceği bildirildi. Alınan bu statü ile birlikte kazı çalışmalarının daha kapsamlı ve uzun soluklu şekilde yürütülmesinin önü açıldı. Nevşehir il sınırları içerisinde yürütülecek önemli arkeolojik projelerden biri olan Sobesos kazılarının, bölgenin kültürel mirasının korunması ve gün yüzüne çıkarılması açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Özellikle sahip olduğu mozaikler, hamam yapısı ve villa kalıntılarıyla dikkat çeken alanın, bilimsel kazılarla daha detaylı incelenerek turizme kazandırılması hedefleniyor. Sobesos Antik Kenti, ilk olarak 2002 yılında kaçak kazı ihbarı üzerine başlatılan çalışmalar sırasında gün yüzüne çıkarıldı. Yapılan arkeolojik araştırmalarda Roma ve erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen mozaikli yapılar, hamam kompleksi ve çeşitli yaşam alanları tespit edildi. Bölgede bulunan mozaiklerin figürlü ve geometrik motifleriyle dikkat çektiği, bu yönüyle Kapadokya’daki nadir örnekler arasında yer aldığı belirtildi. Kazı çalışmalarının yeni statü ile birlikte yıl boyunca sürdürülebileceği, elde edilecek bulguların hem bilim dünyasına hem de bölge turizmine önemli katkılar sunmasının beklendiği kaydedildi.
Kocaeli Başiskele’de elektrikli çöp kamyonu dönemi başlıyor Başiskele Belediyesi, ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketimi yapılan çöp kamyonlarında tasarruf sağlamak ve karbon salınımını azaltmak amacıyla elektrikli araç testlerine başladı. Belediyeye ait güneş enerjisi santraliyle şarj edilmesi planlanan araçlardan beklenen verim alınması halinde, ilçedeki tüm temizlik işleri araç filosu elektrikliye dönüştürülecek. Test süreci kapsamında Başiskele Belediyesine geçici olarak temin edilen elektrikli çöp kamyonu, Belediye Başkanı Yasin Özlü tarafından kullanılarak test edildi. Başkan Özlü, test sürüşüne ilişkin değerlendirmelerini sosyal medya hesapları üzerinden paylaştığı bir video ile kamuoyuna anlattı. Mevcut sistemde çöp kamyonlarının yüksek yakıt tüketimine dikkat çeken Başkan Özlü, "Sadece çöp kamyonlarında ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketiyoruz. Elektrikli araçlar, beklediğimiz verimi sunarsa bizim için çok ciddi bir ekonomik avantaj sağlayacak ve önemli ölçüde tasarruf elde edeceğiz" dedi. Elektrikli araçların yalnızca ekonomik değil, çevresel açıdan da büyük kazanımlar sunacağını vurgulayan Özlü, bu araçların karbon salınımının azaltılmasına katkı sağlanacağını belirtti. Şehir içinde en fazla kullanılan araçların çöp kamyonları olduğuna dikkat çeken Başkan Özlü, elektrikli sistem sayesinde ses ve gürültü kirliliğinin de önemli ölçüde azalacağını dile getirdi. Başiskele Belediyesinin hayata geçirdiği güneş enerjisi santraline de değinen Başkan Yasin Özlü, elektrikli araçlarda kullanılacak enerjinin büyük ölçüde buradan karşılanabileceğini ifade etti. Bu sayede hem maliyetlerin düşeceğini hem de çevreci bir yaklaşımın güçleneceğini belirtti. Elektrikli çöp kamyonunun birkaç ay boyunca test edileceğini belirten Başkan Özlü, süreç sonunda beklenen verimliliğin sağlanması halinde tüm temizlik işleri araç filosunun elektrikli araçlara dönüştürülmesinin planlandığını açıkladı. Özlü, "İstediğimiz verimi alırsak, öncü ve çevreci bir yaklaşımla filomuzu tamamen dönüştürmek istiyoruz" diye konuştu.
İstanbul Ataşehir Belediyesi’nde Afet Yardım Gönüllüleri tanışma toplantısı Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi’ne (ATAK) katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" 31 Mart Salı günü Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) düzenlenecek. Afet risklerine karşı hazırlık çalışmalarını sürdüren Ataşehir Belediyesi; deprem, yangın ve sel başta olmak üzere, acil durum ve afetlerde yaşanabilecek kayıpları en aza indirmek için arama kurtarma ekibi ATAK’ı 7/24 nöbet sistemiyle görev başında hazır tutuyor. Ataşehir Belediyesi’ne bağlı personel ve ilçedeki gönüllülerden oluşan Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (ATAK), her yıl yeni üyelerin katılımıyla daha da büyüyor ve güçleniyor. Ataşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren ATAK ekibine katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" düzenlenecek. 31 Mart Salı günü Atatürk Mahallesi Ataşehir Bulvarı’nda bulunan Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) saat 19.30’da başlayacak tanışma toplantısı yaklaşık iki saat sürecek. ATAK ekibine katılmak isteyen tüm gönüllü yurttaşlara açık olan toplantıda; Afet İşleri Müdürlüğü’nün yapısı, görevleri ve projeleri anlatılacak ayrıca katılımcıların birbirleriyle ve ekip ile tanışması sağlanacak. ATAK ekibine kayıt işlemleri de bu toplantı esnasında gerçekleştirilecek. Toplantıyla birlikte ekip içerisinde tanışma ve kaynaşma sağlanarak, saha deneyimleri paylaşılarak daha güçlü bir ekip oluşturulacak.