SAĞLIK - 23 Eylül 2025 Salı 10:06

’Geçer’ diye düşünülen adet sancısı hastalık belirtisi sayılabilir

A
A
A
’Geçer’ diye düşünülen adet sancısı hastalık belirtisi sayılabilir

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Talip Karaçor, her adet döneminde tekrarlayan, ağrı kesicilere yanıt vermeyen ve günlük yaşamı olumsuz etkileyen sancıların normal kabul edilmemesi gerektiğini belirterek, "Bu tür şiddetli ağrılar, endometriozisin en önemli belirtilerinden biridir" dedi.


VM Medical Park Gebze Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Doç. Dr. Talip Karaçor, adet sancısının kadınlarda sık görülen bir durum olduğunu ancak şiddetli ve sürekli ağrıların altta yatan başka bir hastalığın habercisi olabileceğini ifade etti.



"Bu ağrılar normal değildir"


Normal kabul edilen adet ağrılarının özelliklerine değinen Karaçor, "Bazı kadınlar hiç adet ağrısı yaşamazken, çoğunda hafif ya da orta düzeyde ağrılar olur. Adetten 1-2 gün önce başlayan, adet bitimiyle geçen, kasık ve bel bölgesinde kramp tarzında hissedilen ve ağrı kesicilerle hafifleyen ağrılar normal kabul edilir. Ancak adet bitiminden sonra da devam eden, ağrı kesicilere cevap vermeyen ve kişinin iş, okul ve sosyal hayatını olumsuz etkileyen ağrılar normal değildir" dedi.



"Bağırsak düzeninde bozulmalara da yol açabilir"


Şiddetli adet sancısının endometriozis ile yakından ilişkili olduğuna dikkati çeken Doç. Dr. Karaçor, şu bilgileri verdi:


"Endometriozis hormon bağımlı bir hastalıktır. Bu nedenle adet dönemindeki hormonal değişiklikle birlikte ağrı şiddetlenir. Her adet döneminde tekrar eden ve giderek artan sancılar endometriozisin en sık görülen bulgularındandır. Ayrıca cinsel ilişki sırasında ağrıya ve bağırsak düzeninde bozulmalara da yol açabilir. Adet sancısı genellikle kasık ve bel bölgesinde sınırlıdır, adet bitiminde sona erer ve ağrı kesicilerle hafifler. Endometriozis ağrısı ise adetten önce başlar, adet bitiminden sonra da devam edebilir. Kasık ve bel dışında makata, bacaklara ve karın bölgesine yayılabilir. Çoğu zaman ağrı kesicilerle de geçmez."



"Aile öyküsü risk faktörüdür"


Endometriozisin üreme çağındaki kadınlarda, özellikle 18-50 yaş arasında sık görüldüğünü aktaran Talip Karaçor, "Aile öyküsü de önemli bir risk faktörüdür. Özellikle annesinde, kardeşinde veya teyze, hala gibi yakın akrabalarında endometriozis öyküsü bulunan kadınlar daha yüksek risk altındadır" diye konuştu.


Tanıda gecikmeler yaşanabildiğini, çünkü şiddetli ağrıların normal adet sancısı olarak düşünüldüğünü dile getiren Karaçor, hastanın öyküsü, jinekolojik muayene, ultrason ve MR gibi yöntemlerin ardından kesin tanının laparoskopi (kapalı ameliyat) ile konulduğunu belirtti.



"Mutlaka jinekoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir"


Tedavinin hastanın yaşına, çocuk isteğine ve şikayetlerine göre planlandığını kaydeden Doç. Dr. Karaçor, sözlerini şöyle tamamladı:


"İlaç tedavisiyle birçok hastada ağrılar azalır, yaşam kalitesi artar. Ancak, çikolata kisti gibi durumlarda cerrahi tedaviye ihtiyaç duyulabilir. Kapalı yöntem laparoskopi ile endometriozis odakları çıkarılır ve yapışıklıklar açılır. Ağrı kesicilere yanıt vermeyen şiddetli sancılar, yoğun pıhtılı kanamalar ve sosyal yaşamı olumsuz etkileyen durumlar mutlaka jinekoloji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir"


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Küslerin barıştığı bayramlaşma halkası geleneği yaşatıldı Denizli’nin Tavas ilçesine bağlı Yeni Mahalle’de küslerin barışması ve herkesin birbirine sarılması için her bayram sabahı sürdürülen ‘bayramlaşma halkası’ geleneği bu yıl olumsuz hava koşuları nedeniyle caminin içerisinde oluşturuldu. Tavas’a bağlı Yeni Mahalle’de yılla önce köyün ileri gelenleri tarafından kırgınlıkların unutulması ve küslüklerin sona erdirilmesi için başlatılan ‘Bayramlaşma Halkası’ geleneği bu yılda yaşatıldı. Her yıl Taşbaşı Camisinin avlusunda yaşatılan gelenek, bu yıl soğuk ve yağışlı hava nedeniyle caminin içinde gerçekleştirildi. Caminin dışında bayramlaşmak için halka oluşturan cemaat, 7’den 77’ye tüm erkeklerin katıldığı bayramlaşma zincirini bu sene cami içinde kurdu. Yıllardır devam eden bayramlaşma geleneği sayesinde, herkes birbiriyle tokalaşıp sarıldığı için kimse küs veya kırgın kalmadı. Birlik ve beraberlik için bir fırsat olarak gördükleri geleneği yaşatmaya devam ettiklerini ifade eden Yeni Mahalle eski muhtarlarından Hacı Ahmet Şen, "Mahallemizde yıllardır yaşattığımız bir bayramlaşma halkası geleneğimiz var. Bayram namazını kıldıktan sonra hocalarımız sürekli ikazda bulunur ve caminin avlusunda oluşturduğumuz halkada mahallenin 7’den 77’ye tüm erkekleri hep birlikte bayramlaşırdı. Fakat bu yıl havanın çok soğuk olması nedeniyle bayramlaşma halkamızı camimizin içerisinde oluşturduk. Bu bizim yıllardır hem gelenek göreneğimiz hem de küslerin barışması için bir fırsatımız. Adam aynı safta namaz kılıyor ama küs. Bayramlaşmak için birbirlerine el uzattıklarında, bu sayede barışmalarına vesile olunuyor. Bu gelenek göreneği ayakta tutmak için biz bayramlaşma halkasını oluşturmaya devam ediyoruz" dedi. Bayramların toplumsal dayanışma içi önemli bir fırsat olduğunun altını çizen cam cemaatinden Mehmet İnce ise "Geleneksel olarak her bayramda caminin avlusunda hep birlikte bayramlaşıyoruz. Komşularımız ve cami cemaatimiz bayram sabahı burada buluşuyor. Hiçbir şekilde küskünlüklerin devam etmesini istemiyoruz. Herkes birbiriyle sarılsın, dostluk, kardeşlik ve beraberlik olsun diye bu geleneğimizi sürdürüyoruz" şeklinde konuştu.