KÜLTÜR SANAT - 08 Mayıs 2026 Cuma 12:48

Geleceğin arkeologları iş başında

A
A
A
Geleceğin arkeologları iş başında

Kartepe’de Osmanlı Günlük Yaşam Müzesi’ni giden minik öğrenciler, kazı alanında arkeoloğun çalışma disiplinini uygulamalı olarak deneyimledi.


Kartepe Belediyesi bünyesinde hizmet veren Osmanlı Günlük Yaşam Müzesi, kapılarını Derbent Ata İlkokulu’nun 3. sınıf öğrencilerine açtı. Tarih ve kültürün iç içe geçtiği gezide minikler, geçmişe yolculuğa çıktı. Öğretmenleri eşliğinde müzeye gelen öğrenciler, Osmanlı’nın günlük eşyaları ve kıyafetlerini yakından inceleme fırsatı buldu.


Müze turunun ardından etkinliğin heyecan verici kısmına geçildi. Müze bahçesinde oluşturulan arkeolog kazı alanına giren 3. sınıf öğrencileri, ellerine fırça ve kürekleri alarak kazı yaptı. Toprak altında gizlenen objeleri bulmak için titizlikle çalışan minikler, arkeoloğun çalışma disiplinini uygulamalı olarak deneyimledi.



Minik kazı ekibine anlamlı ödül


Arkeolog kazı alanındaki çalışmalarını başarıyla tamamlayan öğrencilere, günün anısına ve gösterdikleri titiz çalışmanın nişanesi olarak "Küçük Arkeoloji Elçisi" sertifikası dağıtıldı. Dağıtılan sertifikalarla birlikte çocuklara kültürel mirasın korunması ve tarihi eserlerin önemi hakkında bilgilendirme yapıldı.



Geleceğin arkeologları iş başında

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Gençler Spil’in zirvesinde ay yıldızlı bayrakla buluştu Manisa’da düzenlenen ’Maarifin Kalbinde Marifetli Gençler’ programında 17 okuldan yaklaşık 200 öğrenci, Spil Dağı’nın zirvesine Türk bayraklarıyla yürüyerek milli birlik ve çevre bilinci mesajı verdi. Milli duyguların gelişmesi ve çevreye duyarlılık kapsamında Yunusemre İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koordinasyonunda düzenlenen "Maarifin Kalbinde Marifetli Gençler" programı, Spil Dağı Milli Parkı’nda gerçekleştirildi. Programa 17 okuldan yaklaşık 200 öğrenci, öğretmenler ve okul aile birliği başkanları katıldı. Manisa’nın marka değerlerinden biri olan Spil Dağı Milli Parkı’nda gerçekleştirilen etkinliğe Yunusemre Kaymakamı Celalettin Cantürk, Yunusemre İlçe Milli Eğitim Müdürü Yıldıray Demirtaş, Spil Dağı Milli Park Müdürü Halil Ernalçacı, Yunusemre İlçe Sağlık Müdürü Müge Vural ile okul müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Gençlerin çok yönlü gelişimlerine katkı sağlamak amacıyla düzenlenen programda öğrencilerin doğayla bağ kurmaları, sosyal, kültürel ve sportif faaliyetlerle yeteneklerini ortaya koymaları ve milli-manevi değerlerle bütünleşmeleri hedeflendi. Spil Dağı Milli Parkı Ziyaretçi Merkezi önünde başlayan etkinliklerde izcilik faaliyetleri, şiir okumaları, ritim gösterileri, sportif etkinlikler, halk oyunları ve ilahi korosu performansları gerçekleştirildi. Yunusemre Anadolu İmam Hatip Lisesi öğrencilerinin zeybek gösterisi, Ticaret Borsası Anadolu Lisesi öğrencilerinin ritim gösterisi ve Manisa Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin konseri büyük beğeni topladı. Program kapsamında Spil Dağı Milli Park Müdürü Halil Ernalçacı’nın bilgilendirmesinin ardından, Halit Görgülü Anadolu Lisesi İzci Grubu öncülüğünde protokol üyeleri ve öğrenciler, ellerindeki Türk bayraklarıyla marşlar eşliğinde Atalanı Günübirlik Piknik Alanı’ndan zirveye yürüdü. Manisa’nın en yüksek noktalarından biri olan Turan Bayraktepe mevkiinde Türk bayrağı açan öğrenciler, İstiklal Marşı’nı okuyup bayrak temalı şiirler seslendirdi. Program boyunca düzenlenen doğa tanıtımı, sportif etkinlikler ve müzik faaliyetleriyle öğrenciler hem eğlendi hem de birlik ve beraberlik ruhunu yaşadı. "Spil çok özel bir yer" Gerçekleşen programın gençlerin fiziksel, sosyal ve kültürel gelişimlerini desteklediğini vurgulayan Yunusemre Kaymakamı Celalettin Cantürk, "Bugün burada İlçe Milli Eğitim Müdürümüzle beraber okullarımızdaki öğrencilerimizle bahar etkinliği yaptık. Öğrencilerimiz buraya geldi. Spil Dağı gerçekten Manisa’mızın özel bir yeri. Öğrencilerimizle beraber doğa yürüyüşü yaptık. Okullarımızın çeşitli etkinlikleri oldu, üstelik değişik okullarımızdan öğrencileri bir araya getirdik. Burada onların ayrı tanışması, kaynaşması, yapmış olduğu etkinlikleri beraber izleyip değerlendirmesi çok önemliydi. Ve çok güzel, mutlu bir hava içinde bunu yaptık. Teşekkür ediyorum emeği geçenlere, çok güzel bir etkinlik ayarlamışlar." dedi. Çocuk oyunları ve kültürel miras Geleneksel çocuk oyunları ile katılanlara kültürel mirasın da aktarıldığını kaydeden Yunusemre İlçe Milli Eğitim Müdürü Yıldıray Demirtaş, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında, mayıs ayında Maarif’in kalbinde gençlik etkinlikleri çerçevesinde, 17 okulumuzdan yaklaşık 200 öğrencimiz, öğretmenlerimiz, okul aile birliği başkanlarımızla birlikte, milli duyguların gelişmesi, çevreye duyarlılık etkinlikleri kapsamında gençleri Spil’de buluşturduk. Yıl içerisinde, özellikle okullarında milli günler, belirli haftalarda etkinliklerde görev alan öğrencilerimizi buraya davet ettik. Gençlerimizle birlikte öncelikle burada hem türküler, şarkılar söyleyerek, halk oyunları oynayarak, etkinlikler yaparak, ritim tutarak, daha sonrasında beyaz ay yıldızlı al bayrağımızı Manisa’mızın en yüksek noktası olan zirveye birlikte diktik. Dolayısıyla öğrencilerimizin yıl içerisindeki streslerini atması, çevreye duyarlılıkları, kendi bulundukları çevredeki buraya gelen gençlerimizin büyük bir kısmı, öğretmenlerimiz dahil olmak üzere, büyük bir kısmı ilk defa Spil Dağı Milli Parkı’nı gördü. Mutluyuz, öğrencilerimizin yüzü gülüyor." diye konuştu.
Manisa Kula’da çiftçilere trafik güvenliği eğitimi Manisa’nın Kula ilçesinde Trafik Haftası Etkinlikleri kapsamında, Kula ilçesine bağlı Körez Mahallesi’nde vatandaşlara trafik eğitimi verildi. Düzenlenen programa Kaymakam Talha Altuntaş da katıldı. Trafik Haftası etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen eğitim programı, Manisa Trafik Şube Müdürlüğü, Kula İlçe Jandarma Komutanlığı Trafik Büro Amirliği ekipleri, Kula İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Büro Amirliği ekipleri ve Bölge Trafik Denetleme ekiplerinin iş birliğiyle Körez Mahallesi’nde düzenlendi. Özellikle kırsal mahallelerde yoğun olarak kullanılan traktör ve tarım araçlarının güvenli kullanımına dikkat çekilen programda, sürücülere hem teorik hem de uygulamalı bilgiler aktarıldı. Eğitim kapsamında traktörlerde devrilme sonucu meydana gelen kazalarda can güvenliğini artıran ROPS demirinin önemi anlatılırken, gece ve gündüz görüşünü artırmak amacıyla reflektör kullanımı konusunda da bilgilendirme yapıldı. Tarım araçlarının trafikte daha kolay fark edilmesini sağlayan sarı çakar lambaların kullanımının hayati önem taşıdığı vurgulandı. Ayrıca traktörlerin karayolunda seyri sırasında uyulması gereken trafik kuralları, güvenli sürüş teknikleri ve sürücülerin dikkat etmesi gereken hususlar hakkında vatandaşlara detaylı bilgi verildi. Kula Kaymakamı Talha Altuntaş da programa katılarak vatandaşlarla bir araya geldi. Kaymakam Altuntaş, trafik güvenliği konusunda farkındalık oluşturmayı amaçlayan bu tür eğitim çalışmalarının önemli olduğunu belirterek, özellikle tarım araçlarının yoğun kullanıldığı bölgelerde bilinçli sürücülüğün hayati önem taşıdığını ifade etti. Körez Mahallesi’nde düzenlenen programa Kaymakam Talha Altuntaş’ın yanı sıra İlçe Jandarma Komutanı Üsteğmen Bayram Yüksel, İlçe Emniyet Müdürü Secaattin Aktay, AK Parti Kula İlçe Başkanı Nejat Gülmez, Kula Ziraat Odası Başkanı Nuri Topal, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Müdürü İsmail Danaç, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Davut Özel, Körez Mahalle Muhtarı Ali Çıplak, trafik polisi ve trafik jandarma ekipleri ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Erzurum Doğu-Batı Dostluk ve İpek Yolu Rallisi Erzurum’dan Kars’a hareket etti 27 Nisan’da Almanya’dan başlayan Doğu-Batı Dostluk ve İpek Yolu Rallisi’nin Erzurum etabı başladı. Dostluk ve dayanışma mesajıyla yola çıkan klasik araçlar, 19 bin kilometrelik yolculuğun sonunda Nepal’e varacak. 27 Nisan’da başlatılan organizasyonun Türkiye ayağı yoğun bir rota izliyor. İstanbul’da start alan Türkiye etabı; Ankara’nın ardından Kapadokya’da Ihlara Vadisi, Adıyaman’da Nemrut Dağı, Bitlis’te Ahlat, Erzurum’da Palandöken Dağı ve Kars’ta Ani Harabeleri şeklinde planlandı. Türkiye’den sonra İran ve Türkmenistan üzerinden Orta Asya rotasını takip edecek ralli, yaklaşık 1,5 ay sonunda 19 bin kilometre yol kat etmiş olacak. Dev organizasyon, yaklaşık 7 bin metre rakımlı Nepal’de final yapacak. Araçlarıyla şehir merkezinden Palandöken’e gelen grup, Palandöken Dağı’nın 3 bin 200 rakımlı Ejder Tepesi’nin alt kısımlarındaki karlık alana ülkelerinin bayraklarını dikti. Grup üyelerinden Burhan Uzun, rotaları içinde bulunan Erzurum ve Palandöken’e hayran kaldıklarını ifade etti. Erzurum Valisi Aydın Baruş, İl Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Yer ile hatıra fotoğrafı çekilen ekip daha sonra Kars’a doğru yola çıktı. "Nepal’e sağlıkla ulaşsınlar" Erzurum Valisi Aydın Baruş, Doğu-Batı Dostluk ve İpek Yolu Rallisi kapsamında Erzurum’da konukları ağırlamaktan mutlu olduklarını vurgulayarak "Tarihi İpek Yolu güzergahında Erzurum çok önemli bir nokta ve ticaret merkezi olmuştur. Bu programın esas amacı Doğu-Batı arasındaki dostluğa, kültürler arası etkileşime işaret etmek ve tekrar tarihi rolü büyük olan tarihi İpek Yolu’ndaki dostluk ve kardeşliğin inşasına yardımcı olmaktır. 5 ülkeden konuklarımız burada. Konuklarımız ilimizdeki güzellikleri ve tarihi varlıkların çekimini yapıp bunu sosyal medya ve dijital kanallar aracılığıyla tüm dünyaya duyuracaklar, kendilerine çok teşekkür ederim. Yolları açık olsun. İnşallah nihai hedefleri olan Nepal’e sağlıkla ulaşırlar" diye konuştu.
İstanbul Topkapı Sarayı Haremi’nde Yeni Dönem: ‘Cariyeler Taşlığı’ ziyarete açıldı Topkapı Sarayı’nın Harem Bölümü’nde yer alan Kadınefendiler ve Cariyeler Taşlığı’ kapsamlı restorasyon ve tefriş çalışmalarının ardından ziyarete açıldı. Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, "Çalışmalar 2020 yılında başladı, dolayısıyla 6 yıllık bir süreci kapsadı. Yaklaşık 700 parça taşınabilir eseri buralarda kullandık. Bu koleksiyonlara ait eserleri de depolarımızdan çıkarıp konservasyon ve restorasyonlarını tamamlamak suretiyle ziyaretçiyle buluşturduk" dedi. Topkapı Sarayı’nın Harem Bölümü’nde yer alan ‘Kadınefendiler ve Cariyeler Taşlığı’, Milli Saraylar Başkanlığı tarafından yürütülen kapsamlı restorasyon çalışmalarının ardından ziyarete açıldı. Topkapı Sarayı Harem’i, yapısal olarak ‘haremde yaşayanlar’ ve ‘hareme hizmet edenler’ olmak üzere iki bölümden oluşuyor. Harem’e hizmet eden erkek görevliler ‘karaağalar’, kadın görevliler ise ‘cariye’ olarak tanımlanıyor. Cariyeler, harem düzeninin ikinci halkasında yer alıyor. Bu yapı içerisinde konumlanan Cariyeler Taşlığı, haremde gündelik hayatın sürdüğü merkezlerden biri olarak öne çıkıyor. İlk kez bütüncül bir anlatımla ele alındı Gezi güzergahında yer almakla birlikte bugüne kadar sınırlı erişime açık kalan ‘Kadınefendiler ve Cariyeler Taşlığı’, restorasyonun tamamlanmasıyla birlikte ilk kez kapsamlı bir kurguyla ziyaretçilere sunuldu. Yeni düzenleme ile ziyaret süresine yaklaşık 20 dakika eklenirken mekanın mimari bütünlüğü üzerinden saray içi yaşamın tüm aşamaları okunabilir hale getirildi. Kadınefendiler ve Cariyeler Taşlığı, üç kadınefendi dairesi, cariyeler koğuşu, çamaşırhane, mutfak, kiler, hamam, kahve ocağı ve yardımcı birimlerden oluşan çok katmanlı bir yapıya sahip. Gündelik hayatın sürdüğü bu merkezde cariyeler; dil ve din eğitiminin yanı sıra adab-ı muaşeret, el sanatları ve hizmet alanlarında yetiştirilir aynı zamanda dinlenme ve eğlenme imkanı buluyordu. Öte yandan ‘Kadınefendiler ve Cariyeler Taşlığı’, Topkapı Sarayı’nın kapalı olduğu salı günleri dışında her gün 09.00–17.30 saatleri arasında, mevcut ziyaret düzeni kapsamında ek ücret alınmaksızın gezilebilecek. "Burası gerek mimari açıdan gerek saray teşkilatında tuttuğu yer açısından oldukça önemli bir nokta" Restorasyon çalışmasıyla ilgili bilgi veren Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, "Bugün bu önemli mekanların ziyaretçiyle buluşması için bir aradayız. Topkapı Sarayı’nın şu an Cariyeler Taşlığı olarak bilinen çok önemli bir avlusundayız. Burası gerek mimari açıdan gerek saray teşkilatında tuttuğu yer açısından oldukça önemli bir nokta. Zira Harem bölümü zaten Topkapı Sarayı’nın hem yerli hem yabancı ziyaretçi tarafından en çok merak edilen bölümü, burası da onun kalbi. Hemen ileride sol tarafta Padişah Hanımlarının daireleri bulunuyor. Burada yanımızda bulunan koğuşlarda da Cariye Koğuşları bulunuyor. Bu cariyeler biliyorsunuz; Valide Sultan’dan başlamak üzere Osmanlı sarayında, Osmanlı hareminde; Valide Sultan’dan, Kadın Efendilerden, padişah ailesinin hizmetinde bulunan özel görevliler" dedi. "Cariyeler Taşlığının bugün açılan bölümlerindeki yapılar 17’inci yüzyılın sonuna ait" Restorasyonu yapılan mekanın 17’inci yüzyılın sonuna ait olduğunu söyleyen Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, "Bu noktada da buradaki gerek mimari kompozisyon gerekse içeride sergilemiş olduğumuz taşınabilir eserler bize çok ciddi fikir veriyor. Bu noktada alınmış olan eğitimler, burada uygulanmış olan pratikler, ritüellerin hepsiyle ilgili biz de bu eserleri ziyaretçimizle buluşturacak bir kürasyon düzenini benimsedik. Cariyeler Taşlığının bugün açılan bölümlerindeki yapılar 17’inci yüzyılın sonuna ait. Yani Harem yangınından, 1660’lı yılların sonunda gerçekleşen Harem yangınından sonra kurulan düzen. Bu yönüyle çok önemli. Hatırlayacaksınız; geçtiğimiz yıl bu vakitlerde de hemen bu duvarın arkasında olan aynı döneme ait Kara Ağalar Taşlığı ve bağlı birimleri ziyaretçiyle buluşmuştu" şeklinde konuştu. "Çalışmalar 2020 yılında başladı, dolayısıyla 6 yıllık bir süreci kapsadı" Restorasyon çalışmasının 6 yıl sürdüğünü belirten Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, "Aradan geçen bir yılda gerçekten yerli ve yabancı ziyaretçinin olağanüstü bir teveccühüyle karşılaştık. Zira bu alanlar Topkapı Sarayı Haremi’nin hiç görülememiş alanları ve çok özgün alanları. Aynı durum burası için de geçerli. Hem geleneksel fonksiyonu olarak hem de saray düzenindeki yeri olarak bugüne kadar ziyaretçiyle buluşmamış yerlerdi. Burada yürütmüş olduğumuz restorasyon çalışmaları 2020 yılında başladı, dolayısıyla 6 yıllık bir süreci kapsadığını söyleyebiliriz. Bunun içinde tabii ki öncelikli olarak mimari restorasyonlar var. Yaklaşık 350 yaşında olan binalardan söz ediyoruz" ifadelerini kullandı. "Özellikle, kadın efendiler dairelerinde, padişah eşlerinin dairelerinde Osmanlı çini sanatının muazzam örneklerini gördüğümüz unsurlar var" Onarımı yapılan bölümde çini sanatının muazzam örneklerinden eserler olduğunu söyleyen Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, "Bu binaların fonksiyon olarak da birbirinden çok farklı ve kompleks yapılar olduğunu ifade etmemiz gerekir. Özellikle, kadın efendiler dairelerinde, padişah eşlerinin dairelerinde Osmanlı çini sanatının muazzam örneklerini gördüğümüz unsurlar var. Vitrayların sarayın en eşsiz vitraylarının burada olduğunu görüyoruz. Kalem işlerinde, özellikle erken dönem kalem işlerinin muazzam örnekleri yine burada bulunuyor. Ancak bu mekanların dışında özellikle hizmete yönelik arkamızdaki çamaşırhane, mutfaklar gibi bölümlerde ise mimari yapının çok daha kuvvetli olduğunu ama süslemenin daha düşük olduğu mekanlar da var. Dolayısıyla kompleks ama çok öğretici bir restorasyon sürecini biz burada meslektaşlarımızla yerine getirdik" diye konuştu. "Yaklaşık 700 parça taşınabilir eseri de buralarda kullanılmış, bu koleksiyonlara ait eserleri de depolarımızdan çıkarıp konservasyon ve restorasyonlarını tamamlamak suretiyle ziyaretçiyle buluşturmuş oluyoruz" Onarım sonrasında 700 parça eserin bir araya getirildiğini söyleyen Milli Saraylar Başkanı Yasin Yıldız, "Taşınabilir eserler anlamında, burada sergilediğimiz koleksiyon eserleri anlamında yaklaşık 700 parça taşınabilir eseri de buralarda kullanılmış, bu koleksiyonlara ait eserleri de depolarımızdan çıkarıp konservasyon ve restorasyonlarını tamamlamak suretiyle ziyaretçiyle buluşturmuş oluyoruz. Bu bizim açımızdan çok önemli; zira burayla ilgili temel verileri, arşiv verileri ve keşif defterlerinin yanında burada kullanılmış olan bu koleksiyonlar oluşturuyor. Biz bu koleksiyonlardan burada, özellikle Cariyeler bölgesinde buranın da bir okul olduğunu hiç unutmayalım aynı Enderun’daki koğuşlar gibi burası da buraya seçilmiş olan cariyelerin Acemioğlanlar Koğuşu’ndan başlamak suretiyle Gedikli Cariye olana kadar bir öğretim sürecinden geçtikleri bir dönem. Bu noktada aldıkları yabancı dil öğretimleri, el becerileri eğitimleri, geleneksel sanatlar ve musiki gibi pek çok alanda aldıkları eğitimlerin yansımasını gösteren eserleri de taşınabilir olarak sergiliyoruz" ifadeerini kullandı.