GÜNDEM - 10 Nisan 2026 Cuma 10:52

Gelin arabası hayaliyle aldığı sıfır otomobil kabusu oldu

A
A
A
Gelin arabası hayaliyle aldığı sıfır otomobil kabusu oldu

Kocaeli’de kızının düğününde gelin arabası yapmak amacıyla tüm birikimiyle sıfır kilometre SUV satın alan Recep Erdem’in hevesi kursağında kaldı. Aracında çeşitli arızalar yaşayan sahibi çözümü yargıya başvurmakta buldu. Yaşadığı tedirginliği dile getiren Erdem, "Ben ve ailem çok tedirginiz. Bir yere gitmemiz gerektiğinde aracın yanına geldiğimizde eşim ’Dolmuşla gidelim, yolda bir şey olur’ diyor, çocuklarım ’Taksiyle gidelim’ diye ısrar ediyor. Arabayla yolda başımıza ne geleceğini bilmiyoruz" dedi.


Edinilen bilgiye göre, Recep Erdem’in 12 Kasım 2024’te yetkili bayiden satın aldığı Jaecoo marka otomobilin, teslimattan bir gün sonra ön cam buğu çözücü sistemi arızalandı. İlerleyen süreçte hava yastığı (airbag) sensörleri, yakıt tüketimi ve klima arızası gibi sorunlar yaşanması üzerine Erdem, yetkili servise başvurdu. Araçtaki parçaların garanti kapsamında değiştirilmesine rağmen arızaların tekrarlaması ve kalıcı bir çözüm sunulmaması üzerine Erdem, "üretim hatası" gerekçesiyle Tüketici Mahkemesine başvurdu.



"Ön camı bezle silerek hastaneye yetiştik"


Sürecin teknik bir problemden çıkıp can güvenliği endişesine dönüştüğünü anlatan Recep Erdem, mutlu bir günde hatıra olması için aldığı aracın kabusa dönüştüğünü söyledi. Erdem, "Ailemin ve benim bütün birikimimizi vererek, o günün hatırası güzel olsun diye bu aracı aldık ama daha ertesi gün ön camın buharını açmadığını fark ettik. Arabayı aldıktan 2 gün sonra düğün vardı, bir problem olduğunu anladık ama müdahale ettirecek zamanımız yoktu. O telaşla düğünü yaptık. Düğünden hemen sonra annem rahatsızlandı, yoğun bakıma alındı. 29 gün boyunca sürekli hastaneye gidip geldik. Bu süreçte araba bizim için hayatiydi. Aralık ayı, hava soğuk. İçerisiyle dışarısı arasında ısı farkı oluşuyor, ön cam sürekli buhar yapıyor. Buharı açamıyoruz. Bezle, hareket halindeki trafikte ön camı silerek hastaneye yetişmeye çalıştık. Hem kendi can güvenliğimizi hem trafikteki diğer insanların canını riske attık. Çok zor bir süreçti" dedi.



"2 ay sonra çağırıldım"


Servise aracı teslim ettikten yaklaşık 60 gün sonra geri dönüş aldıklarını belirten Erdem, "Bir süre sonra bunun böyle gitmeyeceğini anladık. İnternetten araştırıp harici bir cam buhar giderici cihaz aldım. Kendi imkanlarımızla çözüm üretmeye çalıştık. Yani sıfır aldığım araçta böyle bir çözüm aramak zorunda kaldım. Ocak ayında servise başvurduk. Yapılan incelemede ön cam üfleme ızgarasının üretim esnasında kırık takıldığını ve klima sisteminin de arızalı olduğunu söylediler. Parça siparişi verildi. Yaklaşık 2 ay sonra çağırdılar, parçaları değiştirdiler ve sorunun giderildiğini söylediler" diye konuştu.



"Ağır hasarlı kazada hava yastıkları açılmadı"


Aracın henüz 18 bin kilometredeyken buji ve bobin arızası verdiğini, ardından ailesiyle birlikte uzun yolda zincirleme trafik kazasına karıştığını belirten Erdem, şöyle devam etti:


"Arabada eşim, kızım ve babam vardı. 5 araçlık zincirleme kazada en arkadaki araç bendim ve bana göre şiddetli bir kazaydı. Emniyet kemerim takılı olmasına rağmen airbagler açılmadı. Bunun üzerine servise başvurarak, bu kadar hasar oluşmuşken airbaglerin neden açılmadığının incelenmesini talep ettim. Bilirkişi incelemesinde darbenin yetersiz olduğu ve bu nedenle airbaglerin açılmadığı söylendi. Ancak araçta ön ızgara, tampon koruma demiri, tampon, ön kaput ve radyatör değişti; tampon demiri yırtıldı ve yamuldu. Buna rağmen ‘şiddet yetersiz’ denilerek airbaglerin açılmaması normal karşılandı. Bu durumu tam olarak açıklayamadıkları için konu bu şekilde kapandı, araç tamir edilerek kullanmaya devam ettim. Daha sonra gece vardiyasından çıkıp sabah aracı çalıştırdığımda bu kez airbag arızasıyla karşılaştım. Servise gittiğimde, sağ yolcu tarafında bulunan ve yolcu airbagini açıp kapatmaya yarayan bir fonksiyonun kapalı konuma getirildiği, arızanın bu nedenle oluştuğu söylendi. Ancak araçta tek başıma olmama ve sürücü tarafında emniyet kemerim takılı olmasına rağmen bu arızanın neden verildiğini sorguladım. Buna rağmen arızanın bu düğmeden kaynaklandığı ifade edilerek konu geçiştirildi."



"Her seferinde kullanıcı hatası denilerek geçiştirildi"


Jaecoo marka SUV aracının birden yakıt tüketiminin arttığını da belirten Erdem, "Normal kullanıma devam ederken arızalar bitmedi, neyle karşılaşacağımızı bilmeden kullanmaya devam ettik. Bu süreçte aracın yakıt tüketimi birden arttı; 100 kilometrede ortalama 7,5-8 litre olan tüketim 12 litrelere çıktı. Servise başvurduğumda bunun da kullanıcı kaynaklı olduğu söylendi. Ancak güzergahım, kullanım şeklim, yakıt aldığım istasyon ve marka değişmemesine rağmen tüketim artmaya devam etti. Aynı şikayetle toplam üç kez başvurdum ve her seferinde kullanıcı hatası denilerek geçiştirildi. Daha sonra araç tekrar airbag arızası verdi. Servise gittiğimde hem bu arızayı hem de yakıt tüketimini yeniden dile getirdim. Yapılan incelemede tavan bölgesindeki airbag sensörünün arızalı olduğu tespit edilerek parça değiştirildi. Ayrıca garanti biriminden gelen teknik ekip, özel bir sistem üzerinden müdahale ederek kadrandaki bir arızayı giderdiklerini ve yakıt tüketimindeki problemin araçtan kaynaklandığını belirtti" şeklinde konuştu.



"Eşim ’Dolmuşla gidelim, yolda bir şey olur’ diyor"


Gönül rahatlığıyla araçlarını kullanamadıklarını söyleyen Recep Erdem, "Ben ve ailem çok tedirginiz. Bir yere gitmemiz gerektiğinde aracın yanına geldiğimizde eşim ’Dolmuşla gidelim, yolda bir şey olur’ diyor, çocuklarım ’Taksiyle gidelim’ diye ısrar ediyor. Arabayla yolda başımıza ne geleceğini bilmiyoruz ve bu endişeyle yaşamaya devam ediyoruz. İlk olarak ön cam buharı problemi nedeniyle tüketici hakem heyetine başvurdum, süreç Tüketici Mahkemesine taşındı ve ilk duruşmanın Mayıs ayında görülmesi bekleniyor. Diğer arızalarla ilgili başvurularım da sürüyor. Bu süreç devam ederken hem can hem mal güvenliğimiz açısından neyle karşılaşacağımızı bilmiyoruz" ifadelerini kullandı.



"Bir sonraki arızada fren mi tutmayacak bilmiyoruz"


Firma yetkililerinin parçaları garanti kapsamında değiştirdiğini ancak araca olan güvenlerinin tamamen sarsıldığını vurgulayan Erdem, "Arabayı serviste komple yeniden yaptılar. Bir sonraki arızada fren mi tutmayacak, gaz mı takılı kalacak, durup dururken yağ mı boşaltacak, cam mı patlayacak bilmiyoruz" diye konuştu.



Gelin arabası hayaliyle aldığı sıfır otomobil kabusu oldu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kilis Kilis’te "Filistin’e dünya sessiz kalmamalı" çağrısı Kilis’te sivil toplum kuruluşları Filistin için sessiz kalınmaması çağrısında bulundu. Kilis’te bir sivil toplum kuruluşu adına konuşan Fatih Akkurt, İsrail’in Gazze başta olmak üzere bölgedeki saldırılarına sert tepki gösterdi. Akkurt, Filistin’de yaşananların insanlık vicdanında derin yaralar açtığını belirterek, son dönemde Lübnan ve İran’da yaşanan olayların da endişe verici boyutlara ulaştığını ifade etti. Gazze’de yaşananların acısının hala taze olduğunu dile getiren Akkurt, "Siyonist İsrail rejimi tarafından Gazze’de işlenen soykırımın kahredici acısı vicdanlarda canlı dururken, Lübnan’da ve İran’da ortaya konan yeni vahşetler insanlığı bir kez daha derinden sarsmaktadır" dedi. İran’da 165 öğrencinin hedef alındığını iddia eden Akkurt, bu olayın dünya kamuoyunda yeterince yer bulmamasını eleştirerek, buna rağmen dünyanın farklı noktalarından yükselen tepkilerin umut verici olduğunu söyledi. İsrail’in Filistinlilere yönelik uygulamalarına da değinen Akkurt, "İsrail’in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırması tam bir vahşet, açık bir hukuk ihlalidir" ifadelerini kullandı. Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılmasına da tepki gösteren Akkurt, bunun İslam dünyasına yönelik bir saldırı olduğunu belirtti. Akkurt ayrıca, ikinci kez yola çıkmaya hazırlanan ve 200’den fazla geminin yer alacağı belirtilen Sumud Filosu’na destek verdiklerini açıkladı.
Kastamonu Kastamonu’dan İsrail’e tepki Kastamonu’da Filistin’e Destek Platformu tarafından Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılmasına tepki gösterildi. Kastamonu’da Filistin’e Destek Platformu tarafından "Filistin Yalnız Değildir" sloganıyla cuma namazı çıkışında basın açıklaması yapıldı. Tarihi Nasrullah Meydanında toplanan kalabalık grup adına açıklamada bulunan Filistin’e Destek Platformu sözcüsü Kastamonu Üniversitesi öğrencisi Mert Aydın, "Gözü dönmüş, azgın bir grup Siyonist tarafından planlanmış ve ne yazık ki uygulamaya konulmuş, akıl almaz bir dönemi yaşamaktayız. Tüm değerlerin yok sayıldığı, çiğnendiği bir zaman diliminden geçmekteyiz. İnsanlık adeta azgın ve sapkın bir ideoloji tarafından ne yazık ki rehin alınmıştır. Biz esir değiliz. Bu esaret girişimine karşı kayıtsız kalacakta değiliz. Siyonist rejim şunu bilsin ki zalimlerin topuna, canımızla başımızla, elimizle aşımızla, varımızla yoğumuzla direneceğiz. Siyonist İsrail rejimi tarafından, Gazze’de işlenen soykırımın kahredici acısı vicdanlarda canlı dururken, Lübnan’da ve İran’da ortaya konan yeni vahşetler insanlığı bir kez daha derinden sarsmaktadır. 165 İranlı öğrencinin, Siyonist rejim tarafından okul sıralarında katledilmesi ve bu katliamın küresel vicdanda yeteri kadar yer bulmaması bizleri derinden sarssa da, bugün burada olduğu gibi dünyanın dört bir yanından yükselen itiraz sesleri bir nebze olsun umudumuzu yeşertmektedir. Açıkça ifade etmek gerekir ki; İsrail’in Filistinlilere karşı idamı yasallaştırması tam bir vahşet, açık bir hukuk ihlalidir. İşgal ettikleri toprakların gerçek sahiplerini ipe götürmeye cüret etmek demek, kendi ipini çekmekten, terör devletinin kaçınılmaz sonunu hazırlamaktan başka bir şey değildir. Bu adımın Nazi zulmünden hiçbir farkı yoktur. Bu zulme imza atanlar ve her şey olurken sessiz kalanlar muhakkak ki, Hitler ile aynı akıbeti yaşayacaktır. Yine; Mescid-i Aksa’nın ibadete kapatılması İslam’ın ve Müslümanların izzetine yapılmış bir saldırıdır. Ortaya konulan bu cürümlere karşı mücadelemiz kıyamete kadar devam edecektir" dedi. Açıklamanın ardından kalabalık gurup, dağıldı.