ASAYİŞ - 04 Mart 2025 Salı 16:29

Genç adam 15 kurşunla öldürülmüştü, 3 sanığa ceza yağdı

A
A
A
Genç adam 15 kurşunla öldürülmüştü, 3 sanığa ceza yağdı

Kocaeli’nin İzmit ilçesinde 30 yaşındaki gencin, 15 el ateş edilerek öldürülmesine ilişkin yargılanan 3’ü tutuklu 4 sanık hakkında karar çıktı. Gözyaşları içinde sanıklardan şikayetçi olan gencin annesi, "Ciğerimi bilerek öldürdüler, olayı tasarladılar. Oğlumun kefenini açarken kurşun yaralarını gördüm. Güvenlik kamerası görüntülerini gördüm, 15 kurşun yemiş. Gerekli cezayı vererek yüreğime bir damla da olsa su serpin" dedi. Tutuklu sanıklardan 2’si "kasten öldürme" suçundan müebbet, diğeri ise 24 yıl hapis cezasına çarptırıldı.


Kemalpaşa Mahallesi Yalı Cami Sokak’ta 19 Ekim 2022’de meydana gelen olayda, husumetli iki grup sokak ortasında tartıştı. Tartışmanın büyümesiyle Abdullah A. (31), Çağrı T. (23) ve Ömer K. (32) isimli 3 arkadaş, diğer grupta bulunan Emrah Akkuş’a (30) kurşun yağdırdı. Olay sonrasında 3 şüpheli olay yerinden kaçarak uzaklaştı. Emrah Akkuş hayatını kaybetti, yaralanan arkadaşı Mehmet C. ise hastanede tedavi altına alındı. Yapılan araştırma neticesinde olaya karışan Abdullah A., Çağrı T. ve Ömer K. ile "Delilleri yok etmek" şüphesi bulunan Nilüfer A. (22) gözaltına alındı. İfadeleri sonrasında Nilüfer A. serbest bırakıldı, diğer 3 şüpheli tutuklanarak cezaevine gönderildi.



İddianame


Olaya ilişkin hazırlanan iddianamede, Abdullah A., Çağrı T. ve Ömer K.’nin yakın arkadaş oldukları belirtildi. Emrah Akkuş’un olaydan bir gün önce Abdullah A.’nın işletmeciliğini yaptığı eğlence mekanına gittiğinin vurgulandığı iddianamede, burada kavga çıktığı ve olayda Abdullah A. ile bazı arkadaşlarının darp edildiği ifade edildi. İddianamede, bu husumetten dolayı Abdullah A.’nın olay saatinden önce arkadaşları Ömer K. ve Çağrı T.’ye "Olay var toplanın" şeklinde sözler söyleyerek şüphelileri eğlence mekanına çağırdığı, şahısların olay saatine kadar eğlence mekanı civarındaki sokaklarda Emrah Akkuş’u arayıp sordukları bilgisine yer verildi. Ayrıca iddianamede, tartışma sırasında sanıkların daha önceden bu olay için aldıkları silahlarla yakın mesafeden çok sayıda ateş etmeleri sonucunda Emrah Akkuş’un öldürüldüğü vurgulandı.



"Oğlumun kefenini açarken kurşun yaralarını gördüm"


Nilüfer A. hakkında "Suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan, Abdullah A., Çağrı T. ve Ömer K. hakkında ise "Tasarlayarak kasten öldürme", "Olası kastla silahla yaralama", "Ruhsatsız ateşli silahlarla mermileri satın alma, taşıma veya bulundurma" suçlarından açılan davanın duruşması, Kocaeli 4. Ağır Ceza Mahkemesinde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuklu sanıklar ve avukatları hazır bulundu. Maktulün annesi Simamperi Akkuş ve avukatı ise duruşmaya Van’dan SEGBİS ile bağlandı. Sanıklardan şikayetçi olan ve ağlayan maktulün annesi Simamperi, "Ciğerimi bilerek öldürdüler, olayı tasarladılar. Oğlumun kefenini açarken kurşun yaralarını gördüm. Güvenlik kamerası görüntülerini gördüm, 15 kurşun yemiş. Gerekli cezayı vererek yüreğime bir damla da olsa su serpin" diye konuştu.



"Maktul, bana ve çalışanıma yönelik darp eylemi gerçekleştirdi"


Son sözleri sorulan tutuklu sanık Abdullah A., "Yaşanan olaydan dolayı üzgünüm. Maktul, bana ve çalışanıma yönelik darp eylemi gerçekleştirdi. Ben olayı büyütmek istemediğim için çevreden yardım istedim. En son mekanı kapatacağım esnada olay meydana geldi. Kasıtlı, bilerek, isteyerek yapılan bir şey değildir" şeklinde konuştu.



"Asla öldürme kastım yoktu"


Tutuklu sanık Çağrı T. ise "Pişmanım. Olayda Öldürmeye dair kastım yoktur. Önceki savunmalarımı tekrar ediyorum" ifadelerini kullandı.


Öldürme kastı olmadığını belirten sanık Ömer K., "Maktul yanıma geldiğinde göğsüme yumruk attı ve elini belini attı. Silah çıkaracağını düşündüm. Ben yere ateş ettim. Asla öldürme kastım yoktu" dedi.



Karar açıklandı


Mahkeme heyeti, sanık Abdullah A.’ya "kasten öldürme" suçundan haksız tahrik indirimi uygulayarak 24 yıl, ruhsatsız silah bulundurma suçundan ise 1 yıl hapis cezası verdi. Sanık Çağrı T., Emrah Akkuş’u "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis, ruhsatsız silah bulundurma suçundan ise 1 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Ömer K. de "kasten öldürme" suçundan müebbet hapis, ruhsatsız silah bulundurma suçundan 1 yıl hapis, ayrıca Mehmet C.’yi yaralama suçundan 1 yıl 6 ay hapis cezası aldı.


Sanık Nilüfer A. ise "suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme" suçundan beraat etti.



Genç adam 15 kurşunla öldürülmüştü, 3 sanığa ceza yağdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.