GÜNDEM - 07 Aralık 2025 Pazar 10:30

Görenleri ürküten sıra dışı koleksiyon

A
A
A
Görenleri ürküten sıra dışı koleksiyon

Kocaeli’de antika dükkanı işleten Hamdi Dinibütünoğlu, yalnız yaşayan bir koleksiyonerden satın aldığı ve görenleri hayrete düşüren 5 bin parçalık oyuncak bebek kafası koleksiyonunu sergiliyor. Kavanozlara ve akvaryumlara doldurulmuş binlerce kafa, kimileri için ürpertici bir görüntü oluştururken, koleksiyonun ardındaki hikaye ise dikkat çekiyor.


İzmit ilçesindeki Cedit Mahallesinde antika dükkanı bulunan Hamdi Dinibütünoğlu, iki yıl önce Kütahya’da yaşayan 82 yaşındaki adamın ilginç bir birikimi olduğunu öğrendi. Yaşlı adamın 35-40 yaşlarında yapmaya başladığı ve yaklaşık 50 yıl boyunca bit pazarlarından, antikacılardan ve hatta çöplerden toplayarak oluşturduğu "oyuncak bebek kafası" koleksiyonunu görmek için Kütahya’ya giden Dinibütünoğlu, gördüğü manzara karşısında "Bu benim olmalı" diyerek koleksiyonu satın almaya karar verdi.



Koleksiyonun sahibi yaşamını yitirdi


Uzun uğraşlar ve ikna turları sonucunda koleksiyonu İzmit’e getiren Dinibütünoğlu, bu denli geniş yelpazedeki bir koleksiyonun Türkiye’de tek olduğunu belirtti. Koleksiyonun ilk sahibinin geçen yıl vefat ettiğini belirten Dinibütünoğlu, "Yaklaşık 5 bin bebek kafası var. Amca bu koleksiyondan ayrılmak istemedi ama ilerleyen yaşından dolayı bize layık gördü. Bu koleksiyonunu iki sene önce satın aldık" ifadelerini kullandı.



"Görünce ’Bu benim olmalı’ dedim"


Yaşlı adamın koleksiyona 35-40’lı yaşlarda başladığını ve yaklaşık 50 yıldır biriktirdiğini anlatan Hamdi Dinibütünoğlu, parçaları bulmasını "Denk geldikçe bit pazarlarını, antikacıları gezmiş, çöplerden bulmuş" sözleriyle aktardı. Dinibütünoğlu, amcanın kafaları önce gövdeleriyle sakladığını ancak çok yer kapladığı için sadece kafaları biriktirmeye başladığını kaydederek, "Aklına bu kavanoz fikri gelmiş. Kavanozlara dizerek bunları sergilemeye başlamış. Kavanozların içine keser saplarıyla bastırarak, bebek kafasının formunu da bozmadan bu hale getirmiş. Görünce ’Bu benim olmalı’ dedim. Amcayı 15-20 günde yalvar yakar ikna ettik. Sonra sağ olsun bizi de kabul etti mekanına" diye konuştu.



"Bebekler hep güler oğlum"


Amcanın ikna sürecinde 15-20 gün boyunca görüşmek istemediğini belirten Dinibütünoğlu, koleksiyonun hüzünlü hikayesine de değinerek, sözlerini şöyle sürdürdü:


"Amca bizimle hiç görüşmek istemedi çünkü bunlardan vazgeçmek istemiyordu. Sonra Abdurrahman abim onun aklına girmiş. ’Amca Allah korusun sana bir şey olursa bunları herkes çöpe atar, yazık günah. Bunlar seninle beraber yürüsün’ gibi şeyler söylemiş. Amcaya da mantıklı gelmiş. ’Tamam, o zaman bir, iki tane değil hepsini alsın’ demiş. Hepsini almak üzere anlaştık, birer çay içtik. Amcaya, ’Bunların bir hikayesi var mı?’ dedim. Bana, ’Boşver, karıştırma orayı’ dedi. Yalnız bir adamdı, yalnız yaşıyordu, köhne bir evde yaşıyordu. Bir hikayesi vardır mutlaka, herkesin bir hikayesi vardır. Güler yüzlü bir amcaydı. Gülen yüzlerden çok etkilendiğini söylemişti. ’Bebekler hep güler oğlum’ demişti bana. O cümlesi benim kulağıma küpe olmuştur. Bebekler hep güler hakikaten baktığınız zaman. Hiç çirkin bebek göremezsiniz. Bebekler hep güler, dünyadaki tüm bebekler gülsün de zaten."



"Sanki arkadaşları, dostları gibiydi"


Antikacı Dinibütünoğlu, yaşlı adamın evinin her köşesinde sergilediği bebek kafalarıyla mutlu hissettiğini söyledi. Dinibütünoğlu, "Bunlar vazgeçilmiş, çöpe atılmış oyuncak bebeklerin kafası. Yalnız yaşayan amcamız bunlardan medet ummuş, bunlarla mutluydu. Evinin her tarafında kavanozlarını dizmişti. Bir kömürlüğü vardı, kömürlüğün raflarına kadar dizmişti. Bunlarla mutluydu amca. Sanki arkadaşları, dostları gibiydi. Çünkü bu oyuncaklar terk edilmiş. Örneğin artık bıkmış çocuk, bunları yırtmış, gövdesi parçalanmış, çöpe atılmış" şeklinde konuştu.



"Kimisine çok sempatik geliyor bu kavanozlarımız, kimisine de ürkütücü"


Bebeklerin ilk başta gövdeleriyle saklandığını ancak yer kapladığı için daha sonra sadece kafalarının biriktirildiğini ifade eden Dinibütünoğlu, koleksiyonun tarih aralığına da değinerek, "1940-1950 model bebek kafaları da var, 1980’lerden 2000’lerden de bebek kafaları var içlerinde. Bunları ayrı ayrı kavanozlamaktansa kavanozlara serpiştirmiş. Tarihini kavanozların içerisine yaymış. Hem eskisi var hem yenisi var. Çok farklı bebek kafaları var. Gülenler var, sinirliler var, üzgünler var, cırtlaklar var, çok şirinler. Kimisine çok sempatik geliyor bu kavanozlarımız, kimisine de ürkütücü" bilgisini verdi.



"Önce kavanozlarda, ardından akvaryumlarda sergilemeye başlamış"


Kavanozların kapasitesine ilişkin de bilgi veren Hamdi Dinibütünoğlu, bir litrelik kavanozlarda minimum 50, daha büyüklerinde ise 100’e yakın bebek kafası bulunduğunu dile getirdi. Amcanın ilerleyen yaşı nedeniyle kavanozlarla uğraşmakta zorlandığını belirten Dinibütünoğlu, "Yaşı itibarıyla kol kaslarının artık güçsüzleştiğini söylemişti. ’Oğlum artık kavanozları yapamıyorum’ demişti. Sonra büyük akvaryumların içerisinde sergilemeye başlamış. Sağ olsun bize kavanozuyla, akvaryumuyla teslim etti. Allah rahmet eylesin" dedi.



"Kimisi çok itici ve korkunç buluyor, kimisi de ’Çok şekermiş’ diyor"


Deposunda çuvalların içinde bekleyen oyuncak bebek kafalarının olduğunu da aktaran Hamdi Dinibütünoğlu, bazı iç mimarların ve korku evlerinin koleksiyonu değerlendirdiğini kaydetti. Dinibütünoğlu, koleksiyona gelen tepkilerin çeşitliliğini anlatarak, şunları kaydetti:


"Kimisi çok itici ve korkunç buluyor, kimisi de ’Çok şekermiş’ diyor. ’Kavanoz turşu gibi’ diyenler var, ’Bunlar ne turşusu?’ diyenler var ama değişik bir koleksiyon. Aslında bu koleksiyonculuk açısından şunu gösteriyor; kimin, ne zaman, neyin koleksiyonunu yapacağını bilemiyoruz. Bizim çocukluğumuzda peçete, toka, kalem vs. gibi ürünlerin koleksiyonunu yapanlar vardı. Bir sürü koleksiyon biliyoruz ama bebek kafası toplayan bir koleksiyoncuya ilk kez geldik. Artık tabii bu koleksiyonun tek sahibi benim."



"Çocuklar hiç korkmuyor, büyükler daha çok korkuyor"


Dinibütünoğlu, koleksiyona yönelik tepkilerde çocuklar ve yetişkinler arasındaki farkı ise şöyle açıkladı:


"Çocuklar hiç korkmuyor, büyükler daha çok korkuyor. Oyuncak kafalar renkli renkliler ve baktığınuz zaman aslında bebek hep güler. Bebekler, çocuğa neşe katmak için yapılan bir oyuncak olduğu için hep yüzleri güler. Bu şekilde sergileniyor olmaları birazcık onlara da ilginç geliyor. Büyükler birazcık ürküyor. ’Birden ürktüm ya’ diyorlar çünkü büyüklerin kafasında dönen şeylerle, çocukların beyinlerindeki güzel düşünceler aynı olmuyor. Ben o yüzden çocukları da çok seviyorum."




Görenleri ürküten sıra dışı koleksiyon

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Kütahya İl Genel Meclisi’nin mart ayı oturumları devam ediyor Kütahya İl Genel Meclisi mart ayı oturumları, Meclis Başkanı Muammer Özcura başkanlığında gerçekleştirilen toplantı ile devam ediyor. Toplantıda, Kütahya İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Mücahit Eracar, kurumun 2025 yılı faaliyet raporunu meclis üyelerine sundu. Genel Sekreter Eracar, yaptığı sunumda Kütahya genelinde 435’i merkezde, 115’i ilçelerde olmak üzere toplam 550 personelle hizmet verdiklerini belirterek, 2025 yılı bütçesinin 1 milyar 982 milyon TL, 2026 yılı bütçesinin ise 2 milyar 220 milyon TL olarak planlandığını ifade etti. Eracar, 2025 yılı içerisinde köy yollarında; 87 kilometre sıcak asfalt, 12 kilometre 1’inci kat asfalt, 25 kilometre 2’inci kat asfalt çalışmasının tamamlandığını, ayrıca 36 bin 565 metrekare kilit parke taşı döşendiğini söyledi. Kış hizmetlerine de değinen Eracar, geçtiğimiz yıl yoğun kar yağışı yaşanmamasına rağmen; 19 greyder, 19 pick-up, 7 kar bıçaklı kamyon, 1 kamyonet, 4 loder, 24 beko loder ve 114 personel ile 7 gün 24 saat esasına göre yol açma ve tuzlama çalışması yürütüldüğünü kaydetti. 2025 yılında; 58 içme suyu, 39 kanalizasyon projesi için çalışma yapıldığını aktaran Eracar, kamu hizmet binalarına yönelik çalışmalar kapsamında 5 kamu hizmet binasının tamamlandığını, 6 kamu hizmet binasının ise yapımının sürdüğünü ifade etti. Sunumda ayrıca, il genelindeki 538 köyün çöplerinin 16 araç ve 47 personel ile toplandığı, Nisan-Ekim ayları arasında ise 6 araç ve 18 personel ile 538 köyde ilaçlama hizmeti verildiği bilgisi paylaşıldı.
Hakkari Yüksekova Yeni Sanayi Sitesi için kritik toplantı Hakkari’nin Yüksekova ilçesinde Yeni Küçük Sanayi Sitesi’ne yönelik çalışmalar hız kazandı. Hakkari Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Erol Baykara, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Cengiz Adıgüzel, DSİ Şube Müdürü Nihat Taş ile Sanayi ve Teknoloji Müdürlüğü Şube Müdürü Gökhan İstek ve Mühendis Nurullah Timurtaş’tan oluşan heyet, Yüksekova Küçük Sanayi Sitesi Kooperatif Başkanlığı’nı ziyaret ederek yürütülen çalışmaları yerinde değerlendirdi. Ziyarette hem mevcut esnafın sorunları dinlendi hem de ilçenin üretim kapasitesini artıracak yeni sanayi sitesi projesinin detayları ele alındı. İl müdürleri, kurumları tarafından yürütülecek çalışmalar hakkında bilgi vererek sürecin çözüm odaklı şekilde takip edileceğini vurguladı. Sanayi ve Teknoloji İl Müdürü Erol Baykara, mevcut sanayi sitesinin yüzde 100 doluluk oranıyla hizmet verdiğini belirterek, alanın fiziki şartlar bakımından esnafın ihtiyaçlarına cevap veremediğini ifade etti. Yüksekova’nın üretim potansiyelinin mevcut alanla sınırlı kalamayacağını dile getiren Baykara, genişleme ve büyüme çalışmalarının kaçınılmaz hale geldiğini söyleyerek, 270 bin metrekare alanda planlanan yeni sanayi sitesiyle birlikte Yüksekova’da daha modern, altyapısı güçlü ve genişlemeye açık bir üretim alanı oluşturulması hedeflendiğini belirtti. Baykara, projenin hayata geçmesiyle ilçede hem istihdamın artması hem de sanayicinin daha uygun şartlarda üretim yapmasının sağlanacağını kaydetti. Baykara; küçük sanayi sitelerini, yalnızca iş yerlerinin toplandığı alanlar değil, üretimin ve yerel kalkınmanın merkezleri olarak gördüklerini, bu nedenle Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından küçük sanayi sitelerine sağlanan finansman desteklerine dikkat çekerek; altyapı kredilendirme oranı yüzde 100, üstyapı kredilendirme oranı yüzde 70, faiz oranı yıllık yüzde 3, geri ödeme süresi 3 yılı ödemesiz olmak üzere toplam 13 yıl olarak uygulandığının altını çizdi. "İmar sürecinde kritik aşama tamamlandı" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürü Cengiz Adıgüzel ise Güçlü Mahallesi sınırlarında bulunan hazine arazisinin Yüksekova Küçük Sanayi Sitesi Kooperatifi’ne tahsisiyle ilgili sürece dair bilgi verdi. Söz konusu alanın 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının 9 Ekim 2025 tarihinde onaylandığını, askı sürecinin ise 8 Ocak 2026’da tamamlandığını belirten Adıgüzel, çalışmaların kaldığı yerden devam ettiğini kaydetti. Sanayi alanına ilişkin 1/5000 nazım imar planı ve 1/1000 uygulama imar planlarının ise belediye tarafından hazırlanacağı bildirildi. DSİ hatları için çözüm mesajı Proje alanından geçen sulama ve drenaj hatlarıyla ilgili konuşan DSİ Şube Müdürü Nihat Taş ise yazılı başvuru yapılması halinde güzergâh değişikliği dahil tüm alternatiflerin değerlendirileceğini ve yatırımın önünün açılması için gerekli desteğin sağlanacağını ifade etti. Esnafla birebir görüşme Heyet, kooperatifteki toplantının ardından mevcut sanayi sitesindeki esnafı iş yerlerinde ziyaret etti. Esnafın talep ve önerilerini dinleyen il müdürleri, sürecin şeffaf şekilde ve sanayicilerle birlikte yürütüleceğini belirtti.
Kayseri BÜSAM Şehir Akademi, 2026 Bahar Dönemi kayıtları başladı Kayseri Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde şehrin düşünce ve fikir hayatına katkı sağlamak amacıyla faaliyetlerini yürüten BÜSAM’ın, Şehir Akademi Bahar Dönemi başlıyor. Çeşitli atölye ve seminerlerin yer aldığı akademiye kayıtlar için son tarih 26 Mart 2026 olarak belirlendi. Dr. Memduh Büyükkılıç başkanlığındaki Kayseri Büyükşehir Belediyesi; Kayserililere yönelik eğitici, öğretici ve geliştirici, zengin içerikli kültür sanat ve eğitim hizmetleri sunmayı sürdürüyor. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin Stratejik Araştırmalar Merkezi (BÜSAM), strateji geliştirme ve araştırma odaklı çalışmalarıyla, kadim kentin düşünce ve fikir dünyasına katkı sunmaya devam ediyor. BÜSAM tarafından geleneksel hale getirilen Şehir Akademi, 2026 Bahar Dönemi kayıtlarını başlattı. Yeni dönemde de eğitici, öğretici ve geliştirici, zengin içerikli birçok atölye ve seminer sunmaya hazırlanan BÜSAM’ın, herkese açık ve ücretsiz etkinlikler ile programların yanı sıra seminerler ve atölyeler gerçekleştireceği Şehir Akademi Bahar Dönemi kayıtları için son tarihi, 26 Mart Perşembe 2026 olarak belirledi. Alanında uzman isimler tarafından düzenlenecek atölyeler ve seminerler ile katılımcılara zengin bir içerik sunulacak 2026 Bahar Dönemi Atölyeleri’nde, program şu şekilde belirlendi; "Semiyolojik Kıssa/Risalet Okumaları, Yusuf Yerli, Pazartesi 17.30-19.30 / Kur’ân’ın Kelimeleri, İlyas Aslan, Salı 18.00-20.00 / Siyer Okumaları, Prof. Dr. Şefaettin Severcan, Perşembe 17.30-19.30 / Sine-Resim / Film ve Resim Okumaları, İsmail Doğu, Cuma 17.30-19.30 (iki haftada bir) / Geçmişten Günümüze Fıkhın Serencamı, Prof. Dr. H. Yunus Apaydın, Cumartesi 11.00-13.00 / Tarih Okumaları, Doç. Dr. Can Deveci, Salı 17.30-19.30 / Metinlerle Kayseri, Prof. Dr. Atabey Kılıç, Çarşamba 17.30-19.30 / Kapitalizm ve Toplum Atölyesi, Doç. Dr. Aylin Yonca Gençoğlu, Perşembe 17.30-19.30 / İslam Coğrafyası Üzerine Âkif Emre Okumaları, Dr. İzzet Gülaçar, Cumartesi 11.00-13.00 / Çağdaş İslam Düşünürleri, Dursun Çiçek, Cumartesi 13.00-15.00 / Yazarlık Atölyesi, Mustafa İbakorkmaz, Cumartesi 15.00-17.00" Atölyeler, 30 Mart Pazartesi’den itibaren 8 hafta boyunca devam edecek. Millî Mücadele Müzesi’nde gerçekleşecek olan atölyelerde katılımcılar, uzmanlardan eğitimler alacak. Vatandaşlar, BÜSAM Şehir Akademi 2026 Bahar Dönemi ile ilgili detaylı bilgiye www.kayseri.bel.tr sitesinden erişebilecek, kayıt işlemlerini de gerçekleştirebilecek. Yüz yüze düzenlenecek seminer ve atölyelerde katılımcılar, katılım sertifikası almaya hak kazanacak.