GÜNDEM - 25 Haziran 2025 Çarşamba 14:05

Hamile olduğunu öğrendiği gün hayatının şokunu yaşadı

A
A
A
Hamile olduğunu öğrendiği gün hayatının şokunu yaşadı

Kocaeli’de özel diyaliz merkezinde çalışan genç kadın, hamile olduğunu iş yerine bildirdikten sonra istifaya zorlandı. İddialara göre kurum yetkilileri tarafından mobbing uygulanan kadın, haklarını aramak için hukuki süreci başlatmaya hazırlanıyor.


Özel Derince Diyaliz Merkezi’nde danışma personeli olarak görev yapan Gamze Sima Şimşek, dün özel bir hastanede yaptırdığı testle hamile olduğunu öğrendi. Bu sevindirici haberi çalıştığı kuruma bildiren Şimşek, iddiaya göre yöneticilerinin baskısıyla istifaya zorlandı. "İstifanı Özer Bey’e ver" mesajıyla karşı karşıya kalan genç kadın, büyük bir şok yaşadı.



"Bu yüz kızartıcı bir suç mu?"


Yaşananları anlatan Gamze Sima Şimşek’in eşi Soner Şimşek (27), "Eşim 3 ay önce Derince’de bulunan Özel Diyaliz Merkezi’nde çalışmaya başlamıştı. 24 Haziran Salı günü hamile olduğunu öğrendi. Sonuç çıkar çıkmaz sorumlu hemşire tarafından istifası istendi. Bunun bir suç olduğunu mu düşündüler anlayamadım. Eşim istifa etmeyi kabul etmedi, ’Çıkışımı verin’ dedi. ’Çıkış veremeyiz, neyden çıkış vereceğiz? Hamilelikten çıkış vermek yok’ demişler. Bu yüz kızartıcı bir suç mu anlamadık. Eşimi çalıştırmak istemediler. Mobbing uygulayarak zorla istifasını yazdırdılar. Elimizde konuşmalar da mevcut. Sorumlu hemşirenin, ’Özer Bey’e git, istifanı yaz’ demesi, haklıymış gibi, ’Konuşma, biz bunu seninle konuşmuştuk’ demesi hepsi açıkça ortada" dedi.



"Hamile kalmış bir kadına böyle davranılması tamamen saygısızlık"


Şimşek, konuşmasına şöyle devam etti:


"Eşim işe alınırken bize herhangi bir şekilde sözleşme imzalatılmadı. ’Şu kadar süre hamile kalmayacaksınız’ gibi dayatma yapılmadı. Devletimiz bile şuanda çocuk konusunda çiftleri teşvik ederken, bu kurumun hamile kalmış bir kadına böyle davranması tamamen saygısızlık. Para her şeyin önüne geçemez. Bizim paranın peşinde olduğumuzu da düşünebilirler ama öyle bir düşüncemiz yok. Parayla işimiz yok. Mağduriyetimizi dile getirmek için buradayız."



"Ben sana sevişmek yok demedim mi? Neden hamile kaldın"


Olayın sosyal medyada yer bulmasıyla hastane yetkililerinin eşiyle iletişime geçtiğini aktaran Soner Şimşek, "Eşime, ’Neden böyle yaptın? Böyle yapmaman gerekirdi, 3 ay burada ekmek yedin’ gibi söylemlerde bulunmuşlar. Sonrasında eşimin yapmadığı bir şeyi öne sürerek, ’Başka hastaların yerine imza attın’ iftirası atılıp eşimi dava edeceklermiş. Eşim öyle bir şey yapmadı. Yapmış olsa bile neden şimdiye kadar bunun için dava etmediler de bu haberlerden sonra dava edeceklerini söylüyorlar? Eşim madem öyle bir şey yaptıysa bunlar da suçu örtbas etmekten suçlu duruma düşerler. Biz de o şekilde dava açarız. Ayrıca eşimin hamile haberini aldıktan sonra oradaki yetkilinin eşime, ’Ben sana sevişmek yok demedim mi? Neden hamile kaldın?’ şeklinde iğrenç, saygısızca ve lakayıt üslupla cümlesi olmuş. Bununla ilgili de şikayetimizi olacağız" diye konuştu.



"Biz mağdur olduk, başka çiftler olmasın"


Birçok kadının bu şekilde mağdur edildiğini ifade eden Şimşek, "Konunun sosyal medyada yayılmasıyla çok sayıda kadının bu şekilde mağdur edildiğini öğrendik. Kadınların ilk işe girerken hamile kalmama sözüyle, dilekçesiyle işe alındığı ya da işe girdikten sonra hamile kalmasının ardından işten çıkarıldığını duyduk. Devletimizin bu özel kurumlar hakkında yaptırım yapmasını istiyorum. Biz mağdur olduk, başka çiftler olmasın. Dediğim gibi, devletimiz bile çocuğu teşvik ederken, bu kurumların çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere yaklaşımı kabul edilebilir değil" şeklinde konuştu.



"Bu olay sebebiyle sevincimiz kursağımızda kaldı"


Şimşek, "Eşimin hamile olduğunu bende dün öğrendim. Bizim sevinmemiz, mutlu olmamız gereken yerde, bu olay sebebiyle sevincimiz kursağımızda kaldı. Eşim zaten 4-5 ay önce hamile kalıp düşük yapmıştı. Tekrar umutları yeşermişti. Böyle bir olaya maruz kalması psikolojik olarak onu çok etkiledi" ifadelerini kullandı.



Hamile olduğunu öğrendiği gün hayatının şokunu yaşadı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Bursa’da "Helvacı kağıdı" polemiği Bursa’nın Mudanya ilçesindeki Montania Otel krizinde ilçe belediyesi ile otel yönetimi karşı karşıya geldi. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın "23 yıl evvel yapılmış, fındık-fıstık parasına helvacı kağıdı ile yapılmış bir anlaşma" sözleri ilçede tartışmaları alevlendirirken başkanın açıklamalarına sert tepki gösteren otel yönetimi sözleşmenin hukuk çerçevesinde noter aracılığıyla düzenlenen yap-işlet-devret sözleşmesi olduğunu söyledi. 1996 yılında Mudanya Belediyesi ile Montania Otel yönetimi arasında imzalanan yap-işlet-devret sözleşmesi sonrası sıfırdan inşa edilen yapı bir yıl sonra Montania 1 adıyla otel olarak faaliyete geçti. Sonraki yıllar belediye ile otel arasında kira ve mülkiyet konularında çeşitli anlaşmazlıklar yaşandı. Şu anki mevcut Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç ortaya attığı iddialarla tartışmayı yeniden gündeme taşıdı. Dalgıç’ın "23 yıl evvel yapılmış, fındık-fıstık parasına helvacı kağıdı ile yapılmış bir anlaşma" sözleri ilçede tartışmaları alevlendirirken başkanın açıklamalarına sert tepki gösteren otel yönetimi başkanın sözlerinin gerçeği yansıtmadığını iddia etti. Başkan Dalgıç’ın iddialarının yanlış bilgilendirmeye dayandığını savunarak açıklama yapan otel yönetimi şu ifadeleri kullandı: "Bahse konu bina, tarihi tescilli eski eser değil; Mudanya Belediyesi’ne ait olmayan bir taşınmazdır. 25 Nisan 1996 tarihli, Mudanya Noterliği’nde düzenlenen yap-işlet-devret sözleşmesiyle arsa halinde kiralanmış, şirketimizce tüm masrafları karşılanarak otel binası inşa edilmiştir. İddia edildiği gibi helvacı kağıdı ile değil, hukuka uygun sözleşme ile yapılmıştır. Mudanya Belediye Başkanı Deniz Dalgıç’ın, yanlış bilgilendirme neticesinde yaptığını düşündüğümüz, nisan ayı meclis toplantısındaki basın ve sosyal medyada yayınlanan açıklamalarına ilişkin kamuoyuna açıklama yapma gerekliliği doğmuştur. Sosyal medyada yapılan haberlerde görsel olarak kullanılan tarihi, tescilli eski eser olarak işletilen bina, başkanın açıklamalarında bahsettiği bina olmayıp, bu binanın mülkiyeti de zaten Mudanya Belediyesi’ne ait değildir. Açıklamalara konu bina ise, iddia edildiği gibi helvacı kağıdı ile değil, yap-işlet-devret usulü ile 37 yıllığına davalı Mudanya Belediyesi tarafından Mudanya Noterliği’nce düzenlenen 25.04.1996 tarih, 3587 Yevmiye No’lu sözleşme ile arsa halinde kiralanmıştır. Bu arsa üzerine davacı tarafından sözleşme şartlarına uygun olarak otel binası inşa edilerek Montania 1 adıyla faaliyete geçirilmiştir. Faaliyete geçen bina, 1997 yılında idareye evrak kayıt karşılığı sunulmuş olan projeye uygun olarak inşa edilmiştir. Otelimiz 26 sene önce faaliyete geçmiş olup, faaliyete başladığı tarihteki fiili durumu ile bugünkü fiili durumu aynıdır. Mudanya Belediyesi ile yapılan yap-işlet-devret sözleşmesi ile Mudanya Belediyesine ait arsa niteliğindeki taşınmaz yap-işlet-devret usulü ile kiralanmıştır. Kiralanan arsa üzerine mevcut otel binası şirketimizce tüm masrafları karşılanarak inşa edilmiştir. Bu nedenle de, iddia edildiği gibi otel fındık-fıstık parası karşılığı değil, şirketimizce imal edilen yapının sözleşme süresi sonunda Mudanya Belediyesine bırakılması karşılığında arsa kirası ödeyerek kullanılmaktadır. Mudanya Belediyesi ile aramızda bu konuya ilişkin yargılama sürmektedir. Uzun yıllardır otelcilik alanında faaliyet gösteren şirketimizi tüm kişi ve kurumlarla olan ilişkilerinde hukuk kurallarının dışına çıkmamış olup, şirketimizin ismi hiçbir hukuk dışı işleme karışmamıştır." Otel yönetimi ayrıca, otelin 26 yıldır aynı şartlarda faaliyet gösterdiğini, sözleşme süresi sonunda otel binasının belediyeye devredileceğini vurguladı. Açıklamada, "Tamamı hukuka uygun, Türkiye’de sayısız örnekleri bulunan yap-işlet-devret sözleşmesinin adeta rant sağlama amacıyla yapıldığı belirtilerek gerçeğe ve yayın ilkelerine aykırı yayın yapan, şirketimizin ticari itibarını zedeleyen kişi ve kurumlar hakkında cezai ve hukuki yollara başvurma hakkımızı saklı tuttuğumuzu ayrıca belirtiriz" sözlerine de yer verildi. Taraflar arasındaki dava süreci halen devam ederken yaşanan gelişmeler, Mudanya kamuoyunun dikkatini yeniden Montania Otel anlaşmasına çevirdi. Tartışmanın önümüzdeki günlerde yargı süreciyle daha da büyümesi bekleniyor.