ASAYİŞ - 16 Eylül 2025 Salı 11:13

İnfiala sebep olan tokada böyle tepki gösterdiler: "Böyle insanları toplumda barındırmak istemiyoruz

A
A
A

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde cip sürücüsünün, çocuklarının gözü önünde bir babaya tokat atarak infiale sebep olduğu olaya mahalle sakinleri tepki gösterdi. Bir mahalle sakini, "Böyle insanları toplumda barındırmak istemiyoruz, ayıklamamız lazım" derken, bir diğeri ise "Çocuğun yanında babasına vurulması, o çocuğun hayatında derin izler bırakır" ifadesini kullandı.

Olay, dün Cumhuriyet Mahallesi’nde meydana geldi. İki çocuğuyla birlikte okul yolunda yürüyen baba, süratli şekilde yanlarından geçen lüks cipin sürücüsünü sözlü olarak uyardı. Babanın tepkisi üzerine öfkelenen sürücü, aracıyla bir süre ilerledikten sonra geri dönerek babanın önünü kesti. Araçtan inen sürücü, çocuklarının yanında duran babayla kısa süreli bir tartışmaya girdi. Tartışmanın büyümesi üzerine kontrolünü kaybeden sürücü, babanın boğazını tuttuktan sonra çocuklarının gözü önünde tokat attı. Olayın medyada yer bulması sonrasında İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın da talimatıyla polis ekipleri harekete geçti. İsminin O.C. olduğu öğrenilen şüpheli, polis ekipleri tarafından dün gözaltına alındı.

"Kayıtlara baktığımızda araç çok hızlı geçiyordu, arkasından toz kalkıyordu"

Yaşanan duruma tepki gösteren mahalle sakini Mustafa Bal, "Olay esnasında burada değildim, bitişine denk geldim. Veliler, bir şahsın babaya, çocuğunun yanında vurduğunu söylediler. Binamda olan kamera kayıtlarını hemen çıkararak polislere teslim etim. Çocuklar bizim en önemli değerlerimiz. Kayıtlara baktığımızda araç çok hızlı geçiyordu, arkasından toz kalkıyor, yan taraftaki ağacın yaprakları bile sallanıyordu. Maalesef bölgemizde hızlı araçlar çok oluyor. Alkol alan sürücüler de fazla. Denetim yapılıyor ama daha sık denetim olmalı. Çünkü burası öğrencilerin yoğun olarak kullandığı bir güzergah. Çevremizde üç okul var. Çocuklar ve velileri bu yolu sık sık kullanıyor. Bu nedenle güvenlik çok önemli" dedi.

"Çocukların çantasını bile kendi taşıyan, örnek bir babaydı"

Yaşananların yanlış olduğunu söyleyen Bal, "Ben de iki çocuk babasıyım. Eğer o olay benim yanımda yaşansaydı ne yapardım bilmiyorum. O an için en doğru olan, kamera kayıtlarını emniyetle paylaşmaktı. Çok üzgünüm. Böyle şeylerin ülkemizde değil, dünyada bile bir daha yaşanmasını istemiyorum. Baba da gerçekten çok sakin kaldı. Normalde sakin durulması gereken bir durum değildi ama baba çok olgun davrandı. Çocukların çantasını bile kendi taşıyan, örnek bir babaydı. Hiçbir babaya, hele çocuğunun yanında el kalkmaması gerekiyor" şeklinde konuştu.

"Çocuğun yanında babasına vurulması, o çocuğun bundan sonraki yaşantısında derin izler bırakır"

Duruma tepki gösteren bir diğer mahalle sakini Abdullah Kurt, "Dayak olayını öğleden sonra sosyal medyadan gördüm. Görünce zaten o anlık tepkilerimiz oluştu ve direkt kaymakamlık, valilik ve emniyet müdürümüzle iletişime geçtik. Sağ olsunlar, çok kısa süre içinde acil reaksiyon aldılar. Mahallemize kadar geldiler, emniyet güçlerimiz çok yakından ilgilendiler. Şüpheli de yakalanmış. Bu tür şeyler kimliğimize, kültürümüze yakışmayan şeyler. Hiç istemediğimiz olaylar. Savaş hukukunda bile çocuk ve kadın söz konusu olduğunda farklı bir koruma vardır. Çocuğun yanında babasına vurulması, o çocuğun bundan sonraki yaşantısında derin izler bırakır. Babanın da çocuğunun yanında yaşayacağı psikoloji çok ağırdır. 81 milyonun olaya şahit olması ve Türk insanının sahip çıkması bizi ayrıca gururlandırdı" ifadelerini kullandı.

"Böyle insanları toplumda barındırmak istemiyoruz, bunları ayıklamamız lazım"

Bu tip şiddet olaylarının yaşanmasını istemediğini aktaran Kurt, "Böyle insanları toplumda barındırmak istemiyoruz, bunları ayıklamamız lazım. Herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Aileden başlayarak çocuklara küçük yaşta bu eğitimleri, kültürü vermemiz şart. Olacaksa da bunu minimize etmemiz gerekiyor. Dünden beri gerçekten çok üzgünüz. O babanın yerine kendimizi, o çocuğun yerine kendi çocuğumuzu koyuyoruz. Bunlar toplumumuza hiç yakışmayan şeyler. Umarım adalet de gereğini yapacaktır. Adalet Bakanımız bile bu konuda tweet attı, sağ olsun. Özellikle Gebze Kaymakamımız, Gebze Emniyet Müdürümüz ve polis teşkilatımız çok yakından ilgilendiler. Burada sabaha kadar 5-6 araç sürekli devriye attı. Ben bir vatandaş olarak teşekkür ediyorum. İnşallah bu olaylar son bulur. Başka bir temennimiz yok. Acı şeyler, gerçekten üzgünüz. Türk milletine de ayrıca teşekkür ediyorum; gösterilen duyarlılık, bu olaya sahip çıkış çok önemliydi. Millet olduğumuzu bir kez daha kanıtlamış olduk" dedi.

Vahit Aldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce Seyh’ül Kurra Hafız Yılmaz, Vali Makas’ı ağırladı Düzce Valisi Mehmet Makas, Seyh’ül kurra, Kur’an-ı Kerim’i yedi kıraat ve on rivayet üzere ezberleyip, bu alanda icazet almış hafızların, kıraat ilmi konusunda en üst düzey yetkinliğe sahip olan, en bilgili ve en kıdemli öğretici hayırsever Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Son Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Düzce’ye atanan Mehmet Makas, Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz’ı evinde ziyaret etti. Mehmet Makas, "Kıymetlilerimizden Kurra Hafızımız Fahri Yılmaz Hocamıza iadeyi ziyarette bulunarak duasına talip olduk. Rabbim ilim ve kurana hizmet yolunda uzun sağlıklı ömürler versin" dileğinde bulundu. Yılmaz’da ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek teşekkür etti. Ziyarette Fahri Yılmaz’ın oğlu İl Sağlık Müdürü Dr. Yasin Yılmaz, Damadı Cihan Karadayı’da hazır bulundu. Vali Mehmet Makas, Yılmaz’ın kütüphanesini inceledi bilgiler aldı. Seyh’ül Kurra Hafız Fahri Yılmaz Kimdir? 1946 yılında Düzce Merkez Beçiyörükler Köyü’nde doğan Fahri Yılmaz, küçük yaşlarda Kur’an-ı Kerim eğitimine başladı. Konuralp Merkez Camii’nde aldığı derslerin ardından Düzce Merkez Kur’an Kursu’nda hafızlığını tamamladı ve 1962 yılında diplomasını aldı. İmam hatip eğitimini bitirdikten sonra çeşitli camilerde görev yaptı. 1980 yılında İzmir Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun oldu. Düzce Cedidiye Camii’nde uzun yıllar imam hatiplik yapan Yılmaz, İstanbul Haseki’de ilmi kıraat eğitimi alarak 1986’da icazetname aldı. Yaklaşık 25 yıl ders veren Yılmaz, çok sayıda öğrenci yetiştirdi. Köy camisinin yeniden inşasına öncülük ederek 2014 yılında ibadete açılmasını sağladı. Halen ilmi ve hayır çalışmalarını sürdürüyor.
Ankara TFMD ‘Yılın Basın Fotoğrafları’ yarışmasında İHA’ya 4 ödül Türkiye Foto Muhabirleri Derneği (TFMD) tarafından 41 yıldır düzenlenen "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının sonuçları açıklandı. Yılın basın fotoğrafı ödülü İHA’ya verilirken, İHA foto muhabirleri Ahmet Faruk Sarıkoç ve İsmail Coşkun toplamda 4 ödüle layık görüldü. Türkiye Foto Muhabirleri Derneği’nin (TFMD) düzenlediği "Yılın Basın Fotoğrafları" yarışmasının 2026 sonuçları açıklandı. Yarışmanın 41. yılında, ödüller çevre sorunları ve iklim değişikliğine dikkat çeken karelere verildi. Yarışmada, İHA foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç’un Arnavutköy’de çektiği fotoğraf "Yılın Basın Fotoğrafı" seçilirken, aynı kare çevre kategorisinde de birincilik ödülüne layık görüldü. İHA foto muhabiri İsmail Coşkun da iki ödüle layık görüldü. Coşkun, İstanbul’da çektiği fotoğraflarla TFMD Özel Ödülü ile Deprem Şehitleri Özel Ödülü’nün sahibi oldu. 5 binin üzerinde fotoğrafın arasından seçildi 2025 yılında meydana gelen olaylardan 5 binin üzerinde fotoğrafın değerlendirildiği Yılın Basın Fotoğrafları’nda 6 farklı kategoride 23 fotoğraf ve 3 fotoğraf serisi ödüle layık görüldü. TFMD’nin her yıl bir isme verdiği Yaşam Boyu Onur Ödülü’ne bu sene 75 yaşındaki tecrübeli foto muhabiri Kadir Can layık görüldü. Organizasyona 343 foto muhabiri ve fotoğrafçının yanı sıra 47 öğrenci olmak üzere toplam 390 kişi katıldı. Spor Toto Teşkilat Başkanlığı, ASKA Lara Resort, AJet, SGDD-ASAM ve Vakıflar Genel Müdürlüğü desteği ile düzenlenen yarışmada verilen toplam para ödülü ise 335 bin lira olarak açıklandı. Yılın basın fotoğrafının hikayesi İhlas Haber Ajansı foto muhabiri Ahmet Faruk Sarıkoç, ödül alan fotoğrafının hikayesini şu sözlerle aktardı: "İstanbul’un kuzeyinde, Arnavutköy ilçesine bağlı Hacımaşlı Mahallesi üzerinde drone ile yaptığım bir çekim sırasında bu kareyi yakaladım. Gökyüzünden baktığınızda İstanbul’un nasıl büyüdüğünü, hatta nasıl yön değiştirdiğini çıplak gözle görmek mümkün oluyor. Bir tarafta henüz yeşilliğini koruyan tarım arazileri, diğer tarafta hızla yükselen yüzlerce konut Ortada ise İstanbul’un su kaynaklarından biri olan Sazlıdere Barajı. Bu üç unsur aynı kadrajda buluştuğunda, aslında tek bir fotoğraf değil; İstanbul’un dönüşüm hikâyesi ortaya çıkıyor. Dronu yüzlerce metre yükselttiğimde karşıma çıkan manzara çarpıcıydı: Bir zamanlar tarlaların ve boş arazilerin bulunduğu bölgede dev bir şantiye yükseliyordu. İnşaatların oluşturduğu beton dokusu, hemen yanındaki canlı yeşil tarlalarla keskin bir tezat oluşturuyordu. Bu fotoğrafı çekerken amacım sadece bir manzara kaydetmek değildi. İstanbul’un büyümesini, şehirleşmenin doğayla olan sınırını ve geleceğe bırakacağımız manzarayı tek karede anlatabilmekti. Çünkü yukarıdan bakınca şehir, sadece binalardan ibaret değil; kararlarımızın ve tercihlerimizin de bir haritası gibi görünüyor. ‘Büyüyen İstanbul’ adlı bu kare, bir metropolün genişleme hızını ve doğayla kurduğu hassas dengeyi anlatan sessiz bir belge niteliğinde." Yılın Basın Fotoğrafları Genel Jüri Başkanlığını Foto Muhabiri Coşkun Aral, Türkiye Güzellikleri Jüri Başkanlığını ise Fotoğraf Sanatçısı İzzet Keribar üstlenirken, yarışmanın jüri üyeleri arasında Depo Photos Yayın Yönetmeni Tolga Adanalı, Medya İş Genel Başkan Yardımcısı Zihni Oğuz Akın, AFP Foto Muhabiri Adem Altan, İhlas Haber Ajansı Genel Yayın Koordinatörü İrfan Altıkardeş, Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Seçil Deren Van Het Hof, TFMD Başkanı Rıza Özel, Foto Muhabiri Sebati Karakurt, Fotoğraf Sanatçısı Sefa Yamak bulunuyordu. Özel jüri olarak ise Vakıflar Genel Müdürlüğü Temsilcisi Gül Aşık, Gençlik ve Spor Bakanlığı Temsilcisi İlhan Demir, ASKA Otels Temsilcisi Cengiz Kesici, SGDD-ASAM Başkanı Cumhur Özen, AJET Temsilcisi Saffet Yiğit yer aldı.