GÜNDEM - 29 Ağustos 2025 Cuma 12:02

İSU, su tasarrufunda çağ atlıyor

A
A
A
İSU, su tasarrufunda çağ atlıyor

Kuraklıkla mücadele konusunda çalışmalarını ileri seviyeye taşıyan İSU, su tasarrufu kapsamında birçok projeyi tamamladı. Yeni içme suyu kaynaklarını devreye alan İSU, arıtma tesislerinde de kapasite artışına gitti.


Mevsimsel kuraklık sonrası barajlardaki su miktarının azalmasıyla harekete geçen Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğü (İSU), susuzluk yaşanmaması adına birçok projeyi hayata geçirirken bir yandan da vatandaşları tasarrufa davet ediyor. Bu kapsamda yeni içme suyu kaynakları devreye alınırken, arıtma tesislerinde de kapasite artışı yapıldı. Kayıp ve kaçakları da en aza indirmek için son teknolojiyi kullanan İSU, sanayi kuruluşlarında geri kazanım suyu kullanımını artıracak yatırımlarına da ağırlık verdi.



11 derin su kuyusu devreye alındı


Derince’de bulunan Çınarlıdere’nin suyunu arıtmak amacıyla inşa edilen "Çınarlı Konmodüler İçme Suyu Arıtma Tesisi" günlük 12 bin metreküp kapasiteyle hizmet vermeye başladı. Yaz aylarında Çınarlıdere’nin debisinin azalması ihtimaline karşı ise aynı bölgede alternatif kaynak oluşturmak için 6’sı mevcut, 5’i yeni olmak üzere toplam 11 derin su kuyusu devreye alındı. Bu kuyulardan sağlanan ham su, tesis üzerinden arıtılarak şehre verilmeye başlandı. Böylece Yuvacık Barajı üzerindeki su baskısının da azaltılması hedefleniyor.



Kandıra, Derince Ve Körfez’e ham su kaynağı temini


Kandıra’da bulunan Dudutepe Konmodüler İçme Suyu Arıtma Tesisinin kapasitesi 30 bin metreküpten günlük 42 bin metreküpe yükseltildi. Kandıra, Derince ve Körfez ilçelerinde artan su ihtiyaçları bu kapasite artışı ile karşılanıyor. Bu sayede Namazgâh barajından daha fazla ham su temin edilerek şehir şebekesine dahil edildi. Eylül ayında devreye alınacak olan Avluburun Konmodüler İçme Suyu Arıtma Tesisinde kapasite artışı yapıldı. Kartepe’de bulunan ve 22 bin 500 metreküp kapasiteli olan mevcut içme suyu arıtma tesisinin kapasitesi, günlük 34 bin 500 metreküpe yükseltildi. Kandıra, Kartepe ve İzmit ilçelerinde artan su ihtiyaçları yine bu kapasite artışı ile karşılanacak. Bu sayede daha fazla ham suyun temini yapılarak şehir şebekesine dahil edilecek.



Yeni kaynaklar ile su krizleri önleniyor


Alternatif su kaynaklarını devreye almak için dere, kaynak ve yüzey suları üzerinde yeni içme suyu kaynakları devreye alındı. 2019-2025 yılları yapılan 357 kaptajla saniyede 384 litre, yıllık yaklaşık 12 milyon 110 bin metreküp doğal içme suyu kazanımı sağlandı. Bu miktar, Yuvacık Barajı kapasitesinin yüzde 24’üne eşdeğer. Bu çalışmalar sayesinde içme suyu şebekesine entegre edilen yeni kaynaklar, yaz aylarında yaşanabilecek su krizlerinin önüne geçmekte önemli rol oynuyor.



Su kuyuları devreye alınıyor


2024 yılında yaşanan kuraklık döneminde devreye alınan 90 derin su kuyusundan geçtiğimiz yılda yaklaşık 9,1 milyon metreküp su temini sağlandı. 2025 yılında da devam eden kuraklık sebebiyle mevcut kuyulara ilave olarak 22 derin su kuyusu daha devreye alınarak aylık yaklaşık 570 bin metreküp su sisteme kazandırılarak kuyu suyu kapasitesi yüzde 15,5 artırıldı. Bu yıl Ağustos ayı itibarıyla toplamda 112 derin su kuyusundan yaklaşık 6,5 milyon metreküp su temin edilerek sisteme aktarıldı.



2 milyon 437 bin 720 metreküp su tasarrufu sağlandı


Kent genelinde ömrünü dolduran 253 bin n74 metre içme suyu hattı yenilendi. 2024 yılında yüzde 23,89 olan kayıp-kaçak oranı, temmuz 2025 itibarıyla yüzde 23,27’e düşürülerek 2 milyon 437 bin 720 metreküp su tasarrufu sağlandı. SCADA, SUİS ve İKABİS gibi uygulamalar ile altyapı sistemleri, dijital ortamda izlenip yönetiliyor. SUİS programı sayesinde her bir depo ve alt izole bölgelerdeki fiziki kayıp kaçaklar su denge raporları hazırlanıp saha ekiplerince minimize ediliyor. İçme suyu şebekelerinde klor seviyesi, pH değeri ve debi ölçümleri SCADA sistemi ile anlık olarak izleniyor. Bu sayede hem su kalitesi hem de şebekedeki anlık değişimler kontrol altında tutuluyor.



Geri kazanım suyu yatırımları hız kazandı


2015 yılından bu yana sanayiye yönelik yapılan geri kazanım suyu yatırımları ile bugüne kadar toplam 136 milyon 348 bin 812 metreküp su yeniden ekonomiye kazandırıldı. Bu miktar, Yuvacık Barajı’nın iki buçuk katı su hacmine eşit. 2025 yılı ilk 7 ayında sanayide kullanılan suyun 6 milyon 419 bin metreküpü geri kazanım suyu ile sağlanarak içme suyundan yüzde 28 tasarruf elde edildi.



Toramanlar Tarımsal Sulama Suyu Hattı


Tarımsal alanlara özel sulama hatları inşa edilerek şebeke suyunun bağ ve bahçelerde kullanılmasının önüne geçildi. Böylece yaz aylarında tarımsal faaliyet kaynaklı su baskısı azaltıldı. Yıllık 3 milyon metreküp suyun Toramanlar Gölet’e besleme havzasına temini sağlandı. İzmit ve Kandıra ilçelerinde tarım ve hayvancılıkla uğraşan üreticilere can suyu olan "Toramanlar Tarımsal Sulama Suyu Hattı" çalışmaları etaplar halinde sürdürülüyor. İzmit ve Kandıra ilçelerinde hayata geçirilen projeyle toplamda 2 bin 793 hektarlık alan sulama suyuna kavuşacak.



Usulsüz su kullanımlarının önüne geçiliyor


Toplumu bilinçlendirme ve kamuoyu duyuruları kapsamında vahşi sulamaya karşı cezai tedbirler uygulamaya konuldu. Kaçak su kullanımının önlenmesi için kurulan Kaçak Su Denetim Ekibi, düzenli saha kontrolleri yaparak tespit edilen usulsüz kullanımların önüne geçiyor. Bağ-bahçe-havuz-ortak yeşil alan (peyzaj) sulama gibi alanlarda yeni abonelik açılışları durduruldu. Mevcut olan abonelerin kontrol ve takibi yapılırken kamu kurumları ve şadırvanlara perlatör (su tasarruf aparatı) dağıtıldı.



İSU, su tasarrufunda çağ atlıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Harley kültürüne karşılık Türk tasarımcıdan BÖRÜ motosiklet geldi Yeni chopper modeli BÖRÜ, özel organizasyonla gün yüzüne çıktı. Etkinlikte BÖRÜ sahipleri kendi şase numaralarını seçerek rezervasyon süreçlerini tamamladı. 001 numaralı ilk şase Oktay Kaynarca tarafından alınırken, 0023 numaralı şase ise Berk Oktay adına ayrıldı. TT Custom tarafından geliştirilen yeni chopper modeli BÖRÜ, düzenlenen özel organizasyonla tanıtıldı. BÖRÜ sahipleri kendi şase numaralarını seçerek rezervasyon süreçlerini tamamladı. 001 numaralı şase de Kurtlar Vadisi’nin Çakır’ı Oktay Kaynarca tarafından alınırken, 0023 numaralı şase ise Berk Oktay adına ayrıldı. Buluşmada kullanıcılar Tarhan Telli ile bir araya gelerek kendi şase numaralarını belirledi. Yoğun ilgi nedeniyle 2027 yılının ikinci 6 ayına kadar olan tüm BÖRÜ modellerinin sahiplenildiği açıklandı. Üretim ve teslimat süreçleri, seçilen şase numarası sıralamasına göre ilerleyecek. Normal satış bedeli 1 milyon 599 bin TL olan özel üretim model, lansmana özel olarak ilk 21 adet için 888 bin TL fiyat ayrıcalığıyla satışa sunuldu ve 10 dakika içinde motosikletler sahiplerini buldu. Etkinlikte konuşan Tarhan Telli, "BÖRÜ sadece bir motosiklet değil, yılların emeği ve custom kültürünün gerçeğe dönüşmüş halidir. 2027 yılının ilk altı ayına kadar planlanan tüm TT Custom BÖRÜ üretimleri sahiplenildi ve üretim haklarının tamamen satıldı. Bu bizim için büyük bir gurur. Türkiye’nin markası olmak ve bu kadar güçlü şekilde sahiplenilmek bizleri çok mutlu etti. Türk insanı tarih boyunca sadece savaş meydanlarında değil; üretimde, sanatta, ticarette ve hayallerinin peşinden giderken de gücünü tüm dünyaya göstermiştir. BÖRÜ de tam olarak bu ruhun yansımasıdır. Bir motosikletten fazlası Bir duruş, bir karakter, bir kimliktir’’ dedi. Berk Oktay ise 023 numaralı TT Custom BÖRÜ şasesini tercih ettiğini, bu sayının uğurlu rakam olduğunu ve basketbol oynadığı dönemlerde Michael Jordan’ın formasından etkilenerek bu numaraya özel bir bağ kurduğunu ifade etti. Eti Bisküvileri Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emir Turan, Tarhan Telli ile olan uzun yıllara dayanan çocukluk arkadaşlığının ardından, 013 numaralı özel TT Custom BÖRÜ siparişini kendisine ayırttığını açıkladı.
Denizli Denizli’de iyilik rüzgarı, 12 binden fazla kişinin hayatına dokundu Denizli Büyükşehir Belediyesi Sevgi Eli, hayırseverler ile ihtiyaç sahipleri arasında kurduğu köprüyle 12 binden fazla kişinin hayatına dokundu. Denizlilileri iyilik hareketine ortak olmaya davet eden Başkan Çavuşoğlu, "Kullanmadığınız eşyalarınız, başkasının dünyası olabilir" dedi. Denizli’de sosyal belediyeciliğin en güzel örneklerinden biri olan Denizli Büyükşehir Belediyesi Sevgi Eli, kentte dayanışma ve paylaşma kültürünü büyütmeye devam ediyor. Hayırseverler ile ihtiyaç sahipleri arasında köprü görevi yürüten Sevgi Eli, son iki yılda 8 bin 832 kişiye giyim, 3 bin 362 aileye ise ev eşyası desteği sağlayarak 12 binden fazla vatandaşın hayatına dokundu. Bu kapsamda, Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı bünyesinde hizmet veren Sevgi Eli, vatandaşların kullanmadığı kıyafet, beyaz eşya, mobilya gibi eşyaları bir telefonda teslim alarak ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyor. Muhtaç durumda olan vatandaşlara umut olmak isteyen hayırseverler, bağışlamak istediği eşyalar için 0 545 378 49 59 numaralı telefondan Sevgi Eli ile iletişime geçebiliyor. "Yardımlaşma bizi birbirimize bağlayan en güçlü bağdır" Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, geçen yıl kendi binasında hizmet vermeye başlayan Sevgi Eli’nin kamu kaynaklarını etkin kullanarak çok daha verimli çalıştığını söyledi. Bu verimli çalışmayla binlerce hayata dokunduklarını anlatan Başkan Çavuşoğlu, hemşehrilerini iyilik hareketine destek vermeye davet ederek, "Yardımlaşma bizi birbirimize bağlayan en güçlü bağdır. Bu anlayışla, şehrimizde birlik ve beraberlik ruhunu her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. Kullanmadığınız eşyalarınız, başkasının dünyası olabilir. Gelin, ihtiyaç sahibi insanımızın yüzünü hep birlikte güldürelim" ifadelerini kullandı.
Ankara Bakan Işıkhan: "Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tarihleri arasında hesaplarına yatırıyoruz" Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, "Emeklilerimizin Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tarihleri arasında hesaplarına yatırıyoruz" dedi. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, bu sene 10’uncusu düzenlenen Uluslararası İş sağlığı ve Güvenliği Konferansı’na katıldı. ‘Geleceği Birlikte Şekillendiriyoruz, Herkes İçin Sürdürülebilir İş Sağlığı ve Güvenliği’ temasıyla gerçekleştirilen programda iş kazaları oranlarının en aza indirilmesi ve gerekli önlemlerin en üst seviyede alınması hedefledi. Burada bir konuşma gerçekleştiren Bakan Işıkhan, insan emeğinin olduğu her yerde güvenlik ihtiyacı olduğunu fakat modern anlamda iş sağlığı ve güvenliği anlayışının Sanayi Devrimi’yle birlikte çok daha görünür hale geldiğinin altının çizdi. Işıkhan, zaman içerisinde iş sağlığı ve güvenliği anlayışının ‘iş kazası olduktan sonra müdahale eden’ klasik yaklaşımdan, ‘risk oluşmadan önce önlem alan’ koruyucu ve önleyici yaklaşıma evrildiğini aktardı. Gelişmiş ülkelerin iş sağlığı ve güvenliğini yalnızca bir yükümlülük değil, sürdürülebilir kalkınmanın temel unsurlarından biri olarak gördüğünün altını çizen Işıkhan, "Uluslararası Çalışma Örgütü’nün güvenli ve sağlıklı çalışma ortamını temel bir çalışma hakkı olarak kabul etmesi de bunun en güçlü göstergelerinden biridir. Türkiye olarak bizler de; bu dönüşümü yakından takip eden değil; bu dönüşümün aktif bir parçası olan ülkelerden biriyiz" şeklinde konuştu. "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı, aynı zamanda sosyal devlet yaklaşımımızın temelidir" Işıkhan, Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliğinin tarihi oldukça köklü olduğunu belirterek, 2012 yılında yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun önemli bir kilometre taşı olduğunu söyledi. Işıkhan, "Bu Kanun ile birlikte; kamu dahil tüm çalışanlarımız aynı koruma şemsiyesi altına alınmış, risk değerlendirmesi zorunlu hale getirilmiş, iş güvenliği uzmanlığı ve işyeri hekimliği sistemi güçlendirilmiş, iş yerlerinde önleyici yaklaşım esas alınmıştır. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye; iş sağlığı ve güvenliği alanında müstakil bir kanuna sahip, uluslararası standartlarla uyumlu, kapsamlı mevzuat altyapısı bulunan ülkeler arasında yer almaktadır. Bizler, insanı merkeze alan bir medeniyet anlayışının mensuplarıyız. ‘İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ anlayışı, aynı zamanda sosyal devlet yaklaşımımızın temelidir" ifadelerine yer verdi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde son 24 yılda iş sağlığı ve güvenliği alanında da insan odaklı çok güçlü reformları hayata geçirdiklerini vurgulayan Işıkhan, Çalışanların sağlığını, güvenliğini ve insan onuruna yaraşır çalışma hakkını daima öncelikli meselelerimizden biri olarak gördüklerini ifade etti. "2026-2030 Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politika Belgesi ile yeni dönemin yol haritasını oluşturuyoruz" Işıkhan, gelinen noktada, artık iş sağlığı ve güvenliği alanında yalnızca işyerlerinde ortaya çıkabilecek klasik risklerin konuşulmadığını söyleyerek, "İş sağlığı ve güvenliği politikalarımızı da çağın ihtiyaçlarına uygun şekilde güncelliyoruz. Bu kapsamda hazırladığımız 2026-2030 Ulusal İş Sağlığı ve Güvenliği Politika Belgesi ile yeni dönemin yol haritasını oluşturuyoruz. Bu belge; "sorumlu işveren, bilinçli çalışan ve etkin otorite" ilkeleri üzerine kurulmuştur. Belge kapsamında; önleyici güvenlik kültürünün güçlendirilmesi, dijital denetim sistemlerinin yaygınlaştırılması, veri temelli politika üretimi, uzaktan çalışma süreçlerinin düzenlenmesi, risk odaklı denetim modellerinin geliştirilmesi, iş sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin erken yaşlardan itibaren yaygınlaştırılması gibi çok önemli hedefler belirledik. Yakında belgeyi kamuoyuyla paylaşacağız" ifadelerini kullandı. Özellikle çocukların güvenlik kültürünün erken yaşta oluşmasını çok önemsediklerini dikkati çeken Işıkhan, güvenlik kültürünün toplumun bütününde oluşması gerektiğine inandıklarını söyledi. "Konferansın küresel iş birliğini güçlendireceğine yürekten inanıyorum" Işıkhan, Türkiye’nin iş sağlığı ve güvenliği alanında yalnızca kendi içinde dönüşüm yaşayan bir ülke değil, aynı zamanda bölgesel ve uluslararası iş birliklerinde önemli rol üstlenen bir ülke olduğunu vurgulayarak, "Uluslararası konferanslarımız, teknik iş birliklerimiz, Avrupa Birliği projelerimiz, İslam İşbirliği Teşkilatı kapsamındaki çalışmalarımız ve uluslararası kuruluşlarla yürüttüğümüz ortak programlarımız bu anlayışın en somut göstergesidir. Bu konferansın da ülkeler arasında bilgi paylaşımını artıracağına, iyi uygulama örneklerinin yaygınlaşmasına katkı sunacağına ve küresel iş birliğini güçlendireceğine yürekten inanıyorum. Elbette önümüzde bizleri bekleyen hâlâ önemli sorumluluklar bulunmaktadır. İş kazalarını ve meslek hastalıklarını daha da azaltmak zorundayız. Özellikle çok tehlikeli sektörlerde, daha güçlü tedbirler almak zorundayız. KOBİ’lerimizin kapasitesini artırmak zorundayız. Teknolojiyi insan hayatını koruyan bir araç haline getirmek zorundayız. Ama şunu çok açık ifade etmek isterim ki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti bu konuda güçlü bir iradeye sahiptir" ifadelerini kullandı. "Emeklilerimizin Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tarihleri arasında hesaplarına yatırıyoruz" Konuşmasında emeklilerin Kurban Bayramı ikramiyelerinin yatırılacağı tarihleri de paylaşan Işıkhan, "Emeklilerimizin aylık ödemeleri ile Kurban Bayramı ikramiyelerini 17-22 Mayıs tarihleri arasında hesaplarına yatırıyoruz. Tüm emeklilerimizin ödemelerinin hayırlı olmasını diliyor, sağlık ve huzur içerisinde nice bayramlara ulaşmalarını temenni ediyorum. Şimdiden mübarek Kurban Bayramı’nın ülkemize, milletimize ve tüm İslam alemine hayırlar getirmesini diliyorum" dedi. Buna göre gelir aylıklarının ödeme günü ayın 17, 18, 19, 20, 21 ve 22’si olanların mevcut gününde; gelir aylıklarının ödeme günü ayın 23’ü ile 24’ü olanlar ayın 21 Mayıs’ta ve gelir aylıklarının ödeme günü ayın 25’i ve 26’ı olanlar ise 22 Mayıs’ta bayram ikramiyeleri ve aylıklarını alacak. Program, Bakan Işıkhan’ın konuşmasının ardından ‘İş Sağlığı ve Güvenliğinin Geleceği: Sürdürülebilir İnsan Odaklı Yaklaşımlar’ oturumuyla devam etti.