GÜNDEM - 29 Eylül 2025 Pazartesi 13:38

Kocaeli itfaiyesi, 311. yılını tarihi ve modern yüzüyle kutladı

A
A
A
Kocaeli itfaiyesi, 311. yılını tarihi ve modern yüzüyle kutladı

Kocaeli’de Türk İtfaiye Teşkilatı’nın 311. kuruluş yıl dönümü ve İtfaiye Haftası, İzmit Kent Meydanı’nda düzenlenen özel etkinlikle kutlandı. Etkinlikte, Osmanlı dönemindeki Tulumbacılar Ocağı’nın canlandırıldığı gösteri ilgiyle izlenirken, modern itfaiye teçhizatları da sergilendi.


Kocaeli Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, temelleri 1714 yılında Tulumbacılar Ocağı ile atılan Türk İtfaiye Teşkilatı’nın 311. kuruluş yıl dönümü ve "25 Eylül-1 Ekim İtfaiye Haftası" kapsamında bir dizi etkinlik gerçekleştirdi. İzmit Kent Meydanı’nda kurulan stantlarda, itfaiye teşkilatının tarih boyunca kullandığı ekipmanlardan günümüzün modern teknolojisine uzanan geniş bir yelpazede teçhizatlar vatandaşların ilgisine sunuldu. Yangın ve doğal afetlerden arama kurtarma operasyonlarına kadar birçok alanda kullanılan yeni ekipmanların yanı sıra, su altı ve su üstü arama kurtarma ekibinin özel donanımları da tanıtıldı.


İtfaiye Dairesi Başkanı Ömer İslamoğlu, stantları ziyaret ederek hem ekipmanlar hakkında bilgi verdi hem de vatandaşlarla sohbet etti.



"Tulumbacılar" gösterisi büyük alkış aldı


Etkinliğin en dikkat çekici anlarından biri, Osmanlı Devleti döneminde kurulan Tulumbacılar Ocağı’nın canlandırıldığı gösteri oldu. Tarihi kıyafetli itfaiyeciler, o döneme ait bir tulumba (antik yangın pompası) ile temsili bir yangına müdahale etti. Vatandaşların ilgiyle izlediği tatbikat, izleyenleri adeta tarihte bir yolculuğa çıkardı ve gösteri sonunda büyük alkış aldı.


Ayrıca, Seka döneminden kalma tarihi bir itfaiye aracı da sergilenenler arasında yer aldı. Etkinlik alanında çocuklara üzerinde "112" yazan balon ve bileklikler hediye edildi.


Büyükşehir Belediyesi’nin İtfaiye Haftası etkinliklerinin Gebze Kent Meydanı’nda da düzenlendiği öğrenildi.



Kocaeli itfaiyesi, 311. yılını tarihi ve modern yüzüyle kutladı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.