ASAYİŞ - 24 Şubat 2026 Salı 10:17

Kocaeli’de 3 milyonluk sahte giyim ürünü ele geçirildi

A
A
A
Kocaeli’de 3 milyonluk sahte giyim ürünü ele geçirildi

Kocaeli’de yapılan operasyonda piyasa değeri yaklaşık 3 milyon 125 bin TL olan bin 250 adet ünlü markalara ait sahte giyim ürünü ele geçirildi.


Kocaeli İl Jandarma Komutanlığınca kaçakçılık suçları ile mücadele kapsamında sürdürülen istihbari ve saha çalışmaları neticesinde, 23 Şubat tarihinde Kartepe ilçesinde operasyon düzenlendi. Yapılan denetim ve aramalarda, ünlü markalara ait olduğu değerlendirilen sahte ürünler tespit edildi. Operasyonda piyasa değeri yaklaşık 3 milyon 125 bin TL olan toplam bin 250 muhtelif giyim malzemesi ele geçirildi. El konulan ürünlerin, çeşitli markaların taklit edilmesi suretiyle üretildiği ve piyasaya sürülmeye hazır halde bulunduğu öğrenildi.


Ele geçirilen sahte ürünlere el konulurken, olayla bağlantılı olduğu belirlenen 2 şüpheli şahıs hakkında adli işlem başlatıldı.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kütahya Tavşanlı’da engel tanımayan iftar Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde faaliyet gösteren Türkiye Beyazay Derneği Tavşanlı Şubesi, Ramazan ayının birleştirici gücünü düzenlenen anlamlı bir iftar programıyla bir kez daha gözler önüne serdi. Meteoroloji Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilen organizasyonda, engelli vatandaşlar ve aileleri protokol üyeleriyle bir araya geldi. Yoğun bir katılımın gözlendiği iftar programına; siyasi partilerin ilçe başkanları, yönetim kurulu üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda davetli katıldı. Ezanın okunmasıyla birlikte hep birlikte açılan oruçların ardından, masalarda samimi sohbetler gerçekleştirildi. Engelli bireylerin mutluluğu yüzlerine yansırken, program Ramazan ayının huzur ve dayanışma iklimine sahne oldu. Programda bir konuşma yapan Beyazay Derneği Tavşanlı Şube Başkanı Arife Daysal, toplumsal farkındalığın önemine dikkat çekti. Daysal, "Bugün burada Ramazan’ın bereketini ve birlikteliğin gücünü hep birlikte yaşıyoruz. Engelli bireylerimizin toplumsal hayatın her alanında var olduğunu göstermek, onların ve ailelerinin yalnız olmadığını hissettirmek bizim için çok kıymetli. Bu anlamlı gecede bizleri yalnız bırakmayan tüm siyasi parti temsilcilerine, üyelerimize ve davetlilerimize gönülden teşekkür ediyorum" dedi. Başkan Daysal konuşmasının devamında, "Ramazan ayının getirdiği hoşgörü, yardımlaşma ve dayanışma ruhuyla engelleri hep birlikte aşacağımıza inanıyorum" ifadelerini kullanarak, bu tür etkinliklerin sosyal entegrasyon açısından taşıdığı önemi vurguladı. Duaların okunması ve çekilen hatıra fotoğraflarının ardından program sona erdi.
Antalya Fırtınalı havada denize giren genç adamdan acı haber 7 gün sonra geldi Antalya’da dalgaların zaman zaman 5 metre yüksekliği bulduğu fırtınalı havada Konyaaltı Sahili’nde denize giren ve boğulma tehlikesi geçiren genç güvenlik görevlisi, tedavi gördüğü hastanede 7 gün sonra hayatını kaybetti. Konyaaltı ilçesi Akdeniz Bulvarı Konyaaltı Sahilinde 17 Şubat gecesi 23.30 sıralarında meydana gelen olayda, zaman zaman dalgaların yüksekliğinin 5 metreyi bulduğu fırtınalı havada bir kişinin denize girdiği ve gözden kaybolduğu ihbarı üzerine bölgeye polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Karadan ve denizden yapılan aramalar sonucu isminin Onur Öğüt (32) olduğu öğrenilen şahıs ihbarın yapıldığı noktadan yaklaşık 300 metre mesafede Antalya Emniyet Müdürlüğü Deniz Limanı Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından kıyıya yakın noktada bulundu. Yaşam mücadelesini kaybetti Bilinci kapalı şekilde karaya çıkartılan Öğüt’e olay yerinde bekleyen 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından ilk müdahale yapılırken ambulansla hastaneye kaldırıldı. Hastanede entübe edilen Öğüt, bir haftalık yaşam mücadelesini kaybetti. Dün akşam saatlerinde tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybeden genç güvenlik görevlisinin cansız bedeni savcılık ve otopsi işlemleri için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna getirildi. Acı haberi alan Öğüt’ün anne ve babasının bir hayli üzgün olduğu görülürken, genç güvenlik görevlisinin cenazesi Antalya Adli Tıp Kurumu morgunda yapılan otopsinin ardından toprağa verilmek üzere Serik ilçesi Abdurrahmanlar Çıtlıklı Mezarlığı’nda götürüldü.
Konya Tüp mide ameliyatında Türkiye’de başarı oranları yüksek Tüp mide ameliyatının günümüzde obezite tedavisinde en sık tercih edilen cerrahi yöntemlerden biri olduğunu belirten Medicana Sağlık Grubu Genel Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Yılmaz Polat, bu ameliyat sonrasında vücutta belirli değişikliklerin meydana gelebileceğini hatta bu değişikliklerin fiziksel ve hormonal düzeyde de olabileceğini belirtti. Tüp mide ameliyatında midenin yaklaşık yüzde 70-80’inin cerrahi olarak çıkarıldığını, geriye muz şeklinde ince, uzun bir mide kaldığını, bu yüzden "tüp mide" adını aldığını ifade eden Op. Dr. Yılmaz Polat, "Tüp mide ameliyatında başarıyı tanımlarken iki ana kritere bakılır: Kilo verme oranı ve sağlık risklerinin düşük olması. Hem dünyada hem de Türkiye’de bu ameliyat, modern cerrahinin en güvenli ve etkili yöntemlerinden biri olarak kabul edilmektedir" dedi. Polat, ameliyat sonrası hastaların büyük çoğunluğunun hedeflerine ulaştığına, hastalarda genellikle fazla kilonun en az yüzde 50’sinin de verildiğine dikkat çekti. Tüp mide ameliyatında başarı oranları yüksek Tüp mide ameliyatı verilerine bakıldığında dünya ortalamasında, hastaların ilk 1 yıl içinde fazla kilolarının yüzde 60 ila yüzde 70’ini kaybettiklerini, Tip 2 diyabet hastalarının yaklaşık yüzde 45-50’sinde tam düzelme (remisyon) görüldüğünü ifade eden Op. Dr. Yılmaz Polat, "Türkiye’deki verilere baktığımızda ise özellikle Avrupa ve Orta Doğu’dan gelen hastalar için bir merkez haline gelmemiz vaka sayısını çok yükseltti. Bu yüzden Türkiye’deki tecrübeli merkezlerde kilo verme oranları dünya standartlarıyla paralel olarak ilerlemektedir. Hatta ameliyat sonrası kilo kaybı ilk 18 ayda yüzde 60-80 oranlarındadır" dedi. Türkiye’de başarı oranlarının yüksek ve memnuniyetin yüzde 95 ve üzerinde olmasının birkaç teknik sebebi olduğunu da belirten Op. Dr. Yılmaz Polat, "Vaka sayıları çok olan Türk cerrahların operasyonlarda el alışkanlığı kazanmış ve komplikasyonlara karşı tecrübeli olmaları en büyük avantajlarıdır. Ayrıca teknolojik cihaz üstünlüğü olan merkezlerde özellikle JCI akreditasyonuna sahip hastanelerde kullanılan cihazların dünya standartlarında olması en önemli kriterler arasındadır" diyerek bu konuya dikkat çekti. Tüp mide ameliyatı çoğunlukla başarılı sonuçlar verirken, nadir de olsa, bazen sonuç kişiden kişiye değişebiliyor. Bu başarıyı etkileyen başlıca kriterler ve faktörlerin olduğunu belirten Op. Dr. Yılmaz Polat, "Başlangıç kilosu ve VKİ, yaş ve metabolik durum, örneğin Tip 2 diyabet, ameliyat sonrası beslenme ve egzersiz uyumu, psikolojik destek ve takibin yanı sıra en önemli olanı da cerrah deneyimi ve klinik takiptir. Bu nedenle bazı hastalar daha fazla kilo kaybederken, bir kısmında kilo kaybı daha az olabilir veya uzun vadede bir miktar geri alım görülebilir" ifadelerini kullandı. "Tüp mide ameliyatından sonra vücutta hem fiziksel hem de hormonal düzeyde önemli değişiklikler olur" Tüp mide ameliyatından sonra vücutta hem fiziksel hem de hormonal düzeyde önemli değişiklikler olduğunu belirten Op. Dr. Yılmaz Polat, "Hormonal süreçte açlık sinyalleri kesilmeye başlar, ghrelin (açlık hormonu) seviyesi ciddi oranda düşer. Sadece mide küçüldüğü için değil, beyne giden ‘açım’ sinyali de azaldığı için iştahta azalma görülür. Mide bir futbol topu hacminden, yaklaşık bir muz büyüklüğüne (yaklaşık 100-150 ml) iner. Birkaç lokmada doygunluk hissedersiniz. Katı gıdalar midenizde daha uzun süre kalırken, sıvılar daha hızlı geçer. Bu durum, yanlış beslenme alışkanlıklarıyla (sıvı kalori alımı gibi) kilo vermeyi durdurabilir. Tüp mide ameliyatı, insülin direnci üzerinde olağanüstü bir etki oluşturur. Henüz kilo vermeden bile, hormonlardaki değişim sayesinde kan şekeri seviyeleri düzene girmeye başlar. Birçok hasta ameliyattan kısa süre sonra diyabet ilaçlarını doktor kontrolünde bırakabilir. Vücut, dışarıdan aldığı enerjiyi kısıtladığı için depolanmış yağları yakmaya odaklanır. Bununla birlikte kilo kaybı başladıkça vücut kompozisyonunuz değişir. Diz, kalça ve bel üzerindeki baskı azalır, hareket kabiliyetiniz artar" şeklinde konuştu. Op. Dr. Yılmaz Polat, ameliyat sonrası metabolik hastalıklarda da olumlu etkiler görüldüğünü belirterek, "Bunlar genellikle; Tip 2 diyabetli hastalarda özellikle kan şekerinin hızla düzelmesi durumu, tansiyon ilaçları kullanan hastaların zamanla bu ilaçlara bağımlılığının azalması, kolesterol sıkıntısı yaşayan ve uyku apnesi belirtisi olan hastalarda da bu sorunların iyileştiği gözlemlenir. Tüp mide ameliyatı sonrası psikolojik ve duygusal değişimler yaşanır. Kişinin ayna karşısında kendisini beğenme durumu ve özgüveninde de artış görülür. Muhtemel yan etkilerde geçici saç dökülmesi ile kabızlık ya da ishal görülse de zamanla bu sorunlar da ortadan kalkar" diye konuştu.
İstanbul Ataşehir Belediye Başkanı Adıgüzel: "Biz bu ülkeyi, Ataşehir’i çocuklarımıza, geleceğe emanet edeceğiz" Ataşehir Belediyesi ve İSTAÇ işbirliğiyle gerçekleştirilen "Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Plan" (SECAP) imza töreninde konuşan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, "Daha temiz bir Ataşehir için sorumluluklarımızı yerine getirerek aslında hem geçmişe bir vefa örneği göstermemiz gerekiyor hem de geleceğe umut olmamız gerekiyor diye düşünüyorum. Çünkü bu ülke bize emanet ve biz bu ülkeyi, bu Ataşehir’i çocuklarımıza, geleceğe emanet edeceğiz" dedi. Ataşehir Belediyesi tarafından hazırlanan "Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı (SECAP)" kapsamında imza töreni yapıldı. Ataşehir Belediyesi Başkanlık Binası’nda düzenlenen törenle, ilçenin sürdürülebilir enerji ve iklim hedeflerine yönelik yol haritası kamuoyuna duyuruldu. Gelecek nesillere daha yaşanabilir bir kent bırakma hedefiyle hazırlanan plan kapsamında; sera gazı emisyonlarının azaltılması, enerji verimliliğinin artırılması ve iklim değişikliğine uyum politikalarının güçlendirilmesi amaçlanıyor. Planın, yerel düzeyde çevre dostu uygulamaların yaygınlaştırılmasına katkı sunması bekleniyor. İSTAÇ iş birliğiyle hayata geçirilen planın imza törenine Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, İSTAÇ Genel Müdürü Fatih Uğur, belediye yetkilileri ve davetliler katıldı. "Biz bu ülkeyi, bu Ataşehir’i çocuklarımıza, geleceğe emanet edeceğiz" Programda konuşan Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, "Ataşehir’de Sürdürülebilir Enerji ve İklim Eylem Planı’nı hazırlamak için bugün burada bir protokol imzalıyor olacağız. İstanbul’da, Türkiye’de bu işi en iyi bilen bir kuruluşla bu çalışmayı yapıyoruz; İSTAÇ’la bu çalışmayı başlatıyoruz. Sık sık duyuyoruz sürdürülebilirliği, yeşil enerjiyi, enerji tasarrufunu. Bizim de bu konuda bir şeyler yapmamız gerektiğini her fırsatta arkadaşlarımızla paylaşıyorduk. İklim Değişikliği Müdürlüğümüzün ciddi çalışmaları var; geçmişten bugüne yapmış oldukları çalışmalar var. İlk gün aday olduğumuz süreçle başlattığımız "Ataşehir’i daha yeşil, daha adil bir noktaya nasıl taşırız?" vizyonuyla eşleşen bugünkü protokolü bu doğrultuda ve bu çerçevede hayata geçirmek istiyoruz. Bizler bu ülkede yaşayan yöneticiler olarak hem iklim değişikliği noktasındaki doğru adımları atarak, adaptasyon noktasında doğru adımları atarak, karbon emisyonundaki dengenin sağlanması, daha temiz bir Ataşehir için sorumluluklarımızı yerine getirerek aslında hem geçmişe bir vefa örneği göstermemiz gerekiyor hem de geleceğe umut olmamız gerekiyor diye de düşünüyorum. Çünkü bu ülke bize emanet ve biz bu ülkeyi, bu Ataşehir’i çocuklarımıza, geleceğe emanet edeceğiz. Bu vizyonla Ataşehir’de İklim Uyum Eylem Planı’nı hazırladı arkadaşlarımız bizden önce 2022 yılında. 2030’da yüzde 40’a getirme hedefini hep birlikte koyuyoruz" dedi. "Ataşehir’i daha yaşanabilir, daha yeşil, daha temiz, enerjinin daha adil paylaşıldığı bir ilçe yapabilmek için birlikte bu süreci yönetiyor olacağız" Hedefler koymayı, toplantı ve protokolleri çok önemsediğini aktaran Başkan Adıgüzel, "Bütün arkadaşlarıma altını çizerek de bir not iletiyorum: Sadece protokolleri yapmak değil, biraz önce İSTAÇ yöneticisi arkadaşlarımızın da vurguladığı gibi bunu Ataşehir’de uygulanabilir hale getirmek bence en önemli adımımız olur. Protokoller kağıtlarda kalmamalı. Biz elimizden geldiğince en başarılı uygulamaları Ataşehir’in bir mahallesinde değil, 17 mahallesinde hayata geçirmeliyiz ki hedeflerimize ulaşabilelim. Ölçme, değerlendirme ve hedefler bizim için de çok kıymetli. Eğer bir planımız olmazsa, planımızı adım adım ölçüp değerlemezsek sonuca ulaşamayacağımızı düşünüyoruz, bu süreci yönetemeyeceğimizi düşünüyoruz. Bu noktada konulan hedefler kadar uygulanabilirliğinin de önemli olduğunu, ölçümlerin de önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu noktada İSTAÇ’ın bilgi birikiminden yararlanıyor olmak bizim için çok kıymetli. Ataşehir’i daha yaşanabilir, daha yeşil, daha temiz, enerjinin daha adil paylaşıldığı bir ilçe yapabilmek için birlikte bu süreci yönetiyor olacağız. Ben de bu süreci çok yakından takip ediyor olacağım. Sürece katkı sunan Ataşehir Belediyesi çalışanı arkadaşlarıma ve İSTAÇ yöneticilerine teşekkür ediyorum. Protokolümüz Ataşehir’imize, İstanbul’umuza hayırlı uğurlu olsun" ifadelerini kullandı. İSTAÇ Genel Müdürü Fatih Uğur ise, "Bugün burada yalnızca bir planın başlangıcını değil, Ataşehir’in sürdürülebilir ve iklim dostu bir kent olması yolunda somut bir dönüşümün ilk adımını atıyoruz. İstanbul’un çevre yönetiminden sorumlu kurumu olarak İSTAÇ’ın bütün birikimiyle bu sürecin içerisinde yer alması bizim için stratejik bir sorumluluk. Hepimiz biliyoruz ki iklim krizi bir teori değil, kentlerimizi doğrudan etkileyen bir gerçek. Bu nedenle Ataşehir Belediyesi ile birlikte kapsamlı bir eylem planını hayata geçiriyoruz. Hedefimiz ise Ataşehir’i, İstanbul’un sürdürülebilirlik vizyonunu örnek teşkil eden ve iklim dirençli bir ilçe haline getirmek" diye konuştu.