SPOR - 15 Ağustos 2025 Cuma 18:04

Kocaelispor ile Samsunspor yıllar sonra yine rakip olacak

A
A
A
Kocaelispor ile Samsunspor yıllar sonra yine rakip olacak

Kocaelispor ile Samsunspor yıllar sonra kozlarını paylaşacak. 1995 sezonunda Türkiye Kupası çeyrek finalinde iki takım karşı karşıya gelmiş ve o mücadele tarihe geçmişti. Küfürlü tezahürattan dolayı hakem maçı tatil etmiş, ancak TFF hakemi haksız bularak karşılaşmayı tekrar oynatmıştı.




Kupa rövanşında; maç da, hakem de, küfür de tarihe geçti


Trendyol Süper Lig’e 16 yıl aradan sonra dönen Kocaelispor sezonun 2. haftasında yarın Samsunspor’u konuk edecek. Geçmişte tarihe geçen maçlara imza atan iki Anadolu takımı son Süper Lig maçını 22 yıl önce, 2003 yılında oynadı. Tarihlerinde ilk kez 22 Ocak 1967’de 2. Lig maçında Samsun’da karşılaşan iki köklü kulübün tarihe geçen maçı ise 25 Ocak 1995’te yaşandı. İlk kez gece maçının oynandığı İzmit İsmetpaşa Stadı’nda Türkiye Kupası Çeyrek Finali rövanş maçında 37 dakikalık oyunun sonunda hakem de, maç da tarihe geçti.



Binlerce kişilik küfür korosu Türkiye’de bir ilke neden oldu


90’lı yıllarda stadyumların dolması ve ateşli taraftarın çoğalmasıyla birlikte tribünlerden kötü tezahüratlar yayılmaya başlandı. Zaman zaman futbolcular ve teknik ekip de küfürlü tezahüratlara karşılık verince gerilimler arttı. Tribünlerden binlerce kişinin koro halde hakeme kötü tezahüratta bulunması olağan hale geldiği günlerde Türk futbolunda bir ilk Kocaelispor – Samsunspor maçında yaşandı. Çift maçlık eleme sistemiyle oynan kupa çeyrek finalinde ikinci maça konuk ekip 2-0’lik ilk maçın avantajıyla başladı. Maçı FIFA kokartlı hakem Serdar Çakman yönetti. Yardımcı olarak Hasan Serdar Çakıroğlu ve Sami Şamar, 4. hakem olarak da Osman Avcı görev aldı.



Kocaelispor 1-0 öndeyken Turan’a kırmızı kart çıktı


Teknik direktör Mustafa Denizli yönetimindeki Kocaelispor sahaya; kalede Fahreddin Ömerovic, Osman Çakır, Halil İbrahim Kara, Mirko Mirkovic, Turan Uzun, Roman Dabrowski (Kaan Dobra), Evren Nuri Turhan, Nuri Çolak, İlhan Özer, Faruk Yiğit ve Ergun Kula ile çıktı. 3 farklı skora ihtiyacı olan Kocaelispor maçın 3. dakikasında Kocaelispor, Kaan Dobra ile topu ağlara bıraktı (1-0). Yaklaşık 20 bin taraftarın tek yürek olduğu sırada hakem Serdar Çakman 37. dakikada Turan Uzun için kırmızı kartına uzandı. Karardan memnun olmayan binlerce Kocaelispor taraftarı hep bir ağızdan hakeme küfür etmeye başladı.



Kötü tezahürata dayanamayan hakem soyunma odasına gitti


Bitmeyen kötü tezahüratın etkisinde kalan hakem Serdar Çakman önce soyunma odasına yöneldi, sonra tüm ikna çabalarına rağmen 37. dakikada maçı bitirdi. Stadyumu dolduran taraftar, hakeme daha fazla öfkelenerek çirkin tezahüratın dozajını artırdı. Eş zamanlı olarak yöneticiler hakemin maçı devam ettirmesi için uğraş verdi. Üst düzey güvenlik önemleri alınmasına rağmen Serdar Çakman sahaya geri dönmedi. Gözde hakemlerden Çakman futbolun çirkin görüntüleri hak etmediğini belirtip maçın bitirilmesinden yana tavrını korudu. Daha önce emsali olmayan bu karar, stadyumda şok dalgası oluştururken, ekranları başındaki milyonları da şaşkına çevirdi.



TFF hakemi haksız buldu, maçı yeniden oynattı


Türk futbolunda ilk yaşanıyordu. Küfür yüzünden bir müsabaka ilk kez tatil ediliyordu. Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) sadece saha olaylarına ceza veriyor, tribünlerin koro halde çirkin tezahüratına yaptırım uygulanamıyordu. Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) hakem kararını hatalı bulup maçın yeniden oynanmasına karar verdi. 36. dakikada tatil edilen maç 15 Şubat’ta hakem Sabri Çelik’in yönetiminde seyircisiz olarak yeniden oynandı ve golsüz sona erdi. Hakem Serdar Çakman ise maçın tekrar edilmesi yönündeki kararı nedeniyle TFF’ye tepki olarak 38 yaşında düdüğünü astı. Uzun süre ülke gündemini meşgul eden olayın ardından küfürlü tezahüratlara karşı tribün kapatmaya varan sert tedbirler alınarak uygulamaya koyuldu.



Kocaelispor ile Samsunspor yıllar sonra yine rakip olacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli 641 yıllık türbede Selçuklu, Osmanlı ve Bizans izleri bir arada Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yer alan 14. yüzyıl eseri Malkoçoğlu Mehmet Bey Türbesi, Selçuklu kümbet geleneği ile erken Osmanlı mimarisini bir arada barındırıyor. 1940’lı yıllarda yıkılma tehlikesi geçiren ve restorasyonlarla yeniden ayağa kaldırılan 641 yıllık türbe, yapımında kullanılan Bizans dönemine ait devşirme taşlar ve halk arasındaki "Kırgızlar Mezarlığı" isminin aslında "Kırk Kızlar" olması gibi ilginç tarihi detaylarıyla dikkati çekiyor. Gebze’de bugün "Çamlık Parkı" olarak bilinen tepe noktasında yükselen Malkoçoğlu Mehmet Bey Türbesi, yüzyıllar öncesine uzanan çok katmanlı tarihin izlerini taşıyor. 1385 yılına tarihlenen yapı, Anadolu Selçuklu kümbet mimarisinin karakteristik özelliklerini yansıtırken, Osmanlı’nın kuruluş dönemine ait yapı anlayışıyla da benzerlik gösteriyor. Zaman içinde büyük tahribatlar yaşayan türbe, 1940’lı yıllarda neredeyse tamamen yıkılarak yalnızca tek bir sütunun ayakta kaldığı bir harabeye dönüşse de, 1960’lı yıllarda başlatılan restorasyon süreciyle yeniden hayat buldu. "Bu yapı hem Selçuklu hem erken Osmanlı izlerini taşıyor" Türbenin mimari açıdan önemli bir yapı olduğunu belirten Tarihçi-Yazar Dr. Recep Kankal, "Bulunduğumuz türbe, Anadolu Selçuklu dönemindeki kümbetlerin benzerlerinden biri. Aynı zamanda Osmanlı’nın kuruluş dönemindeki yapılarla da ciddi benzerlikler gösteriyor. Bu yönüyle hem Selçuklu geleneğini hem de erken Osmanlı mimarisini bir arada barındıran nadir yapılardan biri. 1385 yılında vefat eden Malkoçoğlu Mehmet Bey’e ait olduğunu da dönemin belgeleri ve kitabeler doğruluyor" dedi. "641 yıllık geçmişi belgelerle ortaya konuluyor" Yapının tarihine ilişkin somut veriler bulunduğunu ifade eden Kankal, "Bu yapı günümüzden yaklaşık 641 yıl öncesine uzanıyor. 1912 yılında Halil Ethem Bey’in Gebze’ye gelerek yaptığı incelemeler ve sonrasında kaleme aldığı ‘787 tarihli kitabe’ çalışmasıyla türbenin kime ait olduğu ortaya konuluyor. Hicri 787 tarihi miladi olarak 1385’e denk geliyor ve burada Malkoçoğlu Mehmet Bey’in yattığı anlaşılıyor" diye konuştu. Malkoçoğulları’nın, Osmanlı’nın özellikle Balkanlar’daki fetihlerinde aktif rol oynayan Evrenosoğulları ve Mihaloğulları gibi önemli bir akıncı ailesi olduğunu kaydeden Kankal, türbede yatan Mehmet Bey’in de bu geleneğin bir parçası olduğunu ifade etti. 1940’larda tek bir sütunu kalmıştı Kankal, 1920’li yıllarda ayakta olan yapının 1940’lara gelindiğinde büyük ölçüde yıkıldığını ve fotoğraflarda sadece tek bir sütunun ayakta kaldığının görüldüğünü dile getirerek, şu bilgileri paylaştı: "O dönemlere ait fotoğraflarda sadece tek bir sütunun ayakta kaldığı görülüyor. Kubbesi dahil diğer tüm bölümler çökmüş durumda. Kitabenin de bu süreçte kaybolduğu, daha sonra bir okulun deposuna kaldırıldığı tespit ediliyor. 1948’de Zeki Ergezen restitüsyon çalışmalarını yapıyor, 1960’lı yıllarda ise Cahide Tamer tarafından kapsamlı bir restorasyon gerçekleştiriliyor. 1960’lı yıllarda yapılan çalışmalarla türbe yeniden ayağa kaldırılıyor. Bu süreçte mevcut kalıntılar esas alınarak yapı yeniden şekillendiriliyor ancak tamamen özgün haliyle bitirilemiyor. 1980’lerde bazı ek onarımlar yapılıyor. Son olarak 2011 yılında gerçekleştirilen restorasyonla yapı bugünkü görünümüne kavuşuyor." "Kırgızlar değil, aslında ’Kırk Kızlar Mezarlığı’" Bölgeyle ilgili doğru bilinen yanlışlara da değinen Dr. Recep Kankal, halk arasında "Kırgızlar Mezarlığı" olarak bilinen alanın asıl adının "Kırk Kızlar Mezarlığı" olduğunu, zamanla telaffuzun değiştiğini ve bu tür örneklere Anadolu’nun farklı bölgelerinde de rastlandığını belirtti. Kankal, "Buraya halk arasında ’Kırgızlar Mezarlığı’ deniyor ama bu doğru değil. Aslında buranın adı ’Kırk Kızlar Mezarlığı’. Anadolu’nun farklı bölgelerinde de benzer isimlendirmeler var. Zamanla telaffuz değişmiş ve bu şekilde anılmaya başlanmış. Bu tür örnekleri Tokat, İznik ve Manisa gibi farklı bölgelerde de görüyoruz" dedi. "Bizans dönemine ait devşirme taşlar kullanılmış" Kankal, yapının inşasında geçmiş medeniyetlerin izlerinin de bulunduğuna dikkati çekerek, "Türbenin bazı bölümlerinde Bizans dönemine ait devşirme taşlar kullanılmış. Bu taşlar Bizans dönemine ait. Sütun başlıklarında haç motifleri ve farklı bezemeler görüyoruz. Ayrıca tuğla dizimlerinde de Bizans dönemine özgü almaşık teknik dikkat çekiyor. Bu da bölgedeki eski yapıların malzemelerinin burada kullanıldığını açıkça gösteriyor" ifadelerini kullandı.
İstanbul İslami değerlere hakaret eden sosyal medya sayfasına suç duyurusu Arnavutköy’deki bir sosyal medya sayfasının İslam’a yönelik hakaret paylaşımları yaptığı için Gaziosmanpaşa Adliyesinde suç duyurusunda bulundu. MİL Diyanetsen Manevi İlkeli Liyakatli Sendikası Arnavutköy Temsilcisi Akın Altun, "Son günlerde inanç değerlerimize yönelik hakaret ve aşağılayıcı ifadelerde yaşanan artış, toplumsal hassasiyetleri zedelemekte; birlik, beraberlik ve kardeşlik iklimine zarar vermektedir. "Arnavutköy Duysun" isimli sosyal medya hesabında İslam dinine yönelik hakaret içeren paylaşımlar üzerine, söz konusu içeriklere tepki olarak Arnavutköy Temsilciliği tarafından ilgili kişi hakkında suç duyurusunda bulunulmuştur. Dinimize ve inançlarımıza yönelik her türlü hakaret, karalama ve aşağılayıcı söylemin karşısında olduğumuzu açıkça ifade ediyor, başlatılan hukuki sürecin sonuna kadar takipçisi olacağımızı kamuoyuna saygıyla bildiriyoruz" dedi. Açıklamasına devam eden Akın Altun, "Diğer taraftan, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir hukuk devleti olması sebebiyle sadece burada değil, hukuki mecralarda da bugüne kadar olduğu gibi bundan sonraki süreçte de milli ve manevi değerlerimizin her daim savunucusu olacağımızı; mukaddesatımıza saldıranların her daim bizi karşılarında bulacaklarını ifade etmek istiyoruz. İnançlara yönelik saygının, toplumsal huzurun en temel unsurlarından biri olduğuna inanıyor; ayrıştırıcı, nefret dili içeren ve toplumsal barışı zedeleyen her türlü söyleme karşı sağduyuyu ve sorumluluk bilincini ön planda tutmaya devam edeceğimizi vurguluyoruz" diye konuştu.