SPOR - 03 Aralık 2025 Çarşamba 19:45

Kocaelisporlu oyuncu Serdar Dursun camiadan özür diledi

A
A
A
Kocaelisporlu oyuncu Serdar Dursun camiadan özür diledi

Fenerbahçe-Galatasaray derbisini tribünden izlediği için tepki çeken ve sosyal medya paylaşımını silen Kocaelisporlu Serdar Dursun, yanlış anlaşıldığını belirterek camiadan özür diledi. Dursun, "Kanımın son damlasına kadar savaşıyorum. İçleri rahat olsun. Düzgün kişilikleriz" dedi.


Trendyol Süper Lig’in 14. haftasında Fenerbahçe ile Galatasaray arasında oynanan derbi mücadelesini tribünden takip eden Kocaelisporlu Serdar Dursun, taraftarın tepkisinden sonra sosyal medya hesabından paylaşımlarını sildi. Bugün kupa maçı öncesinde konuyla alakalı açıklama yapan deneyimli futbolcu, Kocaelispor için kanının son damlasına kadar mücadele ettiğini hatırlatarak, "Bizi maça Fenerbahçe Kulübü davet etti. Eski oyuncularını çağırdı. Ben de o yüzden orada, statta bulundum. Evim de yakın. Futbolu çok seven biriyim ve maçlara gider izlerim. Bu da büyük bir derbiydi. Fenerbahçe geçmişim de var. Bence maça gitmemde hiç bir sıkıntı yok. Her insan, her sporcu maçlara gitmeli" diye konuştu.



"Selçuk hocaya da yaptılar"


Türkiye’deki futbol iklimine değinen Dursun, "Türkiye’de bir algı var. Bir takımdan transfer oldun mu, eski takımına karşı müsabakalarda ’yatıyorsun’ derler. Bu durumu Selçuk hocaya da yaptılar. ’Galatasaray’ın 6 puanı garanti’ dediler. Galatasaray’a maç vereceğini düşündüler. Türkiye’de böyle söylemler var. 2026’ya giriyoruz ve bence artık bu zihniyetten vazgeçmemiz gerekiyor. Çünkü biz sporcular onurlu insanlarız" diye konuştu.



"Milat olsun ve artık böyle şeyler yapılmasın"


Tecrübeli oyuncu, sözlerine şöyle devam etti:


"Maç satmak ya da maçta yatmak veya kimin kiminle oynadığı beni ilgilendirmiyor. Ben Kocaelispor’un oyuncusuyum. Elimden geleni de yapıyorum. Bundan önce de Fenerbahçe’ye karşı oynadım. O gün gelince yine oynayacağım. İnsanlar artık saçma sapan yorumlar yapmasın. Bu tüm sporculara yapılıyor. Bu bir milat olsun; ne bir hocaya ne bir futbolcuya böyle şeyler yapılmasın."



"Bence tek hatam story paylaşmak oldu. Keşke paylaşmasaydım"


Bu konuda yaptığı tek hatanın paylaşım yapmak olduğunu belirterek pişmanlığını vurgulayan Serdar Dursun, "Orada da ekmek yedim. Mesela ben seneye izlemek için Kocaeli maçına gelsem yine bir tepki mi olacak? Başka yerde oynasam da Kocaeli’nin maçını gelip bu statta takip etmeyi isterim. Kötü bir şey mi yapıyorum. Oradaki tek hatam bence story paylaşmak oldu. Paylaşım yapmasaydım daha iyi olurdu. Keşke yapmasaydım. Bana sorun olduğu söylenince paylaşımımı kaldırdım. Tek bir Kocaelispor taraftarını incittiysem kusura bakmasınlar. Benim öyle bir zihniyetim yok" ifadelerini kullandı.



"Maçlara gitmek normalleşsin. Kocaelispor taraftarını kızdırmaya çalışıyorlar"


Kocaelispor taraftarının içinin rahat olmasını isteyen Serdar Dursun, sahada gösterdiği özveriye dikkati çekerek, "Nasıl mücadele ettiğimi görüyorsunuz. Kanımın son damlasına kadar mücadele ediyorum. Kafamda sorun oldu, ayağımda sorun oldu devam ettim. Benim için fark etmiyor. İçleri rahat olsun, düzgün bir kişiliğe sahibiz. Oramız buramız oynamıyor. Diğer sporcuları da rahat bıraksınlar. Herkes maçlara gitsin, müsabakaları takip etsin. Bu artık normalleşsin. Ben Almanya’da büyüdüm. Orada her şey normal. Maça gitmek, oraya buraya gitmek normal. Türkiye’de biliyorsunuz son günlerde iddia olayı da çıktı. Bu olay onun üzerine de geldi. Herkes bu konuya bağlamaya çalışıyor. Kocaelispor taraftarını kızdırmaya çalışıyor. Kocaelispor camiası rahat olsun. Ben her zaman kanımın son damlasına kadar bu kulüp için mücadele ederim" şeklinde konuştu.



Kocaelisporlu oyuncu Serdar Dursun camiadan özür diledi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Heyelan sonrası yapılan istinat duvarlarında çatlaklar oluştu Gümüşhane’de sanayi sitesinde yaşanan heyelanın ardından yapılan istinat duvarlarında çatlaklar oluştu, sanayi esnafı yeniden tedirgin oldu. Gümüşhane’nin Bağlarbaşı Mahallesi’nde bulunan sanayi sitesinde geçen Ağustos ayında meydana gelen heyelan öncesinde bölgede oluşan çatlakları fark eden esnafın ihbarı üzerine belediye ekipleri harekete geçmiş, heyelan riski nedeniyle 25 iş yeri tedbir amaçlı boşaltılmıştı. Heyelanın, bölgenin üst kısmında bulunan su deposundaki kaçaklardan kaynaklandığı iddia edilmişti. Heyelan sonrası bölgede yapılan çalışmalar kapsamında riskli alanlara belediye tarafından istinat duvarları inşa edilirken, aradan geçen sürede bu duvarlarda da çatlaklar meydana geldi. Yeni çatlakların ortaya çıkması sanayi sitesindeki endişeyi yeniden artırdı. Yeniden heyelan yaşanabileceği korkusuyla tedirgin olan bazı sanayi esnaflarının iş yerlerini taşıdığı öğrenildi. Aylardır süren belirsizlik nedeniyle mağdur olduklarını dile getiren esnaflar, yetkililerden kalıcı ve güvenli bir çözüm beklediklerini ifade etti. "Heyelanlı alanın hemen önünde çalışıyoruz ve tedirginiz" Sanayi sitesinde esnaflık yapan Okan Çakmak, "Yaklaşık 3 ay önce, işletmemizin önünde bulunan istinat duvarı dağdan gelen heyelan nedeniyle çöktü ve bu süreçte işletmemiz kapatıldı. Daha sonra heyelanlı alanın boşaltılması ve ön kısma istinat duvarı yapılmasının ardından işletmemizin yeniden faaliyete geçmesine izin verildi. Ancak buradaki çalışmalar tam anlamıyla tamamlanmış değil. Yol çalışmaları ve dağın içinden geçtiği söylenen suyun tahliyesi gibi işlemler henüz bitmedi. Bu nedenle yaşadığımız mağduriyet tam olarak giderilmiş değil. Ön tarafta işletmemizin önüne bir istinat duvarı yapıldı, dağın üst kısmına da yeniden bir duvar inşa edildi. Dağda şu an yeniden bir hareketlilik olup olmadığını teknik olarak bilemem; bunu yetkililer ve mühendisler daha iyi değerlendirecektir. Ancak gözle görülebilen bir çatlak var. Hareket olup olmadığını bilmiyorum ama bu çatlağı görmek insanı ister istemez tedirgin ediyor. Çatlak, işletmemizin tam karşı kısmında bulunuyor. Üst taraftaki istinat duvarı yapıldıktan sonra, dağın orta kısmında bir çatlak oluştu. Daha sonra bu durumu önlemek amacıyla ön tarafa da bir duvar yapıldı. Şu an bu çatlağın ilerleyip ilerlemediğini bilmiyoruz ancak gözle görülür şekilde mevcut. Bu durum ister istemez tedirginlik oluşturuyor. ‘Yeniden heyelan olur mu, işletmeler tekrar kapatılır mı?’ endişesi yaşıyoruz. Sonuçta biz buradan ekmek yiyoruz. Bu süreçte bazı esnaf arkadaşlarımız mağdur oldu; iş yerini kapatanlar, kirada olduğu için çıkanlar oldu ve bazı işletmeler boş kaldı. İnsanlar doğal olarak tedirgin. Çünkü biz burada, heyelan alanının hemen önünde çalışıyoruz" dedi.
Ankara ASO Başkanı Ardıç: "İhracat; sadece ürün satmak değil, güven inşa etmektir" Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) ihracat uzmanlığı dersinde deneyimlerini paylaşan Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, "İhracat; sadece ürün satmak değil, güven inşa etmektir" dedi. Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Seyit Ardıç, Ticaret Bakanlığı ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK) iş birliği protokolü kapsamında hayata geçirilen İhracat Akademisi İhracat Uzmanlığı Programı kapsamında, Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) ders verdi. ODTÜ’nün akademik geleneği içinde böyle bir programda kürsüye çıkmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren ASO Başkanı Ardıç, ihracatın yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını; güven, kalite, sürdürülebilirlik ve stratejik bakış açısı gerektiren uzun soluklu bir yolculuk olduğunu vurguladı. Ders kapsamında kendi iş hayatından ve ihracat yolculuğundan örnekler paylaşan Başkan Ardıç, dış ticarette kalıcı başarının temelinde güven ilişkilerinin yer aldığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: "İhracat; sadece ürün satmak değil, güven inşa etmektir. Kaliteyi sürdürülebilir kılmadan, beklentiyi doğru okumadan ihracatta kalıcı başarı sağlamak mümkün değildir." "Ankara savunma sanayinin kalbidir" Ankara’nın ihracat performansına da değinen Ardıç, başkentin son 20 yılı aşkın sürede ihracatta yaklaşık 10 katlık bir büyüme kaydettiğine dikkat çekti. Ankara’nın ihracatının 1,5 milyar dolar seviyelerinden 15 milyar dolara ulaştığını belirten Ardıç, Başkent’in Türkiye’nin en fazla ihracat yapan üçüncü ili konumunda bulunduğunu ifade etti. Savunma sanayi, havacılık, yazılım, medikal, makine, kimya ve elektronik sektörlerinin Ankara ihracatının omurgasını oluşturduğunu söyleyen Ardıç, yüksek teknolojili ürün ihracatında Ankara’nın payının yüzde 13’ün üzerinde olduğunu, bu oranın Türkiye ortalamasının oldukça üzerinde seyrettiğini vurguladı. Ardıç, Ankara’nın savunma sanayiinde 4,5 milyar dolar ihracat gerçekleştirdiğine de dikkat çekerek, "Ankara savunma sanayinin kalbidir" dedi. "Dış ticaret güvenle başlar; kalite, sürdürülebilirlik ve beklentiyi anlamakla büyür" İhracat Akademisi’nin, genç ihracat uzmanları ve sektör profesyonelleri açısından son derece kıymetli olduğunu ifade eden Ardıç, tecrübe paylaşımının Türkiye’nin ihracat kapasitesini güçlendiren en önemli unsurlardan biri olduğunun altını çizdi. Pazar çeşitliliğinin; iyi günlerde büyümeyi, zor günlerde ise ayakta kalmayı sağladığını vurgulayan Başkan Ardıç, "Dış ticaret güvenle başlar; kalite, sürdürülebilirlik ve beklentiyi anlamakla büyür" ifadelerini kullandı. Program sonunda katılımcıların sorularını yanıtlayan Ardıç, Ankara Sanayi Odası olarak katma değerli üretimi, ihracatı ve nitelikli insan kaynağını merkeze alan çalışmaları kararlılıkla sürdürdüklerini söyledi.
Yozgat İstanbul’dan memleketi Yozgat’a döndü, binlerce hayvan üreterek geçimini sağlıyor İstanbul’dan memleketi Yozgat’ın Şefaatli ilçesine dönen Hasan Şahan, kanatlı hayvan yetiştiriciliğiyle hem kendi geçimini sağlıyor hem de vatandaşlara uygun fiyatlı ürün sunuyor. Küçük bir başlangıçla çıktığı yolda bugün binlerce hayvan üretimine ulaşan Şahan, özellikle hindi üretimiyle dikkat çekiyor. Yaklaşık 10 yıl önce İstanbul’daki hayatını bırakarak Yozgat’ın Şefaatli ilçesine yerleştiğini belirten Hasan Şahan, kanatlı hayvanlara olan sevgisi nedeniyle bu alana yöneldiğini söyledi. İlk olarak 10-15 hayvanla işe başladığını ifade eden Şahan, bugün işletmesinde bine yakın hayvan bulunduğunu, bugüne kadar ise 10 ila 15 bin arasında hayvan üretip satışını gerçekleştirdiğini dile getirdi. "Kendi işimi severek yapıyorum" Köyde kendi işini yapmanın hem maddi hem manevi olarak daha kazançlı olduğunu vurgulayan Şahan, "İstanbul’da ya da Ankara’da asgari ücretle çalışmak yerine burada kendi işimi yapıyorum. Severek çalışıyorum ve güzel ekmek yiyebiliyoruz. İnsanların da bu işi yapmasını istiyorum, teşvik ediyorum" dedi. Şahan, Şefaatli Belediye Başkanı Zeki Bozkurt’un kendisine önemli destekler sağladığını belirterek, "Maddi anlamda zorlandığım dönemlerde başkanımızın çok desteği oldu. Barınma alanları, iş imkânları konusunda yanımda oldu. Kendisine teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Herkes yiyebilsin diye 2 bin liradan satıyorum" Bu yılı ‘hindi yılı’ ilan ettiklerini söyleyen Şahan, yaklaşık 3 bin 500 hindi yetiştirdiğini belirterek, piyasada 3 bin ile 3 bin 500 lira arasında satılan hindileri vatandaşların uygun fiyata tüketebilmesi için 2 bin liradan satışa sunduklarını kaydetti. Şahan, "Vatandaşlarımız ucuz hindi yesin istedik. Hindilerimiz 6-8 kiloya kadar çıkıyor. İsteyenler gelip canlı olarak görebilir, isterlerse temizlenmiş şekilde de alabilir" diye konuştu. İşletmesinde hindi dışında ördek, tavuk, kaz gibi birçok hayvan türünün bulunduğunu aktaran Şahan, müşteri taleplerine göre üretim çeşitliliğini artırabildiklerini ifade etti. Yerli kazların 2 bin liradan başladığını belirten Şahan, Çorum kazı, Alman mas kazı ve mamut kaz gibi farklı türlerin de bulunduğunu, fiyatların türüne göre değişiklik gösterdiğini söyledi. Gelecek yıl için de yeni planlarının olduğunu dile getiren Şahan, "Bu sene hindiye girdik, seneye de inşallah kaz sezonu olacak. Şu anda kaz ve tavuk satışlarımız devam ediyor" dedi.