ÇEVRE - 04 Mayıs 2026 Pazartesi 15:23

Kurban pazarını su bastı: Yüzlerce hayvanın apar topar tahliyesinde zor anlar

A
A
A
Kurban pazarını su bastı: Yüzlerce hayvanın apar topar tahliyesinde zor anlar

Kocaeli’nin Başiskele ilçesinde doluluk oranı yüzde 99’a ulaşan Yuvacık Barajı’nda tek kapağın kontrollü olarak açık tutulmasının ardından Kiraz Çayı taştı. Sular altında kalan kurban pazarındaki yüzlerce büyükbaş hayvan güvenli alanlara tahliye edilirken, mağdur olan üretici, "Hayvanlar perişan oldu, bazılarının ayakları zarar gördü" dedi.


Edinilen bilgiye göre, Yuvacık Barajı’nın doluluk oranının yüzde 99 seviyesine ulaşmasının ardından İSU yetkilileri tarafından kontrollü olarak tek baraj kapağı açıldı. Bölgede artan su debisi nedeniyle Başiskele ilçesi Doğantepe Mahallesi sınırlarından geçen Kiraz Çayı taştı. Çayın taşmasıyla birlikte nehir kenarında kurulan kurban pazar alanı kısa sürede sular altında kaldı. Büyükbaş hayvanların bulunduğu çadırların içine su dolması üzerine hayvan sahipleri ve görevliler panik yaşadı.


Olayın ardından bölgeye sevk edilen polis ve jandarma ekipleri, alanın kontrol altına alınması ve tahliye çalışmalarının düzenli yürütülmesi için güvenlik önlemleri aldı. Hayvanların zarar görmemesi için harekete geçen ekipler ve satıcılar, kurbanlıkları kamyon ve kamyonetlere yükleyerek güvenli bölgelere nakletmeye başladı.



"Hayvanlarımız perişan oldu"


Hayvanlarını kurtarmaya çalışan üreticiler ise zor anlar yaşadı. Pazarda 230 büyükbaş hayvanı bulunan kurbanlık sahibi, "230 büyükbaş hayvanım var. Su bastığı için onları çıkartıyoruz. Perişan oldu hayvanlar, bazılarının ayakları zarar gördü" dedi.


Mükkerrem Çınar ise "Erzurum’dan kurbanlık satışı için geldik. Dünden beri yağış var ve su taşkını oldu. Belediye hayvanları tahliye edecek. Şu an çok sıkıntıdayız. Belediye bize araçta tahsis etti, onlarda bize yardımcı oluyor. Hayvanları başka yere tahliye edeceğiz. 24 büyükbaş hayvanım var. Hayvanların çoğu satılmadı, nasıl olacak bilmiyoruz" ifadelerini kullandı.


100 büyükbaşı olan Muharrem Örs, "Baraj taştığı için burası su doldu. Kimsenin suçu yok, doğal afet bu, herkes elinden geleni yapıyor. Bizi başka yere tahliye edecekler" diye konuştu.


Ekipler, hem taşkının etkilerini azaltmak hem de hayvanların tamamen güvenli alana alınmasını sağlamak için çalışmaları sürdürüyor.



Kurban pazarını su bastı: Yüzlerce hayvanın apar topar tahliyesinde zor anlar

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum’da deniz çayırlarını korumak için proje başlatıldı Deniz Biyoloğu ve Sualtı Belgeselcisi Dr. Mert Gökalp, Bodrum’daki deniz çayırlarını korumak için "Yeşil Deniz Koruyucuları" adlı proje başlattıklarını söyledi. Eko Miras Derneği Kurucusu Deniz Biyoloğu Dr. Mert Gökalp, Bodrum çevresinde hayata geçirdiği Project Posidonia adlı çalışmayla kıyı ekosistemlerini tehdit eden yapılaşma tehdidi ve deniz çayırlarının önemi üzerine belgesel çekmiş, farkındalık çalışması yürütmüştü. Project Posidonia kapsamında "Bodrum Yarımadası Kıyıları ve Deniz Çayırları Analiz Raporu" da hazırlanarak, deniz çayırlarının tahribatı ortaya konuldu. Gökalp, tahrip olan çayırların yeniden yeşermesini sağlamak ve farkındalık çalışması yapmak için "Yeşil Deniz Koruyucuları-Green Rangers" adlı proje başlattıklarını duyurdu. Bugün Bodrum ODTÜ Mezunları Derneği’nde (BODTÜM) ilçede görev yapan basın mensuplarıyla bir araya gelen Dr. Gökalp, projeyle ilgili açıklamalarda bulundu. "Bodrum kıyılarının yüzde 50’si yapılaşmış" Bodrum’da deniz çayırlarının durumuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Gökalp, "Baktığımız zaman Bodrum’un yüzde 50’si kıyı anlamında yapılaşmış vaziyette ve önündeki deniz çayırları da bu yapılaşmanın etkisiyle direkt olarak veya endirekt olarak sökülmüş vaziyette. Ama bizim havadan yaptığımız analizler neticesinde gördük ki Bodrum’da ilk 10-15 metre içerisinde halen 2 bin 300 hektar deniz çayırı alanı var. Bunu deniz çayırlarının yaşadığı 40 metreye kadar koyarsak yaklaşık olarak 6 bin 500 hektar bir deniz çayırı alanı var. Bu alan ne sağlıyor biliyor musunuz bize? Bu alan oksijen sağlıyor, kıyıların korunmasını sağlıyor. Dalgaların enerjisinin azalmasını sağlıyor. Kumun çekilmemesini sağlıyor. Balıklara barınak sağlıyor, yavrulama alanı, üreme alanı sağlıyor. Birçok daha fazla etkisi var; karbon soğurulmasında, iklim değişikliğinde çok önemli birtakım etkileri var deniz çayırlarının. Şimdi bu elimizden alındığı zaman ne oluyor? Ekonomik olarak, ekolojik olarak kayıplar yaşıyoruz. Balıkçılığımız yavaş yavaş bitiyor aşırı balıkçılıkla beraber. Kirlilikle beraber denizlerin bereketi gidiyor, kimyası gidiyor. Siz zaten atıkları basıyorsunuz, bu deniz çayırları o atıkları da temizliyor, bakterileri ve virüsleri de temizliyor içerisinden. Turizm anlamında parlaklık azalıyor, yani görüş azalıyor. Deniz çayırı olmazsa eğer kirlilik anlamında partikül sayısı artıyor" dedi. Deniz çayırlarını korumanın turizmle doğrudan bağlantısı olduğunu dile getiren Gökalp, "E bu durumda ne yapmanız lazım? Sizin balığı korumak için, insanın yaşamını korumak için deniz çayırlarını korumanız gerekiyor. Bunu da nasıl yaparsınız? Koruma alanlarıyla yaparsınız. Bunu nasıl yaparsınız? İsterseniz 5 yıldızlı, 7 yıldızlı bir turizm tesisi olun, önünüzdeki deniz çayırlarını koruyarak yaparsınız. Çünkü bunu yapmazsanız 5-10 sene içerisinde, bunu bir bilim insanı olarak, belgeselci olarak söylüyorum, turizm tesisinize gelecek kimse kalmayacak. Neden? Ekoturizmi desteklemediğiniz için Yunanistan’daki, Hırvatistan’daki iyi, sorumlu, vicdanlı turizm sizi geçmiş olacak" diye konuştu. "Kaybı geriye getirme şansımız var" Deniz çayırlarını korumak ve bu konuda farkındalığı arttırmak için eğitim seferberliğinin bir üst noktaya ilerletilmesi gerektiğini anlatan Dr. Mert Gökalp, başlatılan projeye ilişkin şunları söyledi: "Bizim deniz koruyucuları yetiştirmemiz lazım. Yani denizinden, kıyısından, karasından, her tarafından sorumlu olan vicdanlı gençler, bilimciler, kamu personeli yetiştirmemiz lazım. Yani vatandaş olarak topluca korumak gerekiyor. Bunun için de biz ’Yeşil Deniz Koruyucuları-Green Rangers’ diye bir proje başlatıyoruz. Neden burada? Çünkü en fazla rantın olduğu yer, en fazla çatışmanın olduğu alan ama en fazla da potansiyelin olduğu alan. Çünkü sen bu deniz çayırını koruyabilirsen, eğer korumayı başarırsan çok ciddi potansiyeli var Bodrum’un. Bu giden kaybı geriye getirme şansımız var. Pozitif bakmalıyız her şeye. İşte bu Green Rangers ile beraber umarım bu kayıp alanlarda çayır restorasyonu yapacağız. Oradaki çayırları biraz daha geliştirmeye başlayacağız korumayla beraber. Çünkü koruma en önemli bölüm. Ardından hayalet ağlarını toplayacağız, plastikleri toplayacağız." Herkesi bu projeye katılmaya davet eden Dr. Mert Gökalp, şu çağrıyı yaptı; "Gelin Green Rangers olarak, Project Posidonia olarak, Bodrum ODTÜ Mezunları Derneği olarak, bu işe gönül vermiş insanlar olarak belediyemizle beraber, diğer STK’larla beraber, kurumlarla beraber gelin hep beraber ya bu işe bir el atalım. Beraber olalım; Türkiye’de hep ayrılır ya insanlar, ya biz birleşelim istiyorum. Gelen hep beraber şu işi bir değiştirelim. Çünkü eğer bunu yapmazsak 5 sene içerisinde, bakın en fazla 5 sene içerisinde Bodrum’un turizmi çökecek."