GÜNDEM - 28 Haziran 2024 Cuma 11:30

Pandemiden sonra tüketimi ikiye katlandı, duyan şaşırıyor

A
A
A
Pandemiden sonra tüketimi ikiye katlandı, duyan şaşırıyor

KOCAELİ (İHA) – Pandemi öncesinde Türkiye’de temizlik kağıtlarının kullanımı kişi başı 5 kilogramdan, pandemiyle birlikte 8 kilogramlara çıktı. Avrupa’da bu rakam 20 kilogram, Amerika’da ise 25 kilogramları buluyor.


Pandemi ile birlikte hayatımıza birçok yeni alışkanlık girerken, kullanımında artış yaşanan ürünlerin başında temizlik kağıtları geldi. Pandemi öncesi kullanımı kişi başı 5 kilogramdan, pandemiyle birlikte 8 kilogramlara çıktı. Avrupa’da bu rakam 20 kilogram, Amerika’da ise 25 kilogramları buluyor.


Kağıt endüstrisinin ilk uluslararası fuarı olan Paper Eurasia Fuarı kapılarını açtı. 26-28 Haziran tarihleri arasında İstanbul Fuar Merkezi’nde (İFM) düzenlenen ilk uluslararası Paper Eurasia Fuarı’na, geliştirdikleri modern üretim hatlarıyla Kocaeli’de bulunan DDC Makine’de katıldı.



Kullanım 5 kilodan, 8 kiloya çıktı


Türkiye’de temizlik kağıdı kullanımının arttığını ifade eden DDC Makine Yönetim Kurulu Üyesi Akın Ertekin, Türk toplumunun temizlik kağıdı kullanımında Batı Avrupa’nın gerisinde olduğunu da ifade etti. Ertekin, kağıt havlu, temizlik kağıdı ve tuvalet kağıdı tüketiminin Türkiye’de kişi başı 5 kilogramdan 8 kilogramlara çıktığını dile getirdi. Temizlik kağıdı kullanımı hakkında açıklamalarda bulunan Akın Ertekin, “Türkiye olarak pandemi öncesinde 5 kilogram seviyelerinde bir tüketimimiz vardı kişi başı. Pandemiyle bu 8 kilograma çıktı. Ama açıkçası hala batı dünyasının ortalamasının gerisindeyiz. O Avrupa’da 20 kilogram üzerinde Amerika’da bu 25 kilogramlara buluyor. Daha gidecek aslında yolumuz var ama Türk toplumu olarak temizlik kağıdını kullanımımız gittikçe artıyor. Alışkanlıklarımız da değişti, yani ev hanımlarına bakarsanız eskiden tekstil havlusu kullanırken bugün evlerde kağıt havlu tüketimin ciddi anlamda artış göstermiş vaziyette. Biz de açıkçası sektörde bu anlamda iyi bir yer ediniyoruz. Dünyada temizlik pandemiyle birlikte çeşitlendiği ve kullanımda arttığı için bizim makinelerimiz de ciddi anlamda rağbet görmeye başladı. Tuvalet kağıdı, kağıt havlu ürünlerini yapan makinaları yapan firma sayısı da gerçekten çok az. Bunu iyi yapan firma hemen hemen hiç yok. Biz dünyada lider firmalardan biriyiz bu konuda. Tamamen Türk mühendislerinin tamamen yerli üretimi makine bu. Ciddi anlamda Türkiye’nin ekonomisine de katkı sağlayan bir amacımız ve çalışmamız var. Hem Türkiye’ye dışarıdan gelen bu tip makinelerin bir anlamda birazcık önünü kesiyoruz hem de ciddi anlamda ihracat yapıyoruz. 85 milyonluk bir ülkede her geçen gün kilo başı tüketimin artması yeni kağıt fabrikalarının kurulmasına da açıkçası imkan sağlıyor. Onların yeni kağıt fabrikaları demek bu malların yeni tuvalet kağıdı ve havlu gibi peçete gibi ürünlere dönüştürülmesi demek. O yüzden daha yolumuzun uzun ve güzel olduğunu düşünerek açıkçası faaliyetlerimize devam ediyoruz” dedi.



“Türkiye’de ciddi anlamda döviz kazandıran bir firmayız”


Firma olarak Türkiye’ye ciddi anlamda döviz kazandırdıklarını ifade eden Akın Ertekin “Kağıt fuarı Türkiye’de aslında birçok fuar yapılıyor ama kağıda özgü ilk defa böyle bir fuar düzenlendi. Güzel de geçiyor, ilk defa ilk fuar olmasına rağmen. Biz genel olarak DDC Makine olarak dünyanın her yerinde fuarlara katılıyoruz. Türkiye’de de çeşitli fuarlara katıldık ama ilk defa yapılan fuar için çok verimli bir fuar olduğunu düşünüyorum. Biz kağıt sanayinde temizlik kağıdı konfeksiyon makineleri yapıyoruz. Yani açıkçası tuvalet kağıdı kağıt havlu gibi ürünleri üreten makineleri yapıyoruz. Kağıt sanayi Türkiye’de çok ciddi anlamda büyüyor. Biz de firma olarak ihracatımızla hem de Türkiye’nin dışarıya bununla ilgili ithal ürünlerin gelmesinde de açıkçası birazcık engel oluyoruz diyelim. Çünkü kaliteli ve çok iyi makineler yapıyoruz. Bu anlamda da cari dengeli aşağıda bir belki bir anlamda destek oluyoruz diye düşünüyorum. Makinelerimiz dünyanın her yerine ihracat yapan bir firma olarak çok çeşitli yerlerde kullanılıyor. Türkiye’de ciddi anlamda döviz kazandıran bir firmayız” diye konuştu.



Pandemiden sonra tüketimi ikiye katlandı, duyan şaşırıyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Başkan Kul: "Vatandaşımızın her bir kuruşu bize emanet" Samsun’un Terme Belediye Başkanı Şenol Kul, "Vatandaşımızın her bir kuruşu bize emanettir ve biz bu emanetin bekçisi olmaya devam edeceğiz" dedi. Başkan Şenol Kul, Mart ayı Meclis Toplantısı’nda gündeme dair açıklamalarda bulundu. Belediye binasının yıkım süreci ve tadilat masrafları üzerinden yürütülen dezenformasyon çalışmalarına tepki gösteren Başkan Kul, şeffaf belediyecilik vurgusu yaptı. Belediye binasının yıkılacağı bilinmesine rağmen içine fahiş masraflar yapıldığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirten Başkan Kul, "Siyaset nezaket ve dürüstlük işidir; iddiayı ortaya atan, ispatla yükümlüdür. Birileri bir şey yazıyor ve herkesin buna inanması bekleniyor. Göreve geldiğimiz günden bugüne kadar binamızda yapılan tüm tadilatların toplam bedeli sadece 1 milyon 300 bin TL civarındadır. 15 milyon TL gibi hayali rakamlarla kamuoyunu yanıltmaya çalışanlara en güzel cevabı resmi kayıtlarımız vermektedir. Vatandaşımızın her bir kuruşu bize emanettir ve biz bu emanetin bekçisi olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Terme’nin çehresini değiştirecek Büyük Meydan Projesi ve diğer vizyon yatırımların hayata geçmesinde güçlü bir iş birliği yürüttüklerini ifade eden Başkan Kul, destekleri için Samsun’un siyasi liderlerine teşekkür etti. Başkan Kul, "İlçemizdeki dev projelerin hayata geçmesinde ve Terme’ye kazandırılan her hizmette bizlerden desteğini esirgemeyen Milletvekilimiz Mehmet Muş ile Samsun Büyükşehir Belediye Başkanımız Halit Doğan’a Terme halkı adına canıgönülden teşekkür ediyorum. Mevcut esnafımızı da gözeterek attığımız bu adımlarla, şehrimizin yarınlarını el birliğiyle inşa ediyoruz" şeklinde konuştu.
Erzurum AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok gündeme dair önemli açıklamalar TBMM Genel Kurulunda İYİ Parti’nin grup önerisi üzerine AK Parti Grubu adına söz alan Önceki Dönem İçişleri Bakanı, AK Parti Erzurum Milletvekili Selami Altınok gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Altınok, konuşmasında şu ifadelere yer verdi: "Maalesef, bölgemiz bir ateş çemberi içerisinde ama bu ateş çemberi içerisinde olmak bugünün meselesi değil sadece; İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra Batılı emperyalist devletlerin İsrail’in kuruluşunu sağlamalarından sonraki süreçte Orta Doğu’da kan ve gözyaşı hiçbir zaman durmadı. Maalesef, akmaya devam ediyor; daha bundan altı ay öncesine kadar burada İsrail’in Gazze’deki Filistinlilere yapmış olduğu katliamı konuşuyorduk; 70 binin üzerinde insan, büyük bir kısmı kadın ve çocuk olmak üzere katledildi ama kimsenin, Batı değerlerini savunduğunu iddia eden Batılı devletlerin hiçbirisinin hemen hemen sesi çıkmadı. Bugün de yine İran gibi Orta Doğu coğrafyasının en kadim devletlerinden bir tanesine İsrail- Amerika iş birliğiyle saldırılıyor. Sebep ne? "Nükleer silahı olmasın ve balistik füzeleri olmasın." Bunu diyen ülkeler hem nükleer silaha sahip hem de balistik füzelere sahip, en güçlü silahlara sahip ülkeler. ‘Bizde olacak, bir başkasında olmayacak. Biz mahallenin kabadayısı olacağız, bir başkası sesini çıkaramayacak’ anlayışıyla çoluğu çocuğu, insanları katletmeye devam ediyorlar bu mübarek ramazan gününde. Bütün bu gelişmeler neticesinde, değerli arkadaşlar, ülkemiz açısından en büyük avantajımız Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın küresel vizyonu sayesinde ülkemizi, devletimizi bu ateş çemberinin dışında tutabilme gayretimiz ve başarımızdır diye düşünüyorum. İsrail’in niyetini biliyoruz, arzımevut niyetlerini de biliyoruz, İran’la kalmayacaklarını da biliyoruz; Orta Doğu coğrafyasında güçlü, kendilerine rakip olabilecek, kendilerine "hayır" diyebilecek bir devletin var olmasını istemediklerini biliyoruz. Buna göre, yirmi üç yıldır Ak Parti hükûmetleri döneminde çok büyük işler yapmış olmamıza rağmen en önemli işimiz savunma sanayi noktasında ülkemizi getirdiğimiz çok muazzam noktadır. Eksikliklerimiz yok mu? Tabii ki var eksikliklerimiz. İnşallah Kaan’ı da kendi savaş uçaklarımızı da başka alanlardaki ihtiyaç duyduğumuz diğer silahlarımızı da en kısa sürede, en gayretli bir şekilde üretme ve savunma sanayi noktasında dışa bağımsız olma oranımızı, yüzde 80’lere çıkardığımız o oranı, yüzde 90’lara, 95’lere çıkarabilme gayretini özellikle göstermekteyiz, o gayreti göstereceğiz. Buradaki en önemli işimiz Türkiye’deki 86 milyon insanımızla bir ve beraber olabilme noktasındaki gayretimizi devam ettirebilmemizdir. Farklı siyasi partilerde olabiliriz, farklı siyasi fikirlerimiz olabilir ama ortak noktamızın Türkiye Cumhuriyeti devleti ve 86 milyon insanımızın iyi ve sağlıklı bir memlekette, sağlıklı bir ortamda, güvenli bir ortamda yaşayabilmelerini sağlamak olduğunu hepimizin bilmesi lazım gelir. Bu noktada, özellikle terörsüz Türkiye çalışmalarında hemen hemen bütün siyasi partilerin katılımıyla ortak noktalarda buluşulabildiğini göstermiş olan bu Türkiye Büyük Millet Meclisinin bundan sonraki çalışmalarda da ülkemizin menfaati, milletimizin geleceği adına atılabilecek olumlu adımlarda birlik ve beraberlik içerisinde hareket edeceğine inanıyorum.’’