SPOR - 07 Nisan 2026 Salı 09:36

Selçuk İnan: "Artık ‘Bu işi üst perdede yapacağım’ diyorum"

A
A
A

Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, "Futbolu bırakacak olmak denizin dışında balık olmak gibi hissettiriyordu. Nefes alamıyordum. Bu alanda kalmak istedim. Sahanın dışını yönetmek ise bambaşka ve zor. Futbolculuktan gelmiş olmamın avantajı var. İyi ki teknik direktör olmuşum. Çünkü işimi çok seviyorum. Hocalık beni daha hızlı olgunlaştırdı. Başladığım günden bu yana daha özgüvenliyim. Artık ‘Bu işi üst perdede yapacağım’ demeye başladım" dedi.

Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan futbolculuk kariyerini noktalayacağı dönemde yaşadığı zorlukları, sonraki hayatında sürdüreceği meslek seçimini neye göre yaptığını, kendini nasıl geliştirdiğini, teknik direktörlük için elzem olan parametreleri ve teknik direktörlüğün kişiliğine etkisini ve teknik ekibini İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı. 2020 yılında futbolculuk kariyerini noktalayarak antrenörlüğe başlayan Selçuk İnan; Galatasaray, Kasımpaşa ve Gaziantep’ten sonra Haziran 2025’te Kocaelispor’da göreve başladı. Körfez ekibinde yakaladığı başarı grafiğinin ardından sözleşmesini 2 yıl daha uzatan Selçuk İnan teknik direktörlük üzerine bilinmeyen yanlarını ortaya koydu.

"Futbolu bırakacak olmak denizin dışında balık olmak gibi hissettiriyordu"

Sevdiği işi yaparak para kazandığı için şanslı olduğunu ifade eden Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, "Biz hayatta şansı olan insanlardanız. Çünkü çok sevdiğimiz bir işten para kazanıyoruz. Bu işe başlarken aklımızda para kazanmak yoktu. Ama futbol oynamayı, sahada olmayı çok severken aynı zamanda profesyonel olup para da kazanmak bizim için önemli ve güzel bir şey. Benim futbolculuk dönemim çocukluğumda başladı. Başka bir iş yapmadık, yapamadık. Bütün hayatımızı bu işe vermiştik. Artık belli bir yaşa gelip futbolu bırakma zamanım geldiğinde bunun üzerine çok fazla düşünmeye başladım. Sahanın dışında olmak; bir balığın denizin dışında olması gibi hissettiriyordu. Nefes alamıyordum. Futbola çok kafa yordum, saha içinde de, dışında da. Anlamaya çalıştım. Arkadaşlarımı bir şekilde yukarı çekmeye, onlara yardım etmeye çalıştım. Futbolu bıraktıktan sonra da hocalık yapmam gerektiği kanısına vardım" dedi.

"İyi ki teknik direktör olmuşum. Çünkü bu işi severek yapıyorum"

Farklı bir mesleğe yönelmek yerine neden teknik direktör olmaya karar verdiğini açıklayan Selçuk İnan, "Bilgilerim, birikimlerim vardı. Tabii ki çok şey öğrenmem gerekiyordu. Tecrübelenmem gerekiyordu. Hocalık farklı bir alan. Eğitimlere devam etmem gerekiyordu. Bir yandan da kendi ülkeme bu alanda da hizmet etmeye devam etmem gerekiyor diye düşündüm. Genç kardeşlerime yol gösterici, futbola teşvik edici, onları ortaya çıkarıcı olarak, ne derseniz deyin bu alanda da olmak istedim. İyi ki de olmuşum. Çünkü bu işi severek yapıyorum" ifadelerini kullandı.

"Bu iş sevda, hırs ve başarma isteği işi. Hepsi bende mevcut"

Ekibiyle birlikte yaptıkları iş üzerine çok zaman harcadıklarının altını çizen genç teknik adam, "Türk futboluna ufak da olsa katkımız olursa ne mutlu bize. Bu sevda işi, sevgi işi. Başka meslekleri yapmak konusunda ise tabii ki o yönde seçim yapan başka arkadaşlarıma saygı duyuyorum. Çok zor bir iş bu, özellikle hocalık. Birçok arkadaşım ‘Bu kadar zor bir mesleği yapmak neden?’ diye soruyor. Sevda işi, hırs işi, başarma isteği işi. Bunlar da bende mevcut, en azından şimdilik. Hocalığa da böyle karar verdim" şeklinde konuştu.

"Sahanın dışını yönetmek bambaşka bir alan. Kolay iş değil"

Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, futbolculuğunun teknik direktörlüğüne etkisini "Bu konuda söyleyeceklerim sadece benim için geçerli değil. Benim gibi hocalığa yeni başlayan bütün hocalarda bu gerçekleşen bir durum. İstediğimiz kadar sahanın içinde etkili olalım, iyi futbolcu olalım, kaptanlık yapalım, en nihayetinde sahanın dışını yönetmek bambaşka bir alan. Elbette ki futbolculuğumun avantajları oldu. Bütün hayatım boyunca oynadığım her takımda kaptanlık yapmış olmak, bir yerde liderlik yapmış olmak bir avantaj ama sahanın dışını, oyuncuları yönetmek, oyuncuların her türlü sorunlarına ortak olmak, istediklerinizi yaptırmak, ikna etmek, kendinize saygı duyulmasını sağlamak, onları sevmek ve karşılığını istemek... Çok çeşitlendirebiliriz. Çok kolay işler değil. Ama her gün bunlarla ilgili kendimizi geliştirmeye, öğrenmeye devam ediyoruz. Eğitimlere gidiyoruz" sözleriyle anlattı.

"Özgüvenim arttı ve artık bu işi üst perdede yapacağım demeye başladım"

Teknik adamlık kariyerinin ilk yılıyla şimdiki zaman arasında kendisindeki değişimi anlatan ve nasıl bir teknik direktör olduğu üzerine de samimiyetle yanıtlar veren Selçuk İnan, "Çok sevdiğim, saygı duyduğum hocalarım var, onlarla istişare ediyoruz. Yurtdışına gidiyor; merak ettiğimiz yeni sistemleri, yeni gelişmeleri takip ediyor, hepsiyle bir şekilde bağlantı kurmaya çalışıyoruz. Kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Bu işi yapmaya devam ettiğim sürece bu hep böyle devam edecek. Başladığım an ile şu anki ben arasında kendimde; daha özgüvenliyim ve ‘Evet, artık hocalık yolunda kendimi iyi hissediyorum ve ben bu işi üst perdede yapacağım’ demeye başladım. İnşallah bu düşünce devam eder" dedi.

"Teknik direktörlük beni daha hızlı olgunlaştırdı"

Teknik direktörlüğün kişiliğine etkisini de değerlendiren İnan, "Kesinlikle teknik direktörlük beni daha hızlı olgunlaştırdı" paylaşımında bulundu. İnan konuyla ilgili olarak konuşmasının devamında, "Aslında oyunculuk dönemimde diğer arkadaşlarıma göre biraz daha ağır profil çizmiş olabilirim. Bu benim karakterimden kaynaklanıyor. Ama hocalık farklı parametreler barındırıyor. Bunlara uygun olmanız ve uygun davranmanız gerekiyor. İyi taraflarını konuşuyoruz ama bu işin bizde kısmen eleştirilebilecek tarafları da oluyor. Bunu da ben kendimde şöyle görüyorum; bazen agresif olabiliyorum. Futbolculuğumda bu halimi insanlar sahada fazla görmediler ama asıl görünmeyen tarafta ben buydum. Hep bu şekilde davranıyordum. Kazanma ve başarma isteği sizi bazen agresiflik konusunda yukarı çekebiliyor. En nihayetinde her şeyden önemlisi; hakaret etmemek, fiziki müdahalede bulunmamak, ne olursa olsun karşıdakini rencide etmemek. Yoksa isyan etmek, bağırmak, sıkıntılı ya da haksızlığa uğradığınız durumlarda reaksiyon vermek hayatımızın parçası. Devam edecek, bu iş böyle" diye konuştu.

"Futbolculuktan gelmiş olmamın avantajı var"

Son dönemlerde futbol oyun sistemleri, formasyonlar ve taktikler üzerinden ifade edilen başarı ve çağın gerisinde kalmak konusuna değinen Selçuk İnan teknik direktörlerin okullu-alaylı ayrımını da doğru bulmadığını belirtti. Genç çalıştırıcı bu konuda şöyle konuştu:

"Son dönemlerde bu tartışmalar artık yok gibi. Bu tartışmaları çok da doğru bulan biri değilim. Yerli-yabancı, büyük- küçük, tecrübeli – tecrübesiz, genç- yaşlı hepsinin belli başlı yerlerde önemi var ama hocalığın başka birçok önemli parametresi var. Ama kendi adıma rahatlıkla ‘Futbolculuktan gelmiş olmanın avantajı var’ diyebilirim. Her anı yaşadık. Oyuncuların ne hissettiğini biliyoruz, en azından yönetme açısından. Antrenman metotlarını biliyoruz. Son dönemlerde artık tamamıyla her şeye hakimiz, bütün veriler elimizde var. Oyuncular da bunları biliyor. Antrenman bittikten sonra bütün fiziksel veriler, videolar paylaşılıyor. Herkes her şeyin farkında. Hocalığa başlamak istiyorsanız bunlar bir adım öne taşıyor."

"Tüm parametreler bir araya gelince iyi bir hoca ya da ekip ortaya çıkıyor"

Kocaelispor’da başarılı bir sezon geçiren Selçuk İnan futbolun içinden gelmeyen teknik direktörlere saygının büyük olduğunu söyledi. İnan, "Eğer futbolun içinden gelmiyorsanız ve dışardan bir hoca olmak istiyorsanız -ki çok büyük emek istiyor- eğitim dahilinde sürekli dışardan kurs ya da antrenmanları seyrederek kendinizi geliştirmeye ve işin içinde olmaya çalışıyorsunuz. Kolay iş değil. O yüzden onlara çok büyük saygım var. En nihayetinde bir takım oluşturmak öyle bir şey ki birçok parametresi var; oyuncuların transferinde söz sahibi oluyorsunuz. İstediğiniz oyuncular, fiziksel özellikleri, farklı metotlar var, çalışma sistemleriniz var, ekibiniz var. Hepsinin birleşiminde iyi bir hoca ya da ekip ortaya çıkıyor. Alaylı ya da akademik diye dışardan ayrılabiliyor. Son zamanlarda bu fazla dile getirilmiyor ki öylesini doğru buluyorum. Artık ne kadar çalışırsanız, bilgilere ne kadar çabuk ulaşırsanız, doğru bilgileri oyunculara ne kadar hızlı şekilde aktarırsanız bir şekilde yolunuz açılır diye düşünüyorum. Bu bağlamda da bu işi yapmak isteyen bütün hocalarımıza başarılar diliyorum" dedi.

"Türkiye’de ekip oluşturmak kolay değil"

Futbolda mevzunun çağı yakalamak olduğunun altını çizen Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan son olarak ekibinin kalitesine değindi ve şu sözleri kaydetti:

"Zaten mevzu çağı, gelişimi, değişimi yakalamak. Bu ekip işi, Türkiye’de çok kolay oluşturabilir bir şey değil. Ama ben çok şanslıyım. Çünkü gerçekten uzun yıllardır beraber olduğum ekibim var. 20 yıl önce hocalığımı yapan hocalarım benimle beraber. Ki onların hepsi aynı zamanda akademisyen. Akademik tarafı olan, bilimsel çalışmaları olan, tez yazan değerli isimler. Onlarla aynı ortamda çalışma fırsatı yakaladım. Sahanın içinden gelen ekibimden eski oyuncular var. Kariyerli oyuncular var. Çok iyi performans antrenörüm var. Hemen anı, son gelişimleri ve teknolojileri anında takip edebiliyorum. Bu bizim için avantaj. Bu konuda şanslı hissediyorum."

Gönül Efe - Refik Fidan - Fehime Kartal

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ‘Kul Dilemma’ filminin galası ilgiyle karşılandı Beyoğlu’ndaki Tarihi Atlas Sineması’nda ‘Kul Dilemma’ filminin galası yapıldı. 10 Nisan’da vizyona girecek filmin galasını oyuncular ve davetliler birlikte izledi, film ilgiyle karşılandı. Beyoğlu’nda bulunan Tarihi Atlas Sineması içerisinde 10 Nisan’da izleyiciyle buluşacak olan ve izleyenlere farklı türden gerilim yaşatmayı hedefleyen "Kul Dilemma" filminin galası gerçekleşti. Galaya filmin Yönetmeni Mehmet Emin Yıldırım, Yapımcı Tufan Şengül, filmin oyuncularından Mustafa Konak, Yiğit Çelebi, Gürkan Öz, Özlem Çınar, Sadi Celil Cengiz, Tayfun Sav ve çok sayıda davetli katıldı. 3 gün sonra vizyonda olacak film, gösterimde katılımcılardan büyük beğeni aldı. "Çok güzel bir iş çıkardığımızı düşünüyorum" Mehmet Fetihler Sultanı dizisiyle ekranlarda bilinen genç ve yetenekli oyuncu Mustafa Konak, filmdeki oynadığı karaktere ve film sürecine değindi. Konak, "Karakter güzel bir karakterdi yani hiç konuşmamasına rağmen o sahnedeki derinlikleriyle beni etkileyen bir karakter oldu. Bu role uygun görüldüm, bu sayede şu an buradayım. Böyle bir filmde yer almak benim için çok kıymetli bir deneyim. Yani Kemal karakterinden bahsedecek olursam konuşmayan, filmde de hiç konuşmuyor zaten, daha böyle kendi kafasında hayat yaşayan bir karakter. Ekipteki herkes çok güzeldi. Çok güzel bir iş çıkardığımızı düşünüyorum. Emeği geçen tüm ekibe, yönetmenimize, yapımcımıza herkese çok teşekkür ediyorum" dedi. Mehmet Fetihler Sultanı dizisi hakkında kendisine yöneltilen soruya ise Konak, "Orası hakkında konuşmasak daha iyi olur çünkü şu an Kul filmine geldik madem, burayla konuşalım o zaman hiç oraya girmeyelim" yanıtını verdi. Sanatçı Tayfun Sav ise oynadığı karaktere ve filmin diğer projelerden farklı olduğuna değinerek, "Bu rol gerçekten benim arzu ettiğim bir karakterdi ve kasta uygun bir rol. Okuma provasında baktığımız zaman gerçekten insanlar kendi karakterlerin içindeki rollere cuk oturuyordu. Küçük oyuncumuz da çok şekerdi, çok sevimliydi. Bir de sürpriz oyuncularımız var. Hayatın parçasında olan renklerden bir tanesi. Rolüm biraz müzik gibiydi. O müziğin içinde şartlar ve koşullar insanı olduğu için performansımız daha da güzel oldu. Takdir seyircinin. Korku ve gerilim filmi Türkiye’de korku üzerine kuruluyor. Bu bir tık üstü, gerilimin daha farklı bir versiyonu. Seyirci gerilime yönelirse aralanan hikayeler çok daha farklı oluyor. Gizemli, ihtiyacı olan bir film bu ve benim düşünceme göre biz bir ilki başlattık. Devamı da gelir başka yapımcılar tarafından" dedi. "Farklı farklı türlerde işler yapmak istiyoruz" Farklı türden işler ortaya koymak istediğini dile getiren filmin yapımcısı Tufan Şengül, "Bu bizim ilk projemiz, heyecan doluyuz. Amacımız sektörde yetenekli işler yapmak. Farklı farklı türlerde işler yapmak istiyoruz ve kendimizi sektöre farklılıklar getireceğiz. Birincil amacımız bu" dedi. "Mustafa yakışıklı, işini bilen, işinde gerçekten büyük şeyler yapan bir kardeşimiz" Genç oyuncu Mustafa Konak’ın içerisinde bulunduğu projeyi desteklemek amacıyla galada bulunduğunu söyleyen oyuncu Mustafa Kaya ise, "Vallahi biz şu an Şehzade Mustafa’nın yeni çektiği projeye destek amaçlı buradayız. İzlemedik, inşallah güzel bir iş çıkmıştır. Yani herkese emeğine sağlık. Gerçekten inanıyorum, güzel bir proje olmuştur. Mustafa bizim canımız. İnşallah iyi bir izlenim bırakır. Mustafa yakışıklı, işini bilen, işinde gerçekten büyük şeyler yapan bir kardeşimiz" şeklinde konuştu. "Mustafa burada da elinden gelenin en iyisini yapmıştır" Mustafa Konak’a desteğini belirten oyuncu Ümit Çırak ise, "Ben bugüne kadar Mustafa’nın bir sürü projesinde kendisine elimden geldiğince destek olmaya çalıştım. Bu projede birlikte çalışmadık ama bundan önceki bir sürü projesinde birlikte çalıştık. Kendisine elimden geldiğince destek olmaya çalıştım. Bu yıllardır devam eden birliktelik, epey bir yıldır birlikte devam ediyoruz. Biliyorum ki Mustafa burada da elinden gelenin en iyisini yapmıştır. Umarım bütün seyirciler de onun yeteneğini ve oyunculuğunu beğenirler. İyi seyirler diliyorum" dedi. "Türkiye seyircisinin çok alışık olmadığı bir şeyi yapmaya çalışıyorum" Son olarak konuşan filmin yönetmeni Mehmet Emin Yıldırım, "Bu projenin en önemli özelliği Türkiye’de gerilim yapmaya çalışmak. Tam korku değil, dramatik anlatı yapısını kullanıyorum ama birilerini korkutmaya da çalışmıyorum. Arada böyle gerginlik oluşturarak Türkiye seyircisinin çok alışık olmadığı bir şeyi yapmaya çalışıyorum. Bence en büyük farkı bu. Mustafa çok yakışıklı bir çocuk. Yüzü çok güzel. İki tane farklı ifadeyi kullanabilir. Hem güzel yüzlülüğü yakışıklı, kastına uygun hem de isterseniz onun gözlerini büyük gösterip daha iyi bir oyunculukla korku ve gerilim filmlerinde oynatabilirsiniz. Dramatik anlatıyı istediğiniz gibi yönlendirebileceğiniz bir yüze sahip. Ayrıca iyi bir oyuncu. Bizim filmimizde oynadığı için çok teşekkür ederim, çok mutluyum. Bence güzel iş yaptık" dedi.
Konya Selçuklu’da Dünya Sağlık Günü’nde anlamlı iki açılış Konya’nın merkez Selçuklu İlçe Belediyesi, sağlık alanındaki yatırımlarına yenilerini ekleyerek 7 Nisan Dünya Sağlık Günü’nde anlamlı iki açılış gerçekleştirdi. İlk Adım Ebe Gebe Okulu’nun ikincisi ile Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi’nin açılışı Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu tarafından gerçekleştirildi. Selçuklu Belediyesi sağlık alanındaki yatırımlarını sürdürerek ilçenin sağlık altyapısını güçlendiriyor. Bu alanda önemli projelere imza atan Selçuklu Belediyesi, son olarak Türkiye’ye örnek olan İlk Adım Ebe Gebe Okulu’nun ikincisi ile Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi’ni ilçeye kazandırdı. Bu kapsamda Konya’ya gelen Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu İlk Adım Ebe Gebe Okulu Aile Buluşması’na katılarak Selçuklu Belediyesi’nin hayata geçirdiği iki önemli sağlık tesisinin açılışını gerçekleştirdi. Başkan Pekyatırmacı: "Güçlü aile yapısı bu projenin en önemli çıktılarından biri olacak" Selçuklu Belediye Başkanı Ahmet Pekyatırmacı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan’ın himayesinde yürütülen İlk Adım Ebe Gebe Okulu projesinin ilk uygulamasını 2019 yılında hayata geçirdiklerini hatırlatarak, "Bugüne kadar binlerce anne adayımız okulumuzdan hizmet aldı ve eğitmenlerimizin destekleri ile hamilelik süreçlerini de doğum süreçlerini de en sağlıklı şekilde tamamladı. Sağlıklı gebelik, sağlıklı doğum ve sağlıklı çocukla birlikte, güçlü aile yapısı da bu projenin en önemli çıktılarından biri olacak. İl Sağlık Müdürlüğümüz ile birlikte Işıklar Mahallesi’nde bulunan Mahperi Hatun Sosyal Tesisimizi yeniden düzenledik ve zemin katını Sağlıklı Hayat Merkezi, 1. katını da Mahperi Hatun İlk Adım Ebe Gebe Okulu olarak tefriş ettik. Mahperi Hatun İlk Adım Ebe Gebe Okulumuzun Konya’mızda bu önemli sürecin yaygınlaştırılması noktasında çok büyük katkıları olacak. Şehrimize, ilçemize ve ailelerimize hayırlı olsun" dedi. "Hemşehrilerimizin birinci basamak sağlık hizmetlerine ulaşabilmeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz" 7 Nisan Dünya Sağlık Günü’nde kıymetli yatırımları hizmete sunuyor olmanın ayrı bir anlam ve değer ifade ettiğini kaydeden Başkan Pekyatırmacı, "Selçuklu Belediyesi olarak, tüm hemşehrilerimizin birinci basamak sağlık hizmetlerine en hızlı, en güvenli ve en nitelikli şekilde ulaşabilmeleri için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bu kapsamda ilçemizde son 7 yılda 10 adet Aile Sağlığı Merkezi, 4 adet 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu ve 1 adet GETAT merkezinin açılışını gerçekleştirdik. Ayrıca yapımı devam eden ve proje aşamasında olan 6 adet Aile Sağlığı Merkezi ile 1 adet 112 Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonu bulunuyor. Açılışını gerçekleştirdiğimiz bu kıymetli yatırım da işte bu anlayışın somut bir tezahürü. Toplum Ruh Sağlığı Merkezi ve Sağlıklı Hayat Merkezi olarak iki ayrı bölümden oluşan bu sağlık tesisi, hem fiziksel hem de ruhsal sağlığa bütüncül bir yaklaşım sunuyor. Açılışını gerçekleştirdiğimiz bu sağlık tesisiyle birlikte; hayatın her evresine dokunan kapsamlı bir sağlık vizyonunu hep birlikte ortaya koymuş oluyoruz. Bu vesileyle, Konya’mıza yapılan sağlık yatırımlarındaki katkıları dolayısıyla Sağlık Bakanımız Kemal Memişoğlu’na; bu kıymetli yatırımın hayata geçirilmesinde iş birliği içerisinde çalıştığımız İl Sağlık Müdürlüğümüze ve emeği geçen tüm sağlık çalışanlarımıza, mühendislerimize, çalışma arkadaşlarımıza ve katkı sunan herkese şükranlarımı sunuyorum" şeklinde konuştu. Bakan Memişoğlu: "Konya’mızda sezaryen oranı yüzde 30’a gerilemiş durumda" İlk Adım Ebe Gebe Okulu Projesi’nin, gebe eğitimlerinin sahadaki olumlu örneklerinden biri olduğunu belirten Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu da, "Bugün Konya’mızda yürüttüğümüz eğitim süreçlerine dahil olan anne adaylarımızda sezaryen oranı yüzde 30’a gerilemiş durumda. Bu oran, tüm Türkiye’ye örnek olması gereken bir tablodur. Bu güzel projenin hayata geçirilmesine katkı sağlayan, emek veren herkese teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Sağlıklı Hayat Merkezimiz ile Toplum Ruh Sağlığı Merkezimiz şifa zincirinin en kıymetli parçalarından biridir" Sağlıklı Türkiye Yüzyılı hedefleri doğrultusunda, sağlık sisteminin temel taşı olan koruyucu hekimlik ve birinci basamak sağlık hizmetlerini ülke genelinde daha da yaygınlaştırdıklarını söyleyen Bakan Memişoğlu, "Eser siyasetimizin birer nişanesi olarak her geçen gün yeni merkezleri, yeni tesisleri milletimizin hizmetine sunmaya devam ediyoruz. Bugün Konya’mızda açılışını gerçekleştirdiğimiz Sağlıklı Hayat Merkezimiz ile Toplum Ruh Sağlığı Merkezimiz de işte bu şifa zincirinin en kıymetli parçalarından biridir. Bu kıymetli eseri inşa ederek belediyecilik anlayışımızı Konya’da en güzel şekilde sergileyen Selçuklu Belediyemize yürekten teşekkür ediyorum. Sağlık tesislerimizin ülkemize, milletimize ve Konya’mıza hayırlı olmasını diliyorum" diye konuştu. Dua edilmesi ve kurdele kesiminin ardından Bakan Memişoğlu ve beraberindeki heyet her iki merkezde incelemelerde bulundu.