SPOR - 07 Nisan 2026 Salı 09:36

Selçuk İnan: "Artık ‘Bu işi üst perdede yapacağım’ diyorum"

A
A
A

Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, "Futbolu bırakacak olmak denizin dışında balık olmak gibi hissettiriyordu. Nefes alamıyordum. Bu alanda kalmak istedim. Sahanın dışını yönetmek ise bambaşka ve zor. Futbolculuktan gelmiş olmamın avantajı var. İyi ki teknik direktör olmuşum. Çünkü işimi çok seviyorum. Hocalık beni daha hızlı olgunlaştırdı. Başladığım günden bu yana daha özgüvenliyim. Artık ‘Bu işi üst perdede yapacağım’ demeye başladım" dedi.

Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan futbolculuk kariyerini noktalayacağı dönemde yaşadığı zorlukları, sonraki hayatında sürdüreceği meslek seçimini neye göre yaptığını, kendini nasıl geliştirdiğini, teknik direktörlük için elzem olan parametreleri ve teknik direktörlüğün kişiliğine etkisini ve teknik ekibini İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlattı. 2020 yılında futbolculuk kariyerini noktalayarak antrenörlüğe başlayan Selçuk İnan; Galatasaray, Kasımpaşa ve Gaziantep’ten sonra Haziran 2025’te Kocaelispor’da göreve başladı. Körfez ekibinde yakaladığı başarı grafiğinin ardından sözleşmesini 2 yıl daha uzatan Selçuk İnan teknik direktörlük üzerine bilinmeyen yanlarını ortaya koydu.

"Futbolu bırakacak olmak denizin dışında balık olmak gibi hissettiriyordu"

Sevdiği işi yaparak para kazandığı için şanslı olduğunu ifade eden Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, "Biz hayatta şansı olan insanlardanız. Çünkü çok sevdiğimiz bir işten para kazanıyoruz. Bu işe başlarken aklımızda para kazanmak yoktu. Ama futbol oynamayı, sahada olmayı çok severken aynı zamanda profesyonel olup para da kazanmak bizim için önemli ve güzel bir şey. Benim futbolculuk dönemim çocukluğumda başladı. Başka bir iş yapmadık, yapamadık. Bütün hayatımızı bu işe vermiştik. Artık belli bir yaşa gelip futbolu bırakma zamanım geldiğinde bunun üzerine çok fazla düşünmeye başladım. Sahanın dışında olmak; bir balığın denizin dışında olması gibi hissettiriyordu. Nefes alamıyordum. Futbola çok kafa yordum, saha içinde de, dışında da. Anlamaya çalıştım. Arkadaşlarımı bir şekilde yukarı çekmeye, onlara yardım etmeye çalıştım. Futbolu bıraktıktan sonra da hocalık yapmam gerektiği kanısına vardım" dedi.

"İyi ki teknik direktör olmuşum. Çünkü bu işi severek yapıyorum"

Farklı bir mesleğe yönelmek yerine neden teknik direktör olmaya karar verdiğini açıklayan Selçuk İnan, "Bilgilerim, birikimlerim vardı. Tabii ki çok şey öğrenmem gerekiyordu. Tecrübelenmem gerekiyordu. Hocalık farklı bir alan. Eğitimlere devam etmem gerekiyordu. Bir yandan da kendi ülkeme bu alanda da hizmet etmeye devam etmem gerekiyor diye düşündüm. Genç kardeşlerime yol gösterici, futbola teşvik edici, onları ortaya çıkarıcı olarak, ne derseniz deyin bu alanda da olmak istedim. İyi ki de olmuşum. Çünkü bu işi severek yapıyorum" ifadelerini kullandı.

"Bu iş sevda, hırs ve başarma isteği işi. Hepsi bende mevcut"

Ekibiyle birlikte yaptıkları iş üzerine çok zaman harcadıklarının altını çizen genç teknik adam, "Türk futboluna ufak da olsa katkımız olursa ne mutlu bize. Bu sevda işi, sevgi işi. Başka meslekleri yapmak konusunda ise tabii ki o yönde seçim yapan başka arkadaşlarıma saygı duyuyorum. Çok zor bir iş bu, özellikle hocalık. Birçok arkadaşım ‘Bu kadar zor bir mesleği yapmak neden?’ diye soruyor. Sevda işi, hırs işi, başarma isteği işi. Bunlar da bende mevcut, en azından şimdilik. Hocalığa da böyle karar verdim" şeklinde konuştu.

"Sahanın dışını yönetmek bambaşka bir alan. Kolay iş değil"

Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, futbolculuğunun teknik direktörlüğüne etkisini "Bu konuda söyleyeceklerim sadece benim için geçerli değil. Benim gibi hocalığa yeni başlayan bütün hocalarda bu gerçekleşen bir durum. İstediğimiz kadar sahanın içinde etkili olalım, iyi futbolcu olalım, kaptanlık yapalım, en nihayetinde sahanın dışını yönetmek bambaşka bir alan. Elbette ki futbolculuğumun avantajları oldu. Bütün hayatım boyunca oynadığım her takımda kaptanlık yapmış olmak, bir yerde liderlik yapmış olmak bir avantaj ama sahanın dışını, oyuncuları yönetmek, oyuncuların her türlü sorunlarına ortak olmak, istediklerinizi yaptırmak, ikna etmek, kendinize saygı duyulmasını sağlamak, onları sevmek ve karşılığını istemek... Çok çeşitlendirebiliriz. Çok kolay işler değil. Ama her gün bunlarla ilgili kendimizi geliştirmeye, öğrenmeye devam ediyoruz. Eğitimlere gidiyoruz" sözleriyle anlattı.

"Özgüvenim arttı ve artık bu işi üst perdede yapacağım demeye başladım"

Teknik adamlık kariyerinin ilk yılıyla şimdiki zaman arasında kendisindeki değişimi anlatan ve nasıl bir teknik direktör olduğu üzerine de samimiyetle yanıtlar veren Selçuk İnan, "Çok sevdiğim, saygı duyduğum hocalarım var, onlarla istişare ediyoruz. Yurtdışına gidiyor; merak ettiğimiz yeni sistemleri, yeni gelişmeleri takip ediyor, hepsiyle bir şekilde bağlantı kurmaya çalışıyoruz. Kendimizi geliştirmeye çalışıyoruz. Bu işi yapmaya devam ettiğim sürece bu hep böyle devam edecek. Başladığım an ile şu anki ben arasında kendimde; daha özgüvenliyim ve ‘Evet, artık hocalık yolunda kendimi iyi hissediyorum ve ben bu işi üst perdede yapacağım’ demeye başladım. İnşallah bu düşünce devam eder" dedi.

"Teknik direktörlük beni daha hızlı olgunlaştırdı"

Teknik direktörlüğün kişiliğine etkisini de değerlendiren İnan, "Kesinlikle teknik direktörlük beni daha hızlı olgunlaştırdı" paylaşımında bulundu. İnan konuyla ilgili olarak konuşmasının devamında, "Aslında oyunculuk dönemimde diğer arkadaşlarıma göre biraz daha ağır profil çizmiş olabilirim. Bu benim karakterimden kaynaklanıyor. Ama hocalık farklı parametreler barındırıyor. Bunlara uygun olmanız ve uygun davranmanız gerekiyor. İyi taraflarını konuşuyoruz ama bu işin bizde kısmen eleştirilebilecek tarafları da oluyor. Bunu da ben kendimde şöyle görüyorum; bazen agresif olabiliyorum. Futbolculuğumda bu halimi insanlar sahada fazla görmediler ama asıl görünmeyen tarafta ben buydum. Hep bu şekilde davranıyordum. Kazanma ve başarma isteği sizi bazen agresiflik konusunda yukarı çekebiliyor. En nihayetinde her şeyden önemlisi; hakaret etmemek, fiziki müdahalede bulunmamak, ne olursa olsun karşıdakini rencide etmemek. Yoksa isyan etmek, bağırmak, sıkıntılı ya da haksızlığa uğradığınız durumlarda reaksiyon vermek hayatımızın parçası. Devam edecek, bu iş böyle" diye konuştu.

"Futbolculuktan gelmiş olmamın avantajı var"

Son dönemlerde futbol oyun sistemleri, formasyonlar ve taktikler üzerinden ifade edilen başarı ve çağın gerisinde kalmak konusuna değinen Selçuk İnan teknik direktörlerin okullu-alaylı ayrımını da doğru bulmadığını belirtti. Genç çalıştırıcı bu konuda şöyle konuştu:

"Son dönemlerde bu tartışmalar artık yok gibi. Bu tartışmaları çok da doğru bulan biri değilim. Yerli-yabancı, büyük- küçük, tecrübeli – tecrübesiz, genç- yaşlı hepsinin belli başlı yerlerde önemi var ama hocalığın başka birçok önemli parametresi var. Ama kendi adıma rahatlıkla ‘Futbolculuktan gelmiş olmanın avantajı var’ diyebilirim. Her anı yaşadık. Oyuncuların ne hissettiğini biliyoruz, en azından yönetme açısından. Antrenman metotlarını biliyoruz. Son dönemlerde artık tamamıyla her şeye hakimiz, bütün veriler elimizde var. Oyuncular da bunları biliyor. Antrenman bittikten sonra bütün fiziksel veriler, videolar paylaşılıyor. Herkes her şeyin farkında. Hocalığa başlamak istiyorsanız bunlar bir adım öne taşıyor."

"Tüm parametreler bir araya gelince iyi bir hoca ya da ekip ortaya çıkıyor"

Kocaelispor’da başarılı bir sezon geçiren Selçuk İnan futbolun içinden gelmeyen teknik direktörlere saygının büyük olduğunu söyledi. İnan, "Eğer futbolun içinden gelmiyorsanız ve dışardan bir hoca olmak istiyorsanız -ki çok büyük emek istiyor- eğitim dahilinde sürekli dışardan kurs ya da antrenmanları seyrederek kendinizi geliştirmeye ve işin içinde olmaya çalışıyorsunuz. Kolay iş değil. O yüzden onlara çok büyük saygım var. En nihayetinde bir takım oluşturmak öyle bir şey ki birçok parametresi var; oyuncuların transferinde söz sahibi oluyorsunuz. İstediğiniz oyuncular, fiziksel özellikleri, farklı metotlar var, çalışma sistemleriniz var, ekibiniz var. Hepsinin birleşiminde iyi bir hoca ya da ekip ortaya çıkıyor. Alaylı ya da akademik diye dışardan ayrılabiliyor. Son zamanlarda bu fazla dile getirilmiyor ki öylesini doğru buluyorum. Artık ne kadar çalışırsanız, bilgilere ne kadar çabuk ulaşırsanız, doğru bilgileri oyunculara ne kadar hızlı şekilde aktarırsanız bir şekilde yolunuz açılır diye düşünüyorum. Bu bağlamda da bu işi yapmak isteyen bütün hocalarımıza başarılar diliyorum" dedi.

"Türkiye’de ekip oluşturmak kolay değil"

Futbolda mevzunun çağı yakalamak olduğunun altını çizen Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan son olarak ekibinin kalitesine değindi ve şu sözleri kaydetti:

"Zaten mevzu çağı, gelişimi, değişimi yakalamak. Bu ekip işi, Türkiye’de çok kolay oluşturabilir bir şey değil. Ama ben çok şanslıyım. Çünkü gerçekten uzun yıllardır beraber olduğum ekibim var. 20 yıl önce hocalığımı yapan hocalarım benimle beraber. Ki onların hepsi aynı zamanda akademisyen. Akademik tarafı olan, bilimsel çalışmaları olan, tez yazan değerli isimler. Onlarla aynı ortamda çalışma fırsatı yakaladım. Sahanın içinden gelen ekibimden eski oyuncular var. Kariyerli oyuncular var. Çok iyi performans antrenörüm var. Hemen anı, son gelişimleri ve teknolojileri anında takip edebiliyorum. Bu bizim için avantaj. Bu konuda şanslı hissediyorum."

Gönül Efe - Refik Fidan - Fehime Kartal

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa İnegöl’de trafikte bıçaklı gerginlik: Sürücüye 180 bin TL ceza Bursa’nın İnegöl ilçesinde meydana gelen olayda, motosikletinden inerek diğer sürücüye bıçakla saldırı girişiminde bulunan sürücüye 180 bin TL idari para cezası uygulandı. İnegöl Belediyesi İzleme ve Değerlendirme Merkezi kameraları, olayın tespit edilmesinde önemli rol oynadı. Olay saat 19.30 sıralarında Cuma Mahallesi Atatürk Bulvarı üzerinde meydana geldi. Bulvar üzerinde seyir halinde olan Yusuf G. (23) yönetimindeki 16 CAJ 918 plakalı motosiklet ile ara sokaktan çıkan Gökhan E. idaresindeki 16 BIU 443 plakalı motosiklet çarpışmaktan son anda kurtuldu. Kazadan şans eseri kurtulan sürücüler araçlarını durdurdu. Gerginlik yaşanması sonrası Yusuf G. 112 Acil Çağrı Merkezi’ni arayarak destek istedi. Bu sırada öfkelenen sürücü Gökhan E., motosikletindeki bıçağı alarak diğer sürücünün üzerine yürüdü. Çevrede bulunan vatandaşlar araya girerek muhtemel bir yaralanma ya da daha büyük bir olayın yaşanmasını engelledi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, tarafları ayırarak duruma müdahale etti. İnegöl Emniyet Müdürlüğü Trafik Büro Amirliği ekipleri, İnegöl Belediyesi İzleme ve Değerlendirme Merkezi kameralarını incelemeye aldı. Yapılan incelemede Gökhan E.’nin motosikletten aldığı bıçakla diğer sürücünün üzerine yürüdüğü, vatandaşlar tarafından engellendiği anbean görüntülendi. Trafik ekipleri tarafından sürücü Gökhan E.’ye, trafikte saldırı amacıyla başka bir aracı ısrarla takip etmek veya bu amaçla araçtan inme suçundan 180 bin TL para cezası uygulandı. Ayrıca sürücünün ehliyetine 60 gün süreyle el konulurken, motosikleti de 60 gün trafikten men edildi.
Tunceli Tunceli’de 10 Nisan Polis Haftası törenle kutlandı Tunceli’de 10 Nisan Polis Haftası coşkulu bir törenle kutlandı. Tüm yurtta olduğu gibi Tunceli’de de Emniyet Teşkilatı’nın 181’inci Yıldönümü dolayısıyla coşkulu kutlama töreni gerçekleşti. Sabah saatlerinde Yeraltı Çarşısı üstünde bulunan Mustafa Kemal Atatürk Anıtı’na çelenk sunma töreni düzenlendi. Akşam ise Munzur Üniversitesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen programda sahne performanslarıyla geceye renk katıldı. Zaman zaman duygusal, zaman zaman coşkulu anların yaşandığı etkinlikte yapılan konuşmalarda Türk Polis Teşkilatı’nın köklü geçmişi, fedakarlıkları ve toplumun huzur ve güvenliği için yürüttüğü çalışmalar vurgulandı. Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, "Gerçekten çok güzel bir gece yaşadık. Bazen duygusallaştık, bazen coştuk. Çok güzel bir gece yaşadık. Bu teşkilat ne zaman bizlere güzel geceler yaşatmadı ki. Her gecemiz güzel olsun diye gün geldi canlarını verdiler, gün geldi bayramlarını verdiler gün geldi gecelerini verdiler, gün geldi eşlerinin ve evlatlarının zamanından verdiler. Gün geldi bütün sevdiklerini geride bıraktılar. Ama tek bir hedefleri vardı, bu milletin evlatları huzur ve güven içerisinde yaşasın. 181 yıldır bu fedakarlık yapılıyor" diye konuştu. Tunceli İl Emniyet Müdürü Kazım Günay Demiralay ise "Mensubu olmaktan her daim gurur duyduğum teşkilatımız 2 asra yakın bir süredir hukukun üstünlüğünü rehber edinerek insan haklarına saygılı bir biçimde vatandaşlarımızın huzurunu, canını, malını, namusunu ve mal güvenliğini sağlamak amacıyla üstün fedakarlıklar yapmış devletimizin şefkatini, adaletini ve gücünü vatandaşlarımıza hissettirmiş ve bu uğurda şehit ve gaziler vermiş kadim bir teşkilattır. Polislik sadece bir meslek değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluk, fedakarlık ve adanmışlık gerektiren onurlu bir görevdir. Teşkilatımızın her bir mensubu gerektiğinde kendi hayatını hiçe sayarak ülkemizin huzuru ve vatandaşlarımızın güvenliği için görev yapmaktadır. Suçla mücadelede gösterilen kararlılık halkımızla kurulan güçlü güven bağıyla birlikte güçlü bir devlet iradesi ortaya çıkmaktadır. Tunceli İl Emniyet Müdürlüğü olarak bizler aziz milletimizin bize duyduğu güvenin farkındayız. Bu güvene layık olabilmek adına başta terörle mücadele olmak üzere organize suç örgütleriyle mücadelede, zehir tacirlerine göz açtırmayacağımıza asayiş, kaçakçılık ve siber suçlarda gerek suçun önlenmesinde gerek suçluların adalet önüne çıkarılmasında aynı azim ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğimizden emin olabilirsiniz" dedi. Programa Tunceli Valisi ve Belediye Başkan Vekili Şefik Aygöl, Tunceli İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Bülent Baykal, Tunceli İl Emniyet Müdürü Kazım Günay Demiralay, il protokolü, şehit aileleri ve gaziler, çok sayıda teşkilat mensubu ve vatandaş katıldı.