GÜNDEM - 28 Mayıs 2025 Çarşamba 16:33

TSE 2024 yılında 5 bin riskli ürünü sınırdan çevirdi

A
A
A
TSE 2024 yılında 5 bin riskli ürünü sınırdan çevirdi

Türk Standartları Enstitüsü Başkanı Mahmut Sami Şahin, geçen sene ithalat denetimlerinde 200 bin ürünün kontrol edildiğini, bunlardan 5 bininin insan sağlığına ve teknik düzenlemelere uygun olmadığı için ülkeye girişinin engellendiğini söyledi.



Türk Standartları Enstitüsü (TSE) Başkanı Mahmut Sami Şahin, Kocaeli’de düzenlenen toplantıya katıldı. Başkan Şahin, yaptığı konuşmada Kocaeli’nin Türkiye ekonomisindeki yerini, sanayi potansiyelini ve TSE’nin bu bölgedeki faaliyetlerini değerlendirdi. Başkan Şahin, "Sanayinin merkezi Kocaeli, İstanbul’dan sonra üretimin ve altyapının en geniş olduğu, ülkeye ekonomik anlamda katkının en yüksek seviyede yapıldığı şehirlerin başında geliyor. Tam bir sanayi şehri. Bu anlamda da Türk Standartları Enstitüsü olarak, 1998 yılında potansiyeli görerek bu bölgedeki sanayi kuruluşlarımıza, sanayicilerimize en yakın noktadan hizmet edebilmek adına Gebze’de bir kalite kampüsü inşa ettik. Dolayısıyla bu bölgedeki sanayicimize; test altyapısıyla, insan kaynağıyla, her türlü desteği verebilecek bir hizmeti en yakın noktadan sunmayı sağlamış olduk. Oradaki altyapımızı da genişleterek, kapasitemizi artırarak, bu hizmet kalitesini daha da yüksek seviyeye çıkartarak, sizlere en yerinde, en yakın şekilde hizmet vermeye de inşallah devam edeceğiz." diye konuştu.



"Kocaeli 24 yılında 32 milyar dolar gibi ihracat rakamıyla çok önemli katkı sağlamış"


Kocaeli’nin TSE açısından da çok önemli olduğunu belirten Başkan Şahin, "Kocaeli ihracatın en yüksek oranda yapıldığı şehirlerimizin başında geliyor. Ülkemizin uluslararası alandaki ticari faaliyetlerinin yürütülmesinde, rekabet edebilmesinde, tüm standartlar açısından sanayicimizin her zaman yanında olduk, olmaya da devam edeceğiz. 2024 yılında 32 milyar dolar gibi ihracat rakamıyla çok önemli katkı sağlamış. Böylesine önemli bir üretim altyapısının olduğu, başta otomotiv olmak üzere özellikle Türkiye’de üretilen otomotivin yüzde 44’lük kısmının bu şehirden çıkmış olması, bu şehrin tam anlamıyla bir sanayi şehri olduğunu gösteriyor. Diğer alanlara baktığımızda, kimya, metal ve diğer sektörlerde de Kocaeli bir merkez konumunda. Biz, standartları hazırlayan bir kuruluş olarak, sanayicilerimizin uluslararası alanda rekabet edebilmesi, üretim kalitesinin artması amacıyla eğitimler ve test altyapısıyla her zaman sanayicimizin yanında olduk ve olmaya da inşallah devam edeceğiz." şeklinde konuştu.



"Sadece standart hazırlayan bir kurum değiliz"


Türk Standartları Enstitüsü’nü tanıtmak istediğini belirten Şahin, "İşletmelerimiz bizi genelde sadece standart hazırlayan bir kurum olarak tanıyor. Ancak biz aslında çok farklı alanlarda da hizmetler yürütüyoruz. Sadece standart hazırlayan bir kurum değiliz; sanayicimizin ihtiyaçlarına yönelik üretim altyapısına uygun laboratuvarlar da kuruyoruz. Bu laboratuvarlarla muayeneler, analizler, değerlendirmeler yaparak üretim kalitesine doğrudan katkı sunuyoruz. Ayrıca, yönetim sistemleriyle birlikte başlayabilecek altyapıların kurulmasına destek oluyor, uluslararası geçerliliği olan belgelendirmeleri de sağlıyoruz." ifadelerini kullandı.



"İthalat denetiminde 5 bin ürün geri çevrildi"


Başkan Şahin, TSE’nin dış ticaretteki rolüne de dikkat çekerek, "Ülkemizin ithalatında da önemli bir sorumluluğumuz var. Ticaret Bakanlığı’nın bize vermiş olduğu yetkiler çerçevesinde, ilgili teknik düzenlemeler kapsamında yurtdışından gelen ithal ürünlerin denetim ve kontrollerini TSE olarak biz gerçekleştiriyoruz. Geçtiğimiz döneme baktığımızda, toplamda yaklaşık 200 bin ürüne ithalat denetimi ve kontrolü yapılmış. Bu ürünlerin içinden yaklaşık 5 bin tanesinin ülkemize girişi, standartlara uygun olmadığı için engellendik. İnsan sağlığına, can güvenliğine uygun olmayan, teknik düzenlemelere uymayan ürünlerin ithalatına izin vermiyoruz. Bu ürünler, menşe ülkelerine iade edilerek ülkemiz pazarına girişi engelleniyor" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Biriktirdiği tüm parasını şampiyonluk için bağışladı Su tabancası almak için biriktirdiği harçlıklarını, AK Parti Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu’nun prim çağrısından etkilenerek Eskişehirspor’a bağışlayan 5 yaşındaki Hüseyin Buğra Er, örnek davranışı ve sosyal medyada viral olan videosuyla kentin ilgi odağı oldu. Eskişehir’de yaşayan fanatik Eskişehirspor taraftarı Osman ve Betül Er çiftinin 5 yaşındaki oğulları Hüseyin Buğra Er, play-off mücadeleleri öncesi kulübe destek olmak amacıyla kumbarasındaki parayı takıma bağışladı. Yaz tatilinde su tabancası almak için kumbarasında biriktirdiği parayı kulübe bağışlama kararı alan minik Hüseyin Buğra’nın bu anlamlı hareketi, sosyal medyada viral oldu. "Su tabancası önemli değil, şampiyonluk daha önemli" Yaz ayları için kurduğu hayalden vazgeçerek kulübüne destek olmayı seçen 5 yaşındaki Hüseyin Buğra Er, "Bu parayı Es-Es için harcadım. Normalde yazın su silahı almak için biriktiriyordum. Ama bunu şampiyonluk yolunda harcamak istedim" dedi. "Biz koyu Eskişehirsporluyuz" Oğlunun kumbarasını getirerek kendilerini şaşırttığını belirten baba Osman Er, sürecin nasıl geliştiğini şu sözlerle anlattı: "Biz koyu Eskişehirsporluyuz. Şimdi biz eşimle konuşurken böyle Nebi Başkanımızın paylaşımını gördüm sosyal medyada. Kendi aramızda konuşurken o sırada oğlum da kumbarasını alıp geldi. Bize; ’Baba ben de şampiyonluk yolunda Eskişehirspor’a destek olmak istiyorum’ dedi. Biz de ’Tabii ki oğlum, neden olmasın’ dedik. Öylelikle bir video çekelim dedim oğluma, kumbarayı alıp gelince. Bir video çektik, video da sosyal medyada bayağı bir yayıldı, bayağı bir izlenme aldı. Öylelikle başımıza geldi bu olay. Hani iyi ki de böyle bir olay olmuş." "Kaptanımızla görüştük, haber bekliyoruz" "Sosyal medyadan Eskişehirspor kaptanıyla görüştüklerini belirten Osman Er, "Ondan bir haber bekliyoruz. Hani ondan bir haber gelirse oğlumla beraber tesislere gidip kumbarayı teslim edeceğiz. Bayağı bir olumlu mesajlar aldık sağdan soldan, yerel haberlerden olsun, sosyal medyadan olsun. Tarif edilemeyecek duygular, mesajlar gelmeye başladı oğlum hakkında. ’Kendinde nasıl böyle bir fikir oldu, düşünce oldu?’ diye. Biz dediğim gibi Eskişehirspor sevdalısıyız" şeklinde konuştu. "Yaz için para biriktiriyordu, Es-Es için harcamaya karar verdi" Oğlunun aldığı karardan memnuniyetini dile getiren baba Er, "Hani oğlumun böyle bir niyeti yoktu açıkçası. Çünkü oğlum yazın kendine bir şeyler almak için para biriktiriyordu ama böyle bir Eskişehirspor ihtiyacı olsun, motivasyon olsun diye kendi düşüncesiyle beraber hareket etti, getirdi. Yazın tatile gittiğimiz zaman tatilde su tabancası almak için biriktiriyordu ama ’Su tabancası önemli değil, Eskişehirspor şampiyonluğu daha önemli’ dediği için şampiyonluk payında bizim de desteğimiz olsun istedi, öylelikle bir karar verdi" diye belirtti. "Doğduğundan beri Es-Es sevdalısı" "Eşimle burada oturuyorduk, eşim bahsetti Nebi Hatipoğlu’nun bağışından, o arada oğlum duydu bizi, ’Ben de kumbaramı bağışlamak istiyorum’ dedi. ’Eşimle hemen bir video çekelim o zaman’ dedik ama hani bu kadar meşhur olacağını, patlayacağını hiç düşünmemiştik. ’Tabii ki’ dedim, ’Hani biz de elimizden geleni yapalım, bizim de bir katkımız olsun Eskişehirspor adına’ dedim. Çünkü oğlum çok seviyor Eskişehirspor’u. Hani yağmur çamur demeden gerçekten gidiyor tüm maçlara. Küçük yaşından beri, doğduğundan beri, 2 yaşından bu yana hep futbol maçlarına, Eskişehirspor’a sürekli bir katkısı var yani. Canı gönülden destekliyor diyebilirim" ifade etti.
Gaziantep Zürafanın yavrusu yetim doğdu Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nın maskotu olan ve yaklaşık 5 ay önce ileri yaşa bağlı çoklu organ yetmezliği nedeniyle 32 yaşında ölen zürafanın yavrusu babasız doğdu. Türkiye’nin en büyük, Avrupa’nın üçüncü ve dünyanın da dördüncü büyük hayvanat bahçesi olan Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nın simgelerinden erkek zürafa, 2025 yılının aralık ayında öldü. Uzun yıllar yalnız yaşadığı için kamuoyunda ve halk arasında "müzmin bekar" olarak adlandırılan zürafanın yanına, dünyanın farklı ülkelerinde yapılan arayışların ardından 10 yıl önce Kayseri’den dişi zürafa getirildi. Yavru zürafa babasını göremedi Erkek zürafa 5 ay önce ölürken dişi zürafa geçtiğimiz şubat ayında yavrusunu dünyaya getirdi. Babasız olarak dünyaya gelen 2 aylık zürafaya annesi gözü gibi bakıyor. 2001 yılında Ankara’daki Atatürk Orman Çiftliği’nden Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’na getirildiğinde 7 yaşında olan ve 25 yıl boyunca hayvanat bahçesinin en sevilen canlılarından biri olan erkek zürafa, yavrusunu göremedi. Türkiye’de ilk defa bir hayvanat bahçesinde dünyaya gelen zürafanın annesi yavrusunun başından bir an olsun ayrılmazken, ölen zürafaya 20 yıl boyunca bakıcılık yapan Ali Görgel ile bahçedeki diğer bakıcılar da yavru zürafayla yakından ilgileniyor. Türkiye’de doğan ilk zürafa oldu Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda dünyaya gelen minik yavru, Türkiye’de doğan ilk zürafa oldu. Yavru zürafanın ilk kez vatandaşların karşısına çıktığı bu özel buluşmaya Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin de katıldı. Parkın maskotu haline gelen ve vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gören yavruyla Başkan Şahin yakından ilgilendi. Anne ve yavru zürafanın sağlık durumuyla ilgili Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma Dairesi Başkanı Celal Özsöyler’den bilgi alan Şahin’in mutluluğu dikkat çekti. Yavru zürafanın ismi düzenlenecek anket ile belirlenecek Yaklaşık 15 ay süren hamilelik döneminde hayatını kaybeden erkek zürafanın yavrusunun ismi sosyal medya üzerinden düzenlenecek anket ile belirlenecek. Başkan Şahin, "15 aylık hamilelik sürecinde erkek zürafa vefat ederek evladının olduğunu göremedi. Çünkü bir zürafanın ortalama ömründen çok daha fazla yaşadı. İlk kez bir zürafamız Türkiye’de dünyaya geldi. Aslında bu durum, nasıl doğa dostu ve hayvan dostu bir şehir olduğumuzun en büyük göstergesidir. Dünyada ve Avrupa’da en iyilerden bir tanesiyiz. 1 milyon metrekare yeşil alan içerisinde tam bir doğal hayat var. En önemli şey ise 100 çalışan arkadaşımızın sevgiyle, hayvanı ve doğayı severek çalışmasıdır. Veterinerinden teknikerine kadar çok iyi yetişmiş bir ekip burada görev yapıyor" dedi. "Hayvanlarımızı kebap, lahmacun ve baklava ile besliyoruz" Vatandaşlara yeni zürafa yavrusunun ismi için anket çalışmasını duyuran Şahin, "Türkiye’de ilk defa doğan bebek zürafayı görmek için Gaziantep’e gelin. Gaziantep’in Doğal Yaşam Parkı’na gelin. Herkesi buraya davet ediyoruz. Zürafa yavrusunu görmek için sizleri yeniden buraya bekliyoruz. Şimdi bana, ‘başkanım canlılarınız niye böyle çok doğuruyorlar’ diye soruyorlar. Ben de ‘mutlular’ diyorum. Biz hayvanlarımıza gastronomi şehrinde çok iyi bakıyoruz. Kebap, lahmacun ve baklava ile besliyoruz. Günün sonunda da yavru sayımız artıyor. Onlar mutlu, biz mutluyuz. Gelen ziyaretçilerimiz mutlu. Bu bebeklerimizi görmek için herkesi yeniden buraya davet ediyoruz" diye konuştu. 2026 yılının ilk 4 ayında 115 yavru dünyaya geldi Öte yandan, Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda 2026 yılı içerisinde toplam 115 yavru dünyaya geldi. Yaklaşık yüzde 52-53 doğurganlık oranıyla, Türkiye’nin en yüksek üreme başarısına sahip doğal yaşam parklarından biri olan parkın yeni yavrularını da biberonla besleyen Şahin, sevimli yavruları kucağına alıp sevdi. 23 Nisan’da ziyaretçi akını Şahin, 2026 yılı için Doğal Yaşam Parkı’nın ziyaretçi hedefinin yeni bir rekorla 10 milyon olduğunu açıkladı. Ayrıca, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi tarafından alınan kararla, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla öğretmen ve öğrencilere ücretsiz hizmet veren Gaziantep Doğal Yaşam Parkı’nda yoğunluk yaşandı. Bayram günü 28 bin ziyaretçiyi ağırlayan parkta, 2026 yılının ilk 4 ayında toplam ziyaretçi sayısı 1 milyon 800 bine ulaştı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Doğal Hayatı Koruma Daire Başkanı Celal Özsöyler ise zürafanın hamilelik süreci ile parkta dünyaya gelen yavruların genel sağlık durumları hakkında bilgi verdi.