SPOR - 06 Şubat 2025 Perşembe 22:13

Türkiye - İzlanda maçının ardından

A
A
A
Türkiye - İzlanda maçının ardından

FIBA 2025 Avrupa Şampiyonası Elemeleri F Grubu 5. maçında İzlanda’yı 83-76 mağlup eden Türkiye A Milli Kadın Basketbol Takımı galibiyet serisini sürdürdü. Namağlup Romanya deplasmanına gidecek olan ay-yıldızlılar maçın ardından karşılaşmayı değerlendirdi


FIBA 2025 Avrupa Şampiyonası Elemeleri F Grubu’nda mücadele eden ve Avrupa Şampiyonası’na gitmeyi dördüncü maçta garantileyen Türkiye A Milli Kadın Basketbol Takımı, İzmit’te oynadığı beşinci maçında da İzlanda’yı 83-76 mağlup etti. Namağlup olarak son maç için Romanya deplasmanına gidecek olan milli takımın başantrenörü ve oyuncuları mücadelenin ardından karşılaşmayı değerlendirdi.



Ekrem Memnun: "Yürekten oynayan oyuncularımız ve büyük hayallerimiz var"


Pazar günü son maçta da Romanya’yı yenerek Avrupa Şampiyonası’na gitmek istediklerini belirten A Milli Kadın Basketbol Takımı Başantrenörü Ekrem Memnun, "Çok zor bir maç bekliyorduk. Bize çok ters bir takım. 5 kısa oyuncu ile oynuyorlar. Nasıl oynayacaklarını biliyorduk. Biz de basit atışlar kaçırdık. Bütün maçı kontrollü götürdük. Beklediğimden biraz daha zor maç oldu. Kazandığımız için çok mutluyuz. Oyuncularımı kutluyorum, kolay değil. Tebrik ediyorum. Romanya’yı da yenip 6’da 6 yapmak istiyoruz. Hedefimiz aynı. Ondan sonra Avrupa Şampiyonası’na hazırlanacağız. Büyük hayallerimiz var. Çok iyi hazırlanacağız. Takımıma güveniyorum. Çok iyi kızlarım var, iyi oyuncularım var. Yürekten oynayan, milli takımın kıymetini bilen oyuncularımız var. Yürekten oynayıp gereğini yerine getireceğiz" şeklinde konuştu.



Ayşe Cora: "Galibiyeti depremzedelere armağan ediyorum"


Maçta 26 dakikada 17 sayı kaydeden kaptan Ayşe Cora ise, "Sandığımızdan daha zor maç oldu. Rakip çok iyi, yüzdeli oynadı. İsabetli oynadılar. Galibiyetle ayrıldığımız için çok mutluyuz. Garantilemiştik ama bizim başka hedeflerimiz olduğunu da söylemiştim. Sadece Avrupa Şampiyonası’na gitmek değil, daha iyi basketbol oynama hedefimiz var. Bunun için çok daha fazla çalışmamız gerekiyor. O potansiyelimiz var ve yapabileceğimize inanıyorum. Önümüzde Romanya maçı var. Bu maçın üstüne de bir şeyler koyup Romanya maçına daha iyi çıkmamız gerektiğini düşünüyorum. Taraftara da çok teşekkür ediyorum. Galibiyeti de 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza ve depremzedelere armağan ediyorum" dedi.



Sevgi Uzun: "Romanya’dan da galibiyetle ayrılmak istiyoruz"


Karşılaşmada yaklaşık 36 dakikada oyunda kalan ve skora 11 sayılık katkı veren Sevgi Uzun da, "Romanya maçının da böyle sert geçeceğini düşünüyoruz. Ama garantilemiş olsak bile motivasyonumuz ve hedefimiz aynı. Çok kısa sürede hazırlanıp oraya gidip galibiyetle ayrılmak istiyoruz. İnşallah galibiyetle ayrılırız" sözlerini kaydetti.



Tilbe Şenyürek: "İzmit’e geldiğimiz zaman mutlu oluyoruz"


Ay-yıldızlı oyunculardan Tilbe Şenyürek ise şu ifadeleri kaydetti:


"Çok güzel bir İzmit seyircisi vardı. Onların önünde kaçıncı galibiyetimiz artık bilmiyorum. Onların sayesinde burada milli maçlar çok keyifli geçiyor. Çok mutlu oluyoruz İzmit’e geldiğimiz zaman. Ara ara zorlandığımız bir maç oldu. Majör sakatlıklarımız ve eksiklerimiz var. Çok kısa sürede hazırlanıp sahaya çıkıyoruz. Çünkü kulüplerde de yoğun bir tempomuz var. Bu da biraz dış atış yüzdemize yansıdı. Ama mücadelemiz ve güzel enerjimizle galip geldiğimiz için çok mutluyuz. Hedef inşallah 6’da 6. Romanya deplasmanından öyle ayrılmak istiyoruz."



Türkiye - İzlanda maçının ardından

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Prof. Dr. Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması: "İnsandan insana bulaşmıyordu, bir varyantı var, And-v virüsü insandan insana bulaşıyor" Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüsle ilgili, "İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla" dedi. Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüse ilişkin açıklamalarda bulundu. TGRT Haber’de canlı yayına katılan Erbaş, virüsün varyantlarından ve bulaşma yollarından bahsetti. Erbaş, "Hantavirüs bütün dünyada normalde görülen bir virüstü. Normalde hantavirüs kemirgenlerden bulaşıyor. Fare, hamster, sincap bu farelerin tükürüğünde var. Amerika’da bu salgın nasıl oluyordu eskiden. Amerika’da bir kadın kileri süpürür, kilere bizim fare dışkısını yapmıştır. Dışkı kurumuştur, süpürürken de onu solur. Amerika’da şöyle derlerdi; kilerde fare varsa yeri ıslat kalkmasın diye. Kilerleri elektrik süpürgesiyle süpürme. Neden? Çekiyorsun virüs elektrik süpürgesinden çıkıyor. Bu kadın süpürdükten tam 25-30 gün sonra ateşle başlar, bulantı kusma ve sırt ağrısı. Asla farenjit burun akıntısı yapmaz. Direk öksürük yapar. Öksürük ikinci günde seni entübe eder. Öksürürken nefes darlığı olur ve akciğer su toplar. Kendi suyunda boğulursun. Akciğer ödemi diyoruz. Hastaların yüzde 50’si entübe olup ölürdü. İlacı yok. Sadece converesan plazma dediğimiz eskiden hantadan kurtulmuş birinin plazmasını hastaya verdik mi hastanın kurtulma ihtimali yüzde 70’lere çıkar" dedi. Hantavirüsün bulaşma yollarına değinen Erbaş, "Hantavirüs normalde kimden bulaşıyor? Fareden. İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla. Buradaki adı, hanta değil artık, hantanın en az 50 alt tipi var. And virüs, Andes virüs. Bu yeni bir virüs. Normalde hiçbir hantta insandan insana bulaşmıyor. Ama bu And-v bulaşıyor, Andes varyantı. Onun için bunu çok duyacaksınız. Bu sene değil, seneye de duyacaksınız, öbür sene de duyacaksınız. Bu bir gün, patlayacak. Çünkü bu, 2018 yılında patladı, bir seyahat gemisinde oldu. İki tane kapma olabilir, Arjantin’den orada aralarından gezinirken farelerin ve sincapların dışkılarını mı soludular, olabilir? İki, bazen de fare geminin içine girer. O zaman gemide fare olursa, onların dışkısı-idrarından bazen de ısırıklarından da bulaşabilir. Ama bunlar gemide fare yok diyorlar. Diyorlar ki, bunlar Arjantin’den kuş gözlemi yaparken kaptı. Peki nasıl bulaşıyor, çok yakın temasta bulaşıyor. Öksürük, aksırıkla ve cinsel ilişkiyle bulaşıyor, vücut salgınından bulaşıyor" diye konuştu. "Amerika’da Meriland’da askeri birliklerde aşısı denendi" Bunun yeni bir salgın olduğunu ve aşısı üzerinde daha önce çalışmalar yapıldığını söyleyen Erbaş, "Şu an vaka sıfır diyorlar. Vaka sıfırın bir özelliği, süper bulaştırıcı, hiper bulaştırıcı denen bir şey var. Normal bir salgın sırasında, bir bulaştırma olayı 8-10 kişiye yayarken, süper bulaştırıcılar 100 kişiye yayıyor. Sıkıntı şu, eğer bu insanlar süper bulaştırıcı ise o zaman yandı. Bir de virüsün inkübasyon dediğimiz, bir belirti vermeden durduğu dönem, 1 ila 6 hafta bazen 8 hafta bir süreç ve 60 güne kadar çıkabiliyor. Yeni bir virüsle karşı karşıyayız, ne halt yediğini bilmiyoruz. Ama Amerikan askerleri bunları Kuzey Amerika’da biliyordu o bölgede. Amerika’da bunun aşısı denendi, Meriland’da, askeri birliklerde. Bunun aşısının bir özelliği var, hiç iğneyi sokmadan, karşıdan tabancayla yapıyorlar, püskürtmeli. Asker kolunu açar, püskürtmeyle 0,5 milimetre basıyor, şak diye aşı içeri giriyor. Bu aşıların yayınları yapılmıştı. Bu, aslında geleceği biliniyordu. Dünyada hanta, solonum virüsü, lassa ateşi, o da farelerden bulaşır, ebola ve birkaç tane marburg gibi virüsler, bunlar Biyogüvenlik Seviyesi 4 (BSL 4) laboratuvarlarda çalışılıyordu. Hatta Çin’de bir laboratuvar 4 virüsü birbirine kenetleyip, yeni bir hibrit virüs yaptım diye yayını yaptı. Böyle bir sıkıntı oldu" ifadelerini kullandı. "Belli gen grubunu öldürüyor" Virüsün belli gen grubunu öldürdüğünü belirten Erbaş, "Hanta virüsünü insandan insana bulaştıran bir varyantıyla beraberiz. Hoş bir şey değil, bir şeyler geliyor demektir. Çok ölümcül bir virüs olduğu biliyoruz. Bir ilaç var, deneniyor ama etkisi çok sınırlı. Bir de bir özelliği daha var. Yaşlıları çok öldürüyor, 70 yaş ve üstü. İki, ek hastalığı olanları çok öldürüyor. Diyabet, koah, akciğer hastalığı olanları çok öldürüyor. Bir de HLA-B8 varsa, belli gen grubunu öldürüyor. Kim bunlar? Tip-1 diyabetliler, çölyaklılar, romatolotojik hastalığı olanlar, haşimatolar, gravesleri bunları çok öldürüyor" şeklinde konuştu.