EĞİTİM - 27 Ocak 2026 Salı 17:10

Türkiye’de bir ilk: Öğrenci başarısı artık yapay zeka takibinde

A
A
A
Türkiye’de bir ilk: Öğrenci başarısı artık yapay zeka takibinde

Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi, Türkiye’nin ilk "Yapay Zeka Destekli Öğrenci Başarı Analizi Sistemi"ni geliştirdi. Sistemle birlikte eğitim programları güncel tutularak; öğrencinin bilgi, beceri ile yetkinlik gelişimi mezuniyete kadar izlenebilecek.


Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK) "2030’a Doğru Türk Yükseköğretiminin Yol Haritası" vizyonu doğrultusunda üniversitenin tarafından geliştirilen sistem, eğitim süreçlerinin dünyadaki hızlı değişim ve dönüşüme uyum sağlamasını hedefliyor.


Geliştirilen modelle, eğitim programlarının güncelliği korunurken, öğrencilerin bilgi, beceri ve yetkinlik gelişimleri mezuniyete kadar veri tabanlı olarak izlenebilecek. Program tasarımından, derslerin verilme ve değerlendirmeye kadar tüm süreçleri kapsayan sistemde yapay zeka, akademisyenlere her adımda karar destek mekanizması olarak hizmet verecek.



Kişiselleştirilmiş öğrenmeye geçiliyor


Sistemde öğrencilerin kazanımları kişiselleştirilebiliyor. Kazanımlar önceki haftalarda yapılan ve kaydedilen aktivitelere ve sınav sonuçlarına göre yapay zeka ile analiz ediliyor. Bu analiz sonucunda her öğrencinin ders kazanımlarını hangi düzeyde başardığı belirleniyor ve sonraki haftalar için öğrenciye özel; ödev, telafi çalışmaları ve destekleyici öğrenme önerileri sunuluyor.



"Teknolojiyi gelişmeleri desteklemeye devam edeceğiz"


Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Dr. Talip Emiroğlu, üniversite tarafından geliştirilen bu sistemin, dünyadaki değişime ve yeniliklere uyum sağlaması açısından son derece önemli olduğunu vurguladı. Dr. Talip Emiroğlu, bu tür inovatif gelişmeleri desteklemeye devam edeceklerini söyledi.



"Dünya sürekli değişiyor, eğitimi güncel tutmalıyız"


Projeye ilişkin bilgilendirmelerde bulunan Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Muzaffer Elmas ise sistemin temel amacının değişen dünyaya ayak uydurabilen dinamik bir yükseköğretim modeli oluşturmak olduğunu belirterek, "Bu proje aslında yükseköğretimin ve üniversitelerin, teknoloji ve yapay zeka destekli hızlı değişime uyum sağlaması için geliştirilmiş bir eğitim-öğretim yönetim sistemidir. Artık dünya 3-5-10 yılda bir değişmiyor, sürekli değişiyor. Bu nedenle eğitim-öğretimi de sürekli güncel tutmamız gerekiyor. Sistemin en önemli faydası tam olarak budur" dedi.



Sistem böyle işleyecek


Sistemin işleyişi hakkında bilgi veren Elmas, her dersin kazandıracağı yetkinliklerin net olarak tanımlandığını belirterek, şunları kaydetti:


"Bu modelde her dersin öğrenciye hangi bilgi, beceri ve yetkinliği kazandıracağı net olarak tanımlanıyor. Bu kazanımların hangi derslerle, üniversite içi ya da dışı hangi faaliyetlerle, hangi yöntemlerle elde edileceği sistem içinde yer alıyor ve sürekli güncelleniyor. Mezuniyet aşamasında ise öğrencinin üniversitenin garanti ettiği bilgi, beceri ve yetkinliklere ne ölçüde ulaştığını açık şekilde görebileceğiz."



"Yapay zeka ölçme, değerlendirme ve gelişimi izleyecek"


Yapay zekanın öğrenciyi pasifleştiren değil, aktif öğrenmeyi destekleyen bir araç olarak kullanıldığını vurgulayan Prof. Dr. Muzaffer Elmas, "Öğrencinin sınıf içinde dersin 3’te 2’sini aktif geçirmesini hedefliyoruz. İnceleme, araştırma, sunum, rapor hazırlama gibi faaliyetlerle dersler interaktif yürütülecek. Yapay zeka burada ölçme, değerlendirme ve gelişim takibini yapacak. Öğrencinin gelişimi sürekli izlenecek ve desteklenecek" diye konuştu.



Mezuniyet öncesinde eksiklikler tamamlanacak


Elmas, mezuniyet öncesinde öğrencinin eksiklerinin tespit edilerek tamamlanmasının da sistemin önemli bir ayağı olduğunu dikkati çekerek, "Öğrenci mezun olmadan önce, dünyaca kabul edilen bilgi, beceri ve yetkinliklere hangi oranda sahip olduğunu göreceğiz. Eksik kalan yönlerini yine yapay zeka desteğiyle ve akademik geri bildirimlerle tamamlamayı hedefliyoruz. Ayrıca sistemimiz bireysel ve kişiselleştirilmiş öğrenmeye de son derece uygun" şeklinde konuştu.



"Nihai karar akademisyene aittir"


Yapay zekanın bir araç olduğunu, asıl rolün akademisyende bulunduğunu vurgulayan Prof. Dr. Elmas, "Bu bir karar destek sistemidir. Nihai karar her zaman akademisyene aittir. Sistem öğretim üyelerinin işini kolaylaştırırken, aynı zamanda daha fazla akademik hakimiyet gerektiriyor. Akademisyen artık öğrencinin hangi konuda eksiği olduğunu çok net görebilecek ve buna göre süreci yönetecek" dedi.



Türkiye’de bir ilk


Üniversitenin vizyonuna da değinen Prof. Dr. Muzaffer Elmas, "Kocaeli Sağlık ve Teknoloji Üniversitesi olarak ismimizin de taşıdığı teknoloji vurgusuna uygun bir adım attık. Bu yönüyle özgün ve yerli bir üründür. Türkiye’de bu sistemi sistematik olarak uygulayan ilk üniversite olma özelliğini taşıdığımızı düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.



Türkiye’de bir ilk: Öğrenci başarısı artık yapay zeka takibinde

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Aydın Tahliye esnasında kiracının ’binayı yakarım’ iddiası ekipleri harekete geçirdi Aydın’ın Nazilli ilçesinde ev sahibi ile kiracı arasında yaşanan tahliye gerginliğinde, "binayı yakarım" iddiası üzerine polis, itfaiye ve sağlık ekiplerini harekete geçirdi. Yüksek kira artışına sitem eden kiracı, "Kardeşlik böyle olmamalı" dedi. Olay, Nazilli Yıldıztepe Mahallesi 80. Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, iki katlı binanın birinci katında yaşayan Azerbaycan uyruklu Z.S. ile ev sahibi A.Y. arasında uzun süredir yaşanan uyuşmazlık yargıya taşındı. Ev kirasının 20 bin TL’ye yükseltilmek istendiği iddiası üzerine anlaşamadıkları ifade eden kiracı Z.S., icra memurları ile eve gelen ev sahibine kapıyı açmadı. Yaşanan gerginlik sırasında Z.S.’nin ’binayı yakarım’ iddiası üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler, çevrede güvenlik önlemi aldı. Pencereden bağırarak yaşadıklarını anlatan Z.S., 2021 yılında eve taşındığını belirterek, başlangıçta ev sahibiyle aile ortamı vaadiyle anlaştıklarını söyledi. İki kızının olduğunu dile getiren Z.S., ev sahibinin kızlarını eve kabul etmediğini, su ve elektriğin ortak kullanılacağı söylenmesine rağmen kendisinden fazla ücret alındığını iddia etti. Ev sahibinin kızının kendisinden 20 bin TL talep ettiğini iddia eden Z.S., "85 milyona sesleniyorum, bu ev 20 bin TL eder mi?" diyerek kira artışına sitem etti. Hurdacılık yaparak geçimini sağladığını ve kanuni oturma izninin bulunduğunu ifade eden Z.S., evden çıkması isteniyorsa taşınma masraflarının karşılanması gerektiğini savunarak, "Mahkemenin kararına saygım var, boynumuz kıldan incedir. Ancak benden fazladan alınan paralar iade edilmeli. Mağdur olan benim" dedi. Olay yerine gelen ekiplerle yapılan görüşmelerin ardından kiracı ikna edilirken, kendisine ek süre tanındı.
Kars Kars’ta Gezici Hayvan Sağlığı Hizmetleri Projesi için imzalar atıldı Kars’ta Gezici Hayvan Sağlığı Hizmetleri Projesi hayata geçiriliyor. Sosyal Gelişmeyi Destekleme Programı (SOGEP) kapsamında başarılı bulunan "Kars’ta Gezici Sağlık Hizmetleriyle Hayvancılığın Güçlendirilmesi Projesi"nin sözleşmesi, Kafkas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hüsnü Kapu ile Serhat Kalkınma Ajansı (SERKA) Genel Sekreteri Nurullah Karaca arasında imzalandı. Proje kapsamında, Kafkas Üniversitesi Hayvan Sağlığı Eğitim, Araştırma ve Uygulama Hastanesi bünyesinde hizmet verecek donanımlı bir gezici hayvan muayene aracı hizmete alınacak. Araç; Kars il merkezi ve 7 ilçesi başta olmak üzere, ihtiyaç halinde çevre il ve ilçelerde ambulans, muayene ve yerinde tedavi hizmetleri sunacak. Portatif donanımlar sayesinde muayene, temel laboratuvar analizleri, görüntüleme ve gerekli operasyonlar gerçekleştirilebilecek. Ayrıca Veteriner Fakültesi ve Meslek Yüksekokulu öğrencileri, staj kapsamında araç faaliyetlerine katılarak uygulamalı eğitim imkanı elde edecek. Doğal afet durumlarında ise özellikle arama kurtarma köpekleri başta olmak üzere hayvanlara acil sağlık hizmetleri sunulacak. Proje ile Kars’ta hayvan sağlığı hizmetlerine erişimin artırılması, koruyucu ve tedavi edici veterinerlik uygulamalarıyla hayvan hastalıklarının azaltılması hedefleniyor. Bunun yanı sıra hayvansal üretim verimliliğinin artırılması, yaban hayatının korunması ve afetlere müdahale kapasitesinin güçlendirilmesi yoluyla bölge ve ülke ekonomisine katkı sağlanması amaçlanıyor.
Ankara İletişim Başkanı Duran: "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecine zarar vermek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz" İletişim Başkanı Burhanettin Duran, "Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecine zarar vermek isteyen, komşularımızla ve kardeşlerimizle aramıza nifak tohumları ekmek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz" dedi. İletişim Başkanı Burhanettin Duran, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımında, "Bazı siyasi çevrelerin Suriye’de ‘Kürtler hedef alınıyor’ iddiası, hakikati yansıtmayan ve bölgede toplumsal fay hatlarını yeniden harekete geçirmeye yönelik bir girişimdir. Toplumu ayrıştıran değil, birleştiren bir dil hepimizin sorumluluğudur. Gerçekleri çarpıtmak yerine ortak akıl ve birlik duygusuyla konuşmak zorundayız. Türkiye’nin mücadelesi etnik kimliklerle değil; terörle, şiddetle ve hukukun dışına çıkan yapılarladır. Türkiye’nin mücadelesi, sınırlarında bir terör koridoru oluşturulmaması içindir. Bölgede kalıcı barış, istikrar ve kapsayıcı bir siyasal düzenin tesisi açısından atılan her yapıcı adımı önemsiyoruz" ifadelerini kullandı. "Suriye halkı barış istiyor, huzur istiyor" Duran, Suriye halkının barış ve huzur istediğini vurgulayarak şunları kaydetti: "Sayın Cumhurbaşkanımızın bugün ifade ettiği gibi: ‘Suriye halkı barış istiyor, huzur istiyor; Arap’ıyla, Türkmen’iyle, Kürt’üyle, Nusayri’siyle kardeşçe yan yana yaşamak istiyor. Bilhassa Kürt kardeşlerimden, Kürt vatandaşlarımdan rica ediyorum. Bizim ezeli ve ebedi kardeşliğimize darbe vurmayı, aramıza nifak sokmayı amaçlayan oyunlara lütfen gelmeyin, istismarcılara lütfen prim vermeyin; fitneyi, fesadı, ayrışmayı körüklemeye çalışanlara itibar etmeyin. Türkiye Cumhuriyeti, 86 milyon vatandaşıyla birlikte yönünü kendisine dönmüş on milyonların da en güvenli sığınağıdır, yuvasıdır, güvencesidir.’ Terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge sürecine zarar vermek isteyen, komşularımızla ve kardeşlerimizle aramıza nifak tohumları ekmek isteyenlere fırsat vermeyeceğiz."