TEKNOLOJİ - 28 Aralık 2025 Pazar 09:16

Vatandaşın geliştirdiği bu sistem yangını kıvılcım anında durduracak

A
A
A
Vatandaşın geliştirdiği bu sistem yangını kıvılcım anında durduracak

Kocaeli’de yaşayan Kuddusi Kuranel, ormanlık alanlar ve dar bölgelerdeki yangınların başlangıç aşamasında kontrol altına alınabilmesi amacıyla motosiklete entegre edilebilir, taşınabilir söndürme sistemi geliştirdi. İtfaiye araçlarının girmekte zorlandığı sarp araziler ve dar sokaklar için tasarlanan sistem, yangının yayılmadan "ilk kıvılcım" aşamasında söndürülmesini hedefliyor.


Özel bir firmadaki yangın eğitimi sırasında edindiği bilgilerden yola çıkan Kuddusi Kuranel (62), özellikle başlangıç aşamasındaki yangınların hızla kontrol altına alınabilmesi için teknik bir çalışma gerçekleştirdi. İtfaiye ekiplerinin girmekte zorlandığı otoyol kenarları, dar sokaklar ve orman içindeki sarp arazileri hedefleyen Kuranel, geliştirdiği sistemin amacının büyük ölçekli yangınları söndürmek değil, felaketin büyümesine neden olan ilk kıvılcıma müdahale etmek olduğunu bildirdi.


Fikrin ortaya çıkış sürecini anlatan Kuddusi Kuranel, "Özel bir firmada çalışırken yangın söndürme eğitimi aldık. Bu tip olaylarla ilgili bilgi birikimim vardı. Bir gün tünelden geçerken sulu tip bir motosiklet gördüm. Ben bunu biraz daha geliştirip orman yangınları ve itfaiyenin gidemediği dar alanlar için uyarlamak istedim. Otoyol kenarları, kaldırım araları gibi her yere girsin istedim. Genelde yangın kıvılcımla başladığından dolayı böyle bir şey geliştirdim" dedi.



"Küçük çaplı yangınları boğarak söndürüyor"


Sistemin temel amacının büyük ölçekli yangınları söndürmek değil, felaketin büyümesini engellemek olduğunu vurgulayan Kuranel, kuru kimyasal modelinin ardından köpüklü model üzerindeki çalışmalarına da devam ettiğini aktardı. Sistemin çalışma şekline ilişkin de bilgi veren Kuddusi Kuranel, "6 litrelik bir tüpün içine 6 litre su ve 180 gram kimyasal koyuyoruz. Hortumun ucunda oksijenle birleşince battaniye tipi köpük oluşuyor. Bu köpük küçük çaplı yangınları boğarak söndürüyor" diye konuştu.



"Vatandaşlar ’bununla mangal mı söndüreceksin’ diyor"


Kuranel, cihazın 10 metrelik hortumu sayesinde nokta atışı müdahale imkanı sunduğunu ve sistemin özellikle orman köyleri ile mezralarda konuşlandırılmasının hayati önem taşıdığını ifade ederek, şunları kaydetti:


"Her ormanın içinde küçük yerleşimler var. Muhtarlıklara bu sistemden birer ikişer verilse yangının merkezinde müdahale edilebilir. Ülkemiz için faydalı olacağına inanıyorum. Bazı vatandaşlar bana ’bununla mangal mı söndüreceksin’ diyor. Mangal söndürmüyoruz. Yangının ilk kıvılcımına, ilk noktasına atış yapıyoruz. Orman kenarına bidonla su koymak çözüm değil. Köklü çözüm istiyorsan bu sistemi koyacaksın."



Vatandaşın geliştirdiği bu sistem yangını kıvılcım anında durduracak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ordu 5 kadın, bir lokanta: Bu lokantanın tüm çalışanları kadın Ordu’da faaliyet gösteren bir lokantada tüm çalışanların kadın olması dikkat çekiyor. Döner ustasından pide ustasına kadar kadınların görev aldığı işletmede erkekler ise sadece paket servislerde görev alıyor. Ordu’nun Perşembe ilçesindeki aile işletmesinde 5 kadın birlikte çalışıyor. Kadın emeğinin ön planda olduğu işletmede taş fırından döner tezgahına, servisten mutfağa kadar tüm alanlarda kadınlar görev yaparken, erkekler yalnızca siparişlerin adreslere ulaştırılmasında destek veriyor. "Fırının başına geçtim, mesleği öğrendim" İşletmeci ve aynı zamanda pide ile lahmacun ustası olan evli ve 3 çocuk annesi Ayşenur Pamuk, eşiyle birlikte yıllardır bu işi sürdürdüklerini söyledi. Pamuk, "Yaklaşık 20 yıldır bu işletmede çalışıyoruz. Önceden ustamız vardı, emekli olunca yeni usta bulamadık. Ben de öğrenerek fırının başına geçtim. Kadınlar olarak burada uyum içinde çalışıyoruz. Her işte birbirimize destek oluyoruz. İşimizi severek yapıyoruz" dedi. "Kadınlar daha titiz ve pratik" Lokantada aşçı ve döner ustası olarak çalışan Nurten Odabaşı ise mesleğe 22 yıl önce başladığını belirterek, "Eskiden lokantalarda kadın çalışan sayısı çok azdı. Şimdi bu sayı giderek artıyor. Kadınların daha hijyenik, daha pratik ve güler yüzlü olduğunu düşünüyorum. Sağlığım el verdiği sürece çalışmaya devam edeceğim. Kadınların olduğu ortamda müşteriler de memnun oluyor" diye konuştu. "Müşteriler kadın emeğini görünce mutlu oluyor" Yaklaşık 20 yıldır aynı işletmede çalışan Ayşegül Pamuk da birlikte çalışmanın kendileri için önemli olduğunu ifade etti. Pamuk, "Burada 5 kadın olarak çalışıyoruz. Fırıncımız, aşçımız, döner ustamız, garsonlarımız ve bulaşıkçımız kadın. Müşterilerimiz kadınların çalıştığını görünce daha güvenle yaklaşıyor. Bu durum bizi de mutlu ediyor" ifadelerini kullandı. Sami Atacan isimli müşteri ise kadınların çalıştığı işletmeleri tercih ettiğini kaydetti.
Adana Doğan: "Üreticiye düşük faizli ve uzun vadeli kredi imkanları sağlanmalı" Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, çiftçilere yönelik acil destek paketi hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, "Üreticiye düşük faizli ve uzun vadeli kredi imkanları sağlanmalı, üreticilerimizin nefes alabilmesi için mevcut borçları faizsiz olarak ertelenmelidir" dedi. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, Çukurova bölgesinde üretim yapan çiftçilerin ciddi bir ekonomik darboğazdan geçtiğini belirterek önemli açıklamalarda bulundu. Doğan, çiftçilerin artan maliyetler ve finansmana erişimde yaşanan sıkıntılar nedeniyle bugün bankalara, çeşitli finans kuruluşlarına borçlarını ödeyemez hale geldiğini belirterek, "Çiftçilerin nakit akışı tamamen tıkandı. Üreticimiz günlük faaliyetlerini sürdürebilmek için dahi gerekli finansmana ulaşamıyor. Girdi maliyetlerinde arttı. Mazot, gübre, tohum ve zirai ilaç fiyatlarındaki yükseliş çiftçimizin belini bükmüştür. Ürün fiyatlarının aynı oranda artmaması çiftçilerimizin emeğinin karşılığını alamamasına neden olmuş, bu dengesizlik, borç yükünü daha da arttırmıştır" dedi. Başkan Mehmet Akın Doğan, üreticilerin mevcut borç yükü altında ezildiğini belirterek, "Çiftçimiz hem borçlarını çeviremiyor hem de yeni üretim sezonu için gerekli kaynağı bulamıyor. Yaşanan süreç yalnızca çiftçileri değil, ülke ekonomisini ve gıda güvenliğini de tehdit etmektedir. Tarımsal üretimde yaşanacak daralma hepimizi etkileyecektir. Acil destek paketi hayata geçirilmeli, üreticiye düşük faizli ve uzun vadeli kredi imkanları sağlanmalı, üreticilerimizin nefes alabilmesi için mevcut borçları faizsiz olarak ertelenmelidir" ifadelerini kullandı. Doğan, yetkililere çağrıda bulunarak, "Tüm dünyada stratejik bir öneme sahip olan tarım sektörüne pozitif ayrımcılık yapılarak destek verilmeli, sorunların aşılabilmesi için kalıcı çözümler üretilmelidir" diye konuştu.
Ordu Ordu’da jandarma aranan 31 şüpheliyi yakaladı Ordu’da jandarma ekipleri tarafından son 1 haftada yürütülen asayiş faaliyetlerinde aranması bulunan ve yakalanan 31 şüpheliden 17’si tutuklandı. Jandarma Asayiş Timleri tarafından son bir haftada 24 bin 346 şahıs sorgulandı. Yapılan sorgulamalar neticesinde çeşitli suçlardan hakkında arama kararı bulunan 31 şüpheli yakalandı. Yakalanan şüphelilerden 17’si tutuklanarak ceza infaz kurumuna teslim edildi. Trafik faaliyetleri kapsamında ise Trafik Jandarması Timleri tarafından 16 bin 541 araç kontrol edildi. Narkotik suçlarla mücadele kapsamında gerçekleştirilen 16 operasyonda 16 şüpheli yakalandı. Şüpheliler hakkında ‘uyuşturucu madde kullanmak için satın almak, kabul etmek ve bulundurmak’ suçundan işlem yapıldı. Yapılan aramalarda 10 gram sentetik kannobinoid bonzai, 16 gram metamfetamin, 110 adet sentetik ecza hap ve 4 adet uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi. Kaçakçılık ve organize suçlarla mücadele faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen operasyonlarda 17 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı. Yapılan aramalarda 1 adet silah imalathanesi, 17 adet tabanca kabzası, 15 adet tetik tertibatı, 53 adet tabanca iğnesi, 58 adet tabanca yayı, 8 adet silah gövdesi, 8 adet tabanca şarjörü, 102 adet boş kovan, 2 adet mekanizma, 15 adet tabanca horozu, 12 adet tabanca üst kapağı, 4 bin 600 adet boş makaron, 2 bin 100 adet içi tütün doldurulmuş makaron, 48 bin gram tütün, 1 adet ekskavatör, 1 adet otomobil, 1 adet dinleme cihazı, 20 adet muhtelif kazı malzemesi ve 4 adet dedektör ele geçirildi. Çalışmaların devam edeceği bildirildi.
Adana Emekli maaşını çekmesi için kiracısına güvendi, başına gelmeyen kalmadı Adana’da bir kişi, emekli maaşını çekmesi için kartını ve cep telefonunu veren ev sahibinin hesabından 350 bin TL kredi çekti. 3 ay boyunca yaşlı kadına dolandırıcılığın farkına varmasın diye kendi cebinden emekli maaşı ödeyen kişi, olayın ortaya çıkmasının ardından kayıplara karıştı. Yaşlı kadın şahıstan şikayetçi olurken, "Altınlarımı bozdurdum, parmağımdaki yüzüklere kadar verdim yine yetmedi. Ben bu halde bulaşık yıkamaya gittim" dedi. Olay, geçtiğimiz temmuz ayında merkez Çukurova ilçesinde meydana geldi. Şenel Karabulut (65), 2 katlı müstakil evinin 1. katını S.D. ve eşine kiraya verdi. Yaşlı kadının güvenini kazanan çift, bir süre sonra Karabulut’un emekli maaşını bankaya gidip çektiğini öğrenip, "Bankaya gidip sıra bekleme, ATM’den emekli maaşını çekelim" teklifinde bulundu. Kiracısına güvenen yaşlı kadın, banka kartını kiracısına verdi. Cep telefonunu da alıp kredi çekti Çift, yaşlı kadının cep telefonunu da ’güncelleme yapacağız’ diyerek aldı ve iddiaya göre, bankacılık uygulamasına girip 350 bin TL kredi çekti. Çift, bu krediyi de kendi hesaplarına aktardı. 3 ay emekli maaşını ceplerinden ödediler Kredinin ödemesini emekli maaşından yaptıran çift, yaşlı kadın bu olayı anlamasın diye de 3 ay boyunca aylık 16 bin TL getirip yaşlı kadına "Bu senin emekli maaşın" diyerek verdi. Bankaya gidince gerçek ortaya çıktı Kasım ayında kiracısına "Emekli maaşımı ben gidip bankadan çekeceğim" diyerek kartını vermeyen Şenel Karabulut, bankaya gittiğinde görevlinin, "Emekli maaşın krediye kesilmiş. Bankamıza 500 bin TL borcunuz var" dediğinde gerçeği öğrendi. Karabulut, bankadan dönünce kiracısına durumu sordu ve çift iddiaları reddedip eşyalarını toplayıp evden çıkıp gitti. Çalıştı, bulaşık yıkadı, borcunu ödedi Kiracısı S.D. hakkında şikayetçi olan yaşlı kadın, bankaya olan borcu için de altınlarını bozdurup kalan para için de bulaşıkçılık yapıp çalıştı. Yaklaşık 5 ay önce şikayetçi olan yaşlı kadın, bir an önce kiracısının yargılanmasını ve mağduriyetinin giderilmesini bekliyor. "Bu evi de elimden alacaklardı" Yaşadıklarını İHA muhabirine anlatan Şenel Karabulut, kiracılarının kendisini dolandırdığını öne sürerek, "Kiracı 5 ay oturdu. Bu süre içinde bana bu hırsızlığı yaptılar. Emekli maaşımı çekmek istediler, hatta bu evi de elimden alacaklardı. Okuma yazmam da yok. ’Bankaya gidelim, maaşını çekelim’ dediler, ben de güvenip gittim. O sırada bütün bilgilerimi aldılar, cep telefonumu da ’güncelleyelim’ diyerek alıp işlem yaptılar" dedi. "Bankaya gidip maaşımı çekmek istediğimde bana maaşımın olmadığını, krediye gittiğini söylediler" Banka görevlisinin söyledikleriyle gerçeği öğrendiğini anlatan Karabulut, "Ayın 18’i geldiğinde kendisi ya da eşi arayıp ’maaşın yatmış’ diyordu. Maaşımı kendi cebinden veriyormuş gibi gösterdiler. Bankaya gidip maaşımı çekmek istediğimde bana maaşımın olmadığını, krediye gittiğini söylediler. 500 bin TL kredi borcum çıktı. Altınlarımı bozdurdum, borcu ödedim. Ben bu halde bulaşık yıkamaya gittim" diye konuştu. "Bana hiçbir ödeme yapmadılar ama ’ödedik’ diyorlarmış" Şikayetçi olduğunu belirten Şenel Karabulut, "Bankadan çıkınca onları arayıp ’paramı nasıl çekebiliyorsunuz, utanmıyor musunuz, sizi karakola şikayet edeceğim’ dedim. Eve gelip ’çıkın’ dedim, ardından karakola gidip şikayetçi oldum. Bana hiçbir ödeme yapmadılar ama ’ödedik’ diyorlarmış. Bu süreçte şekerim yükseldi, bunalım geçirdim, parmağımdaki yüzüklere kadar verdim yine yetmedi. Benim paramla arabalarını değiştirdiler. Paramı versinler, yoksa davamdan vazgeçmeyeceğim" ifadelerini kullandı. İddiaların odağındaki S.D.’ye ise ulaşılamadı.