EKONOMİ - 08 Temmuz 2025 Salı 16:46

Yüzde 5 peşinatla ev sahibi olma fırsatı

A
A
A
Yüzde 5 peşinatla ev sahibi olma fırsatı

Gayrimenkul sektöründe hayata geçirilen yeni kampanya ile yalnızca yüzde 5 peşinatla konut sahibi olunabilecek. Kalan tutarın 72 aya kadar vadelendirilebildiği modelin, özellikle konut ihtiyacını karşılamakta zorlanan kesimlere erişilebilir bir çözüm sunması bekleniyor.


Zeray GYO, tüm projelerinde geçerli olmak üzere yüzde 5 peşinatla konut sahibi imkanı sunuyor. Kalan ödemelerin ise 72 aya varan vadelerle yapılandırılacağı kampanya, konut fiyatlarındaki artış ve yüksek enflasyon sebebi ile hem konut ihtiyacını erteleyen vatandaşlara hem de yatırımcılara cazip fırsatlar sunuyor. Geliştirilen kampanyanın, mevcut ekonomik şartlarda barınma ihtiyacına çözüm üretmeyi amaçladığını belirten Zeray GYO Pazarlama Genel Müdür Yardımcısı Aytül Ayhan, markanın müşteri odaklı yaklaşımı, dikkat çeken büyümesi ve yatırımcılara sunduğu yeni fırsatlar hakkında bilgilendirdi.



"Önceliğimiz sadece konut üretmek değil, yaşam değerleri sunmak"


Markanın son dönemde sergilediği güçlü büyüme performansını değerlendiren Ayhan, başarılarının temelinde şeffaflık, sürdürülebilir kalite ve müşteriye verilen sözlerin eksiksiz yerine getirilmesinin yattığını vurguladı. Aytül Ayhan, "Zeray olarak temel önceliğimiz, sadece konut üretmek değil, yaşam değerleri sunmak. Her bir projemizi bulunduğu bölgeye ve hedef kitlemizin yaşam dinamiklerine göre kurguluyoruz. Güven, şeffaflık ve sürdürülebilir kalite ilkeleri üzerine inşa ettiğimiz bu yapı, müşteri nezdinde karşılık buldukça biz de büyümeye devam ediyoruz. Ayrıca, kurulduğumuz günden bu yana en çok önemsediğimiz kavramlardan biri güven. Müşteri ile aramızdaki bağı sadece ürünle değil; doğru bilgi akışı, şeffaf süreç yönetimi ve sözümüzde durma ilkesiyle kuruyoruz. Bu da sadakati ve tavsiyeye dayalı büyümeyi beraberinde getiriyor" dedi.



"Müşteriyle bağımızı kesmiyoruz"


Pazarlama stratejilerinde öne çıkan en önemli unsurlara da değinen Ayhan, "Veriye dayalı, çevik ve bütünsel bir pazarlama stratejisi yürütüyoruz. Müşteri davranışlarını, beklentilerini ve değişen piyasa şartlarını yakından takip ederek, kampanya ve iletişim kurgularımızı sürekli güncelliyoruz. Dijitalleşme ve müşteri deneyimi bizim için ana eksende. Bunun yanı sıra marka sadakatini güçlendirmek adına; satış sonrası süreçlerde de müşteriyle bağımızı kesmiyoruz. Her temas noktasında kaliteli hizmet ve ulaşılabilirlik sunmaya özen gösteriyoruz. Bugün geldiğimiz noktada, proje tesliminden sonra dahi bize güven duyan, yeni projelerimizi ilk bizden öğrenmek isteyen ciddi bir müşteri topluluğuna sahibiz" diye konuştu.



"Yüzde 5 peşinat, 72 aya varan vade"


Geniş kitlelerin konut hayalini gerçeğe dönüştürecek yeni kampanya hakkında bilgilendiren Aytül Ayhan, "Tüm projelerimizde geçerli olmak üzere çok avantajlı bir kampanya başlattık. Sadece yüzde 5 peşinatla konut sahibi olma imkanı sunarken, kalan ödemeleri ise 72 aya varan vadelerle yapılandırıyoruz. Bu kampanya ile hem erişilebilir konut hayalini gerçeğe dönüştürüyor, hem de yatırımcılarımız için cazip fırsatlar sunuyoruz. Kampanyamız, barınma ihtiyacını erteleyen geniş bir kitleye çözüm üretirken; aynı zamanda yüksek enflasyon ortamında birikimini korumak ve değerlendirmek isteyen yatırımcılara da güçlü bir alternatif sunuyor" şeklinde konuştu.



"Güvene dayalı vizyonumuzla sektöre yön veriyoruz"


Son olarak markanın, sektördeki konumunu da tanımlayan Ayhan, "Zeray, vizyonu, üretim gücü ve müşteri memnuniyetine olan bağlılığıyla sektörün yönünü belirleyen aktörlerden biridir. Biz bu sorumluluğun farkındayız. Attığımız her adımda sadece bugünü değil, yarını da düşünerek hareket ediyoruz. Bu bakış açısıyla, sektörde kalıcı ve öncü olmanın gerekliliklerini yerine getirmeye devam edeceğiz. Ayrıca biz, her projemizi o bölgenin sosyal yapısına, mimari dokusuna ve ekonomik dinamiklerine duyarlı şekilde geliştiriyoruz. Bu yaklaşım, sadece konut değil; yaşanabilir, değer katan ve bölgesini ihya eden projeler üretmemizi sağlıyor. İşte bu noktada Zeray’ın farkı ortaya çıkıyor; ‘güveni odağına alan, duygusal bağ kuran ve uzun vadeli memnuniyet hedefleyen bir marka olmak’" ifadelerini kullandı.



Yüzde 5 peşinatla ev sahibi olma fırsatı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Düzce İl Başkanı Şengüloğlu’ndan, Akçkoca Belediye Başkanı’na ’özür dileyin’ çağrısı AK Parti Düzce İl Başkanı Hasan Şengüloğlu, Akçakoca Belediye Başkanını özür dilemeye davet etti. Belediye Meclisi toplantısında AK Partili Belediye Meclis Üyesi ile tartışan CHP’li Akçakoca Belediye Başkanı Fikret Albayrak’ın siyasi tükenmişlik içindeki davrandığını ifade ederek "Derhal Akçakoca halkından ve meclis üyelerinden özür dileyin" çağrısı yaptı. İl Başkanı Hasan Şengüloğlu, Akçakoca Belediyesi’nin Nisan ayı toplantısında AK Partili Meclis Üyesi Zafer Küçük’ün denetim raporlarındaki bazı harcamaları eleştirmesi üzerine Fikret Albayrak’ın çıkışını sert bir dil ile eleştirerek "Başkan bey hırsını AK Partili Meclis üyelerimizden çıkarmaya kalkmış. Bu durum tek kelimeyle siyasi tükenmişliktir. Akçakoca halkına ve meclis üyelerine saygısızlıktır" dedi. Şengüloğlu açıklamasında şu ifadelere yer verdi; "Akçakoca Belediye Meclisinde yaşanan olayları hayretler içerisinde izledim ve gördüm ki CHP Akçakoca örgütünün içindeki çekişme Belediye Başkanının ruh halini oldukça bozmuş. AK Partili Meclis Üyemiz Zafer Küçük’ün denetim raporlarındaki harcamaları gündeme getirmesi kendisini kızdırmış. Başkan bey hırsını AK Partili Meclis üyelerimizden çıkarmaya kalkmış. Bu durum tek kelimeyle siyasi tükenmişliktir, acizliktir. Akçakoca halkının iradesine hadsizlik ve bu iradeyle seçilmiş meclis üyelerine saygısızlıktır. Seçildiğiniz günden beri Akçakoca’nın hayrına olan işlerde destek olacağımızı, şerrine olduğunu düşündüğümüz işlerde de desteklemeyeceğimizi defalarca söyledik. Ve bu söylemimizi Akçakoca’ya hizmet olarak eyleme döktük ve asla nezaketimizi bozmadık. Buradan Akçakoca Belediye Başkanına sesleniyorum derhal Akçakoca halkımızın iradesiyle seçilmiş meclis üyelerimizden ve Akçakoca halkından özür dileyin. Bizler nezaketimizi bozmadan doğruları söylemeye devam edeceğiz. Sizler rahatsız olsanız bile."
Gaziantep Bakan Tekin: "Türkiye’ye özgü bir model inşa ettik diye eleştiriyorlar" Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Gaziantep’te katıldığı ’Şehrim Okulum’ protokolünün imza ve tanıtım programında Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile gelenekleri ve değerleri temsil eden bir model inşa etmeye çalıştıklarını belirterek, "Türkiye’ye özgü bir model inşa ettik diye eleştiriyorlar" dedi. Bir dizi program ve temas için Gaziantep’te bulunan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, ilk olarak ’Şehrim Okulum’ protokolünün imza ve tanıtım programına katıldı. Burada konuşan Bakan Tekin, eğitim çalışmaları hakkında açıklamalarda bulundu. Bakan Yusuf Tekin, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ne yönelik eleştirilere de cevap verdi. "Bakan olduktan sonra beni mutlu eden ve heyecanlandıran işlerimizden bir tanesini yapacağız" Program ilk olarak ’Şehrim Okulum’ projesinin öneminden bahseden Tekin, "Bugün, Milli Eğitim Bakanı olduktan sonra gerçekten beni mutlu eden ve en çok heyecanlandıran işlerimizden bir tanesinin daha burada tanıtımını yapacağız. Tanıtımını yapacağımız şey yıllardır televizyonlarda başka ülkelerin filmleri ve dizilerini seyrederken, okullarla ilgili eğitimleri izlerken, niye biz bu ülkemize yok, niye biz bunları yapmıyoruz, niye buradan başlamıyoruz dediğimiz bir projeyi daha bugün hayata geçireceğiz" dedi. "Barışı, adaleti, medeniyeti eğer biz dünyaya getirmek istiyorsak adresi başka yerde aramaya gerek yok" Tekin, "Bugünlerde birileri çıkmış diyor ki Türkiye modeli mi olurmuş? Türkiye kimmiş kendine model yapacak? Bunu diyen kim biliyor musunuz arkadaşlar? Maalesef bunu diyen kişiler Türkiye’de siyaset yapan kişiler. Açıkça şunu söylüyorlar, bize diyorlar ki x ülkesinin modelini alıp getirip, bize aynen uygulasaydınız. Ben de diyorum ki siz güvenmeyebilirsiniz, siz sevmeyebilirsiniz ama ben Türkiye’deki entelektüellere, Türkiye’deki akademisyenlere, Türkiye’deki öğretmenlere, Türkiye’deki velilere, Türkiye’deki öğrencilere sonuna kadar güveniyorum. Dünyada en iyisini biz yaparız diyorum. Ve bunu dedikten sonra, bunu hayata geçirdikten sonra, uluslararası ortamlarda Türkiye Yüzyılı maarif modelini sunumunu yapmaya başladığımız her yerde, konuştuğumuz, anlattığımız her ülkenin temsilcisi ’ya biz size uzman gönderelim, sizin ülkenizde bizim uzmanlarımıza anlatın, biz de bu modeli almaya çalışalım’ diyen ülkeler var. Dolayısıyla, Türk insanına, Türk gencine, Türkiye’deki öğretmene güvendiğimiz zaman, çok güzel sonuçlar elde edeceğimizi burada görmüş olduk. Türkiye Yüzyılı maarif modeli şu, biz diyoruz ki Türkiye’nin binlerce yıllık bir devlet geleneği var, Türkiye’nin binlerce yıllık bir toplum, millet geleneği var. Biz diyoruz ki bu gelenek zaten dünyada egemen olduğu dönemde barışı, insan haklarını, adaleti, medeniyeti biz temsil ettik. Bugün yine barışı, adaleti, medeniyeti eğer biz dünyaya getirmek istiyorsak, biz eğer dünyada bu görevleri egemen kılmak istiyorsak adresi başka yerde aramaya gerek yok. Bizim geçmişimizde var" ifadelerini kullandı. "Türkiye’ye özgü bir model inşa ettik diye eleştiriyorlar" Bakan Tekin, bazı kesimlerin Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’ni sert şekilde eleştirmesine de tepki göstererek, "Biz, Nisan ayını ulusal egemenlikten dolayı Türkiye genelinde ’maarifin kalbinde çocuk’ mottosuyla milli egemenliğin, demokrasinin ve insan haklarının anlatıldığı, bununla ilgili farkındalığın oluşturulduğu bir ay olsun diye tanımlamaya çalıştık. Bir genelge yayınladık. Biz, genelge de dedik ki ’binlerce yıllık devlet ve toplum geleneğinden tevarüz ettiğimiz’ dedik. Bu bile rahatsız etmiş. ’Ne demek binlerce yıllık’ diyor, ’niye binlerce yıllık’ diyor. Kardeşim ne diyeyim ben, benim mirasım bu, benim geçmişim bu, ’dünyanın neresinde olursa olsun binlerce yıllık devlet geleneğim var, toplum geleneğim var’ dediğim zaman gurur duyulması gerekir. Ne diyeceğim ben? Benim mirasım bu. Benim ülkemde birileri çıkıyor, ’niye binlerce yıldan atıfta bulunuyorsun’ diyor. Arkadaşlar ben böyle bir tuhaflık görmedim. Biz bugün çıksaydık deseydik ki Güney Amerika’daki bir ülkenin modelini Türkiye’ye getirdik deseydik alkışlayacaklardı ama ben Türkiye’ye özgü bir model inşa ettim diye eleştiriyorlar. Burada bir tuhaflık yok mu?" ifadelerine yer verdi. "Ülkemizin ve toplumumuzun gelenekleri ile değerlerini bünyesinde barındıran bir model inşa etmeye çalıştık" Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile gelenekleri ve değerleri temsil eden bir model inşa etmeye çalıştıklarını da sözlerine ekleyen Tekin, "Biz, bizim ülkemizin gelenekleri, bizim toplumumuzun, bizim medeniyetimizin insanlığa kazandırdığı değerler, bunların hepsini bünyesinde barındıran bir model inşa etmeye çalıştık. Bunu yaparken, bugün burada tanıtımını yaptığımız projemin özünde şu var. Biz dedik ki, çocuklarımız eğitim öğretimine başlarken önce içinde yaşadığı topluluğu, içinde yaşadığı evi ve aileyi, onun değerlerini içselleştirsin, okula geldiğinde ilçesini, ilini, ülkeyi ve dünyayı, böyle bir gelenek başlatmak istedik. Ve dedik ki, buradan hareketle okul dışı öğrenme ortamları diye bir proje geliştirdik. Çocuklarımıza artık, biraz önce burada iki genç kardeşimiz sunum yaparken anlattılar. Çocuklar, eğitim öğretim hayatına başlarken önce kendi ilinde, ilçesinde, mahallesinde ya da köyündeki değerlerimizi tanıyarak başlasınlar istiyoruz. Ne var orada? Orada bir cami olabilir, orada bir kütüphane olabilir, orada bir ören yeri olabilir. Orada, Kurtuluş Savaşı’mıza ya da bizi bugün, bu ülkeye, bize vatan kılan şehitlerimize ait bir mekan olabilir. Çocuklarımız önce orayı tanıyarak başlasınlar. Çocuklarımız önce kendi ilini, ilçesini, köyünü tanıyarak başlasınlar. Orada, bu medeniyet birikimine katkıyı verecek şeyleri önce değerlendirelim. Buradan hareketle, Türkiye’nin tamamında yüz binlerce içerik tespit ettik. Bunların hepsini online ortama taşıdık" şeklinde konuştu. "Şehrim Okulum mottosuyla çocuklarımızın keşfederek ve katılarak öğrendikleri yepyeni bir süreci başlatıyoruz" Bakan Tekin, "O yüzden biz valiliklerden ve belediyelerden de bizim bu yolculuğumuza destek olmalarını istemiştik. Bu çağrımıza ilk karşılık veren kişi Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Fatma Şahin. Dedik ki bu projeye buradan başlayalım. Biz bütün bir şehri eğitim ve öğretim hayatının merkezine yerleştirmek istiyoruz. Çocuklarımız okuldan çıkıp eve giderken eğitim öğretimi sürecini devam ettirsinler istiyoruz. Eve giderken yolda sivil toplum örgütleriyle, toplumla ilişkiye girdiği zaman eğitim öğretim süreci sekteye uğramasın istiyoruz. O yüzden de ’Şehrim Okulum’ mottosuyla çocuklarımızın keşfettiği, katıldığı, bu şekilde de öğrendikleri yepyeni bir süreci başlatıyoruz. Ve bu süreçte bize destek olan ve bizimle beraber bu projenin hayata geçirmesini sağlayan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanımıza ve bugün aynı zamanda Konya’da da Selçuklu Belediyesi’yle beraber başlatıyoruz. Her iki belediye başkanımıza da huzurlarınıza teşekkür ediyorum. Şunun altını bir kez daha çizmek istiyorum. Eğitim toplumun her alanında, toplumsal yaşamımızın her anında mutlaka dikkat etmemiz gereken bir alan. Çocuklarımıza kendi yaşantımızla, kendi değerlerimizle övünerek örnek olmak durumundayız ki mesafe kat edebilelim diyorum" diye konuştu.
Bursa Bursa’da genç kızların bıçaklı kavgası: 1 şüpheli adliyeye sevk edildi Bursa’nın İnegöl ilçesinde iki genç kız arasında çıkan bıçaklı kavgada yaralanan taraflardan biri tedavi altına alınırken, şüpheli genç kız işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Olay, saat 22.00 sıralarında İnegöl ilçesi Orhaniye Mahallesi Ankara Caddesi üzerinde meydana geldi. İddiaya göre Cankız E. (19), aşık olduğu A.M. (25) isimli şahsın sevgilisi olduğu iddia edilen Sinem Y. (17) ile konuşmak için buluştu. Buluşma sırasında taraflar arasında başlayan tartışma kısa sürede büyüyerek kavgaya dönüştü. Çıkan kavgada iki genç kızın da bıçakla yaralandığı öğrenildi. Olayın ardından Cankız E. yaralı halde olay yerinden kaçarken, bacağından yaralanan Sinem Y. ise yakındaki bir büfeye sığınarak yardım istedi. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralı Sinem Y. ambulansla İnegöl Devlet Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alınırken, kaçan Cankız E. yaklaşık 5 kilometre uzaklıkta sokakta yürürken polis ekipleri tarafından bulunarak özel bir hastaneye götürüldü. Öte yandan, hastaneye gelen Sinem Y.’nin annesi Birgül B.’nin kızına endişe içinde seslendiği, yaralı genç kızın ise annesine tepki gösterdiği anlar dikkat çekti. İfadesi ortaya çıktı Tedavisinin ardından Asayiş Büro Amirliği ekipleri tarafından gözaltına alınan Cankız E.’nin ifadesinde, "Cadde üzerinde buluştuk. Önce o beni bıçakladı. Ben de elindeki bıçağı alıp kendimi korumak için bıçakladım" dediği öğrenildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheli adliyeye sevk edilirken, Sinem Y.’nin sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi.