YEREL HABERLER - 18 Nisan 2012 Çarşamba 10:08

2. ULUSLARARASI RUMİ ÇOCUK SPOR OYUNLARI BAŞLIYOR

A
A
A
2. ULUSLARARASI RUMİ ÇOCUK SPOR OYUNLARI BAŞLIYOR

2. Uluslararası Rumi Çocuk Spor Oyunları 20-23 Nisan tarihleri arasında Konya`da gerçekleştirilecek.
Düzenlenecek oyunlarla ilgili Konya Valisi Aydın Nezih Doğan, Bera Otel`de bir tanıtım toplantısı düzenledi. Birincisini geçen yıl gerçekleştirdikleri Rumi Çocuk Oyunları`nın bu yıl ikincisini gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını belirten Vali Aydın Nezih Doğan, ``Geçen yıl Rumi Oyunlarına 17 ülkeden sporcular katılmıştı ve gerçekten beklenilenin üzerinde bir başarıyla oyunlar gerçekleşmişti. Bu yılın geçen yıldan farkı ise 23 Nisan Çocuk Şenlikleri`nin de Konya`da gerçekleşiyor olması. Bu şenliklerde 40 ülkeden 500 çocuğu ilimizde misafir ediyoruz. Bunlardan bir kısmı Konyalı ailelerin yanında kalıyor. Konya eski bir başkent ve bir başkentin kültür ve bilim konusunda öncü olması gerek. Biz de bunu vurgulamak amacıyla organizasyonlara imza atıyoruz. Konya aynı zamanda Hz. Mevlana`nın şehri. Onun barış ve hoşgörü mesajlarını dünyaya iletmek bizim görevimiz. Bu mesajın en kolay iletilebileceği insanlar ise çocuklar. Bu nedenle çocuklarla ilgili organizasyonlara ağırlık veriyoruz`` dedi.
Rumi oyunlarına bu yıl geçen yıldan daha fazla ilgi olduğunu da dile getiren Vali Doğan, ``Bu yıl oyunlarımıza 23 ülke ve Türkiye`den 228 sporcu ve 70 teknik adam katılacak. 20 Nisan günü saat 11.00`de Selçuklu Belediyesi Uluslar arası Spor ve Kongre Merkezi`nde açılış seremonisi yapılacak oyunlar 23 Nisan günü düzenlenecek ödül töreniyle sona erecek. Düzenlenecek bu oyunlara Konyalı vatandaşlarımızın ilgi göstermesi bizler için çok önemli. Bu nedenle oyunları takip etmelerini rica ediyoruz`` şeklinde konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Kocaeli Orkestrası, Toygar Işıklı dizi müziklerini izleyiciyle buluşturdu Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Oda Orkestrası, Toygar Işıklı dizi müziklerini senfonik yorumlarla sahneledi, izleyiciler mest oldu. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Oda Orkestrası, Gebze Osman Hamdi Bey Kültür Merkezi’nde Toygar Işıklı dizi müziklerini sahneledi. Şef Engin Şen yönetimindeki konser, senfonik yorumlarıyla Gebzelileri mest etti. Dizi müzikleri konserinde "Aşk-ı Memnu", "Yaprak Dökümü", "Ezel", "Dudaktan Kalbe", "Sen Eşittir Ben", "Hayat Gibi", "Kara Sevda" ve "İçerde" gibi dizilerin unutulmaz eserleri senfonik düzenlemelerle sahnelendi. Kentin orkestrası sahnede Konserde orkestrayı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı çello eğitmeni ve oda orkestrası şefi Engin Şen yönetti. Nilay Öncüloğlu ise orkestraya solist olarak eşlik etti. Büyükşehir Belediyesi Oda Orkestrası; belediye müzik eğitmenleri, konservatuvar öğrencileri ve mezunlarından oluşan üyeleriyle Gebze’de sahne aldı. Orkestra, Kocaeli ile olan bağlarını ve yeteneklerini izleyiciye bir kez daha gösterdi. Konserde keman, viyola, viyolonsel, flüt, klarnet, bağlama, piyano, bas gitar, elektro gitar ve davul gibi enstrümanlar seslendirildi. Orkestrada görev alan tüm müzisyenler, şef Engin Şen yönetiminde performanslarını başarıyla sergiledi. Konser, dizi müzikleri tutkunlarına unutulmaz senfonik deneyim yaşattı ve izleyicilerden büyük beğeni topladı.
Ankara Palandöken: "İş sürekliliği destek programı ile esnafımıza can suyu sağlıyoruz" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken,"İş sürekliliği destek programı ile esnafımıza can suyu sağlıyoruz" dedi. Fransa hükümetinin finansmanı ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) Türkiye iş birliğinde, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) koordinasyonunda yürütülen İş Sürekliliği Destek Programı kapsamında deprem bölgesinde yapılan çalışmalar hakkında açıklamalarda bulunan TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "439 bin kadın üyemizle birlikte deprem bölgesindeki esnafımızın ortak çalışma atölyeleriyle 9 bölgede üretimlerini artırmaya yönelik çalışmaları yürütüyoruz. Bu çalışmalarla bölgeye istihdam sağlıyor, kalifiye eleman yetişmesine destek veriyoruz. Kadınlarımızın işlerini büyütmelerini sağlarken, esnaf ve sanatkârlarımızın üretimini artırmayı hedefliyoruz. Deprem bölgesinde esnaf ve sanatkârlarımızın yeniden ayağa kaldırılması için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Ayrıca kadın girişimcilerimizin işlettiği işletmeleri ziyaret ederek desteklerimizin sahadaki yansımalarını yerinde inceliyoruz" diye konuştu. "9 ortak kullanım tesisi ile üretimi destekliyoruz" Program kapsamında hayata geçirilen ortak kullanım tesislerinin önemine dikkat çeken Bendevi Palandöken, "Yürüttüğümüz çalışmalarla sadece ekonomik katkı sağlamayı değil, göçün önüne geçerek insanlarımızın kendi bölgelerinde iş ve aş bulmalarını amaçlıyoruz. Esnafımızın şehrin simgesi olduğunun bilinciyle yerel ekonomiyi güçlendiriyoruz. Depremden etkilenen Kahramanmaraş, Malatya, Adıyaman ve Hatay’da imalatın durma noktasına geldiği alanları önceliklendiriyor, kurduğumuz 9 ortak kullanım tesisiyle küçük işletmelerimizin makine ve ekipmana erişimini sağlıyoruz. Bu işletmeler tamamen üretime döndüğü zaman da hem o bölgedeki sanayi kuruluşlarının aynı şekilde yine yan sanayilerin gelişmesinde önemli destek olacak. Esnaf ve sanatkârlarımızın yeniden üretime katılması için tüm imkânlarımızı seferber ediyor, UNDP ile yürüttüğümüz İş Sürekliliği Destek Programı kapsamında hem maddi hem yapısal desteklerle bu süreci güçlendiriyoruz. Esnafımızın yeniden ayağa kalkması için bu tür projeleri artırarak sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. "208 küçük işletmeye destek sağlandı" TESK AB ve Dış İlişkiler Müdürü Fuat Elvan ise "Biz UNDP ile birlikte kadınlarımızın, engellilerimizin ve diğer işletmelerin bu hayallerin peşinden koşmasına destek olmak için bir çaba gösterdik. Toplamda 208 işletmeye destek verdik. Küçük destekler büyük etkiler oluşturabiliyor. 9 tane ortak uygulama alanımız açıldı. Yakın zamanda da tam olarak işlevsel hale gelecek. Bu ortak kullanım alanlarıyla birlikte biz aslında işletmelerin daha büyük işleri yapabilecekleri, bu işleri yaparken de çocuklarını bırakabilecekleri, dijital dünyadan haberdar olabilecekleri yerleri de kurduk" değerlendirmesini yaptı.
Balıkesir Bahar geldi kuzular anneleri ile buluştu Balıkesir Üniversitesi Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Çiftliğinde yavru kuzular, baharın gelişiyle birlikte anne koyunlarla ilk kez açık havayla buluştu. Kuzuların meleyerek anne koyunlara kavuşması güzel görüntüler oluşturdu. Renkli görüntülere sahne olan anlar, çiftlikte akademik ve uygulamalı eğitim faaliyetlerine ayrı bir canlılık kattı. Balıkesir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yücel Oğurlu da beraberinde Rektör Yardımcıları Fatih Satıl ve Cevdet Avcıkurt ile birlikte çiftliği ziyaret ederek Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şükrü Metin Pancarcı ve Veteriner Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ziya İlhan’dan bilgi aldı. Bahar gelmesi ile birlikte kuzular bakım yapıldığı barınaklardan doğaya salındı. Doğaya salınan yavru kuzular çayırda anne koyunlarla buluştu. Kuzuların arasına karışan kedinin yavru kuzularla buluşması güzel görüntülere sebep oldu. Kuzuların ilk defa anne koyunlarla buluşması sonrası Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Şükrü Metin Pancarcı Araştırma çiftliği ile bilgi verdi. Prof. Dr. Pancarcı; " Balıkesir Üniversitesi hayvancılık uygulama ve araştırma merkezi müdürüyüm. Biraz önce üniversitemiz rektörümüz ve eğitim kademesi bizi ziyaret ettiler. Burada Karacabey merinosu kuzu eti ve koyun üretimiz devam ediyor. İki atımız var. Atlarımızla daha eğitim yapıyoruz. Asıl amacımız elbette uygulama ve eğitim ve araştırma. Onun dışında ihtiyaç fazlası olan ürünlerimizi de tabii piyasaya satıyoruz, arz ediyoruz. Şu anda arkamda gördüğünüz hayvanlar Karacabey merinosu hayvanlarımız. Bu hayvan ırkı Cumhuriyet kurulduktan hemen sonra ülkemize getirilmiş ve bölgemize uyum sağlamış. Malum Balıkesir kuzu eti üretimiyle ünlü. Bölgenin gerek otu, havası, doğası hala da özel bir lezzet katıyor ve çabuk büyüyorlar. Bu hayvanlar bugün ilk defa anneleriyle arazide buluştular. 20-25 günlük kuzularımız içeride anneleri ile ilk defa araziye çıkarttık. Bu mutlu günümüzü üretim kadememizde de üniversite rektörümüz ve rektör yardımcılarımızla da paylaştık. Aralarında ikiz üçüz doğanlar da var. Bu hayvanlar bir ay öncesine kadar doğum yaptılar. Şu anda da annelerini emiyorlar. İki ay kadar annelerini emecekler. İki ay, bir buçuk, iki ay kadar annelerine gidiyorlar. 4 aylıkken 5 aylıkken de piyasaya kuzu et olarak sevk ediyoruz. O aşamada kırk, kırk beş kilogram canlı ağırlığa ulaşıyor" dedi. Ziyaret sırasında hayvan sağlığı, bakım süreçleri ve üretim faaliyetleri yerinde incelenirken, üniversitenin uygulamalı eğitim imkanlarının öğrencilerin donanımlı birer veteriner hekim olarak yetişmelerindeki önemine dikkat çekildi. Rektör Prof. Dr. Yücel Oğurlu, Hayvancılık Uygulama ve Araştırma Merkezi Çiftliği’nin teorik bilginin sahada pekiştirilmesi açısından büyük bir imkan sunduğunu belirterek, "Öğrencilerimizin mesleki yetkinliklerini artırmaları ve uygulama becerilerini geliştirmeleri adına bu tür altyapılar büyük önem taşıyor. Üniversite olarak nitelikli ve donanımlı veteriner hekimler yetiştirirken bölge hayvancılığına da katkı sunmaya devam ediyoruz" dedi.
Çanakkale Seddülbahir Kalesi, uluslararası ödüle layık görüldü Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda bir asır sonra restorasyon çalışmalarıyla ayağa kaldırılan, Çanakkale Boğazı’nı geçmek isteyen itilaf devletlerin 3 Kasım 1914’te ilk bombaladığı yer olan ilk şehitlerin verildiği Seddülbahir Kalesi, Wonder Global Design Awards 2025 Ödülleri’nde ‘Mimarlık-Kültürel/Toplumsal Mimarlık (Müzeler, Sergi Yapıları ve Pavyonlar)’ kategorisinde altın ödüle layık görüldü. IV. Mehmet’in annesi Hatice Turhan Sultan tarafından yaptırılan Kale 17. Yüzyıl kalesidir. Tarihin en kanlı savaşları arasında yer alan ve Mehmetçiğin kahramanlığı sayesinde ’Çanakkale Geçilmez’ destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları’nda, Gelibolu Yarımadası’ndaki Seddülbahir Kalesi, boğazın güvenliğinde çok önemli rol oynadı. 108 yıl önce ’yedi düvel’e karşı Mehmetçik ile beraber karşı koyan kale, isabet eden top atışlarıyla gazi oldu. Çanakkale Boğazı’nı geçmek isteyen itilaf devletlerinin gemilerinden atılan top mermileri ile büyük hasar alan Tarihi Gelibolu Yarımadası’ndaki Seddülbahir Kalesi, aradan geçen bir asırlık zaman diliminde doğa şartları nedeniyle zarar gördü. Harap haldeki kaleyi ayağa kaldırıp, açık hava müzesi haline getirmek için Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’nca 2015 yılında başlatılan restorasyon ve çevre düzenlemesi çalışmaları tamamlandı. 18 Mart Şehitleri Anma Günü ve Çanakkale Deniz Zaferi’nin 108’inci yıldönümünde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ziyarete açıldı. Seddülbahir Kalesi Müzesinde, ziyaretçiler kalenin 17. yüzyıldan bugüne kadar ki tarihi hakkında bilgilendiriliyor. Ziyaretçiler, Çanakkale Savaşları’nın ilk şehitlerinin yer aldığı kabristanı ziyaret edip, 1915 Çanakkale Savaşları’nın bu kalede yaşanan kısımlarını, o dönemin savaş malzemelerini, belgelerini inceleyebiliyor. Seddülbahir Kalesinin restorasyon ve kazı çalışmaları sırasında çıkan Osmanlı asker künyeleri, Fransız cep saati, Osmanlı el bombası, Krupp topu namlu temizleme harbisi, Fransız ve Senegal asker palaları, Osmanlı mavzer süngüleri, Osmanlı süngü kını, Osmanlı palaska barutluğu, Osmanlı, Fransız ve Avustralya Asker Üniforması kol düğmeleri, mermiler ve Fransız mühimmat sandığı ile savaşın izleri yaşatılıyor. Seddülbahir Kalesi Kısa Liste Ödülü’ne layık görüldü 25 yıl süren araştırma, belgeleme, projelendirme ve uygulama çalışmalarının son sekiz yılında proje yürütücülüğünü üstlenen Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığının ilk master projesi olarak Cumhuriyetin 100. Yılında tamamlanarak ziyarete açılan Seddülbahir Kalesi mimari koruma ve çağdaş müzecilik anlayışını bir araya getiren dönüşümüyle uluslararası bir başarıya imza attı. Kale, dünya çapında mimarlık ve tasarım projelerini ödüllendiren Wonder Global Design Awards 2025 kapsamında önemli bir ödüle layık görüldü. Wonder Global Design Awards; mimarlık, iç mekân tasarımı, ürün tasarımı ve kültürel projeler gibi farklı alanlarda yenilikçi ve etkili tasarım çalışmalarını uluslararası bir jüri tarafından değerlendirerek ödüllendiren prestijli bir organizasyon. Farklı ülkelerden mimarlar, tasarımcılar ve akademisyenlerden oluşan jüri; projeleri estetik değer, işlevsellik ve toplumsal katkı gibi kriterler doğrultusunda değerlendiriliyor. Bu kapsamda KOOP Architects tarafından tasarlanan Seddülbahir Kalesi projesi, ‘Mimarlık-Kültürel/Toplumsal Mimarlık (Müzeler, Sergi Yapıları ve Pavyonlar)’ kategorisinde altın ödül kazandı.