YEREL HABERLER - 09 Ocak 2012 Pazartesi 18:19

BEYŞEHİRLİ HEYETTEN KOP İDARESİ BAŞKANI BABAOĞLU`NA ZİYARET

A
A
A
BEYŞEHİRLİ HEYETTEN KOP İDARESİ BAŞKANI BABAOĞLU`NA ZİYARET

Konya Ovası Projesi (KOP) İdaresi Başkanı Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu, Konya ili kapsamında en güçlü dönemlerden birinin yaşandığını söyledi.
AK Parti Konya Milletvekilleri Mustafa Akış ve Gülay Samancı, Beyşehir Kaymakamı Muzaffer Başıbüyük, Beyşehir Belediye Başkanı İzzet Taşcı, Beyşehir Ticaret Odası Başkanı Salih Gül, il genel meclis üyeleri, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları ile meslek odalarından temsilcilerin de arasında olduğu Beyşehir’den gelen yaklaşık 20 kişilik heyeti kabul eden Prof. Dr. Mehmet Babaoğlu, KOP Bölge İdaresi Başkanlığı hakkında sadece tarım ve su ile ilgilenen veya ilgilenecek bir kurummuş gibi kamuoyunda bir algılamanın sözkonusu olduğunu belirterek, “Bu algılama da çok doğal. Neden, çünkü KOP şu ana kadar hep su ile özünde de mavi tünelle duyulagelmiş bir kurum veya bir söz ve kelime. Aslında bir efsane KOP kelimesi. Fakat, bizler bölgesel kalkınmayı sadece tarım ve kırsal kalkınma ekseninde değerlendiremeyiz. Eğer bir bölgede kalkınma olacaksa, o bölgenin hangi dinamiklerle kalkınması gerektiğini çalışmamız gerekiyor” dedi.
Bunun için de en önemli noktanın, paydaşlarla birlikte beraber çalışmak olduğunu dile getiren Prof. Dr. Babaoğlu, “Sizlerle, paydaşlarla beraber çalışarak kendimizi nasıl geliştireceğimizle ilgili bir eylem planı hazırlayacağız. Tarım ve kırsal kalkınma ile ilgili olan eylem planı kısmen hazır. Buna ilaveler yapacağız. Ama diğer sektörler, sanayi, ticaret, turizm, enerji, ulaştırma gibi, bunlarla da ilgili bazı projeksiyonları eylem planına yansıtmayı düşünüyoruz. Burada tabi Ankara’da sayın vekillerimizin, sayın Dışişleri Bakanımızın çok büyük destekleri olacaktır. O desteksiz bunlar çıkmaz. Önemli olan bu bölgeye yatırım getirmektir. Nedir hep eleştirdiğimiz konu? ’İşte yatırım gelmiyor, alın size bölge kalkınma idaresini kurduk’ dediler, ’isteyin size verelim’ dediler. Aslında Ankara’da para var. Bunu isteme şeklini ve araçlarını bilmek gerekiyor. Şu anda da benim gördüğüm kadarıyla şu dönemde en güçlü dönemdeyiz. Yani Konya ili kapsamında söylüyorum. Hele Beyşehir kapsamında çok çok güçlü dönemdesiniz; bu açık. Bu fırsatı hep beraber iyi değerlendirmemiz gerekiyor. Kaynaklar hepimizin. Kaynakları daha büyütüp, daha fazlalaştırıp, daha çeşitlendirip hepimiz yararına bunu kullanmamız gerekiyor. Bu nedenle KOP idaremiz Beyşehir gibi çok önemli bir ilçemize ve civarındaki küçük ilçelerimizle beraber düşündüğümüzde, orada ayrıca bir kümelenme var. Onların da kendileri ile işbirliği içerisinde önemli projelere, çalışmalara imza atacağımızı düşünüyorum. Burada, sizlerin görüşleri bizler için çok önemli olacak. İşbirliği yapmamız, birlikte çalışmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.
AK Parti Konya Milletvekili Gülay Samancı da, ziyarette yaptığı konuşmada, Babaoğlu’na yeni görevinde başarı diledi. Önceliklerinin her zaman Konya’nın kalkınması noktasında olduğunu ifade eden Samancı, “Tabi biz bölgesel kalkınmaya oldukça ehemmiyet veriyoruz. Bölgesel kalkınmayla beraber, her bir bölgeyi düşündüğünüz zaman bu aynı zamanda ülkenin de kalkınması anlamına geliyor. Vekillerimizle beraber bu noktada, bu toprağın en verimli, en kaliteli ve üst seviyeler noktasında en refah düzeye ulaşması için bizler de elimizden gelen bütün katkıları vermeye hazırız” dedi.
AK Parti Konya Milletvekili Mustafa Akış ise, KOP İdaresi Başkanlığı’nın, algısını, sadece tarım ve sulamaya değil, özellikle Konya’nın en önemli cevherlerinden olduğunu düşündükleri sanayi sektörüne ve lojistiğe de kaydırmış olmasından duyduğu memnuniyeti ifade etti. KOP İdaresi’nin Babaoğlu’nun başkanlığında, diğer bölgesel kalkınma idarelerinden çok daha farklı bir yer edineceğine emin olduklarını dile getiren Akış, “Sizin bundan önceki görevlerinizdeki başarılarınız ve ufkunuz da bizi böyle düşündürtmeye sevk eden en önemli emareler. Konya’mıza, yöremize, halkımızı hayırlı olsun diyorum” diye konuştu.
Ziyarette, bölgede tarımsal faaliyetlerle ilgili hayata geçirilebilecek projeler de görüşülürken, Beyşehir Gölü’nün kirliliği ve temizlenmesi konuları da masaya yatırıldı. Ziyaretin sonunda Babaoğlu’na Beyşehir yöresini simgeleyen antika bir ibrik ile tarihi köprüyü yansıtan bir tablo hediye edildi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük Dina’nın babası Guy Serge Ibouanga: "Kızım için adalet istiyorum" Karabük’te Gabon uyruklu Jeannah Danys Dinabongho Ibouanga’nın ölü bulunmasına ilişkin soruşturmada sanık Dursun A.’nın tahliye talebinin reddine ve tutukluluk halinin devamına karar verildi. Karabük-Yenice karayolu Yeşilköy mevkiindeki Filyos Çayı’nda 26 Mart 2023 tarihinde cesedi bulunan Gabonlu üniversite öğrencisi Jeannah Danys Dinabongho Ibouanga (17) ile ilgili davanın üçüncü duruşması görüldü. Polis ekipleri adliye önünde ve içerisinde geniş güvenlik önlemleri alırken, duruşmaya Gabon’un Ankara Büyükelçisi Jean Bernard Avouma, İstanbul ve Ankara’dan gelen dernek temsilcileri ile Gabonlu öğrenciler de katıldı. Dina’nın bodrum katından koşarak çıktığını aktaran baba Guy Serge Ibouanga, “Kızım bir arabaya yardım çağrısı yapıyor ve biniyor. Hastaneye götürülmek için arabaya biniyor. Araba hastaneyi geçiyor ve yoluna devam ediyor. Dina da arabadan iniyor. Yolun karşısına koşarak gidiyor. Sanık ise oraya geri dönüyor. Bu durum videolarda da açıkça görülüyor. Ben kızımı okumaya gönderdim ama tabut içinde geri aldım. Gerçeği öğrenmek ve adalet bulmak istiyorum" diye konuştu. Duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katılan sanık Dursun A. ise, Dina’yı yardım etmek için aracına aldığını ve suçsuz olduğunu tekrarlayarak, tahliyesini talep etti. Dursun A., “Ben ölen kızımıza hiçbir şey yapmadım. Arabayı durdurunca karşıya gittiğini gördüm. Arabada en ufak bir taciz içeren kelime kullanmadım. Diğer kişileri de tanımıyorum. Çayın kenarına şeker hastası olduğumdan ihtiyaç gidermek için döndüm. İhtiyaç giderip sigara içtim" dedi. Sanığın tahliye talebinin reddine ve tutukluluk halinin devamına karar veren mahkeme, duruşmayı 5 Ağustos tarihine erteledi.
İstanbul Muhammed Dursun, Dubai’ye bileniyor Kick boksçu Muhammed Dursun, Dubai’de yapacağı maça hazırladığını belirterek, "Bu yıl kilom ve formum 130 olacak. Çıkacağız yine şampiyon olacağız ülkemize döneceğiz" dedi. Altın kemer sahibi milli kick boksçu Muhammed Dursun, gelecek dönemdeki hazırlıklarına ve hedeflerine dair İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine açıklamalarda bulundu. Eylül - Ekim ayı gibi Dubai’de bir şampiyonluk maçı yapacağını söyleyen Dursun, "Dubai için bir hazırlık sürecim var, buna hazırlanıyorum önümüzde Ramazan ayı vardı Ramazan ayını atlattık ve bu seneki formu biraz daha farklı çekeceğim 130 kilo olana kadar çıkıp ve bu kilolarda mücadele vereceğim. Şu an için antrenman süreçlerim güzel gidiyor formum iyi çünkü biliyorsunuz ki rakibim çıkmadı ve ünvan direkt bana geldi. Hiçbir şekilde yorulmadan unvanı kazandık. Dubai’de tahminen Eylül Ekim gibi dövüşeceğim. Oraya bir hazırlık sürecim olacak. Şu an için İstanbul’dayım, 2 gün sonra İran’a gideceğim. Önümde kamp süreçlerim var" diye konuştu. "İnşallah Çin’de şampiyon olacağım" Bu yılki takvimi ve hedefleri hakkında da konuşan Dursun, "Dubai için sözleşme yaptık, geldik. Eylül - Ekim için Dubai’de ringte olacağım. Ondan öncesinde Türkiye’nin en büyük organizatörlerinden Mehmet Müftüoğlu aracılığıyla Çin’den bir maç teklif aldım ve inşallah bir aksilik olmazsa Çin’de dövüşeceğim. Orada ağır sikletle mücadele edeceğim ve inşallah orada da şampiyon olacağıma inanıyorum ama benim için buradaki süreçte en önemlisi Dubai. Çünkü neden, dünyanın birçok dövüş sporlarında en iyi sporcularının olduğu yer Dubai" dedi. "Çıkacağız ve şampiyon olacağız" Milli boksör açıklamalarını şöyle tamamladı: "Biliyorsunuz ki bundan 6 ay önceki maçımda 110 kiloydum ve şu an 130 kiloyum ve kendimi şu an çok iyi hissediyorum. Bu seneki form ve kilom 130 kilo olacak ve bu şekilde dövüşeceğim. Dünyanın çok yerinde dövüşmüş bir sporcuyum ve uluslararası birçok derecem var. İnşallah da çıkacağız yine şampiyon olacağız, ülkemize döneceğiz."
İstanbul Su birikintisine düşerek hayatını kaybeden Edanur Gezer için cenaze töreni düzenlendi Su birikintisine düşerek hayatını kaybedeb 5 yaşındaki Edanur Gezer için Esenyurt’ta bulunan Kıraç Cemevinde cenaze töreni düzenlendi. Acılı annenin ayakta güçlükle durduğu görülürken, cezaevinde olan baba da izinli olarak katıldı.Emrah DODUKKüçükçekmece Fatih Mahallesi Menekşe Sahil Parkı’nda İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından yapılan kazı çalışmasında oluşan su birikintisine düşen 5 yaşındaki Edanur Gezer hayatını kaybetmişti. Edanur Gezer için bugün Esenyurt’ta bulunan Kıraç Cemevi’nde cenaze töreni düzenlendi. Törene; İstanbul Valisi Davut Gül, Esenyurt Belediye Başkanı Ahmet Özer, ailesi, yakınları ve cezaevinde olan baba jandarma eşlinde kelepçeli olarak katıldı. Vali Davut Gül acılı anne Nurcan Gezer baş sağlığı diledi. Edanın acılı annesi ayakta durmakta güçlük çektiği görülürken feryatları yürekleri dağladı. Vali Davut Gül tabuta omuz verdi. Kılınan cenaze namazın ardından cenaze defnedilmek için Esenyurt’da mezarlığa defnedildi.İstanbul Valisi Davut Gül, “ Yavrumuz hayatını kaybetti maalesef. Bizlerde Esenyurt’ta cenaze törenine geldik. Allah ailesine sabır versin. Ölüm olayı olduğu için otomatikman savcılık tarafından başlanan işlemler oluyor. Bundan sonraki adli süreç orada devam edecek. İhmal var mı yok mu kusur var mı yok mu ya da kimlerin kusuru var bu adli süreçte belli olacak. Biz daha çok yavrularımızın bu tür bir hadise ile karşılaşmaması için tedbirleri hangi kurum neler yapması gerek onlara bakacağız. Ayrıca ailenin kendi içerisinde bir çok sıkıntısı var onlarla ilgili Aile, Sosyal Politikalar il müdürlüğümüz üzerine düşen neyse bundan sonraki süreci takip edeceğiz” dedi.Feryat eden acılı anne Nurcan Gezer, “Güvenlikler gelmiş burada ateş yakmayın mangalın içine ateşi yakın demişler. Çocuk yok diye hepsi dağılmışlar çocuğu aramaya bir tane mi iki tanemi güvenlik varmış. Güvenliğe gidip 5 yaşındaki kız çocuğu yok demişler . güvenlikte kuyunun yanına geliyor. kafasını uzatıp çocuğunuz burada içinde diyor. Orada bizimkilerden birisi müdehale etmeye çalışıyor. İçine atlama burası çok derin diyor. Derin olduğunu biliyorsunuz da niye bir şeyler yapmıyorsunuz. Dün gittim oraya çevirmişler orayı önem almışlar. Benim çocuğum olmasa başka birinin çocuk da olabilirdi. Başka bir annenin ciğeri de yana bilirdi. Kim oraya sebepliyse cezasını çeksin” dedi.Eda’yı su birikintisinden çıkaran dayı Selçuk Yaşar, “ Biz ailece piknik yapıyorduk. Baktım kuyunun üzerinde yatıyor. İçinden çıkardım baktım dudakları mosmor. Etrafında koruma yoktu bildiğimiz su birikimiydi. Kimse gelip burada kuyu var demedi. Derinlik beni çekiyordu zaten. Toprağa tutunup tek elimle çıkardım. Bulmamız 20 dakikayı buldu. Adaletin yerini bulmasını istiyoruz” ifadelerini kullandı.