ÇEVRE - 11 Aralık 2022 Pazar 12:00

Beyşehir Gölü ismini aldığı Beyşehir’den uzaklaşıyor

A
A
A
Beyşehir Gölü ismini aldığı Beyşehir’den uzaklaşıyor

Türkiye’nin en büyük doğal tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü, su seviyesinin azalması nedeniyle ismini aldığı Beyşehir kent merkezinden giderek uzaklaşıyor.

Türkiye’nin en büyük doğal tatlı su gölü olan Beyşehir Gölü, su seviyesinin azalması nedeniyle ismini aldığı Beyşehir kent merkezinden giderek uzaklaşıyor.


Beyşehir’in içilebilir doğal tatlı su gölünün kuraklık, bilinçsiz yapılan tarımsal sulamalar, buharlaşma kayıpları gibi bazı sebeplerle su seviyesinin azalmasına bağlı olarak giderek küçüldüğü ve adını aldığı Beyşehir ilçe merkezinden de uzaklaşmaya başladığı bildirildi. Beyşehir Birliği, Göl, Çevre ve Doğa Koruma Derneği Başkanı Bekir Sami Tan, Beyşehir Gölü’nde yaşanan sorunun bugünün sorunu olmadığını, yıllara bağlı süren olumsuzlukların günümüze yansıması olduğunu söyledi. Göl sularının Beyşehir kent merkezinden uzaklaşmaya devam ettiğini belirten Tan, uzun yıllar önce kayıkların balık avlamak için ağ serdiği, oltacıların olta avı yaptığı kıyıların günümüzde hayvanların otlatıldığı bir mera haline dönüştüğünü, kıyıların boyu metrelerce yüksekliğe ulaşan sazlıklarla kaplandığını, eskiden sularla kaplı av yapılan alanların artık rahvan at yarışlarının koştuğu bir pist haline dönüştüğünü söyledi. Göl sularının çekilerek kentten uzaklaşması üzerine kıyılarda yerel yönetimler tarafından geçmiş yıllarda oluşturulan sahil düzenlemeleri çerçevesinde park ve yeşil alanların yöre halkına hizmet vermeye başladığını anlatan Tan, "Su seviyesinin her geçen gün düşmesi sonucu göl suları Beyşehir’den uzaklaşıyor. Aslında bu, bugünün sıkıntı değil. Göl suları kıyılardan onlarca metre çekilmiş. Şu görmüş olduğunuz parklar bile dolgu yapa yapa bu hale geldi. Her yerde herkes gölü yerleşim yerine getirmek ister. Biz de uzaklaştırıyoruz. Bu, Beyşehir’in bir çocuğu olarak hoşuma gitmiyor. Çünkü, biz bu memlekette büyüdük. Bu yıl da bugünlere kadar mevsim kurak geçti. Kayıklar, kıyılarda parklardan daha ileriye uzaklaştı. Yazın çok buharlaşma kaybı oluyor gölde. Bir de üzerine vahşi sulama, bilinçsiz tarımsal sulama buna eklendi mi göldeki su kaybı çok fazla oluyor. Halbuki tarımsal sulamada damlama sulama sistemleri kullanılmalı. Bu kadar su hoyratça kullanılmaz. Beyşehir Gölü’nü bu hale getirenlerin gelip getirdikleri hale bir bakmaları lazım. Beyşehir Gölü yaz ve sonbahar mevsimlerinde sineklerin gezdiği bataklık bir hale dönüştü. Bir de biz bu gölden su içiyoruz. Suyun kalitesi bile değişti, oysa eskiden bu gölün çok kaliteli suyu vardı. Eğilip avucumuzdan içilecek ölçüdeydi. Şimdi Beyşehir’de herkes içme suyunu dağdan, bayırdan getiriyor, parasıyla su içiyor. Sözde Türkiye’nin en büyük tatlı su gölüne sahibiz” diye konuştu.


Beyşehir Gölü’nde su seviyesinin düşmesiyle su miktarının azaldığını ve eskiden oluşan dalgalanmaların tarihe karıştığını vurgulayan Tan, bunun da gölün doğal dengesini olumsuz etkilediğini ve göl sularının kendi kendini temizleyemediğini savundu. Tan, “Beyşehir Gölü’nün hali içler acısı. Kıyılarda her taraf otluk, sazlık, kamışlık oldu. Kayıklar kıyıda meydanda kaldı. Gölün yüzeyi de göze hoş gelmeyen yosun ve yeşil bir tabaka ile karşı karşıya kaldı. Bu yaşanan manzaraya bağlı kıyılarda burunlara hoş gelmeyen pis kokular oluşmaya başladı. İnsanlar kıyılarda zaman zaman çoğalan sinekler yüzünden yürüyemez hale geldi. Beyşehir Gölü eskiden turkuaz görünümü ve masmavi yapısıyla o kadar temiz idi ki, şimdi son halini görenler şaşırıp hayretler içerisinde kalıyor. Lütfen Beyşehir Gölü’ne sahip çıkalım” dedi.



"Beyşehir Gölü göz göre göre kurudu"


Beyşehir Kültür, Turizm ve Doğa Derneği Başkanı Mustafa Büyükkafalı da, Beyşehir Gölü’nün göz göre göre kuruduğunu belirterek, “Bu sene de diğer yıllara göre göl yine çok çekildi. Göl kıyıları bu sene tamamen otlandı, çünkü su seviyesi tamamen düştü. Gölün en derin yeri neredeyse 5 metreye kadar düştü. 21 metrelerden 5 metrelere. Herhalde gölü kaybedince kıymetini anlayacağız. Biz de gölün kurumamasına yönelik önlemler almak için dernek olarak yarışmalar düzenliyor, farkındalık oluşturmak için farklı etkinlikler yapıyoruz. Bakın, at yarışları yaptığımız alan eskiden gölmüş, suların çekilmesiyle gölün tabanı güneşi gördükçe göl yüzeyinde otlanma da çoğalıyor. Denizde kusma diyorlar ya, bana göre de gölün kusma halidir bu göl yüzeyinde yaşanan tablo. Maalesef çok kötü. Tatlı sularda buna belki bilimsel olarak müsülaj denmez ama ben ona benzetmeye çalışıyorum. Dikkat çekelim diye, maalesef gölümüz kusmuş durumda ve kıyılarda kokular da var. Kimyasal bir sıkıntı var mı bilmiyorum ama araştırılması lazım. Umudumuz yağışlarda. Geçen yıl bölgemizde çok yağış olmasına rağmen göl yine o kadar çok dolmadı ve maalesef yağışların çok çok daha iyi olması lazım bu yıl. Önlem alınması lazım, gölün gelirlerinin önüne göletler, barajlar yapılmaması lazım. Akan sulara da kıymet vermemiz lazım göl adına. Geçen yılki yağışlar yer altı su kaynaklarını doldurdu, bu sene de eğer geçen yılki gibi bir kış mevsimi olursa, yağış olursa Beyşehir Gölü adına umutlu olabiliriz” ifadelerine yer verdi.


İlçe sakinlerinden Yaşar Al, yaşının 74 olduğunu ve bugüne kadar Beyşehir Gölü’nü bu derece susuz ve bu derece otlanma içerisinde görmediğini dile getirerek, “Çocukluğumuz bizim bu gölün kenarlarında geçti. Şimdiye kadar bu derece susuz ve gölün bu derece otlandığını ilk defa görüyorum. Göl kenarına gelip baktığımda gerçekten hüzünleniyorum. Yani göl ölmüş, öksüz kalmış, bakımı yok. Gölümüzde 1965’lerde, 70 ve 80’li yıllarda o kadar çok balık çeşidi vardı ki kuş cennetiydi. O kadar suyumuz vardı ki, dalga vurduğu zaman gezinti alanlarına kadar vururdu. Şimdi baktığımızda maalesef göl elden gidiyor, Türkiye’nin en büyük tatlı su gölü elden gidiyor. Yazık olacak gölümüze” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ağrı Diyadin’de 450 bin liralık yatırım, yüzlerce öğrenciye nefes oldu Ağrı’nın Diyadin ilçesinde atıl durumdaki eski devlet hastanesi binası, 450 bin liralık ödenekle okula dönüştürülerek eğitime kazandırıldı. Ağrı’nın Diyadin ilçesinde atıl durumdaki eski devlet hastanesi binası, 450 bin liralık ödenekle okula dönüştürülerek eğitime kazandırıldı. Dönüştürülen eğitim kurumuna şehit özel harekât polisi Tufan Kansuva’nın adı verildi. Proje kapsamında yapılan tadilat ve düzenlemelerle bina modern bir eğitim yuvasına dönüştürülürken, 225 öğrenci her gün 6 kilometre uzaklıktaki okula gitmekten kurtuldu. Özellikle kış aylarında yaşanan ulaşım zorluklarının sona ermesi, veliler tarafından memnuniyetle karşılandı. "Ömrümün en zor konuşmasını yapıyorum" Şehidinin Adını Yaşattı, 4 Yıl Sonra Gözyaşlarıyla Andı 2021-2022 yıllarında Diyadin’de Kaymakam ve Belediye Başkan Vekili olarak görev yapan Alper Balcı, duygu dolu anlar yaşadı. Balcı, "Ömrümün en zor konuşmasını yapıyorum. Çünkü şehidimiz benim can dostumdu" sözleriyle başladığı konuşmasında, Kansuva ile yıllarca omuz omuza görev yaptıklarını söyledi. Özellikle Nusaybin’de yürütülen Çukur-Barikat operasyonlarında birlikte görev aldıklarını belirten Balcı, Kansuva’nın mesleğine tutkuyla bağlı bir özel harekât polisi olduğunu vurguladı. Bir operasyonda yaşanan patlamanın ardından iki arkadaşını güvenli bölgeye tahliye edip yeniden görevinin başına döndüğünü anlatan Balcı, "O görev aşkıyla yaşayan bir insandı" dedi. 15 Temmuz ve görev aşkı vurgusu 15 Temmuz Darbe Girişimi sırasında da Kansuva’nın aktif görevde olduğunu ifade eden Balcı, FETÖ mensuplarına karşı mücadelede en ön safta yer aldığını belirtti. Görev süresi dolmasına rağmen Mardin’den ayrılmak istemediğini dile getiren Balcı, "Vatanını böyle sevdi ve bu uğurda şehit oldu" ifadelerini kullandı. Kansuva’nın mütevazı kişiliğine de değinen Balcı, "Biz unutulan askerleriz, icraat adamıyız" sözlerini hatırlatarak, onun fedakâr ve alçakgönüllü bir insan olduğunu söyledi. 450 bin liralık dönüşüm Balcı, "Sayın Valinin talimatıyla İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından gönderilen 450 bin liralık ödenekle eski hastane binasının kapsamlı bir tadilattan geçirildiğini belirtti. Yapılan çalışmalarla sınıflar, idari bölümler ve eğitim alanları oluşturulduğunu ifade eden Balcı, "Tam 225 öğrencimiz artık uzak okula gitmek zorunda değil. Bu okul bir başarı örneğidir" dedi. Konuşmasının sonunda 28 Şubat Süreci’ne de değinen Balcı, özel harekât birimlerinin geçmişte zayıflatılmak istendiğini ancak bugün devletin yanında en ön safta yer aldığını söyledi. Cumhurbaşkanı ve İçişleri Bakanı’na da teşekkür eden Balcı, "Polis özel harekât Türkiye’nin çimentosudur" ifadelerini kullandı. Duygu dolu anların yaşandığı tören, yapılan duaların ardından sona erdi. Yeni okulun hem şehidin adını yaşatması hem de ilçedeki eğitim altyapısına önemli katkı sunması bekleniyor.
Kocaeli Kocaeli’de rakipleri gol atsın diye yere yatan futbolcuların savunmaları alındı Kocaeli’de Süper Amatör Lig’e yükselecek takımı belirleyecek 1. Amatör Küme play-off maçlarında futbolcuların, aynı anda oynanan diğer müsabakalardaki skorlara göre rakibin gol atmasına müdahale etmemeleriyle ilgili soruşturma sürüyor. TFF Etik Kurulu’nun yürüttüğü soruşturmada 4 takımın tüm sporcularından elektronik posta aracılığıyla savunma alındı, yöneticilerden de savunma istendi. Kocaeli 1. Amatör Küme Play-Off A Grubu’nda aynı anda başlayan maçlarda Tavşancılspor - Uzuntarla Belediyespor ve Çerkeşlispor - Bekirpaşa Başaranspor karşılaşmıştı. Tek devreli lig usulüne göre oynanan ve grubu lider bitirenin adını Süper Amatör Lig’e yazdıracağı karşılaşmaların son anlarında yaşanan olaylar ise maça damga vurmuştu. Takımlar, kendi maçlarını oynarken bir yandan diğer mücadelenin skorunu kollamış, aldıkları gol haberine göre rakibin gol atmasına izin vermiş ve bu durum çok tepki çekmişti. Sporcu ve yöneticilerden savunma istendi Spor kamuoyunda geniş yankı uyandıran ve etik tartışması başlatan Derince Suni Çim Stadı’ndaki görüntülerin ardından Kocaeli Futbol İl Temsilciliği hakem ve gözlemci raporlarının teslim edilmesinin ardından mücadeleleri disiplin kuruluna sevk etti. İl temsilciliğinden Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Hukuk Müşavirliği’ne taşınan maçlarla ilgili dosya, gerekli soruşturmayı yapmak üzere Etik Kurulu’na gönderildi. Ocak ayının son haftasında mevcut raporlar ve görüntüleri inceledikten sonra ek raporlar isteyen kurul, ardından maçlarda kadroda bulunan tüm futbolculardan elektronik posta yoluyla savunma istedi. Futbolcuların dijital yoldan ulaştırdıkları savunmalarını, kulüp yöneticileri takip etti. Tüm sporcuların savunmasını alan ve yöneticilerden savunma isteyen Etik Kurulu’nun mart ayı içinde karar vermesi bekleniyor. Maçlarda neler olmuştu? Tavşancıl, Uzuntarla Belediyespor karşısında 2-0 öndeyken diğer yanda da Çerkeşli ve Bekirpaşa Başaran arasında 1-1’lik beraberlik vardı. Tavşancıl’ın önde olması, Bekirpaşa Başaran’ın da berabere kalması Tavşancıl’ı Süper Amatör Lig’e çıkaracak, bu skorlar Başaran’a yaramayacaktı. Çerkeşli, Bekirpaşa Başaran karşısında 90+4. dakikada bulduğu golle 2-1 öne geçti ve bu haber anında Derince’de oynanan Tavşancıl - Uzuntarla maçına ulaştı. Ardından, Uzuntarla 90+5 ile 90+7. dakikalar arasında 3 gol atarak bir anda skoru 3-2 yaptı. Uzuntarla’nın galibiyeti ve Başaran’ın yenilmesi Uzuntarla’yı Süper Amatör Lig’e çıkarıyordu. Bu skorlar da Çerkeşli’ye yaramıyordu. Bu kez Bekirpaşa Başaran 90+8’de 2-2’yi buldu. Bu haberin diğer müsabakaya ulaşmasıyla bu kez Tavşancılspor, üst üste 2 gol atarak 4-3’lük skor üstünlüğü sağladı ve maç böyle bitti. Bekirpaşa Başaran’a bu skor yaramadığı için Çerkeşlispor 90+10. dakikada 3-2’yi yakaladı ve karşılaşma bu skorla tamamlandı. Söz konusu sonuçların ardından gruptan çıkan ikili averajla Çerkeşlispor oldu. Tavşancılspor ile Uzuntarla Belediyespor maçının son anlarında yaşananlar, kameralara yansıdı. Maça damgasını vuran ise diğer maçtaki skorlara göre takımların kalelerini korumasız bırakarak rakiplerinin gol atmalarına izin vermeleri oldu. Görüntülerde oyuncuların durduğu, kalecilerin sakatlanarak yere yattığı, sahaya sırtını döndüğü ve topun filelere gitmesine izin verdikleri görüldü.
Ordu Motosiklet kazasında hayatını kaybeden astsubay, Ordu’da toprağa verildi Erzincan’da geçirdiği motosiklet kazasında ağır yaralanan ve bir hafta sonra hayatını kaybeden Astsubay Çavuş Talha Berkay Başkök (23), memleketi Ordu’da toprağa verildi. Kısa bir süre önce göreve başlayan genç astsubayın maaşıyla ilk olarak motosiklet satın aldığı öğrenildi. Edinilen bilgiye göre, 23 Şubat gecesi 13 Şubat Caddesi üzerinde meydana gelen kazada ağır yaralanan Astsubay Çavuş Talha Berkay Başkök, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından hastaneye kaldırıldı. Yoğun bakım ünitesinde tedavi altına alınan genç astsubay, doktorların tüm müdahalelerine rağmen bir hafta sonra hayatını kaybetti. Göreve yaklaşık 3 ay önce başlamıştı Şakir ve Yüksel çiftinin 3 çocuğundan biri olan, yaklaşık 3 ay önce Erzincan’da göreve başlayan ve maaşıyla ilk olarak motosiklet aldığı öğrenilen Başkök’ün Türk bayrağına sarılı cenazesi, memleketi Ordu’ya getirildi. Başkök için Altınordu ilçesi Gökömer Mahallesi’nde cenaze töreni düzenlendi, burada ailesi taziyeleri kabul etti. Taştekne Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından Başkök’ün cenazesi, aynı mahallede toprağa verildi. "Motosikletini yeni almıştı" Hayatını kaybeden genç astsubayın kuzeni Tufan Başkök, "Erzincan’da 23 Şubat gecesi motosikleti ile seyir halindeyken alkollü bir sürücüsünün arkadan çarpıp kaçması sonucu Berkay kardeşimiz ağır yaralandı. Yaklaşık 1 hafta süren yaşam mücadelesini pazar günü kaybetti. Bekardı, Erzincan’da göreve başlayalı yaklaşık 3 ay olmuştu. Motosikleti de maaşı ile yaklaşık 10 gün önce satın almıştı" dedi.