GÜNDEM - 17 Şubat 2026 Salı 16:45

Beyşehir’de kadınlara istihdam hamlesi

A
A
A
Beyşehir’de kadınlara istihdam hamlesi

Konya’nın Beyşehir ilçesinde hayata geçirilen tekstil geri dönüşüm projesiyle ev kadınları meslek sahibi olacak, aile bütçelerine ek gelir sağlayacak.


Beyşehir’in Yenidoğan Mahallesi’nde Yenidoğanlılar Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (YEN-DER) tarafından İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğüne sunulan "Hünerli Ellerde Tekstil Atıklarının Sanata Geri Dönüşümü" adlı proje başvurusu kabul edildi. Bakanlık himayesinde yürütülen projeye, eğitim ayağıyla Beyşehir Halk Eğitim Merkezi de destek veriyor. Proje kapsamında mahallede yaşayan 24 kadın kursiyer, usta öğreticiler tarafından toplam 342 saatlik mesleki eğitime tabi tutulacak. Eğitim sürecinin ardından sanayi tipi dikiş makineleri, overlok makineleri ve ütü ekipmanlarının bulunduğu tekstil atölyesinde üretime başlanacak. Atölyede üretilecek tekstil ürünleri, yörede faaliyet gösteren firmalar aracılığıyla iç ve dış pazarda değerlendirilerek kursiyerlere gelir imkanı sunacak. İki yıl sürecek proje kapsamında atölyeye makine ve ekipman desteğinin yanı sıra malzeme desteği de sağlandı.


Yenidoğan Mahallesi’nde gerçekleştirilen mesleki kurs ve atölye açılış programına Beyşehir İlçe Milli Eğitim Müdür Yardımcısı Şaban Yılmaz, Beyşehir HEM Müdürü Halil Canan, İçişleri Bakanlığı temsilcisi Emine İlyas, YEN-DER Başkanı Hasan Kaymakçı, mahalle muhtarı Mehmet Ali Kasalak, iş insanları ve kursiyerler ile aileleri katıldı. Açılış, dualar eşliğinde yapıldı.



Beyşehir’de kadınlara istihdam hamlesi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas ’Gözünün yağını yiyeyim’ deyimi buradan geliyor Günlük hayatta sevgi, hayranlık ve beğeniyi ifade etmek için kullanılan ‘gözünün yağını yiyeyim’ deyimi, Sivas’ın lezzetlerinden kelleye dayanıyor. Kellenin en yağlı ve lezzetli bölümü olan göz kısmından doğan deyim, zamanla mecaz anlam kazanarak varlığını sürdürüyor Anadolu’nun köklü mutfak kültürlerüne sahip Sivas mutfağında önemli bir yere sahip olan kelle, özellikle kış aylarında yoğun ilgi görüyor. Kuzu ya da koyun başının özenle temizlenmesiyle başlayan süreçte kelle önce uzun süre kaynatılıyor, ardından taş fırında saatlerce pişirilerek servise hazır hale getiriliyor. Yaklaşık 16 saatlik zahmetli bir sürecin ardından kelle, servise hazır hale geliyor. Tamamen doğal yöntemlerle pişirilen kellenin en tezzetli bölümü ise göz kısmı olarak kabul ediliyor. Yağlı ve lezzetli yapısıyla bilinen göz kısmı, damakta bıraktığı iz kadar, dillerde de iz bıraktı. Günlük hayatta birine karşı duyulan büyük sevgi, hayranlık ya da beğeniyi ifade etmek için kullanılan ‘gözünün yağını yiyeyim’ deyimi, kellenin göz kısmından geliyor. Günümüzde ise bu deyim bir kişiye duyulan takdirin sıcak bir ifadesi olarak kullanılmaya devam ediyor. Hem sofralarda hem de günlük konuşmalarda bulunan kelle, sadece bir yemek olarak değil, aynı zamanda kültürel bir miras ve deyimlere ilham veren köklü bir gelenek olarak varlığını koruyor. "Kelleyi yemeye gözden başlanır" Kelle ustası Eren Sönmez, bu deyimin kellenin gözünden geldiğini söyleyerek, "Bu söz atalarımızdan gelen bir sözdür. İnsan karşısındaki insana verdiği değeri anlatmak istiyor. ‘Gözünün yağını yiyeyim’ demek kişiye verilen değeri anlatır. Kelleni en lezzetli kısmı gözüdür. Kelleyi yemeye gözden başlanır. Soğutmadan göz kısmının yenmesi gerekir" dedi. "Bu söz kellenin özelliğinden gelir" Kellenin gözünün yenmesini gerektiğini belirten bir vatandaş ise "Kellenin göz kısmını yemeden kelle yedim sayılmaz. ‘Gözünün yağını yiyeyim" sözü, kellenin gözünden gelir. Bu söz kellenin özelliğinden gelmektedir" ifadelerine yer verdi.