EKONOMİ - 26 Mayıs 2025 Pazartesi 12:01

İkinci el araç piyasasında hem bayram hem yaz hareketliliği

A
A
A

Konya’da ikinci el araç piyasası geçtiğimiz aylarda durgun seyrederken, yaz tatilinin gelmesi ve bayrama sayılı günler kala hareketlilik yaşanıyor. Uzmanlar bu süreçte dolandırıcıların kaparo yöntemine dikkat çekiyor.

Konya’da bir süredir durgun seyreden ikinci el araç piyasası, yaz tatilinin yaklaşması ve Kurban Bayramı öncesi hareketlendi. Konya Oto Lastik, Oto Yıkama ve Oto Galericiler Odası Başkanı Abdullah Acıbadem, araç piyasasının son zamanlarda durgun seyrettiğini ifade ederek, "Bayram öncesi insanlar bayramı arabasız geçirmemek, akabinde de tabii yaz tatili var, tatili arabasız geçirmemek adına bir hareketlilik var ama araç alacaklar için aslında son fırsatlar diyebiliriz. Çünkü sıfır araçlara sürekli zamlar geliyor. Gelen zamlar ikinci ele tam yansımış değil, bazı marka ve modellerde yansımış olsa dahi bütün araçları kapsamadı" dedi.

İkinci el araç piyasasında hem bayram hem yaz hareketliliği

"Araç almanın tam zamanı"

Sıfır araç ile ikinci el araç piyasasındaki ara farkın yükseldiğine değinen Acıbadem, "Sıfır araçların bir gün plakası takılmış, yeni tescil yapılmış bir araç ile bayideki sıfır araç arasında çok fark var. Bu fark eskiden standart zamanda yüzde 5-6 gibi rakam aşağı düşüyordu. Plakayı taktığınız an, tescil yapıldıktan sonra şuan makas yüzde 20 ile 25 arasında. Sıfır araçlara piyasalardan dolayı sürekli zam geliyor. Bu da ikinci el araç piyasasına zam olarak tam yansımış değil, tabii burada dengeyi tamamen oturtacak olan bir nokta ise faiz. Ülkemizde faiz oranları geriye düştükçe bunun otomatik araç fiyatlarına etki yapacağını düşünüyoruz. Çünkü insanlar faizli mevduata paralarını yatırıyor, yani yatırıma ya da ekstralara, lükse biraz daha ara vermiş oluyor. Diğer türlü de vatandaşın imkanı yok, araç kredisiyle araç almak istiyor. Burada da faiz oranları yüksek olduğu için aracın maliyetinde ciddi bir artış oluyor. Haliyle rakamlar çok yükseldiği için vatandaş böyle geri planda durmaya çalışıyor. Araç ihtiyacı olan şu an araç almanın tam zamanı" şeklinde konuştu.

İkinci el araç piyasasında hem bayram hem yaz hareketliliği

Dolandırıcıların ağına dikkat

Araç almak isteyen vatandaşlara dolandırıcılara karşı uyarılarda bulunan Abdullah Acıbadem, "Araç ilanlarında şu an için güvenli araç ilanı yükleme olayı var. Lakin işte gerek sosyal medyada gerek farklı mecralarda aracın fiyatını düşük olarak ilana koymuş olanlar var. Ve burada genelde kapora dolandırıcılığı yapıyorlar. Hiçbir şekilde rastgele internet üzerinde, sanal ortamda gördüğünüz bir ilana direkt kapora vermeye kalkmayın. Yani burada eğer esnafsa, yetki belgeli esnaf ise sorun olacağını asla düşünmüyoruz. Çünkü Ticaret Bakanlığı yetki belgesi verirken o kişileri eleyerek seçerek veriyor. Yani bu esnafın herhangi bir suça karışmış olayı yoktur, ticareti düzgündür sonuç olarak yetki belgesini alıyor. Lakin diğer türlü bireysel olarak ilan atıyor, farklı bir kişidir ya da internetten kopyaladığı bir arabayı ilana yükleyerek burada kapora dolandırıcılığı yapıyor. Buna dikkat etmelerini kesinlikle öneriyorum" diye konuştu.

İbrahim Yetkin

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum ETÜ’de dış paydaş çalıştayı düzenlendi Erzurum Teknik Üniversitesi’nde (ETÜ), üniversite-kamu-yerel yönetim ve sivil toplum iş birliğini güçlendirmek, eğitimden araştırmaya kadar birçok alanda ortak akıl mekanizmasını geliştirmek amacıyla "II. Dış Paydaş Çalıştayı" gerçekleştirildi. ETÜ Yaşam Merkezi Toplantı Salonu’nda düzenlenen programa, ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak’ın yanı sıra Erzurum Vali Yardımcısı Güher Sinem Büyüknalçacı, Erzurum Baro Başkanı Avukat Mesut Öner, Yakutiye Belediye Başkanı Mahmut Uçar, basın mensupları, kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile akademisyenler katıldı. Programın açılışında konuşan Erzurum Vali Yardımcısı Güher Sinem Büyüknalçacı, dış paydaş çalıştaylarının şehirlerin gelişimine önemli katkılar sunduğunu belirterek, bu tür organizasyonların kurumlar arası iş birliğini güçlendirdiğini ve ortak hedefler doğrultusunda bölgesel kalkınmayı desteklediğini ifade etti. Çalıştayın açılış konuşmasını gerçekleştiren ETÜ Rektörü Prof. Dr. Bülent Çakmak ise üniversitelerin yalnızca bilgi üreten kurumlar olmadığını, aynı zamanda bulundukları şehirlerin ve bölgelerin sosyal, ekonomik ve kültürel dönüşümüne yön veren stratejik yapılar olduğunu vurguladı. Günümüz yükseköğretim anlayışının üniversiteleri kendi içine kapalı yapılardan çıkararak toplumla birlikte düşünen, sektörle birlikte üreten ve kamu ile çözüm geliştiren bir ekosisteme dönüştürdüğünü ifade eden Çakmak, ETÜ olarak kalite güvencesini yalnızca bir yönetim yaklaşımı değil, kurumsal gelişimin temel dinamiği olarak gördüklerini söyledi. Dış paydaş görüşlerinin karar alma süreçlerine sistematik biçimde yansıtılmasını önemsediklerini belirten Çakmak, çalıştay kapsamında yapılacak istişarelerin eğitim-öğretim faaliyetlerinin niteliğini artırma, araştırma kapasitesini geliştirme, bölgesel kalkınmaya katkı sunma ve mezunların sektör beklentileriyle daha güçlü uyum sağlaması açısından büyük önem taşıdığını kaydetti. Üniversitelerin başarısının artık yalnızca akademik çıktı sayısıyla ölçülmediğine dikkat çeken Çakmak, toplumsal katkı üretme kapasitesi, sektörle iş birliği düzeyi, yenilikçilik ekosistemine katkı ve mezunların istihdam başarısının da temel performans göstergeleri arasında yer aldığını belirtti. ETÜ’nün "araştırma odaklı, yenilikçi ve topluma yön veren üniversite" vizyonuyla hareket ettiğini ifade eden Çakmak, üniversite-sanayi-kamu iş birliğini sürdürülebilir kalkınmanın ve nitelikli insan kaynağı yetiştirmenin temel unsurlarından biri olarak değerlendirdiklerini dile getirdi. Konuşmaların ardından gerçekleştirilen değerlendirme oturumlarında katılımcılar; eğitim-öğretim süreçlerinin geliştirilmesi, üniversite-sektör iş birliklerinin artırılması, araştırma faaliyetlerinin güçlendirilmesi, toplumsal katkı odaklı çalışmalar ve bölgesel kalkınmaya yönelik iş birliği imkânları başta olmak üzere birçok konuda görüş ve önerilerini paylaştı. Program, katılımcılar tarafından paylaşılan görüş ve önerilerin raporlaştırılmasının ardından sona erdi.
Muğla Marmaris’te iklim dayanıklılığı için yeni adım Marmaris Belediyesi, kentin doğal mirasını iklim krizine karşı dirençli kılmayı hedefleyen bir adımı daha hayata geçirdi. Marmaris’in hem yeşilini hem de mavisini koruma altına alan SEAMAR Projesi’nin tanıtımı gerçekleştirildi. Marmaris Belediyesi tarafından Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti eş finansmanıyla yürütülen "Marmaris’te Deniz Ekosisteminin İyileştirilmesi ve İklim Dayanıklılığının Artırılması Projesi"nin (SEAMAR) lansmanı gerçekleştirildi. Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü’nün ev sahipliğinde düzenlenen tanıtım toplantısına projenin paydaşları ile Marmaris’teki kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra STK temsilcileri katıldı. Toplantıda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkanlığı temsilcisi şehir plancısı Merve Güreş, Muğla Büyükşehir Belediyesi 4. Bölge Daire Başkanı Didem Ünal, Marmaris Ticaret Odası Başkanı Mutlu Ayhan, GETOB Başkanı Cengiz Aygün hazır bulundu. Marmaris’te 2021 ve 2022 yıllarında yaşanan orman yangınları sonrası artan erozyon ve sedimentasyon baskısının azaltılması, deniz habitatlarının korunması ve yerel paydaşların sürece aktif katılımı hedefiyle hazırlanan projenin tanıtım sunumunu Marmaris Belediyesi AR-GE Müdürü, aynı zamanda SEAMAR Proje Koordinatörü Doç. Dr. Didem Gamze Işıksal yaptı. Projenin yalnızca teknik müdahalelerden oluşmadığını vurgulayan Işıksal, SEAMAR’ın aynı zamanda toplumsal sahiplenmeyi, yerel kapasiteyi ve paydaş katılımını güçlendirmeyi hedefleyen çok yönlü bir çalışma olduğunu ifade etti. Daha sonra kürsüye gelen Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ise SEAMAR Projesi’nin yalnızca çevresel bir çalışma olmadığını, Marmaris’in geleceğine yönelik uzun vadeli bir yatırım niteliği taşıdığını belirtti. Başkan Ünlü konuşmasında şu ifadeleri kullandı: "SEAMAR, yalnızca bir çevre projesi değil; Marmaris’in geleceğine, kıyılarına, denizine ve yaşam kalitesine yapılan uzun vadeli bir yatırımdır. Bu proje ile birlikte yangın sonrası oluşan riskleri azaltmayı, kara ve deniz arasındaki ekolojik dengeyi güçlendirmeyi ve Marmaris’i iklim değişikliğine karşı daha dayanıklı hale getirmeyi hedefliyoruz. Marmaris’in denizi bizim için çok önemli. Yangınlardan sonra deniz ekosistemi de ciddi bir baskı altında kaldı. Bu proje ile bu tahribatı en aza indirmek için önemli bir adım atıyoruz" Avrupa Birliği ve Türkiye Cumhuriyeti eş finansmanıyla yürütülen proje, Marmaris Belediyesi liderliğinde; Akdeniz Koruma Derneği ile Kalkınma ve Geleceğe Etki Derneği ortaklığında uygulanıyor. Ocak ayında başlayan ve 24 ay boyunca devam edecek proje, 2021 ve 2022 yıllarında yaşanan orman yangınları sonrasında kara ve deniz ekosistemleri üzerinde artan baskıların azaltılmasını amaçlıyor. SEAMAR Projesi ile yangın sonrası oluşan erozyon ve sedimentasyon risklerinin kontrol altına alınması, kara ve deniz bağlantısallığının güçlendirilmesi, kıyı ekosistemlerinin iklim değişikliğine karşı uyum kapasitesinin artırılması ve Marmaris’in denizel biyoçeşitliliğinin korunması hedefleniyor. Proje kapsamında ayrıca posidonia çayırlarının gözlemlenmesi, yapay resif uygulamaları, biyolojik çeşitlilik izleme çalışmaları ve toplumsal katılım faaliyetleri de hayata geçirilecek. Balıkçılar, turizm sektörü temsilcileri, gençler, kadınlar ve gönüllülere yönelik eğitimler, yurttaş bilimi uygulamaları, gönüllülük programları ve görünürlük kampanyalarıyla toplumsal farkındalık ve yerel kapasitenin güçlendirilmesi amaçlanıyor.
Balıkesir 300 çocuktan oluşan korodan muhteşem konser Balıkesir Necatibey Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı tarafından Topluma Hizmet Uygulamaları dersi kapsamında hazırlanan "300 Çocuk Tek Sahne" çocuk koroları konseri büyük bir coşkuyla gerçekleştirildi. BAÜN Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi Şehit Fethi Sekin Konferans Salonunda düzenlenen konser, farklı sosyo-kültürel çevrelerden gelen çocukları müziğin ortak paydasında bir araya getirdi. Dr. Orkun Karakuş yürütücülüğünde gerçekleştirilen sosyal sorumluluk projesi kapsamında sahne alan yaklaşık 300 çocuk, izleyicilere renkli bir müzik şöleni sundu. Koroya, Prof. Dr. Gökalp Parasız yönetimindeki Necatibey Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Anabilim Dalı öğrencilerinden oluşan orkestra eşlik etti. Konserde; BAÜN Sürekli Eğitim Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesinde Dr. Zülal Karakuş ve Dr. Orkun Karakuş yönetiminde faaliyetlerini sürdüren BAÜN Çocuk Korosu, Koro Şefi Ayça Erkılıç yönetimindeki Altıeylül Bilim ve Sanat Merkezi Çocuk Korosu, Koro Şefi Ezgi Reyna Coşkun yönetimindeki Kadriye Kemal Gürel İlkokulu Çocuk Korosu ile birlikte Müzik Eğitimi Anabilim Dalı 4. sınıf öğrencilerinden oluşan öğretmen adaylarının yönetimindeki Atköy İlkokulu, Plevne İlkokulu, Nergiz İlkokulu, Üçpınarlı Şehit Ali İlkokulu ve Ayşebacı Şehit İsa Yavaş İlkokulu çocuk koroları yer aldı. Proje kapsamında, müzik öğretmeni bulunmayan ve müzik eğitimi imkanlarının sınırlı olduğu okul öğrencilerinden oluşan çocuk koroları ile şehir merkezindeki çocuk koroları aynı sahnede buluştu. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında hazırlanan konser boyunca çocuklar söyledikleri eserlerle büyük beğeni topladı. Konsere; Rektör Vekili Prof. Dr. Cevdet Avcıkurt, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Doğdubay, Necatibey Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Bilal Yıldırım, Turizm Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Köroğlu, akademik ve idari personel ile öğrencilerin aileleri katıldı.