ASAYİŞ - 30 Mayıs 2025 Cuma 17:13

Jandarmadan kaçakçılara operasyon

A
A
A
Jandarmadan kaçakçılara operasyon

Konya’nın Ereğli ve Akşehir ilçelerinde kaçak cep telefonu ve alkol ürünlerinin satışını yapan şahıslara yönelik düzenlenen operasyonda, çok sayıda elektronik cihaz ve kaçak alkollü içki ele geçirildi.


Edinilen bilgiye göre, Konya İl Jandarma Komutanlığı ekiplerinin çalışmalarında, Ereğli’de Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Ereğli Jandarma ekiplerince yapılan ortak çalışma sonrası 3 şahsın Adana’dan gümrük kaçağı cep telefonu ve aksesuarları getirerek iş yerinde sattıkları belirlendi. Belirlenen adreslere yapılan baskınlarda piyasa değeri 1 milyon 800 bin lira olan 40 adet akıllı cep telefonu, 82 adet tuşlu cep telefonu, bin 224 adet akıllı cep telefonu şarj aleti, 6 adet saç şekillendirme cihazı, 1 adet oyun konsolu ele geçirildi. Gözaltına alınan 3 şüpheli ifadelerinin ardından serbest bırakıldı.


Akşehir ilçesinde ise İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerinin yaptığı çalışmalar sonrası, 1 şahsın kaçak alkol imal ederek satış yaptığı bilgisi üzerine belirlenen adrese baskın yapıldı. Adreste yapılan aramada, 80 litre votka, 35 litre rakı, 5 litre viski, 20 litre etil alkol, 16 adet 50 cl’lik bandrolsüz viski, 28 adet 35 cl’lik bandrolsüz viski, 4 adet 70 cl’lik bandrolsüz viski, 9 adet 50 cl’lik bandrolsüz rakı, 1 adet seri numarası silinmiş tabanca, 2 adet şarjör, 54 adet fişek ele geçirildi. Adreste bulunamayan şahsın yakalama çalışmalarının sürdüğü öğrenildi.



Jandarmadan kaçakçılara operasyon

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Aşırı tuz tüketimi sessizce öldürüyor 11-17 Mayıs Dünya Tuza Dikkat Haftası kapsamında uyarılarda bulunan Manisa Merkezefendi Devlet Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı Dr. Mustafa Burak Yaşar, aşırı tuz tüketiminin toplum sağlığını tehdit eden en önemli beslenme sorunlarından biri haline geldiğini söyledi. Fazla tuz tüketiminin yüksek tansiyon başta olmak üzere kalp, damar ve böbrek hastalıklarına yol açtığını belirten Yaşar, vatandaşlara günlük tuz tüketimini azaltmaları çağrısında bulundu. Dünya Sağlık Örgütü’nün sağlıklı bireyler için günlük tuz tüketimini 5 gram ile sınırlandırdığını hatırlatan Dr. Mustafa Burak Yaşar, Türkiye’de ise bu miktarın çoğu zaman farkında olmadan aşıldığını ifade etti. Yaşar, "Ülkemizde yalnızca sofrada kullanılan tuz değil; ekmek, peynir, zeytin, turşu ve işlenmiş gıdalar yoluyla da yüksek miktarda tuz tüketiliyor. Bu durum ciddi sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor" dedi. Yüksek tansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğine dikkat çeken Yaşar, bu nedenle hastalığın "sessiz tehlike" olarak adlandırıldığını söyledi. Tuzun uzun vadede damar yapısını bozduğunu kaydeden Yaşar, "Aşırı tuz tüketimi; yüksek tansiyon, kalp yetmezliği, inme ve böbrek hastalıkları riskini artırıyor. Tuz tüketimini azaltmak, kronik hastalıklarla mücadelede en etkili koruyucu adımlardan biridir" diye konuştu. Vatandaşlara günlük yaşamda uygulanabilecek basit önlemler öneren Yaşar, yemeklere tadına bakmadan tuz eklenmemesi gerektiğini belirtti. Sofradan tuzluğun kaldırılmasının farkındalık oluşturacağını ifade eden Yaşar, tuz yerine nane, kekik, karabiber, limon ve sarımsak gibi doğal aroma vericilerin kullanılmasını tavsiye etti. Paketli ürünlerde düşük sodyumlu seçeneklerin tercih edilmesi gerektiğini dile getiren Yaşar, salamura ürünler, turşu, cips, hazır soslar ve fast-food tüketiminin sınırlandırılmasının önemine dikkat çekti. Özellikle diyabet, hipertansiyon, kalp ve böbrek yetmezliği bulunan bireylerin tuz tüketiminde çok daha dikkatli olması gerektiğini vurgulayan Dr. Mustafa Burak Yaşar, "Sağlıklı yaşam küçük ama etkili değişikliklerle başlar. Tuzu azaltmak; kalbi, damarları ve böbrekleri korumanın en kolay yollarından biridir" ifadelerini kullandı.
Gaziantep Yedi Başak’tan Filistin’e geniş kapsamlı kurban organizasyonu Yedi Başak İnsani Yardım Derneği, 2026 Kurban organizasyonu kapsamında Gazze şeridi ve bölgedeki Filistin mülteci kamplarında yaşanan gıda ihtiyacına yönelik çift yönlü bir yardım modeli hayata geçiriyor. "Kurbanım Kardeşime" kurban projesi kapsamında Gazze’de konserve et, Filistin mülteci kamplarında ise dondurulmuş et dağıtımı gerçekleştirilecek. Gazze’de süregelen abluka, altyapının büyük ölçüde zarar görmesi ve enerjiye erişimde yaşanan ciddi kesintiler nedeniyle taze etin muhafazası oldukça güçleşmiş durumda. Bu nedenle Yedi Başak, sahadaki şartlara uygun olarak geçtiğimiz yıl uyguladığı konserve et modelini bu yıl daha geniş kapsamda sürdürüyor. Gazze sınırları dışında, hijyen standartlarına sahip tesislerde İslami usullere uygun şekilde kesilen kurbanlar, özel ısıl işlem yöntemiyle sterilize edilerek konserve haline getiriliyor. Koruyucu madde içermeyen ve uygun şartlarda uzun süre muhafaza edilebilen ürünler, soğuk zincire ihtiyaç duyulmadan Gazze’deki ihtiyaç sahibi ailelere ulaştırılıyor. Bu yöntemle özellikle sıcak yemeğe ve düzenli protein kaynağına erişimin oldukça sınırlı olduğu bölgelerde ailelerin temel gıda ihtiyacına katkı sağlanması hedefleniyor. Filistin mülteci kamplarında dondurulmuş et dağıtımı Bu yıl Suriye başta olmak üzere çevre ülkelerde bulunan Filistin mülteci kamplarında yaşayan aileler için dondurulmuş et sevkiyatı planlandı. Hijyenik kesimhanelerde hazırlanacak olan kurban payları, parçalanıp paketlendikten sonra şoklama yöntemiyle dondurularak soğuk zincir korumasına alınacak. Ardından soğuk hava depolu araçlarla kamplara ulaştırılan etler doğrudan ihtiyaç sahibi ailelere teslim edilecek. Dernek yetkilileri, bu lojistik model sayesinde kurban bereketinin yalnızca bayram günleriyle sınırlı kalmamasını, yıl boyunca sofralara katkı sunmasını hedeflediklerini belirtti. "Şartlar ne olursa olsun kardeşlerimizin yanındayız" Yedi Başak İnsani Yardım Derneği Başkanı Av. İsmet Yıldırım, yürütülen çalışmaya ilişkin yaptığı açıklamada Gazze’de insani şartların her geçen gün daha da ağırlaştığını belirterek, "Bugün Filistin, insanlığın ortak vicdanıdır. Gazze’de yalnızca bir insani yardım krizinden değil, temel yaşam imkânlarının ciddi şekilde sınırlandığı ağır bir tablodan söz ediyoruz. Gıdaya erişim, özellikle çocuklar ve aileler açısından hayati bir mesele haline gelmiş durumda. Biz Yedi Başak olarak sahadaki şartları dikkate alarak en uygun ve sürdürülebilir yardım modellerini hayata geçiriyoruz. Kurban organizasyonumuz kapsamında bağışçılarımızın emanetlerini büyük bir titizlikle teslim alıyor, ihtiyaç sahiplerine güvenli şekilde ulaştırmak için yoğun bir çalışma yürütüyoruz. Şartlar ne olursa olsun Filistinli kardeşlerimizin yanında olmaya devam edeceğiz. Tüm hayırseverlerimizi Filistin’in yaralarına merhem olmaya, kurbanın bereketini Gazze’ye taşımaya davet ediyorum" dedi. 2026 Kurban Hisse Bedelleri Yedi Başak, 2026 kurban organizasyonu kapsamında hisse bedellerinin ise Gazze konserve kurban hisse bedeli 10 bin 500 TL, Filistin kampları dondurulmuş hisse bedeli 7 bin 500 TL, Afrika kurban hisse bedeli 5 bin 500 TL ve Türkiye kurban hisse bedeli 15 bin TL şeklinde belirlendiğini açıkladı. Bağış ve vekalet yolları Kurban vekaletini Yedi Başak’a emanet etmek isteyen bağışçıların, Yedi Başak İnsani Yardım Derneği üzerinden online bağış yada kurumsal banka hesapları aracılığıyla bağışta bulunulabilecekleri belirtildi. Detaylı bilginin ise 444 75 65 numaralı hat üzerinden alınabileceği vurgulandı.