SAĞLIK - 07 Nisan 2026 Salı 15:08

Kanserde erken tanı ve genetik yol haritasının belirlenmesi önemli

A
A
A
Kanserde erken tanı ve genetik yol haritasının belirlenmesi önemli

Kanserde erken tanı ve genetik yol haritasının belirlenmesinin tedavi sürecinde büyük önem taşıdığını belirten uzmanlar, kadınlarda en sık meme kanseri, erkeklerde ise akciğer kanserinin görüldüğünü söyledi.


1-7 Nisan Kanser Haftası kapsamında uzmanlar, erken teşhisin hayat kurtardığına dikkat çekerek vatandaşları düzenli tarama ve kontrollerini ihmal etmemeleri konusunda uyardı. Kanser hastalarında özellikle tanı anında, metastatik anda genetik yol haritası bilinirse uygulanacak tedavinin temelini oluşturacağını belirten Medicana Konya Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Hacı İbrahim Petekkaya, "Geç kalmadan erken tanı, erken tümörün tanısını ve erken tümörün genetik yol haritasını bilmek hastaya şifa olma açısından önem kazanmaktadır. Kadınlarda meme, erkeklerde ise akciğer kanseri çok sık görülmekte. Ama baktığınız zaman mesela kolorektal (kolon) kanseri her iki grupta da hem sık görülmekte hem de önemli bir kanser türü olarak bilinmekte" dedi.


Kanser tedavisinde yol haritası önemli


Ailede büyüklerde değil gençlerde kanser varsa endişe duyulması gerektiğini belirten Medicana Konya Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Petekkaya, "Aile içerisinde özellikle gençlerde var varsa bundan endişelenmeliyiz. Veyahut da bu hastalarımızda birkaç kanser birden varsa endişelenmeliyiz. Mesela çok yaşlı büyük annenizde var, bu sizin için endişelendirici ya da korkutucu olmamalı" ifadelerini kullandı.


Kanserde doğru tedavi sürecinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Hacı İbrahim Petekkaya, "Tecrübeli genetikle çalışan bir genetik merkezinin tanısıyla verilecek bir tedavi var, bir de klasik merkezlerimizde verilecek bir tedavi var. Bir kere kanserin yol haritasını çizmek zorundasınız. Arabaya bindiniz, Ankara’ya, İstanbul’a yola çıkacaksınız. Siz yolu bilirseniz hedefe ulaşabilirsiniz. O yüzden bu çok önemli. Neden çok önemli? Herkesin parmak izi nasıl farklıysa her kanserin de parmak izi, genetik yolu çok farklıdır. Metastatik dönemde ne kadar erken bunu keşfeder, buna yönelik tedavi verirsek o kadar başarılı oluruz. Çok sayıda hastanın bilgi birikimi ve bu genetik çalışmalarla meme kanseri, akciğer kanseri, kolorektal kanser, prostat kanser, pankreas kanseri ve üst kist yani aklımıza gelecek tüm kanser çeşitlerinde birikmiş bir tecrübe ve genetik altyapımız var. Bu altyapıyla tespit ettiğimiz DNA ve RNA mutasyonlarına yönelik akıllı ilaçları hastalarımıza verip şifa olmaya çalışıyoruz. Hastaların hangi mutasyonun DNA ya da RNA’da tümörün çoğalmasına katkı sağladığını görürsek ve erken yakaladığımız bu mutasyonda ona iyi bir akıllı ilaç, hedefli bir tedavi verirsek şansımızın normal klasik kemoterapilerden neredeyse üç ya da dört kat daha fazla faydalı olacağını düşünüyoruz" şeklinde konuştu.


(TH-FM-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana Kozan’da 52 karede "Güven ve Fedakârlık" sergisi Adana’nın Kozan ilçesinde, Türk Polis Teşkilatı’nın 181. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri çerçevesinde fotoğraf sergisi açıldı. Kozan İlçe Emniyet Müdürlüğü ev sahipliğinde ilk kez düzenlenen sergide, İhlas Haber Ajansı (İHA) Muhabiri Beril Solmuşgül’ün ve Kozanlı Fotoğraf Sanatçısı Sebahattin Elbüken’in objektifine yansıyan, polislerin görev anları ile kentin tarihi ve doğal dokusunu buluşturan, 52 kare fotoğrafseverlerle buluştu. Kozan İlçe Emniyet Müdürlü önünde açılışı yapılan serginin açılışına; Adana Valisi Mustafa Yavuz, İl Emniyet Müdürü Hakan Arıkan, İl Jandarma Komutanı Coşkun Sel, Kozan Kaymakamı Bahattin Alparslan Köylü, Kozan İlçe Emniyet Müdürü Fatih Alptekin ve İlçe Jandarma Komutanı Nuh Anacık katıldı. Vali Mustafa Yavuz burada yaptığı konuşmasında il genelinde görev yapan güvenlik güçlerinin özverili çalışmalarına dikkat çekerek, "İlçe emniyet müdürlüğümüzü ve jandarmamızı ziyaret ederek Kozan’ın huzur ve güvenliği için yapılan çalışmaları değerlendirdik. 10 Nisan Polis Haftamızı kutluyorum. Emniyet teşkilatımız fedakârca görev yapıyor. Tüm güvenlik güçlerimizin Allah ayaklarını taşa değdirmesin. Onlar bu ülkenin huzuru ve güvenliği için çalışıyorlar" dedi. Sergiyi gezen şehit babası Ünlen Çabuk ise duygu dolu anlar yaşadığını belirterek, "Polis Haftası kapsamında açılan bu sergide şehitlerimizin de yer aldığı kareleri görünce çok duygulandım. Emeği geçenlerden Allah razı olsun. Güvende olmak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Kozanlılar da sergide yer alan fotoğrafların kendilerini derinden etkilediğini belirterek, polislerin fedakârlığını yansıtan karelerin gurur verici olduğunu dile getirdi. İHA Muhabiri Beril Solmuşgül ise, polislerin sadece güvenliği sağlayan yönünü değil, aynı zamanda kentin kültürel ve sanatsal dokusuna kattığı değerin de ortaya konulduğunu ifade ederek, "Polislerimizin sahadaki zorlu görevlerini, çocukların gülüşünden tarihi sokaklara kadar birçok farklı açıdan yansıtmaya çalıştık. Bu sergide vatan sevgisini, fedakârlığı ve huzuru bir arada anlatmak istedik. İlçemizde ilk kez açılan Kozan ve bu serginin gün yüzüne çıkması için büyük emek veren ve sergiye ev sahipliği yapan İlçe Emniyet Müdürümüz Fatih Alptekin ve polislerimize teşekkür ediyoruz" diye konuştu. Sergide, operasyon anlarından günlük devriyelere, vatandaşla kurulan sıcak diyaloglardan tarihi mekânlarda görev yapan polislerin görüntülerine kadar birçok kare yer aldı. Sergi, ilçe emniyet müdürlüğü önünde Polis Haftası boyunca ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
Diyarbakır Baba ve oğlunun cesedinin bulunması davasında zanlı suçunu itiraf etti Diyarbakır’da yanmış kamyonette cesetleri bulunan baba ve oğlunun duruşmasında zanlılardan biri suçunu itiraf ederken, tutuklu bulunan 4 sanık tahliye edildi. Diyarbakır’ın Sur ilçesine bağlı Kuşburnu Mahallesi’nde 19 Mayıs 2025’te Remzi (49) ve oğlu Muhammet Sati’nin (15) cesetleri yanmış kamyonette bulunmuştu. Olayın ardından 4 kişi tutuklanmıştı. 5’i tutuklu 7 sanığın bulunduğu duruşmanın ilki Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesinde başladı. Duruşmaya tutuklu sanıklar A.M.İ, İ.K, M.D, M.K, tutuksuz sanıklar A.Ö. ve O.K, Remzi Sati’nin eşi Filiz Sati, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatı ile taraf avukatları mahkemede, sanık A.İ. ise tutuklu bulunduğu cezaevinden SEGBİS yöntemi ile katıldı. Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık A.M.İ., Remzi’ye hayvan sattığını, nişanlanacağını ve olay günü kendisini arayarak para istediğini söyledi. A.M.İ., "Ödeme konusunda tartıştık. Tekrar aradım, ona kum ocağında seni bekliyorum dedim. Oğlu vardı yanında. Oğlunun orada olduğunu görünce yalnız konuşmak istedim. O konuşmayı sürdürdü. Tutamadım kendimi ve aracın içerisinde vurdum. Aracı hemen olayın ardından yaktım. Ortada delil bırakmak istemedim. Yaklaşık 15 dakika olay yerinde kaldım, sonra eve döndüm. Olayı kimseye söylemedim. Suçumu kabul ediyorum" dedi. Remzi Sati’nin eşi Filiz Sati ise sanık A.M.İ. ile eşinin ortak olduğunu bildiğini söyledi. Filiz Sati, "Olaydan önce A.M.İ. bir hayvanı izinsiz satmış. Onunla ilgili bir problem olmuştu. Daha sonra da A.M.İ. 6-7 hayvanı eşimden habersiz satmıştı. Olay günü A.M.İ. onu aradı. Eşim, ’eğer yakalarsan haber verirsin’ diyerek telefonu kapattı. Oğluma, ’çayın yakınında manda bulundu onu almaya gidelim’ dedi. Oğlum da uyumak istediği için gitmek istemedi. Eşim hemen bakıp geliriz dediği için beraber çıktılar. Eşime, oğlumu götürme dememe rağmen götürdü. Sanığı da ilk kez görüyorum. Hepsinin parmağı vardı bu işte. Hepsinin en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum. Eşimle ortaktın, çocuğumdan ne istedin? Ciğerim paramparça oldu. Oğlumun suçu neydi? Artık kolu kanadı kırılan bir kadınım" diye konuştu. Savunmaların ardından mahkeme, tutuklu sanıklar İ.K., M.D., M.K. ve A.İ.’nin tahliyesine, tutuklu sanık A.M.İ.’nin ise tutukluluk halinin devamına karar verdi. Duruşma haziran ayına ertelendi.
Kilis Kilis’te 6 Şubat depreminde hasar gören 3 vakıf eseri ibadete açıldı Kilis’te 6 Şubat depremlerinde hasar gören 3 vakıf eseri cami, Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmaların ardından, Bakan Mehmet Nuri Ersoy’un katılımıyla yeniden ibadete açıldı. Kilis’e çeşitli temaslarda bulunmak üzere gelen Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinde hasar gören vakıf eserlerinin açılış programına katıldı. Bakan Ersoy, Cumhuriyet Caddesi’nde vatandaşlarla buluştu, Sabunhane Müzesi’ni ziyaret ettikten sonra, vakıflara ait eserleri açılışına gitti. Kültür ve Turizm Bakanlığı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından yürütülen çalışmalar kapsamında onarılan Kara Kadı Camii, Hacı Devriş Camii ve Tabakhane Camii düzenlenen törenle yeniden ibadete açıldı. Depremin ardından başlatılan restorasyon ve güçlendirme çalışmalarının tamamlanmasıyla birlikte yeniden ibadete açılan camilerde dualar edildi. Bakan Ersoy açılışta yaptığı konuşmada, "Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz 3 camiyle birlikte toplam 24 vakıf eserinin 12’sini aslına uygun şekilde onararak yeniden hizmete açmış olacağız. Kalan eserlerimizin büyük bölümünü mayıs ayında, tamamını ise haziran ayında bitirerek depremde hasar gören tüm vakıf eserlerini vatandaşlarımızın hizmetine sunacağız" diye konuştu. Açılışa Kilis Valisi Ömer Kalaylı, Gaziantep Vakıflar Bölge Müdürü Erdoğan Tunç, Kilis Belediye Başkanı Hakan Bilecen ile il protokolü ve vatandaşlar katıldı.