GÜNDEM - 21 Ağustos 2025 Perşembe 12:55

Karatay Belediyesi’nden sağlıklı beslenmeye destek

A
A
A
Karatay Belediyesi’nden sağlıklı beslenmeye destek

Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediyesi, sağlıklı beslenme alışkanlıklarını yaygınlaştırmak amacıyla Halk Ekmek’te yaptığı fiyat indirimiyle tam buğday ekmeği tüketimini 5 kat artırdı. Bu çalışmasıyla, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde 2013 yılında başlatılan "Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası"na da önemli katkı sundu.


Tarım ve Orman Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı tarafından başlatılan "Tam Buğday Ekmeği Yaygınlaştırma Kampanyası" tanıtım toplantısının hemen ardından harekete geçen Karatay Belediyesi, Halk Ekmek’te tam buğday ekmeği fiyatında indirime gitti. Bu adım, ilçede tam buğday ekmeğine olan ilgiyi ciddi oranda artırdı.



Bilboardlardan sosyal medyaya geniş tanıtım


Karatay Belediyesi, kampanyanın kısa sürede geniş kitlelere ulaşması için yoğun tanıtım çalışmaları yürüttü. İlçedeki billboardlar ve ekmek satış noktaları kampanya afişleriyle donatılırken, belediyenin sosyal medya hesaplarından da bilgilendirici paylaşımlar yapıldı. Bu tanıtımların ardından yemekhaneler, öğrenci yurtları, okullar ve toplu tüketim yapan kuruluşlardan gelen artan talepler, kampanyanın etkisini ve kamuoyundaki karşılığını net bir şekilde ortaya koydu.



Tam buğday ekmeği kampanyasına geniş katılım


Kampanya, kamu kurumlarından akademiye uzanan geniş bir destekle güç kazandı. Tarım ve Orman Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Konya Valiliği, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, Konya Büyükşehir Belediyesi ve Karatay Belediyesi’nin öncülüğünde yürütülen çalışmaya; sivil toplum kuruluşları, üniversiteler, fırıncılar odası, un fabrikaları ve alanında uzman akademisyenler katkı sundu.



"Ekmek israfını önleme kampanyası"na da büyük destek


Öte yandan Karatay Belediyesi, bu çalışmasıyla 2013 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan "Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası"na da önemli katkı sağladı. Tam buğday ekmeği, tazeliğini uzun süre koruduğu için daha az israf ediliyor. Bu yönüyle hem sağlıklı beslenmeyi teşvik ediyor hem de ekmek israfının önüne geçiyor.



Kılca: "Hemşehrilerimizin ilgisi memnuniyet verici"


Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, "Tam Buğday Ekmeği Yaygınlaştırma Kampanyası" kapsamında Halk Ekmek’te yapılan fiyat indiriminin ardından vatandaşların sağlıklı beslenmeye gösterdiği ilgiden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.


Başkan Kılca, ilçede 37 farklı noktada bulunan Halk Ekmek satış büfelerinde tam buğday ekmeği satışlarının ciddi oranda arttığını vurgulayarak şunları söyledi: "Sağlıklı beslenme, bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen önemli unsurlardan biridir. Biz de Karatay Belediyesi olarak hemşehrilerimizin daha sağlıklı ürünlere kolay ulaşabilmesi için üzerimize düşen sorumluluğu yerine getirmeye gayret ediyoruz. 37 satış noktamızda vatandaşlarımız ekmek alırken tercihini giderek daha fazla tam buğday ekmeğinden yana kullanıyor. Bu ilgi, kampanyamızın ne kadar yerinde bir adım olduğunu gösteriyor."



"Sürdürülebilir olması için gayret ediyoruz"


Başkan Kılca, tam buğday ekmeğinin lif, mineral ve vitamin açısından zengin olduğuna dikkat çekerek, bu alışkanlığın sürdürülebilir olması için çalışmaların devam edeceğini belirtti. Kılca, yürüttükleri çalışmalarla 2013 yılında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde başlatılan "Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası"na da önemli katkı sunduklarını ifade etti. Beyaz un üretiminde buğdayın yalnızca yüzde 60-65’inin değerlendirildiğini, tam buğday ununda ise bu oranın yüzde 90-95’e ulaştığını vurgulayan Kılca, "Bu sayede buğdaydan daha fazla yararlanıyoruz" dedi. Hasan Kılca, hedeflerinin sadece kampanya süresiyle sınırlı kalmayan, kalıcı bir farkındalık oluşturmak olduğunu belirterek, "Hem fiyat politikamız hem de tanıtım faaliyetlerimizle sağlıklı ekmeğe erişimi kolaylaştırıyoruz. Amacımız, tam buğday ekmeğini günlük beslenmenin doğal bir parçası haline getirmek" ifadelerini kullandı.



Karatay Belediyesi’nden sağlıklı beslenmeye destek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.
Van Van Gölü’nde inci kefali göçü başladı: Ekipler sağanak yağış altında nöbette Dünyada sadece Van Gölü’nde yaşayan inci kefalinin üreme dönemi nedeniyle tatlı sulara başlattığı göç yolculuğu bu yıl rekor bir yoğunlukla başladı. Van Gölü’nün endemik türü olan inci kefalinin, üreme amacıyla suyun tersine yüzerek başlattığı zorlu yolculuk gerçekleşti. Yaklaşık 20 bin kişinin geçim kaynağı olan balıkların korunması için Tarım ve Orman İl Müdürlüğü, jandarma, emniyet, sahil güvenlik ve zabıta ekipleri akarsu mansap bölgelerinde teyakkuza geçti. Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman’ın da katılımıyla gerçekleştirilen denetimlerde, ekipler yoğun sağanak yağış ve zorlu arazi şartlarına rağmen gece gündüz nöbet tutuyor. Bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha yoğun gerçekleşmesi dikkat çekerken, suyun debisiyle birleşen balık sürülerinin oluşturduğu yoğunluk sahada görev yapan ekipleri de şaşırttı. Kaçak avcılığın önlenmesi adına denetimlerini sıkılaştıran ekipler, inci kefalinin zarar görmeden üreme alanlarına ulaşması için bölgeyi abluka altına aldı. "İnanılmaz bir balık popülasyonu var" Akarsu mansap bölgelerinde incelemelerde bulunan Van İl Tarım ve Orman Müdürü Turgay Şişman, bu yılki göçün geçmiş yıllara oranla çok daha verimli geçtiğini belirtti. İl Müdürü Şişman, "15 Nisan ile 15 Temmuz tarihleri arasında İnci Kefali av yasağı başladı ve şu an devam ediyor. Ekiplerimizle birlikte, balıkların özellikle yumurta bırakmak için sahaya çıktığı bölgeleri kontrol ettik. inanılmaz bir balık popülasyonu var; bu durumdan çok memnunuz. Geçen sene bu kadar değildi, bu sene çok yoğun bir katılım söz konusu. Akarsularımız ve tatlı sularımızdaki sıcaklık 13 dereceye ulaştığında, hayvanların yumurtlamak için gerçekleştirdiği göç hareketi başlıyor. Bu süreçte hem görsel bir şölen oluşuyor hem de balıklar yumurtalarını bırakıyor" dedi. "Balık boylarında da bir artış söz konusu" Bu yılki göçte balıkların fiziksel gelişiminin de sevindirici düzeyde olduğunu dile getiren Şişman, "Tatlı sularda beraberce yaptığımız incelemelerde durumun çok verimli olduğunu gördük. Bu sene inşallah balık boylarında da bir artış söz konusu; bizzat kontrol ettim, oldukça büyük gözüküyorlar. Balık boyundaki bu ilerleme ile birlikte bence çok güzel bir sezon geçecek. Balık açısından her şey olumlu gidiyor" diye konuştu. Kaçak avcılıkla mücadelenin tavizsiz sürdüğünü hatırlatan Şişman, sözlerini şöyle sürdürdü: "Buradan yasağın devam ettiğini tekrar hatırlatmak isterim. 15 Nisan - 15 Temmuz tarihleri arasında inci kefali avcılığı yasaktır. Kaçak avcılık tespitimiz halinde idari para cezaları uygulanmakta ve av malzemelerine el konularak mülkiyetin kamuya geçirilmesi kararı verilmektedir. Bunu tüm halkımıza duyurmayı bir görev kabul ediyoruz."