GÜNDEM - 23 Ağustos 2025 Cumartesi 10:19

Konyalı sanayici Recep İvedik’in meşhur arabasını baştan aşağı değiştirdi

A
A
A
Konyalı sanayici Recep İvedik’in meşhur arabasını baştan aşağı değiştirdi

Konya’da bir sanayici eski ve yıpranmış bir şekilde aldığı Fiat 126 Bis marka aracı çevresindekilerin "Bu arabadan bir şey olmaz" sözlerine rağmen baştan aşağı değiştirdi.


Komedi filmi Recep İvedik’in aracı olan ve vatandaşlar tarafından Recep İvedik arabası olarak bilinen Fiat 126 Bis Konyalı sanayici Emre Odabaşı tarafından kapılarından motoruna, iç döşemeden ses sistemine kadar birçok noktada baştan aşağı yenilendi. İlk alındığında eski ve yıpranmış bir halde olan ve çevresindekilerin "Bu arabadan bir şey olmaz" sözleriyle yola çıkan Emre Odabaşı, aracı modifiye ederek sıra dışı bir projeye dönüştürdü. Baştan sona yenilenen araç, özel donanımları ve tasarımıyla vatandaşlar tarafından ilgi odağı haline geldi. Aracı ilk aldığında çok standart bir halde olduğunu belirten sanayici Emre Odabaşı, "Çevremdeki herkes dedi ki bu arabayı ne yapacaksın. Bu arabadan olmaz. Bu arabayla uğraşma seni yolda bırakır gibi sözlerde bulundular. Ben de bunlara istinaden biz isteyince ne başarabileceğimizi bu araç üzerine kanıtladık. Bu araç ne kadar diye soracak olursanız şu anda orta segment bir sıfır araç alınabilir. Bu araca giden maliyetin hepsi kalem kalem yazılı. Bu araç tamamen hobi amaçlı dükkanımızın önünde duruyor. Bazen garajımızda duruyor ve fuarlara davet edildiğimizde fuarlara gidiyoruz" dedi.



"Kendi motoru yeterli gelmediği için motorumuzu komple sıfırdan yaptık"


Bu aracın en büyük özelliklerinden birisinin kapılarının otomatik olduğunu söyleyen Emre Odabaşı, "Bu aracımızda kapı kulpu yok. İçten de dış dıştan da kapı kulpu yok. Biz buna kısacası anahtarsız giriş çıkış diyebiliriz. Onun haricinde rock top tavanımız mevcut. Euro style diye adlandırmış olduğumuz iki sağdan iki soldan çift çıkış egzozlarımız mevcut. Kendi motoru yeterli gelmediği için motorumuzu komple sıfırdan yaptık. İç döşemesine geldiğimiz zaman koltuklarımızda ısıtmalar mevcut ve komple deri döşeme. Çok güzel bir ses sistemimiz var. Bunun yanı sıra head up displayımız var. Car play ve özel tasarım farlarımız var. Farlarımız yurt dışından özel geldi ve biz bunun içini açarak kendimiz birkaç değişiklikler yaptık. Onun haricinde bizi en çok uğraştıran konu ön ek. Bu ön ek yapabilmek için kendimize ait 8-10 tane kalıp çıkardık ve bu kalıpların hepsini deneyerek en son bu eki bu arabaya uygun bulduk. Yan marş bellerimiz de aynı şekilde. Jantlarımız 15 İNÇ krom SSR modeli. Özel bir lastik ölçüsü ile getirdik. Arabamıza monte ettik. Bagajımızda çok güzel bir televizyon çalışmamız var. Bu aracın diğerlerinden ayıracak en büyük aksesuarı bu aracı yarısından alıp aynı şekilde tavanını kesip boyunu şasesini kapılarına varıncaya kadar kısalttık. Birebir aynı dekorasyonda içini dışını yaptık ve bu araca çeki demirle birlikte onu monte ettik. O projemde şu anda devam ediyor. Çok kısa sürede bitmiş olacak" şeklinde konuştu.



"Yaptığım projeyi şu anda bu kadar kapsamlı bir şekilde yapan yok"


Bu projeyi Dünya genelinde araştırdığını ifade eden Odabaşı, "Fiat 126 Bis Polonya’da daha da çok talep görüyor. Türkiye’ye göre insanlar daha çok alıp kullanıyor. Yurt dışında, en çok tercih edilen ülkede dahi benim yaptığım projeyi şu anda bu kadar kapsamlı bir şekilde yapan yok. Aracımın çalışmaları hala devam ediyor. Kaputun altında çok güzel bir çalışmamız var. Bagajımızda aynı şekilde düzenlemeler yapılacak. Römorkla birlikte 1-1.5 ay içerisinde komple bitmiş olur" diye konuştu.



Konyalı sanayici Recep İvedik’in meşhur arabasını baştan aşağı değiştirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.