EKONOMİ - 30 Aralık 2025 Salı 12:54

KTO Başkanı Öztürk: "Konya, 2025 yılında da birçok göstergede Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergiledi"

A
A
A
KTO Başkanı Öztürk: "Konya, 2025 yılında da birçok göstergede Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergiledi"

Konya Ticaret Odası (KTO) Başkanı Selçuk Öztürk, Konya’nın 2025 yılında da üretim, istihdam ve ihracat başta olmak üzere birçok göstergede Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergilediğini söyledi.


KTO Başkanı Selçuk Öztürk, düzenlenen basın toplantısında "Ekonomide 2025 Değerlendirmesi ve 2026 Beklentileri", "Konya Ekonomisi" ile "Konya Ticaret Odası İştirakleri ve Projeleri" başlıklarında kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. KTO Meclis Başkanı ve yönetim kurulu üyelerinin de katıldığı toplantıda, küresel ve ulusal ekonomik gelişmelerden Konya’nın üretim ve ihracat performansına, 2026 yılına ilişkin öngörülerden odanın yürüttüğü projelere kadar birçok başlık ele alındı.



Konya’nın performansı kıymetli


Toplantıda konuşan KTO Başkanı Selçuk Öztürk, 2025 yılının küresel ekonomi açısından zorlu bir yıl olduğunu belirterek, jeopolitik riskler, enerji fiyatlarındaki dalgalanmalar ve enflasyonla mücadelenin dünya ekonomisinde belirsizlikleri artırdığı bir süreçten geçildiğini ifade etti. Buna rağmen Türkiye ekonomisinin üretim, ihracat ve istihdam odaklı duruşunu sürdürmesinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Başkan Öztürk, Konya’nın bu süreçte gösterdiği performansın Türkiye ekonomisi açısından son derece kıymetli olduğunu dile getirdi. Başkan Selçuk Öztürk, sunumunda 2025 yılına ilişkin küresel ekonomik görünümü değerlendirirken, uluslararası kuruluşların tahminlerine de değindi. Küresel ekonomide büyümenin yavaşlama eğilimine girdiğini, 2026 yılına girerken büyümenin daha kırılgan bir yapıda olmasının beklendiğini belirten Öztürk, özellikle ticaret politikalarındaki belirsizliklerin ve jeopolitik gelişmelerin dünya ticareti üzerinde belirleyici olmaya devam edeceğini söyledi.



Enflasyonla mücadele ana gündem


Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerinde ise 2025 yılının ana gündem maddesinin enflasyonla mücadele olduğunu ifade eden Başkan Öztürk, uygulanan sıkı para politikası ve mali disiplinin enflasyonun düşüş eğilimine girmesinde etkili olduğunu, ancak dezenflasyon sürecinin kalıcı hale gelmesi için temkinli duruşun sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye ekonomisinin 2025 yılında ılımlı ancak istikrarlı bir büyüme performansı sergilediğini belirten Öztürk, büyümenin özellikle ihracat, turizm ve yatırımlar kaynaklı gerçekleştiğini kaydetti.


Konuşmasında Konya ekonomisine özel bir parantez açan Selçuk Öztürk, Konya’nın 2025 yılında da üretim, istihdam ve ihracat başta olmak üzere birçok göstergede Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergilediğini ifade etti. Konya’nın gayri safi yurt içi hasılasının son yıllarda önemli ölçüde arttığını, kişi başına düşen gelirin yükseldiğini ve işgücü göstergelerinde Türkiye ortalamasının üzerinde bir tablo ortaya koyduğunu dile getirdi.


İhracat verilerine ilişkin değerlendirmesinde Başkan Öztürk, Konya’nın 2025 yılı Ocak-Kasım döneminde yaklaşık 3,2 milyar dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini, şehrin Türkiye’nin en fazla ihracat yapan ilk 10 ili arasındaki yerini koruduğunu belirtti. Otomotiv, makine ve aksamları, hububat ve gıda ürünleri, iklimlendirme, metal ve kimya sektörlerinin Konya ihracatında öne çıkan başlıca alanlar olduğunu ifade eden Öztürk, ihracat pazarlarının çeşitlenmesinin Konya ekonomisi açısından stratejik bir avantaj sağladığını vurguladı.



Finansmana erişimin kolaylaşması temel öncelik


2026 yılına ilişkin beklentilerini de paylaşan Öztürk, fiyat istikrarının kalıcı hale gelmesi, öngörülebilir bir ekonomik ortamın sağlanması, üretim ve ihracatın desteklenmesi ile finansmana erişimin kolaylaştırılmasının iş dünyası açısından temel öncelikler olduğunu ifade etti. 2026 yılında para ve maliye politikalarının uyumlu şekilde sürdürülmesinin, büyüme ve istihdam açısından kritik önemde olduğunu belirtti. Toplantıda Konya Ticaret Odası’nın yürüttüğü çalışmalar ve iştiraklere ilişkin kapsamlı bilgiler de paylaşıldı. Başkan Selçuk Öztürk, Konya Ticaret Odası’nın 143 yıllık köklü geçmişi, 35 bini aşkın faal üyesi ve A sınıfı akreditasyona sahip kurumsal yapısıyla şehrin ekonomik gelişimine yön vermeye devam ettiğini ifade etti. Odanın ihracatı artırmaya yönelik faaliyetlerinden eğitim ve danışmanlık hizmetlerine, mesleki eğitimden dijital dönüşüme kadar geniş bir alanda üyelerine destek sunduğunu belirtti.


Konya Ticaret Odası Teknoloji ve Eğitim Kampüsü bünyesinde faaliyet gösteren Model Fabrika, Akıllı Teknolojiler Merkezi (AKİTEK), Dijital Dönüşüm Merkezi, Enerji Verimliliği Merkezi ve Siber Güvenlik Merkezi gibi yapıların Konya sanayisinin dönüşümüne önemli katkılar sunduğunu ifade eden Öztürk, bu merkezler aracılığıyla firmaların verimlilik, teknoloji ve rekabet gücünün artırılmasının hedeflendiğini söyledi. Ayrıca KTO Karatay Üniversitesi, KTO Eğitim ve Sağlık Vakfı, Dış Ticaret Merkezi ve KOSAM gibi yapılarla Konya’nın beşeri sermayesine ve stratejik kapasitesine yatırım yapıldığını vurguladı.


Konuşmasının sonunda basının ekonomiyle toplum arasındaki köprü rolüne dikkat çeken Selçuk Öztürk, Konya basınının şehrin ekonomik gelişimine sağladığı katkının son derece değerli olduğunu ifade etti.



KTO Başkanı Öztürk: "Konya, 2025 yılında da birçok göstergede Türkiye ortalamasının üzerinde bir performans sergiledi"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Palandöken Belediyesi karla mücadelede sahada Palandöken’de etkisini artırarak ilçe merkezinde bir metreyi bulan kar yağışına karşı, Palandöken Belediyesi ekipleri sahadaki çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Yoğun karın olumsuz etkilerini en aza indirmek amacıyla Fen İşleri, Park ve Bahçeler ile Temizlik İşleri birimlerinden 200 personel, 78 araç ve iş makinesi ile 3 vardiya sistemi kapsamında görev yapıyor. Çalışmaların daha hızlı ve etkin şekilde yürütülmesi için mevcut araç ve iş makinelerine ek olarak 5 greyder, 5 loder, 15 kamyon ve 4 JCB takviyesi yapılarak, ana arterler başta olmak üzere mahalle yollarında kar küreme ve tuzlama faaliyetleri yürütülüyor. Başkan Sunar: "Tüm imkânlarımızla sahadayız" Karla mücadele çalışmalarına ilişkin açıklamalarda bulunan Palandöken Belediye Başkanı Muhammet Sunar, beklenenin üzerinde gerçekleşen kar yağışına rağmen ekiplerin hızla organize olduğunu belirtti. Başkan Sunar, "Çalışmalarımız aralıksız sürüyor. Daha kısa süre içerisinde hayatın normalleşmesi için kiralık araç takviyesinde de bulunduk. 3 vardiya şeklinde sahadayız. Çalışma arkadaşlarıma kolaylıklar diliyorum." dedi Hedef en kısa sürede normalleşme Açıklamasında vatandaşların sabır ve anlayışına da teşekkür eden Başkan Sunar sözlerini şöyle sürdürdü: "Bilindiği üzere karla mücadele bir süreç. Biz tüm imkânlarımızla sahadayız. Vatandaşlarımızın hayatını kolaylaştırma adına ne gerekiyorsa yapıyoruz. Elbette akşamdan sabaha her tarafı temizlemek mümkün değil. Planlamamız ana yollardan ara yollara doğru ilerliyor. Çok süratli bir şekilde, ara vermeksizin mücadele edecek ve en kısa sürede Palandöken’de hayatı normalleştireceğiz." Palandöken Belediyesi, vatandaşların günlük yaşamının en kısa sürede olağan seyrine dönmesi için tüm ekip ve ekipmanıyla sahadaki çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor.
İstanbul Emine Erdoğan’dan COP31 öncesi dijital iklim hamlesi: "Doğa dostu herkesi paydaş olmaya davet ediyorum" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan, Sıfır Atık Vakfı tarafından hayata geçirilen "COP31 Dijital Koordinasyon Merkezi"ne ilişkin paylaşımda bulundu. Konuya ilişkin Erdoğan, Sürdürülebilir dönüşüme ivme kazandıracak dijital merkeze, doğa dostu herkesin fikirlerini iletmesini ve küresel iklim diplomasisine paydaş olmasını temenni ediyorum" dedi. Emine Erdoğan tarafından sosyal medya hesabından yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Sıfır Atık Vakfımızın hayata geçirdiği ‘COP31 Dijital Koordinasyon Merkezi’, sivil toplum kuruluşlarının, özel sektörün ve vatandaşlarımızın sesini aynı zeminde buluşturuyor. Bu anlamlı adımın, COP31 sürecinin daha aktif, daha adil ve geniş tabanlı katılımla gerçekleşmesine vesile olacağına yürekten inanıyorum. Sürdürülebilir dönüşüme ivme kazandıracak dijital merkeze, doğa dostu herkesin fikirlerini iletmesini ve küresel iklim diplomasisine paydaş olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı. COP31 öncesi hayata geçirildi "COP31 Dijital Koordinasyon Merkezi", 9-20 Kasım tarihlerinde Antalya’da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesi hazırlıklar kapsamında Sıfır Atık Vakfı tarafından hayata geçirildi. İklim diplomasisinde çok paydaşlı yaklaşımla devlet dışı aktörlerin sürece katılımını güçlendirecek şekilde tasarlanan merkezde, COP süreçlerine ilişkin genel bilgiler, COP31’e dair kapsamlı içerikler ve Türkiye’nin COP yolculuğuna ilişkin detaylar yer alıyor. Merkezde bulunan COP31 Sıfır Atık Zirve Rehberi ile organizasyona ve katılımcılara sürdürülebilir davranışları kolayca uygulayabilecekleri pratik bir yol haritası sunuluyor. "Rehberler ve dokümanlar" bölümünde ise zirve sürecine etkin katılım için teknik detaylar ve katılım prosedürlerine ilişkin belgeler bulunuyor. "Fikrini Paylaş" ve "Paydaş Ol" platformları Bireyler ve kurumlar, "Fikrini Paylaş" ve "Paydaş Ol" başlıklı çevrimiçi formlar aracılığıyla görüş, öneri ve katkılarını doğrudan iletebiliyor. Sıfır atık vakfı resmi internet adresinden yapılacak başvurular; "Beklenen etki" ve "Hedef kitle/faydalanıcılar" kategorilerinde sınıflandırılarak hedef kitle, coğrafi kapsam, ölçeklenebilirlik ve yaygınlaştırılabilirlik kriterleri çerçevesinde değerlendirilecek. Bu kapsamda, uygulanabilir ve somut katkıların sınıflandırılarak devlet dışı aktörlerin aktif katılımıyla COP31 sürecine entegre edilmesi amaçlanıyor. Ayrıca "Paydaş Ol" platformu aracılığıyla, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi öncelikleriyle uyumlu ortaklık, program ve iş birliği girişimleri geliştirmek isteyen kuruluşların belirlenerek sürece dahil edilmesi hedefleniyor. Dijital Koordinasyon Merkezi’nin, yalnızca içerik ve katılım altyapısıyla değil teknik mimarisiyle de sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda tasarlandığı belirtilirken, projenin dijital dünyanın artan karbon ayak izi göz önünde bulundurularak "minimum veri, maksimum verimlilik" prensibiyle geliştirildiği kaydedildi.